"Sihirli mantarlar" olarak da bilinirler.Nesistebima, kad jie laikomi netgi magiškais medžiais.
Köyde direk ilaçlama fabrikası ve mantar yetiştiren bir şirket bulunmaktadır.Kaime veikia plastmasių gamykla ir medžio apdirbimo įmonė.
Özellikle de sünger altlı mantarları çok severler.Labai mėgsta šermukšnių uogas.
Bu canlılar hayvan, bitki veya mantar olabilir.Tai gali būti žmonės, augalai, gyvūnai.
Ama sırf hayvanlar değil, bitkiler ve mantarlar da etobur olabilirler.Tam tikra prasme grobiu galima laikyti ne tik gyvūnus, bet ir augalus ar grybus, kuriuos suėda gyvūnai.
Bunlardan, 7.725 tanesi hayvanlar, 8.390 tanesi bitkiler, ve üç tanesi küf ve mantarlardır.Neist 7725 moodustasid loomaliigid, 8390 taimeliigid ja kolm seene- ja samblikuliigid.
Kültür mantarı da yetiştirilmektedir.Seda kasvatatakse ka kultuurtaimena.
Mantarlar insanlık tarihi açısından büyük öneme sahiptirler.Pipraterad on olnud inimkonna ajaloos tähtsad.
Ancak tüm mantar türleri, spor oluşumuna bağlı olarak ürerler.Kõik naelikud on loodud vastavalt konkreetse spordiala vajadustele.
Mantarlarda sporla üreme karakteristiktir.Näidiskolhoosis viljeldavad valdkonnad.
Daha sonra mantarı yemeye hazırlamak için mantar önce bol suya bırakılarak tuzunun alınması gereklidir.Ahjus jootmiseks on vaja samuti trükkpaat eelnevalt ette valmistada.
İnsanlar çok eskiden beri mantarlarla ilgilenmişlerdir.Inimesed on kaua aega kabjalistega koos elanud.
Birincil ayrıştırıcılar bakteriler ve mantarlardır.Prokarüootsed on bakterite ja arhede rakud.
127) Bu dükkanlar, halüsinojenik mantarlar dahil, yasal ve ağırlıklı olarak doğal ürünler satmaktadır.127) Tyto obchody prodávají legální, převážně přírodní produkty, včetně halucinogenních hub.
127) Bu dükkanlar, halüsinojenik mantarlar dahil, yasal ve ağırlıklı olarak doğal ürünler satmaktadır.127) V teh trgovinah prodajajo dovoljene in predvsem naravne proizvode, vključno s halucinogenimi gobami.
127) Bu dükkanlar, halüsinojenik mantarlar dahil, yasal ve ağırlıklı olarak doğal ürünler satmaktadır.) Aceste magazine vând produse legale ªi predominant naturale, inclusiv ciuperci halucinogene. )
127) Bu dükkanlar, halüsinojenik mantarlar dahil, yasal ve ağırlıklı olarak doğal ürünler satmaktadır.) Disse butikker sælger legale og hovedsageligt naturlige produkter, herunder hallucinogene svampe. )
127) Bu dükkanlar, halüsinojenik mantarlar dahil, yasal ve ağırlıklı olarak doğal ürünler satmaktadır.) Estas lojas vendem produtos legais e predominantemente naturais, incluindo cogumelos alucinogénios. )
127) Bu dükkanlar, halüsinojenik mantarlar dahil, yasal ve ağırlıklı olarak doğal ürünler satmaktadır.) Estos comercios venden productos legales y predominantemente naturales, incluidos los hongos alucinógenos. )
127) Bu dükkanlar, halüsinojenik mantarlar dahil, yasal ve ağırlıklı olarak doğal ürünler satmaktadır.) In diesen Shops werden vor allem Naturprodukte legal verkauft, darunter halluzinogene Pilze.)
127) Bu dükkanlar, halüsinojenik mantarlar dahil, yasal ve ağırlıklı olarak doğal ürünler satmaktadır.) Si tratta di negozi che vendono prodotti leciti, prevalentemente naturali, tra cui i funghi allucinogeni. )
127) Bu dükkanlar, halüsinojenik mantarlar dahil, yasal ve ağırlıklı olarak doğal ürünler satmaktadır.Ωστόσο, σύµφωνα κατασχέσεων και οι piοσότητες piαραισθησιογόνων
65'te verem tedavisine iyi geldiği Dioscorides tarafından tespit edilmiş bir mantar.Dioscorides kuvaili sitä tuberkuloosin hoitokeinona.
65'te verem tedavisine iyi geldiği Dioscorides tarafından tespit edilmiş bir mantar.Po raz pierwszy opisał je Dioskurydes w 65r. n.e. jako lekarstwo przeciwko gruźlicy.
