mantıklı ile cümle
mantıklı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bilirsiniz, mantıklı düşünmenin ilk basamağı.Genul raționamentului după primul principiu.
Bilirsiniz, mantıklı düşünmenin ilk basamağı.I primi ragionamenti.
Bilirsiniz, mantıklı düşünmenin ilk basamağı.Rodzaj podstawowego rozsądku.
Bilirsiniz, mantıklı düşünmenin ilk basamağı.Sabem, o tipo de raciocínio dos primeiros princípios.
Bilirsiniz, mantıklı düşünmenin ilk basamağı.Tudod, afféle alapelvekből való következtetés.
Bilirsiniz, mantıklı düşünmenin ilk basamağı.Víte, ten typ primárních úvah.
Bilirsiniz, mantıklı düşünmenin ilk basamağı.Vous savez, un genre de principes premiers du raisonnement.
Bilirsiniz, mantıklı düşünmenin ilk basamağı.Ξέρεις, η λογική πίσω από τις θεμελιώδεις αρχές.
Bilirsiniz, mantıklı düşünmenin ilk basamağı.Нали знаеш, този вид разсъждаване на базата на основни принципи.
Bir aile teknede balık tutuyormuş gibi gördüm iki büyük kardeş, birkaç küçük kardeş, mantıklı değil mi?2人のお兄さんと弟たちに見えませんか? いいえ 彼らはみんな奴隷でした
Bir aile teknede balık tutuyormuş gibi gördüm iki büyük kardeş, birkaç küçük kardeş, mantıklı değil mi?Am văzut ceea ce părea o familie de pescari pe o barcă, doi frați mai mari și niște mezini. Are sens, nu?
Bir aile teknede balık tutuyormuş gibi gördüm iki büyük kardeş, birkaç küçük kardeş, mantıklı değil mi?Kar sem videla, je izgledalo kot družina, ki ribari, dva starejša brata, nekaj mlajših otrok, logično, ne?
Bir aile teknede balık tutuyormuş gibi gördüm iki büyük kardeş, birkaç küçük kardeş, mantıklı değil mi?얼핏 보기에 온 가족이 함께 배에서 낚시를 하는 것 같았어요. 두 형제와 어린 동생들.. 그렇게 보이죠?
Bir aile teknede balık tutuyormuş gibi gördüm iki büyük kardeş, birkaç küçük kardeş, mantıklı değil mi?Tôi thấy cảnh giống như 1 gia đình đang đánh cá trên thuyền, 2 anh trai, vài đứa nhỏ hơn, có vẻ hợp lí nhỉ?
Bir aile teknede balık tutuyormuş gibi gördüm iki büyük kardeş, birkaç küçük kardeş, mantıklı değil mi?Wydało mi się, że zobaczyłam rodzinę łowiącą na łodzi, 2 starszych braci i jakieś dzieciaki...
Bir aile teknede balık tutuyormuş gibi gördüm iki büyük kardeş, birkaç küçük kardeş, mantıklı değil mi?Видях семеен риболов с лодка, двама по-големи братя, няколко по-малки братя, това има смисъл, нали?
Bir aile teknede balık tutuyormuş gibi gördüm iki büyük kardeş, birkaç küçük kardeş, mantıklı değil mi?ראיתי מה שנראה כמו משפחה שעוסקת בדיג מתוך סירה, שני אחים גדולים, כמה ילדים, סביר, לא?
Bir aile teknede balık tutuyormuş gibi gördüm iki büyük kardeş, birkaç küçük kardeş, mantıklı değil mi?رأيت ما يبدو أنها عائلة تصيد السمك على متن قارب، أخوين كبيرين وبعض الأطفال الصغار، يبدو منطقياً أليس كذلك؟
Bir çocuğa bir bilgisayar fikri mantıklı mıdır ben bilemem ama, işte geleceğin bilgisayarı.Ich weiß nicht, ob die Idee "ein Computer, ein Kind" klar ist. Hier ist der Computer der Zukunft.
Bir çocuğa bir bilgisayar fikri mantıklı mıdır ben bilemem ama, işte geleceğin bilgisayarı.Ik weet niet of het idee van één computer, één kind zinvol is. Hier is de computer van de toekomst.
