manevi ile cümle

manevi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Normalde manevi bir tecrübe yaşadığımız zaman kullandığımız bir kelime.ハリー ランガーマンのことは知っている方も知らない方もいらっしゃるでしょう
O, adeta bir manevi önem görünüyordu.Dia tampak untuk melampirkan hampir penting secara spiritual untuk itu.
O, adeta bir manevi önem görünüyordu.Er schien fast eine spirituelle Bedeutung beimessen.
O, adeta bir manevi önem görünüyordu.Hän näytti liittää lähes hengellinen merkitys sille.
O, adeta bir manevi önem görünüyordu.Han syntes at vedhæfte næsten en åndelig betydning.
O, adeta bir manevi önem görünüyordu.Han verkade för att fästa nästan en andlig vikt vid det.
O, adeta bir manevi önem görünüyordu.Hij leek bijna een spirituele belang hechten aan het.
O, adeta bir manevi önem görünüyordu.Il semble attacher une importance spirituelle presque à elle.
O, adeta bir manevi önem görünüyordu.그는 그것에 거의 영적인 중요성을 첨부할 것 같았다.
O, adeta bir manevi önem görünüyordu.Ông dường như để đính kèm gần như là một tầm quan trọng tinh thần cho nó.
O, adeta bir manevi önem görünüyordu.Părea să acorde o importanţă spirituală aproape să-l.
O, adeta bir manevi önem görünüyordu.Sembrava quasi un allegare importanza spirituale ad esso.
O, adeta bir manevi önem görünüyordu.Úgy tűnt, hogy csatolja szinte spirituális jelentőséget neki.
O, adeta bir manevi önem görünüyordu.Wydawało się, że przywiązują prawie duchowych do niego.
O, adeta bir manevi önem görünüyordu.Zdalo sa, že pripojiť takmer duchovné dôležitosť.
O, adeta bir manevi önem görünüyordu.Zdálo se, že připojit téměř duchovní důležitost.
O, adeta bir manevi önem görünüyordu.Zdelo se je, priložite skoraj duhovni pomen.
O, adeta bir manevi önem görünüyordu.Φάνηκε να αποδίδουν σχεδόν μια πνευματική σημασία.
O, adeta bir manevi önem görünüyordu.Він, здавалося, надають майже духовне значення.
O, adeta bir manevi önem görünüyordu.Он, казалось, придают почти духовное значение.
O, adeta bir manevi önem görünüyordu.Той изглеждаше да прикачите почти духовно значение за него.
O, adeta bir manevi önem görünüyordu.بدا أن نعلق أهمية تقريبا الروحي له.
O, adeta bir manevi önem görünüyordu.そして、何コルクということでしたが、その彼の一番下に彼らが何をしたか知りませんでしたしながら
"Olağanüstü idi." Normalde manevi bir tecrübe yaşadığımız zaman kullandığımız bir kelime.Det är "Underbart", ett ord vi normalt sparar för saker som religiösa upplevelser.
"Olağanüstü idi." Normalde manevi bir tecrübe yaşadığımız zaman kullandığımız bir kelime."Úžasné!", slovo, které si obvykle vyhrazujeme pro něco skoro jako zázrak.
"Olağanüstü idi." Normalde manevi bir tecrübe yaşadığımız zaman kullandığımız bir kelime.Vraví, že to bolo vynikajúce, slovo, ktorým zvyčajne opisujeme náboženský zážitok.
Şimdi, bireylerin kendilerini örgütlemesi ve gerçekten derine neredeyse manevi bir seviyeye inmesi zamanıdır.지금은 개개인이 각자 알아서 짜맞추고 있고, 거의 영적인 수준이라고 말해도 될 정도로 정말 깊이 파고 들어가고 있어요.
Şimdi, bireylerin kendilerini örgütlemesi ve gerçekten derine neredeyse manevi bir seviyeye inmesi zamanıdır.עכשיו הוא שם של בשביל שהאנשים יארגנו את עצמם, כדי באמת לחפור עמוק, כמעט למה שתקראו רמה רוחנית.
Şimdi, bireylerin kendilerini örgütlemesi ve gerçekten derine neredeyse manevi bir seviyeye inmesi zamanıdır.الآن لأجل الأشخاص لكي ينظموا أنفسهم، وإلى حفر عميق حقا، وتقريبا إلى ما ستقوله المستوى الروحي.
Şimdi, bireylerin kendilerini örgütlemesi ve gerçekten derine neredeyse manevi bir seviyeye inmesi zamanıdır.自分自身を見直し、態度を改め、 身近に既存するものを有効利用することを学び、
Spiritüel (manevi) hayatınız önemlidir.Contează şi viaţa spirituală.
Spiritüel (manevi) hayatınız önemlidir.La nostra vita spirituale conta.
