mantık ile cümle
mantık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
FOL – birinci-derece mantık.Първият тип е рационалната легитимност.
Jackson, mantıklı ve inanılabilir bir dünya yaratmak istiyordu.Платон създава завършена мирогледна и логико-етична система.
Genellikle ailenin diğer üyelerinden daha mantıklı düşünmektedir.Обикновено е по-снизходителният от двамата родители.
Mantıklı düşüncelere sahip değildir.Той не е логичен от нито една гледна точка.
Kültürleme başarılı olursa dilde, değer yargılarında ve mantıksal ritüellerinde yeterlikle sonuçlanır.Ако е успешна, енкултурацията има за резултат компетентност в езика, стойностите и ритуалите на една култура.
William Stanley Jevons (1 Eylül 1835 – 13 Ağustos 1882) İngiliz iktisatçı ve mantıkçıdır.Уилям Стенли Джевънс (1 септември 1835 – 13 август 1882) е английски икономист.
Mantıksal yargı, niteliğine göre evetleyici, değilleyici ve sınırlayıcıdır.Дистрибуцията бива допълнителна, ограничена, свободна, контрастна.
Bu ifadeler, mantıksal sonuçlar çıkarmakta kullanılır.Базира се на използването на логически елементи.
RFC 2722 bu terimi "bir çağrı ya da bağlantının mantıksal karşılığı" olarak tanımlamaktadır.RFC822 е погрешно употребен термин, тъй като посланието може да бъде пълно MIME съобщение.
Genel olarak, matematiksel modeller mantıksal modelleri içerebilir.Općenito, matematički modeli mogu uključivati logičkih modela.
Mantıksız işler yapar.Stupio u ilegalačku aktivnost.
Ad hominem, mantıksal bir safsata kabul edilir.Ad hominem rasuđivanje obično se objašnjava kao logička zabluda.
Riyad Bölgesi (Arapça: منطقة الرياض - Mantikat'ur Riyāḍ), Suudi Arabistan'ın 13 yönetim bölgesinden birisidir.Rijad (arapski منطقة الرياض Manţiqat ar Riyāḍ) je jedna od 13 pokrajina u Saudijskoj Arabiji.
Son derece mantıklı görünen bu ikili strateji kongre tarafından onaylanmıştır.Ova dvostruka kopneno-pomorska strategija prihvaćena je na grčkom kongresu.
Dedüktif, endüktif veya kayan: Bir tümdengelim model, teoriye dayalı mantıksal bir yapıdır.'Deduktivni, induktivni ili plutajući:' deduktivni model je logička struktura temeljena na teoriji.
Her şeyi mantık çerçevesinde sorgularlar.On je u svojim djelima raspravljao o svim osnovnim pitanjima logike.
Genel olarak buzdolapları ile aynı mantıkta çalışan makinalar tarafında yapılır.Rade na principu sličnom kao i rashladni uređaji.
Bu konuda daha detaylı bilgi için bakınız: Mantık-ut Tayr.Za opširniju raspravu o ovoj temi pogledajte: Gorjestan.
NOR – mantıkta veya-değil.Značenja nisu fiksna.
RAID, tek bir mantıksal birime çoklu diskleri birleştirir.RAID je tehnologija pohrane podataka koja kombinira višestruke diskovne pogone u logičku jedinicu.
Ancak Mantikor onları takip edip uçurumun kenarında sıkıştırır.Carmela potrči za njim, ali se spotakne i udari potkoljenicom o stubu.
Mantık dilbilim ile çok yakın bir ilişkiye sahiptir.Jezik ima vrlo složenu gramatiku i semantiku.
Sayısal elektronik sistemlerin en önemli elemanları, mantıksal (Lojik) kapılardır.Ispravljačke diode su bile osnovni elementi jednih od prvih elektroničkih logičkih vrata (DTL - eng.
Çünkü mantık da doğal dillerden türemiştir.Vágnosť je v prirodzených jazykoch obvyklá.
Not: bu mantık yalnızca küçük kaynaklar için geçerlidir.Tento typ poistenia sa vzťahuje len na hnuteľné veci.
Kendi içinde mantıksal bir tutarlılık taşımaktadır.Svoje potreby zakrýva logickými dôvodmi.
Ona göre bu hatalı isimlendirme, mantıksız bir felsefi şüphecilikten kaynaklanmaktadır.Toto neskôr sám označil za hlúpu chybu a ideologický omyl.
Aralarında mantıksal ilişkiler vardır: Bazı görevler arka arkaya yerine getirilir.Možné sú tieto delenia: funkcionálna rovnica: Oborom definície sú nejaké množiny funkcií.