Bir çocuğa bir bilgisayar fikri mantıklı mıdır ben bilemem ama, işte geleceğin bilgisayarı.Je ne sais pas si l'idée d'un ordinateur pour chaque enfant est une bonne idée. Voici l'ordinateur du futur.
Bir çocuğa bir bilgisayar fikri mantıklı mıdır ben bilemem ama, işte geleceğin bilgisayarı.저는 하나의 컴퓨터 혹은 한 아이의 생각이 일리가 있을지는 모릅니다. 하지만 여기 미래의 컴퓨터가 있습니다.
Bir çocuğa bir bilgisayar fikri mantıklı mıdır ben bilemem ama, işte geleceğin bilgisayarı.Nie wiem, czy idea "jeden komputer - jedno dziecko" ma sens. To jest komputer przyszłości.
Bir çocuğa bir bilgisayar fikri mantıklı mıdır ben bilemem ama, işte geleceğin bilgisayarı.Non so se l'idea di un computer ben ogni bambino ha qualche senso. Questo è il computer del futuro.
Bir çocuğa bir bilgisayar fikri mantıklı mıdır ben bilemem ama, işte geleceğin bilgisayarı.Nu ştiu dacă ideea de un computer pentru fiecare copil are vreo logică. Acesta este computerul viitorului.
Bir çocuğa bir bilgisayar fikri mantıklı mıdır ben bilemem ama, işte geleceğin bilgisayarı.Y no sé si la idea de una computadora por niño tiene sentido. Ésta es la computadora del futuro.
Bir çocuğa bir bilgisayar fikri mantıklı mıdır ben bilemem ama, işte geleceğin bilgisayarı.Не знам дали идеята за един комптър, едно дете има някакъв смисъл. Ето го компютърът от бъдещето.
Bir çocuğa bir bilgisayar fikri mantıklı mıdır ben bilemem ama, işte geleceğin bilgisayarı.Я не знаю, насколько разумна идея "каждому ребёнку по компьютеру". Компьютер будущего - вот он!
Bir çocuğa bir bilgisayar fikri mantıklı mıdır ben bilemem ama, işte geleceğin bilgisayarı.אני לא יודע האם הרעיון של מחשב אחד, ילד אחד הוא הגיוני. הנה המחשב של העתיד.
Bir çocuğa bir bilgisayar fikri mantıklı mıdır ben bilemem ama, işte geleceğin bilgisayarı.أنا لا أعرف ما إذا كانت فكرة جهاز كمبيوتر لكل طفل يجعل أي معنى لهذا. وهذا كمبيوتر المستقبل.
Bir çocuğa bir bilgisayar fikri mantıklı mıdır ben bilemem ama, işte geleceğin bilgisayarı.コンピュータの未来はこちらにあるでしょう 画面もついていますし、ユビキタスだからです
Bir çok insan bu olanlara mantıklı bir çözüm bulmaya çalışır.Beaucoup de gens essayent de trouver une solution logique à ce qui vient de se passer.
Bir çok insan bu olanlara mantıklı bir çözüm bulmaya çalışır.Egy csomó ember megpróbál logikus magyarázatot találni arra ami itt történt.
Bir çok insan bu olanlara mantıklı bir çözüm bulmaya çalışır.많은 사람들은 방금 보았던 상황에 대한 논리적 정답을 이끌어 내려 애를 쓸겁니다. 그렇죠.
Bir çok insan bu olanlara mantıklı bir çözüm bulmaya çalışır.Mnóstwo ludzi próbuje wyjaśnić to wydarzenie w jakiś logiczny sposób, prawda?
Bir çok insan bu olanlara mantıklı bir çözüm bulmaya çalışır.Molti cercano di trovare una spiegazione logica a quello che è successo, va bene.
Bir çok insan bu olanlara mantıklı bir çözüm bulmaya çalışır.Mucha gente trata de encontrar una solución lógica a lo que pasó, cierto.
Bir çok insan bu olanlara mantıklı bir çözüm bulmaya çalışır.Multe persoane incerca sa vina cu o solutie logica pentru ceea ce s-a intamplat. In regula.
