Ve bunlar -- menfur inançlarımız ne olursa olsun -- bir dini meseledir, manevi bir meseledir.Κι αυτό -- όσο άθλια κι αν είναι τα πιστεύω μας -- είναι θρησκευτική υπόθεση, είναι θέμα πνευματικό.
Ve bunlar -- menfur inançlarımız ne olursa olsun -- bir dini meseledir, manevi bir meseledir.И тези... каквито и да са окаяните ни вярвания... са въпрос на религия, духовен въпрос.
Ve bunlar -- menfur inançlarımız ne olursa olsun -- bir dini meseledir, manevi bir meseledir.Это - вопрос религиозный, независимо от наших исстрадавшихся верований. Это - вопрос духовный.
Ve bunlar -- menfur inançlarımız ne olursa olsun -- bir dini meseledir, manevi bir meseledir.וזה, יהיו אמונותינו האומללות אשר יהיו, הוא עניין דתי, עניין רוחני.
Ve bunlar -- menfur inançlarımız ne olursa olsun -- bir dini meseledir, manevi bir meseledir.وهذه -- مهما كانت اعتقاداتنا بائسة -- هي مسألة دينية ومسألة روحية.
Ve bunlar -- menfur inançlarımız ne olursa olsun -- bir dini meseledir, manevi bir meseledir.我々皆が関与すべき 重大な道徳上の問題なのです
Ve çoğu dinler için, dinin ve maneviyatın özünde,Y para la mayoría de las religiones,
Ve profesyonel etkinliğin maneviyatını iki anlamda kırıyorlar.Demoralizuje ją w dwojaki sposób.
Ve profesyonel etkinliğin maneviyatını iki anlamda kırıyorlar.Demoralizují profesní činnost dvěma způsoby.
Ve profesyonel etkinliğin maneviyatını iki anlamda kırıyorlar.Demoralizujú profesionálnu aktivitu v dvoch oblastiach.
Ve profesyonel etkinliğin maneviyatını iki anlamda kırıyorlar.E demoralizzano l'attività professionale in due modi.
Ve profesyonel etkinliğin maneviyatını iki anlamda kırıyorlar.E desmoralizam a atividade profissional em dois sentidos.
Ve profesyonel etkinliğin maneviyatını iki anlamda kırıyorlar.En ze demoraliseren professionele activiteit op twee manieren.
Ve profesyonel etkinliğin maneviyatını iki anlamda kırıyorlar.És a szakmai tevékenységet kétféle értelemben demoralizálják.
Ve profesyonel etkinliğin maneviyatını iki anlamda kırıyorlar.Et elles démoralisent l'activité professionnelle de deux façons.
Ve profesyonel etkinliğin maneviyatını iki anlamda kırıyorlar.Hal tersebut mendemoralisasi aktifitas profesional dalam dua hal.
Ve profesyonel etkinliğin maneviyatını iki anlamda kırıyorlar.특히 이것은 두 가지 의미로 직업 활동의 사기를 저하시킵니다.
Ve profesyonel etkinliğin maneviyatını iki anlamda kırıyorlar.Și demoralizează activitatea profesională în două sensuri.
Ve profesyonel etkinliğin maneviyatını iki anlamda kırıyorlar.Und sie demoralisieren die berufliche Tätigkeit in zweierlei Hinsicht.
Ve profesyonel etkinliğin maneviyatını iki anlamda kırıyorlar.Và nó sẽ phá hoại đạo đức nghề nghiệp theo 2 cách.
Ve profesyonel etkinliğin maneviyatını iki anlamda kırıyorlar.Y desmoralizan la actividad profesional en dos sentidos.
Ve profesyonel etkinliğin maneviyatını iki anlamda kırıyorlar.Την διαφθείρουν με δύο τρόπους.
Ve profesyonel etkinliğin maneviyatını iki anlamda kırıyorlar.И они деморализуют профессиональную деятельность двояко.
Ve profesyonel etkinliğin maneviyatını iki anlamda kırıyorlar.И те деморализират професионалната активност в две посоки.
Ve profesyonel etkinliğin maneviyatını iki anlamda kırıyorlar.על חוקים ותמריצים היא שהם מדכאים
Ve profesyonel etkinliğin maneviyatını iki anlamda kırıyorlar.وهي تحبط التصرفات المحترفة بصورتين ..
Ve profesyonel etkinliğin maneviyatını iki anlamda kırıyorlar.ダメにしてしまうのです まずは活動に従事する人を
Yani demek istedigim.. Manevi acidan, paha bicilemeyen seylerden birisi isteCe que je veux dire c'est que... c'est le genre de chose qui n'a pas de prix.
Yani demek istedigim.. Manevi acidan, paha bicilemeyen seylerden birisi isteChci tím říct, že tohle je jedna z těch věcí, která se nedá jen tak ocenit.
Yani demek istedigim.. Manevi acidan, paha bicilemeyen seylerden birisi isteČo tým chcem povedať je, že to nie je vec, ktorá má cenu finančnú.
Yani demek istedigim.. Manevi acidan, paha bicilemeyen seylerden birisi isteĐiều mà con muốn nói là... đây là một trong những thứ vô giá
Yani demek istedigim.. Manevi acidan, paha bicilemeyen seylerden birisi isteKar hočem povedati je, da so ta očala ena od stvari na katera ne moraš dati cene.
