mantıklı ile cümle
mantıklı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bir sayının üssünü almaya dair kuralları takip ettiğimiz sürece bu tamamen mantıklı olacaktır.Zgodnie z definicjš tego co to znaczy potęga. To ma sens.
Bir sayının üssünü almaya dair kuralları takip ettiğimiz sürece bu tamamen mantıklı olacaktır.ويمكن ان نستمد الدليل على ذلك من التعريف فيمكن اعتبار ذلك منطقياً
Bir sayının üssünü almaya dair kuralları takip ettiğimiz sürece bu tamamen mantıklı olacaktır.完全に理にかなっています。 2乗では、
Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor.Dal punto di vista di una persona che si prostituisce i politici fanno cose senza senso.
Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor.Donc, du point de vue d'un travailleur du sexe, les politiciens n'ont pas de bon sens.
Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor.Dus gezien vanuit het standpunt van een prostituee zeggen politici niets zinnigs.
Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor.Entonces, desde el punto de vista de una trabajadora sexual, lo que hacen los políticos no tiene sentido.
Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor.Jadi, dari sudut pandang seorang pekerja seksual, para politisi tidak melakukan hal yang masuk akal.
Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor.그러니까, 성적 근로자의 입장에선 정치인들이 무슨 일을 하는지 이해를 못합니다.
Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor.Så från en sexarbetares synvinkel så är det politikerna som inte verkar vara vettiga.
Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor.Takže z pohledu prostitutky politici uvažují nesmyslně.
Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor.Tehát egy szexmunkás szerint a politikusoktól nem várható értelem.
Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor.Vậy, từ góc nhìn của một gái bán dâm. các chính trị gia chẳng có lý gì cả
Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor.Vom Standpunkt einer Sexarbeiterin ergeben Poltiker also keinen Sinn.
Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor.Z punktu widzenia prostytutki politycy działają bez sensu.
Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor.Άρα, από την οπτική γωνία μιας επαγγελματίας του σεξ, οι πολιτικοί δεν βγάζουν νόημα.
Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor.Така че от гледна точка на секс работника политиците не действат логично.
Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor.То есть, с точки зрения проститутки, политики занимаются ерундой.
Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor.אז, מזוית הראיה של עובדי המין לפוליטיקאים אין היגיון,
Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor.هذه وجهة نظر بائعة الهوى اذا السياسيون يقومون بخيارات لا عقلانية
Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor.政治家は意味をなしていない 公衆衛生オタクからすれば
Bir yığın ısı sondası çaktık. Bir düzlemde ısı kaybı bulunması dışında herşey mantıklı gidiyordu.우리는 열 탐침 한다발을 심었습니다. 모든게 이해가 되었는데,
Bir yığın ısı sondası çaktık. Bir düzlemde ısı kaybı bulunması dışında herşey mantıklı gidiyordu.Vi mätte temperaturerna och allt verkade stämma-
Bir yığın ısı sondası çaktık. Bir düzlemde ısı kaybı bulunması dışında herşey mantıklı gidiyordu.פרסנו כמה גלאי חום. הכל הסתדר,
Bir yığın ısı sondası çaktık. Bir düzlemde ısı kaybı bulunması dışında herşey mantıklı gidiyordu.فقمنا بتوصيل حرارة في القشرة الأرضية هناك. ووجدنا بالفعل ما توقعناه
Bir yığın ısı sondası çaktık. Bir düzlemde ısı kaybı bulunması dışında herşey mantıklı gidiyordu.海稜で熱量が失なわれていることだけが不可解でした どこかに消えていたんです
Bir yığın şey oluyordu. Fakat en mantıklısı kaplıcaların varlığı ile açıklanabilirdi.Dejú sa tam všetky tieto veci, ale jedinou logickou vecou bolo, že sa tam nachádzali horúce pramene.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Abbiamo sviluppato questa abilità perchè questo trova riscontro nell'evoluzione.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Am dezvoltat această abilitate fiindcă are sens din puct de vedere evoluționar.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Azért fejlesztettük ki ezt a képességet, mert értelme volt fejlődésünk szempontjából.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Chúng ta phát triển khả năng này vì nó có ý nghĩa tiến hóa.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Hemos desarrollado esta habilidad porque obedece la lógica evolutiva.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Kita punya kemampuan ini karena sesuai dengan perkembangan evolusi kita.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.이런 방식은 진화적으로 유리했기 때문에 우리는 이 능력을 발달시켰죠.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Nós desenvolvemos esta capacidade porque faz sentido evolutivamente.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Nous avons développé cette capacité parce qu'elle a du sens du point de vue de l'évolution.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Vyvinuli jsme si tuto schopnost, protože je evolučně funkční.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Vyvinuli sme schopnosť, lebo to má evolučný zmysel.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.We hebben de eigenschap ontwikkeld omdat het, evolutionair gezien, logisch is.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Wir haben diese Fähigkeit entwickelt, weil es im Sinne der Evolution war.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Wykształciliśmy tą umiejętność, ponieważ ma ona ewolucyjny sens.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Αναπτύξαμε αυτή την ικανότητα επειδή έχει νόημα εξελικτικά.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Ние сме развили тази способност, защото тя има еволюционен смисъл.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Эта наша способность была развита путём естественного отбора.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.פיתחנו את היכולת הזו כי היא היתה הגיונית מבחינה אבולוציונית.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.نحن بنينا هذه المقدرة لأنها تعطي شعورا تطويريا.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.進化的に正しかったからです 一つの解釈は
Bize .69 veriyor. Bu sonucu elde etmemiz mantıklı çünkü 1'den küçük.Ne da 0.69 Care face sens ca asta sa fie mai mic decat 1.
Bize .69 veriyor. Bu sonucu elde etmemiz mantıklı çünkü 1'den küçük.يقودنا الى .69، وهذا منطقي لأنه اقل من 1
Bizi mantıklı yetişkinler olarak görüyorlar.De ser os som voksne, rationelle voksne.
Bizi mantıklı yetişkinler olarak görüyorlar.De ser oss som vuxna, rationella vuxna.
Bizi mantıklı yetişkinler olarak görüyorlar.Eles veem-nos como adultos, adultos racionais.
Bizi mantıklı yetişkinler olarak görüyorlar.Felnőttekként látnak minket, ésszerű felnőttekként.
Bizi mantıklı yetişkinler olarak görüyorlar.Họ coi chúng ta như những người trưởng thành, đầy lí trí.
Bizi mantıklı yetişkinler olarak görüyorlar.Ils nous voient comme des adultes rationnels.
Bizi mantıklı yetişkinler olarak görüyorlar.그들은 우리를 이상적인 성인으로 간주하니까요.
Bizi mantıklı yetişkinler olarak görüyorlar.Ne percep ca pe nişte adulţi, adulţi raţionali.
Bizi mantıklı yetişkinler olarak görüyorlar.Nos ven como adultos, adultos racionales.
Bizi mantıklı yetişkinler olarak görüyorlar.Sie sehen uns als Erwachsene, als rationale Erwachsene.
Bizi mantıklı yetişkinler olarak görüyorlar.Traktują nas jak dorosłych, racjonalnych ludzi.