manevra ile cümle
manevra kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Makedon askeri polisi ve ABD Ulusal Muhafız Birliği ortak manevra yaptılarMacedonian military police, US National Guard conduct joint manoeuvres
Manevralar EUFOR'un bu yıl düzenlediği ikinci provaydı.The manoeuvres were the second rehearsal that EUFOR conducted this year.
Gereksiz manevra veya hareket 6.Unnecessary movement or motion 6.
27 Ekim'de Osmanlı filosu, manevralar gerçekleştirme kisvesi altında denize açıldı.On 27 October, the Ottoman fleet put to sea under the guise of performing maneuvers.
Orta kulak Valsalva manevrasıMiddle ear Valsalva maneuver to equalize pressure across the eardrum
Kalıcı Boer temsilcileri ve Paul Kruger'in diplomatik manevralarını baskıya ekledi.Persistent Boer representations and Paul Kruger's diplomatic manoeuvrings added to the pressure.
Deniz kayakları uzunlukları nedeniyle sörfte manevra yapmak zordur.Due to their length, sea kayaks are difficult to manoeuvre in surf.
Bölgedeki polis varlığı daha önce "egzersiz manevraları" adı altında artırılmıştı.The police presence in the area was previously increased under the guise of "exercise manoeuvres".
Uzay aracının uçuş yoluna bakana kadar sapma manevrasına devam etmesine izin verdi.He allowed the spacecraft to continue the yaw maneuver until it was facing into its flight path.
Glenn ayrıca uzay aracı manevraları sırasında herhangi bir çarpma sesi olmadığını da bildirdi.Glenn also reported there were no bumping noises during spacecraft maneuvers.
Üç kruvazör daha sonra ek manevralar için Baltık'a döndü.The three cruisers then returned to the Baltic for additional maneuvers.
Ancak, yeni konsül siyasi manevralara aşina değildi.However, he was unfamiliar with political maneuvering.
Partizan manevralar ve devirmePartisan maneuvers and overthrow
Hafız da bu manevralarda önemli bir oyuncuydu.Hafez was also a major player in these maneuverings.
Ertesi gün manevralar yeniden başladı.Am nächsten Tag ist Manöverbeginn.
Bu manevralar sırasında Roma gemileri yedi Kartaca gemisini ele geçirmeyi ve 1.700 esir almayı başardılar.Die Römer konnten sieben Schiffe kapern und insgesamt 1.700 Männer gefangen nehmen.
1900 yıllarında Fransız Büyük Manevralarında Osmanlı Devleti'ni ve orduyu temsil etti.1900 vertrat er die Osmanische Armee bei den großen Manövern in Frankreich.
Deniz altında daha kolay manevra yapabilirler.Auf See sollen sie gut manövrierbar gewesen sein.
Uçaklar karşı karşıya kalmışlarsa herkes sağa doğru manevra yapar.Einander entgegenkommende Luftfahrzeuge haben stets nach rechts auszuweichen.
Diplomatik manevralarla evlilikleri uzun süre ertelenmiştir.De longues manœuvres diplomatiques s'ensuivirent.
Bu manevra şeklinden kabaca Sun Tzu'nun Savaş Sanatı eserinde de bahsedilir.Le titre de l'épisode fait référence au livre The Art of War de Sun Tzu.
Manevra yaparken de ateş etmesiyle ünlüdür.Il est réputé pour avoir un geste de tir sans effort.
Bu kuşatmalar da ikili bir manevra olarak planlandı.Le mécanisme de capture lui-même aurait pu être de deux ordres.
Yine de manevra kabiliyeti, özellikle düşük hızlarda yetersizdi.Malheureusement, leur capacité est nettement insuffisante, surtout aux heures de pointe.
Ne yazık ki Apt, hızı hala Mach 3'ün üzerindeyken bir dönüş manevrası yapmaya çalıştı.Propulsé par statoréacteur, il était capable d'atteindre la vitesse de Mach 3.
Aynı zamanda transfer manevrası sırasında güvenilir bir konum kontrol sistemi gerektirir.También se requiere un control fiable de la orientación durante la maniobra de la transferencia.
Türkiye bu önemini daha sonraki diplomatik manevralarında kazanıma döndürmeyi bilmiştir.Estoy convencido de que el gobierno volverá a contar con su apoyo en estos días críticos.
Ertesi gün manevralar yeniden başladı.Al día siguiente se comenzaron las reparaciones.
Manevra kabiliyetleri çok yüksektir.Las mejoras de maniobrabilidad son contundentes.
Buna karşın Avrupa diplomasisinin manevralarına girmek zorunda kalmıştır.Viajó a Europa como Secretario de la Misión Diplomática.
Kuşkusuz böyle bir manevra daha büyük seyir ustalığı gerektirmektedir.¿Consideras que las acciones que trascienden requieren de una mayor inteligencia?
Avcı uçakları genellikle küçük, hafif, hızlı ve manevra kabiliyeti yüksek uçaklardır.Los cazas son pequeños, veloces y de gran maniobrabilidad.