Bir çok insan bu olanlara mantıklı bir çözüm bulmaya çalışır.Rất nhiều người cố gắng suy đoán một cách logic để tìm ra câu trả lời.
Bir çok insan bu olanlara mantıklı bir çözüm bulmaya çalışır.Veel mensen proberen logische verklaringen te vinden voor wat er gebeurde.
Bir çok insan bu olanlara mantıklı bir çözüm bulmaya çalışır.Viele Menschen versuchen mit einer logischen Lösung für das Geschehene zu kommen.
Bir çok insan bu olanlara mantıklı bir çözüm bulmaya çalışır.Πολλοί προσπαθούν να σκεφτούν μια λογική λύση γι'αυτό που έγινε.
Bir çok insan bu olanlara mantıklı bir çözüm bulmaya çalışır.Многие пытаются догадаться логически, что же там произошло.
Bir çok insan bu olanlara mantıklı bir çözüm bulmaya çalışır.Много хора се опитват да стигнат до логично обяснение.
Bir çok insan bu olanlara mantıklı bir çözüm bulmaya çalışır.הרבה אנשים מנסים להגיע לפתרון הגיוני למה שרק קרה, בסדר.
Bir çok insan bu olanlara mantıklı bir çözüm bulmaya çalışır.يحاول الكثير من الناس ... الوصول إلى تفسير منطقي لما شاهدوه
Bir çok insan bu olanlara mantıklı bir çözüm bulmaya çalışır.探し出そうとする人は多いけれど 皆さんの脳は騙しの技を仕込まれていないので
Bir düzlemde ısı kaybı bulunması dışında herşey mantıklı gidiyordu. Bir ısı kaybı mevcuttu.Alles klopte, 07:50 behalve op de as, daar was een gebrek aan warmte-energie.
Bir düzlemde ısı kaybı bulunması dışında herşey mantıklı gidiyordu. Bir ısı kaybı mevcuttu.Alles machte Sinn, außer dass an der Mittelachse keine Hitze zu finden war.
Bir düzlemde ısı kaybı bulunması dışında herşey mantıklı gidiyordu. Bir ısı kaybı mevcuttu.Minden egybevágott, egyet kivéve, nevezetesen, hogy a tengely mentén nem találtunk hőt.
Bir düzlemde ısı kaybı bulunması dışında herşey mantıklı gidiyordu. Bir ısı kaybı mevcuttu.Semuanya masuk akal, kecuali pada sumbu di mana ada panas yang hilang.
Bir düzlemde ısı kaybı bulunması dışında herşey mantıklı gidiyordu. Bir ısı kaybı mevcuttu.Todo tenía sentido excepto en el eje, que faltaba calor.
Bir düzlemde ısı kaybı bulunması dışında herşey mantıklı gidiyordu. Bir ısı kaybı mevcuttu.Totul avea sens, exceptând faptul că în jurul axei, nu era destulă căldura.
Bir düzlemde ısı kaybı bulunması dışında herşey mantıklı gidiyordu. Bir ısı kaybı mevcuttu.Tout fit sens, sauf qu'au niveau de l'axe, il y avait un manque de chaleur.
Bir düzlemde ısı kaybı bulunması dışında herşey mantıklı gidiyordu. Bir ısı kaybı mevcuttu.Tutto aveva senso, a parte il fatto che nell'asse mancava del calore.
Bir düzlemde ısı kaybı bulunması dışında herşey mantıklı gidiyordu. Bir ısı kaybı mevcuttu.Всё подтвердилось, кроме линии оси, где не было повышенной температуры.
Bir düzlemde ısı kaybı bulunması dışında herşey mantıklı gidiyordu.Všetko dávalo zmysel, až na to, že na osi chýbalo teplo.
Bir düzlemde ısı kaybı bulunması dışında herşey mantıklı gidiyordu.Wszystko się zgadzało, z tym, że na osi brakowało ciepła.
Bir düzlemde ısı kaybı bulunması dışında herşey mantıklı gidiyordu.Τα πάντα ήταν όπως αναμέναμε αλλά στον άξονα έλειπε η θερμότητα.
Bir düzlemde ısı kaybı bulunması dışında herşey mantıklı gidiyordu.Всичко имаше смисъл, с изключение, че по оста липсваше топлина.