Bu din adamları İncil’i hadislere göre mantık çerçevesinde yorumladılar.Veriaci v nich čítajú Bibliu, a prijímajú pod oboma spôsobmi.
HOL – yüksek-seviyeli mantık.Odôvodnenie – vysvetlenie za štandardom.
Farabi'ye göre felsefe, din, mantık ve dil bilimleri birbirlerine kopmaz bağlarla bağlıdır.Podľa Bachelarda sa veda a umenie, rozum a fantázia k sebe navzájom dialekticky vzťahujú.
Mantıklı bir sebep olmaksızın Edmundo Nobile ve konukları evde hapis kalırlar.Cass ako svoju výhovorku za neprítomnosť doma využíva Idu alebo Vivalda.
Sanatın boykot edilmesi mantıklı değil.Na umetno inteligenco ni odporna niti umetnost.
Kierkegaard, Tanrı'nın bilinebilir mantıklı bir amacının olmadığına inanır, absürdü Tanrı'da da bulur.Kierkegaard je bil mnenja, da bi bile stvari zadosti slabe že, če Boga ne bi bilo.
Plutarkhos'un açıklaması da mantıklı görülmektedir.Plutarhov opis je morda napačen.
Bu alanla mantık ilgilenir.Razmišljanje sloni na logiki.
Onlar sıkça mantıksız kuruntularla bilinen rahatsızlıklar yaratıyorlar.Pogosto govori nesmiselne šale o Zvednih stezah.
Alkollü iken yılana dokunmak asla mantıklı değildir.Tačiau įprastai geriant šampaną stengiamasi gėrimo nelaistyti.
Bilim mantıksaldır.Žinojimo ir logikos teorijos.
Bu olgudan yararlanılarak çeşitli mantıksal kapılar yaratılmıştır.Jam taikant skirtingus logikos dėsnius, gaunamos įvairios išvados.
Her şeyi mantık çerçevesinde sorgularlar.Labiausiai vertinamas iš visų racionų.
Bu nedenle bu eleştiri pek mantıklı değildir.Vadinasi, šis samprotavimas yra nepagrįstas.
İnsanın iç dünyasını kendi mantıkî gerçekliği içinde olduğu gibi sunmaya çalışır.Pasisavinimas sąlygoja tai, kad dorovinis žmogaus siekimas glūdi pačiuose jo prigimtiniuose polinkiuose.
Giriş Mantık Sistemleri Modelleme.Krūvininkų pernašos sluoksninėse sistemose modeliai.
Tom çok mantıklı bir kişidir.Tomas labai protingas žmogus.
Ancak 680 kg ağırlığından dolayı mantıksızdı.See oli oma 680 kg kaalu juures ebapraktiline.
Bu mantıklı değil.Ja see on mõttetus.
5 tane aynı kağıdı çıkmak mantıklı değildir.Selle aktsepteerimiseks viiest tuntud meelest ei piisa.
Mantık 0 pozitiftir ve sinyal durumu "boş" (space) olarak adlandırılır.Loogiline 0 on defineeritud positiivse pingega ja sellise signaali seisundit nimetatakse "spacing".
Bu mantıksal olarak eklenebilir).Jah, see on loogiliselt võimalik.
Mach'ın Viyana’daki filozoflar ve mantıksal pozitivizm okulu üzerinde doğrudan etkisi vardır.Mach mõjutas otseselt Viini ringi filosoofe ja loogilise positivismi koolkonda laiemalt.
Clemons bu durumu söyle anlattı: "Çok mantıklı geldi.Fleming vaatas seda pisut ning ütles "See on naljakas."
Matematiksel belit, mantıksal belitin niceliklere uygulanmasıdır.Loogiline paratamatus sõltub loogiliste konstantide kasutamise reeglitest.
Mantıklı düşüncelere sahip değildir.Neis ei saa loogilistel alustel kahelda.
Not: bu mantık yalnızca küçük kaynaklar için geçerlidir.See on mõttekas ainult väikeste andmemahtude puhul.
Mantıklı bir tahmin ile bu sayının 100.000 civarında olduğu düşünülmektedir.Tema arvukuseks arvatakse ligi 100 000 isendit.
Bu aygıtlara LUN (Logical Unit Number) dediğimiz mantıksal birim numaraları atanıyor.Igal andmesalvestil antud võrgus on oma unikaalne identifikaator (logical unit number - LUN).
Bu nedenle bu eleştiri pek mantıklı değildir.Selline ootus pole mõistlik.
Sezgici Mantık.)Malabari amfiibkala (?)
Bu kulağa çok mantıklı gelmese de Paul Kelley'in ne kadar dengesiz olduğunu tam olarak yansıtıyordu.Seejuures kohati tsiteerib ta Paul Kerest veidi ebatäpselt.
İlgili Sayfalar