2 Eylül sabahı manevralar başladı.El 2 de enero comenzó la maniobra de aferramiento.
Yine de manevra kabiliyeti, özellikle düşük hızlarda yetersizdi.El control de los alerones era excepcional, pero el timón era poco eficiente a bajas velocidades.
Yüksek manevra kabiliyetine sahiptir.Tiene capacidad para manejar alta potencia.
4 Mayıs 2005’te uzay aracı ikinci yörünge düzeltme manevrasını yerine getirdi.Il 4 maggio la sonda ha eseguito la sua seconda manovra di correzione della traiettoria.
1936 yılında Kiev Manevraları sırasında askeri gözlemcilere yüzlerce BT tankının geçişi gösterilmiştir.Nelle manovre di Kiev del 1936 vennero mostrati agli osservatori militari stranieri centinaia di BT in parata.
Bununla birlikte, Herakleios, bir dizi manevra ile kuşatmayı önledi.Eraclio riuscì però ad evitare l'accerchiamento con una serie di manovre.
Bu olay, Romanya Donanması'nın, kuşatmayı desteklemek için giriştiği birkaç manevradan biridir.Fu una delle poche azioni in cui la marina militare romena fu impegnata a sostegno dell'assedio.
Ne yazık ki Apt, hızı hala Mach 3'ün üzerindeyken bir dönüş manevrası yapmaya çalıştı.Al momento del lancio, il motore accelerava il missile fino a Mach 3.
Aldığı isabetle Ocean, manevra yapamaz duruma gelmiştir.Per lo stupore Mary non riuscì a rispondere.
İki torpido taarruzu manevra edilerek geçildi.Обе торпеды прошли мимо.
Tōgō gemilerinin üstün hız ve manevra kabiliyeti sayesinde düşmana karşı T manevrası yapabilmiştir.Корабли хааков обладают хорошей скоростью и маневренностью.
Bu durum Alman ordusunu, sadece Sovyet manevralarına tepki verebilir duruma getirdi.Всё это облегчало немецкому командованию отражение советского наступления.
Kadırganın kalyona karşı sürat ve manevra üstünlüğü vardı.В бою хорошо использовал скорость и манёвр.
Ekip, uzay mekiğinin yörüngeden çıkması için manevra yapmaya başladı.Астронавты начали подготовку к спуску с орбиты.
Geniş kanatları güçlüdür ve yoğun orman içinde kuşun kolay kalkmasını ve manevra yapabilmesini sağlar.حجم القفص يجب أن يكون قفص كبير بما يكفي لجعل الطّيور تشعر وتتحرك براحة.
Oyuncular ayrıca kaçınma manevraları gerçekleştirebilir.ويمكن للاعب تجنب بعض الفخاخ بالطبع.
Buna karşın Avrupa diplomasisinin manevralarına girmek zorunda kalmıştır.وفي حين أنه قد اضطر إلى الدخول بمناورات مع السياسة الدولية الأوربية .
1936 yılında Kiev Manevraları sırasında askeri gözlemcilere yüzlerce BT tankının geçişi gösterilmiştir.Em Kiev, em 1936, observadores militares estrangeiros testemunharam centenas de tanques da BT em desfile.
Çatışma esnasında başka bir aracın onu çekmesi yerine kendi motor gücü ile manevra yapabilirler.Com a força do motor, o novo veículo podia se movimentar contra o vento.
Bu manevranın neden yapıldığı açıkça bilinmemektedir ve değişik teoriler ortaya atılmıştır.Não se sabe ao certo o motivo para o fazer e existem várias teorias.
Bununla birlikte, Herakleios, bir dizi manevra ile kuşatmayı önledi.Heráclio, contudo, conseguiu evitar o cerco através de uma série de manobras.
Bu manevra şeklinden kabaca Sun Tzu'nun Savaş Sanatı eserinde de bahsedilir.Suas atitudes conduzem à conclusão de que era também conhecer da obra de Sun Tzu, A Arte da Guerra.
F-5 çok amaçlı bir uçaktır ve çok yüksek manevra kabiliyeti vardır.O F-5E é extremamente manobrável e rápido, constituindo-se um excelente avião para combates aéreos.
Ertesi gün manevralar yeniden başladı.De volgende dag werd opnieuw gestart.
Manevra kabiliyetleri inanılmaz derecede gelişmiştir.Hun reukvermogen was sterk ontwikkeld.
Bununla birlikte, Herakleios, bir dizi manevra ile kuşatmayı önledi.Toch wist Delwaide zich met een verzetsaureool te omgeven.
Belisarius tarafından fark edilmeyen bu manevra daha sonra Bizanslılar için feci sonuçlar verdi.Een verder onderzoek en dergelijke consequenties kwamen er uiteindelijk niet voor Panizzi.
Ne yazık ki Apt, hızı hala Mach 3'ün üzerindeyken bir dönüş manevrası yapmaya çalıştı.Vlak bij het doel versnelde de secundaire motor de raket naar Mach 3.