Manevi babam benim hayatımı değiştirmeye çalışmadı.양아버지는 제 삶을 바꾸려는 의도가 있었던 게 아니잖아요.
Manevi babam benim hayatımı değiştirmeye çalışmadı.Mein Pflegevater hatte es nicht beabsichtigt, mein Leben zu verändern.
Manevi babam benim hayatımı değiştirmeye çalışmadı.Mijn pleegvader had niet de bedoeling om mijn leven te veranderen.
Manevi babam benim hayatımı değiştirmeye çalışmadı.Mi padre de acogida no tenía la intención de cambiar mi vida.
Manevi babam benim hayatımı değiştirmeye çalışmadı.Môj pestúnsky otec sa nesnažil zmeniť môj život.
Manevi babam benim hayatımı değiştirmeye çalışmadı.Mon père d'accueil n'essayait pas de changer ma vie.
Manevi babam benim hayatımı değiştirmeye çalışmadı.Můj pěstounský otec mi nezamýšlel změnit život.
Manevi babam benim hayatımı değiştirmeye çalışmadı.O meu pai adotivo não pretendia mudar a minha vida.
Manevi babam benim hayatımı değiştirmeye çalışmadı.Przybrany ojciec nie zamierzał zmieniać mi życia.
Manevi babam benim hayatımı değiştirmeye çalışmadı.Tatăl meu adoptiv nu a intenţionat să-mi schimbe viaţa.
Manevi babam benim hayatımı değiştirmeye çalışmadı.Ο θετός μου πατέρας δεν είχε σκοπό ν' αλλάξει τη ζωή μου.
Manevi babam benim hayatımı değiştirmeye çalışmadı.Мій прийомний батько не мав наміру змінити моє життя.
Manevi babam benim hayatımı değiştirmeye çalışmadı.Мой приёмный отец не намеревался изменить мою жизнь.
Manevi babam benim hayatımı değiştirmeye çalışmadı.Приемният ми баща нямаше намерение да ми променя живота.
Manevi babam benim hayatımı değiştirmeye çalışmadı.אב האומנה שלי לא התכוון לשנות את החיי.
Manevi babam benim hayatımı değiştirmeye çalışmadı.والدي بالتبني لم يقصد تغيير حياتي
Manevi babam benim hayatımı değiştirmeye çalışmadı.でも 同じような小さな愛情ある行為が
Manevi babam benim hayatımı değiştirmeye çalışmadı.我嘅養父當時並無諗過改變我嘅人生
Manevi belirsizlik.Cuộc sống tôi có điều này. Sự mơ hồ trong đạo đức
Manevi belirsizlik.Den är ständigt närvarande.
Manevi belirsizlik.저는 그것을 경험하죠. 도덕적 불확성.
Manevi belirsizlik.Це моральна невизначеність.
Manevi belirsizlik.בחיי, ויש לי אותה. אי-בהירות מוסרית.
Manevi belirsizlik.في حياتي، ومازال لدي. غموض اخلاقي.
Manevi belirsizlik.それはいつでもあるものです。これは単なる例ですが、
Manevi boşalma.lecz duchowość była pusta.
Manevi boşalma.Và 1 linh hồn trống rỗng.
Manevi dağların bir aralığında "Bizim Evimiz" şehirlerin üstünde yer alır.La città di "Nostra Dimora" sta sulla cima di una catena di montagne spirituali.
Manevi dağların bir aralığında "Bizim Evimiz" şehirlerin üstünde yer alır.Město "Náš Domov" se rozprostírá na vrcholu jedné z mnoha duchovních hor.
Manevi dağların bir aralığında "Bizim Evimiz" şehirlerin üstünde yer alır.Miasto "Nasz Dom" zasiada na szczycie duchowych gór.
Manevi dağların bir aralığında "Bizim Evimiz" şehirlerin üstünde yer alır.Notre Demeure est au sommet d'une chaîne de montagnes spirituelles.
Manevi dağların bir aralığında "Bizim Evimiz" şehirlerin üstünde yer alır.Orasul "Casa noastra" sta pe varful unui sir de munti spirituali.
Manevi dağların bir aralığında "Bizim Evimiz" şehirlerin üstünde yer alır.Otthonunk városa spirituális hegyek tetején ül.