65'te verem tedavisine iyi geldiği Dioscorides tarafından tespit edilmiş bir mantar.Диоскорид впервые описал его в 65 году нашей эры в качестве средства от чахотки.
Aa evet çam mantarı.Ah, borove glive.
Aa evet çam mantarı.Ah , ciuperci de pin .
Aa evet çam mantarı.Ah, funghi di pino.
Aa evet çam mantarı.Ah, glas svamp.
Aa evet çam mantarı.Ah, jamur cemara.
Aa evet çam mantarı.Ah, Pine Pilze.
Aa evet çam mantarı.Ah, un champignon de pin.
Aa evet çam mantarı.À, nấm thông.
Aa evet çam mantarı.A, sosnowe grzyby.
Aa evet çam mantarı. Kokusu... kokusu çok hoş!הארומה מאוד טובה ונעימה
Aa evet çam mantarı.Oh , Matsutake-champignons.
Aa evet çam mantarı.Α, μανιτάρια που φυτρώνουν κάτω από πεύκα.
Aa evet çam mantarı.А, сосновый гриб.
Aa evet çam mantarı.أهـ , فطر الصنوبــر.
Aa evet çam mantarı.これ、香りが...香りがサイコーです!
Açıkçası, ne zaman birine mantarlardan bahsetsem büyük bir engelle karşılaşıyorum.A upřímně, narážím na velkou překážku.
Açıkçası, ne zaman birine mantarlardan bahsetsem büyük bir engelle karşılaşıyorum.Dat is een groot obstakel voor mij.
Açıkçası, ne zaman birine mantarlardan bahsetsem büyük bir engelle karşılaşıyorum.Et franchement, je suis face à un obstacle majeur :
Açıkçası, ne zaman birine mantarlardan bahsetsem büyük bir engelle karşılaşıyorum.Jujur saja, saya menghadapi rintangan besar.
Açıkçası, ne zaman birine mantarlardan bahsetsem büyük bir engelle karşılaşıyorum.솔직히 말해, 버섯 이야기를 꺼낼 때면 항상 문제가 생기는데요,
Açıkçası, ne zaman birine mantarlardan bahsetsem büyük bir engelle karşılaşıyorum.Og helt ærligt, det er en udfordring.
Açıkçası, ne zaman birine mantarlardan bahsetsem büyük bir engelle karşılaşıyorum.Pravdu povediac, mám jeden problém.
Açıkçası, ne zaman birine mantarlardan bahsetsem büyük bir engelle karşılaşıyorum.Stawiam czoła wielkiej przeszkodzie - gdy wspominam o grzybach
Açıkçası, ne zaman birine mantarlardan bahsetsem büyük bir engelle karşılaşıyorum.ובכנות, כשאני מתחיל לדבר על פטריות, עומד בפני מכשול גדול.
Açıkçası, ne zaman birine mantarlardan bahsetsem büyük bir engelle karşılaşıyorum.و بصراحة أواجه صعوبة كبيرة عندما أذكر الفطريات لأحد
Açıkçası, ne zaman birine mantarlardan bahsetsem büyük bir engelle karşılaşıyorum.「マッシュルーム」と言うと 誰もがポルトベロか マジックマッシュルームを思い出し
Ama daha da önemlisi, miselyum, selülozu mantar şekerlerine dönüştürüyor.정말 중요하게도, 균사체가 섬유소를 곰팡이 당으로 전환시켰습니다.
Ama daha da önemlisi, miselyum, selülozu mantar şekerlerine dönüştürüyor.אבל חשוב ביותר - התפטיר הפך את הצלוליט לסוכרים פטרייתיים.
Ama daha da önemlisi, miselyum, selülozu mantar şekerlerine dönüştürüyor.و لكن الأهم أن الميسيلوم قد حولت السيليلوز إلى سكريات فطرية
Ama daha da önemlisi, miselyum, selülozu mantar şekerlerine dönüştürüyor.菌性体はセルロースを 糖に変えているのです そこで思いついたのが この国で エネルギー危機にどう対処するか?
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.A Armillaria é um fungo predador que mata determinadas espécies de árvore nas florestas.
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.Armillaria e de fapt o ciupercă predătoare, omorând anumite specii de copaci în pădure.
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.Armillaria er faktisk en aggresiv svamp, som dræber visse træarter i skoven.
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.Armillaria jest rodzajem grzyba drapieżnego, który zabija niektóre gatunki drzew.
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.Armillaria, oder Hallimasch, ist ein Raubpilz, der bestimmte Baumarten im Wald tötet.