Spiritüel (manevi) hayatınız önemlidir.Su vida espiritual importa.
Spiritüel (manevi) hayatınız önemlidir.Ważne jest życie duchowe.
Spiritüel (manevi) hayatınız önemlidir.Η πνευματική σας ζωή έχει σημασία.
Spiritüel (manevi) hayatınız önemlidir.Духовная жизнь имеет значение.
Spiritüel (manevi) hayatınız önemlidir.החיים הרוחניים שלכם משנים.
Şu anda size ulusumuzun manevi liderini sunmanın onurunu paylaşıyorum.A. PHILLIP RANDOLPH : En ce moment, j'ai l'honneur de vous présenter le leader moral de notre Nation,
Şu anda size ulusumuzun manevi liderini sunmanın onurunu paylaşıyorum.A questo punto ho l'onore di presentarvi il leader morale della nostra nazione,
Şu anda size ulusumuzun manevi liderini sunmanın onurunu paylaşıyorum.Eigenlijk zijn we naar onze hoofdstad gekomen om gelijk te halen.
Şu anda size ulusumuzun manevi liderini sunmanın onurunu paylaşıyorum.In diesem moment habe ich die Ehre Ihnen den moralischen Führer unseres Staates vorzustellen
Şu anda size ulusumuzun manevi liderini sunmanın onurunu paylaşıyorum.지금 여기 저는 오늘 여러분께 이분을 소개하게 되어 영광입니다. 우리국가의 도덕적 지도자,
Şu anda size ulusumuzun manevi liderini sunmanın onurunu paylaşıyorum.Neste momento eu tenho a honra de apresenta-los o líder moral da nossa nação,
Sufi geleneğinin bu manevi ustaları,박사와 지도자들은
Sufi geleneğinin bu manevi ustaları,המורים הרוחניים האלו של המסורת הסופית,
Sufi geleneğinin bu manevi ustaları,هؤلاء المعلمون الروحانيون للتقاليد الصوفية ،
Sufi geleneğinin bu manevi ustaları,我々の預言者の教えを用い
Tabağıma baktığımda manevi babamın kalan son kanadı bana verdiğini gördüm.Amikor lenéztem a tányéromra, Láttam, az utolsó csirkeszárnyat amit a nevelő apám tett oda az övéről.
Tabağıma baktığımda manevi babamın kalan son kanadı bana verdiğini gördüm.Când m-am uitat în farfurie, am văzut că tata mi-o dăduse pe a lui.
Tabağıma baktığımda manevi babamın kalan son kanadı bana verdiğini gördüm.Cuando miré mi plato, vi la última alita de pollo, mi padre de acogida me había dado la suya.
Tabağıma baktığımda manevi babamın kalan son kanadı bana verdiğini gördüm.Když jsem se podíval na svůj talíř, uviděl jsem poslední kuřecí křidélko, které mi můj pěstounský otec dal.
Tabağıma baktığımda manevi babamın kalan son kanadı bana verdiğini gördüm.Keď som sa pozrel na svoj tanier, uvidel som to posledné kuracie krídelko, môj pestúnsky otec mi dal svoje.
Tabağıma baktığımda manevi babamın kalan son kanadı bana verdiğini gördüm.Khi tôi nhìn xuống đĩa của tôi, tôi thấy miếng cánh gà cuối cùng mà cha nuôi đã cho tôi.
Tabağıma baktığımda manevi babamın kalan son kanadı bana verdiğini gördüm.그런데 제 접시를 보니 양아버지께서 자신의 것을 갖다놓으신 겁니다.
Tabağıma baktığımda manevi babamın kalan son kanadı bana verdiğini gördüm.Quando abbassai gli occhi sul piatto, vidi l'ultima ala di pollo, il mio papà adottivo mi aveva dato la sua.
Tabağıma baktığımda manevi babamın kalan son kanadı bana verdiğini gördüm.Quando olhei para o meu prato, vi a última asa de frango, o meu pai adotivo tinha-me dado a dele.
Tabağıma baktığımda manevi babamın kalan son kanadı bana verdiğini gördüm.Toen ik naar mijn bord keek, zag ik dat mijn pleegvader mij de laatste kippenvleugel had gegeven.
Tabağıma baktığımda manevi babamın kalan son kanadı bana verdiğini gördüm.Wtem na talerzu zobaczyłem ostatnie skrzydełko. To przybrany ojciec dał mi swoje.
Tabağıma baktığımda manevi babamın kalan son kanadı bana verdiğini gördüm.Όταν κοίταξα το πιάτο μου... είδα την τελευταία φτερούγα που ο θετός μου πατέρας είχε αφήσει για μένα.
Tabağıma baktığımda manevi babamın kalan son kanadı bana verdiğini gördüm.Като си погледнах чинията, видях последното крилце - приемният ми баща ми беше дал своето.

İlgili Sayfalar