Manevi dağların bir aralığında "Bizim Evimiz" şehirlerin üstünde yer alır.Thành phố này nằm trên đỉnh của 1 ngọn núi tâm linh.
Manevi dağların bir aralığında "Bizim Evimiz" şehirlerin üstünde yer alır.Unser Heim befindet sich auf der Spitze einer geistigen Gebirgskette.
Manevi dağların bir aralığında "Bizim Evimiz" şehirlerin üstünde yer alır.Η πόλη του "Σπιτιού μας" κάθεται στην κορυφή μιας σειράς πνευματικών βουνών.
Manevi dağların bir aralığında "Bizim Evimiz" şehirlerin üstünde yer alır."НАШ ДОМ" расположен на вершине духовной горы.
Maneviyatınızla çok yakın temas kurmanın yolunu arayarakBằng việc tìm kiếm kết nối mật thiết với nội tâm của bạn.
Maneviyatınızla çok yakın temas kurmanın yolunu arayarakBuscando una conexión íntima con tu interioridad.
Maneviyatınızla çok yakın temas kurmanın yolunu arayarakCercando un'intima connessione con la tua interiorità.
Maneviyatınızla çok yakın temas kurmanın yolunu arayarakDoor intiem contact met uw innerlijk te zoeken.
Maneviyatınızla çok yakın temas kurmanın yolunu arayarakEn cherchant une connexion intime avec votre for intérieur.
Maneviyatınızla çok yakın temas kurmanın yolunu arayarakHledáním důvěrného spojení s Vaším vnitřním světem.
Maneviyatınızla çok yakın temas kurmanın yolunu arayarakIndem man die intime Verbindung mit der eigenen Einwärtigkeit sucht.
Maneviyatınızla çok yakın temas kurmanın yolunu arayarak여러분의 내면성과의 친밀한 관계를 추구하는 것을 통해서입니다.
Maneviyatınızla çok yakın temas kurmanın yolunu arayarakPrin căutarea conexiunii intime cu propriul sine.
Maneviyatınızla çok yakın temas kurmanın yolunu arayarakPrzez poszukiwanie bliskiego kontaktu z waszą duchowością.
Maneviyatınızla çok yakın temas kurmanın yolunu arayarakΑναζητώντας ενδόμυχη σύνδεση με την εσωτερικότητά σας.
Maneviyatınızla çok yakın temas kurmanın yolunu arayarakЧрез търсенето на интимна връзка с вътрешния си свят.
Maneviyatınızla çok yakın temas kurmanın yolunu arayarakעל ידי חיפוש חיבור אינטימי עם הפנימיות שלך.
Maneviyatınızla çok yakın temas kurmanın yolunu arayarakمن خلال البحث عن رابط حميمي بيني وبين كينونتي الداخلية.
Maneviyatınızla çok yakın temas kurmanın yolunu arayarak内との親密な関係を探るのです
Nasıl bir filozofi ve maneviyat!Ευχαριστώ και για το κρασί και κυρίως για την επίσκεψη.
Neden bilmiyorum, ama tür manevi destek istiyorum hissediyorum! "En tiedä miksi se on, mutta olen sellainen tuntuu, haluaisin teidän henkistä tukea! "
Neden bilmiyorum, ama tür manevi destek istiyorum hissediyorum! "Ich weiß nicht, warum es ist, aber ich irgendwie das Gefühl ich würde Ihre moralische Unterstützung, wie! "
Neden bilmiyorum, ama tür manevi destek istiyorum hissediyorum! "Ik weet niet waarom het is, maar ik soort van het gevoel dat ik zou je morele steun te vinden! "
Neden bilmiyorum, ama tür manevi destek istiyorum hissediyorum! "Jag vet inte varför det är, men jag liksom känner att jag vill att moraliskt stöd! "
Neden bilmiyorum, ama tür manevi destek istiyorum hissediyorum! "Jeg ved ikke, hvorfor det er, men jeg slags føler, at jeg gerne vil have din moralske støtte! "
Neden bilmiyorum, ama tür manevi destek istiyorum hissediyorum! "Je ne sais pas pourquoi il est, mais je me sens un peu je voudrais votre soutien moral! "
Neden bilmiyorum, ama tür manevi destek istiyorum hissediyorum! "그것이 왜 모르겠지만 가지 당신의 도덕적인 지원을하고 싶은데 느낌! "