Yani demek istedigim.. Manevi acidan, paha bicilemeyen seylerden birisi isteMaksudku, ini adalah barang yang tidak bisa dinilai dengan harga.
Yani demek istedigim.. Manevi acidan, paha bicilemeyen seylerden birisi isteMitä tarkoitan, on, että tämä on niitä asioita, joiden arvoa ei voi mitata rahassa.
Yani demek istedigim.. Manevi acidan, paha bicilemeyen seylerden birisi isteQuello che sto dicendo è, questi sono una di quelle cose a cui non puoi dare un prezzo.
Yani demek istedigim.. Manevi acidan, paha bicilemeyen seylerden birisi isteSzóval, csak azt akarom mondani, hogy ez egyike az olyan dolgoknak, amit semmi pénzért nem lehet eladni...
Yani demek istedigim.. Manevi acidan, paha bicilemeyen seylerden birisi isteVad jag menar är att det är en av de saker man inte kan sätta ett pris på.
Yani demek istedigim.. Manevi acidan, paha bicilemeyen seylerden birisi isteWas ich damit sagen will, sie ist eins von den Dingen, die unbezahlbar sind.
Yani demek istedigim.. Manevi acidan, paha bicilemeyen seylerden birisi isteΑυτό που εννοώ είναι ότι αυτά είναι από τα πράγματα που δεν μπορείς να προσδιορίσεις την αξία τους.
Yani demek istedigim.. Manevi acidan, paha bicilemeyen seylerden birisi isteЭто бесценная вещь.
Yani demek istedigim.. Manevi acidan, paha bicilemeyen seylerden birisi isteלמה שאני מתכוונת זה שזה אחד הדברים שאת לא יכולה לשים לו מחיר
Yani demek istedigim.. Manevi acidan, paha bicilemeyen seylerden birisi isteما أعنيه، اشياء كهذه صعب ان نحدد لها سعر!
Yani demek istedigim.. Manevi acidan, paha bicilemeyen seylerden birisi iste売りなさい!200万は200万 2万なら解るけど 何言ってんの
Yerli mitolojisinde, doğal dünya ve manevi dünya birbirine dolanmıştır.¡Llevemos esta campaña en Kickstarter por todo lo alto en estos últimos días!
Yerli mitolojisinde, doğal dünya ve manevi dünya birbirine dolanmıştır.Na mitologia indígena, o mundo real e o mundo espiritual estão interconectados.
Yerli mitolojisinde, doğal dünya ve manevi dünya birbirine dolanmıştır.Nella mitologia dei nativi americani, il mondo naturale e il mondo spirituale sono intrecciati.
Yerli mitolojisinde, doğal dünya ve manevi dünya birbirine dolanmıştır.Она единственная контролирует, что она делает, а также имеет контроль над жизнями других людей.
Zengin olan insanların ( maddi, manevi ), bunu diğer insanlarla paylaşması gerektiğine inanırım.Aku percaya.. orang-orang mempunyai kebutuhan untuk saling berbagi.
Zengin olan insanların ( maddi, manevi ), bunu diğer insanlarla paylaşması gerektiğine inanırım.Cred ca...cei care au destule, trebuie sa imparta si cu ceilalti.
Zengin olan insanların ( maddi, manevi ), bunu diğer insanlarla paylaşması gerektiğine inanırım.Ich glaube daran....Leute, die viel haben, sollten ihr Besitz teilen.
Zengin olan insanların ( maddi, manevi ), bunu diğer insanlarla paylaşması gerektiğine inanırım.Ik geloof...dat mensen die veel hebben hun rijkdom moeten delen.
Zengin olan insanların ( maddi, manevi ), bunu diğer insanlarla paylaşması gerektiğine inanırım.Io credo... che le persone che hanno tanto devono condividere la loro ricchezza.
Zengin olan insanların ( maddi, manevi ), bunu diğer insanlarla paylaşması gerektiğine inanırım.Jag tror...att personer som har mycket behöver dela med dig av deras rikedom.
Zengin olan insanların ( maddi, manevi ), bunu diğer insanlarla paylaşması gerektiğine inanırım.Je crois...les gens qui ont beaucoup ont besoin de partager leurs richesses.
Zengin olan insanların ( maddi, manevi ), bunu diğer insanlarla paylaşması gerektiğine inanırım.가진 게 많는 사람은 나누야 된다고 생각해
Zengin olan insanların ( maddi, manevi ), bunu diğer insanlarla paylaşması gerektiğine inanırım.Mình tin là... người có rất nhiều cần phải chia sẻ sự giàu có của họ.
Zengin olan insanların ( maddi, manevi ), bunu diğer insanlarla paylaşması gerektiğine inanırım.Verím, že tí, čo toho majú veľa, sa musia podeliť s ostatnými.
Zengin olan insanların ( maddi, manevi ), bunu diğer insanlarla paylaşması gerektiğine inanırım.Wierzę... że ludzie, którzy mają tak wiele...powinni się dzielić z innymi
Zengin olan insanların ( maddi, manevi ), bunu diğer insanlarla paylaşması gerektiğine inanırım.Πιστεύω...πως άνθρωποι που έχουν πολλά πρέπει να τα μοιράζονται.
Zengin olan insanların ( maddi, manevi ), bunu diğer insanlarla paylaşması gerektiğine inanırım.Вярвам че ... хората които има много, трябва да споделят с другите своето богатство.