man ile cümle
man kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bu manevra doğaçlamaydı.This maneuver was improvised.
Ben onların manzarasını bozmuyorum.I'm not spoiling their view.
Bu sen yaşlandığında mantıklı olacak.It'll make sense when you're older.
Bu mantar çıkmayı reddediyor.This cork refuses to come out.
Kitap manastıra giren bir kadın hakkındadır.The book is about a woman who enters a convent.
Ben bu manzarayı seviyorum.I like this landscape.
Tom manzara fotoğrafları çekmeyi seviyor; Mary portreleri seviyor.Tom likes to photograph landscapes; Mary prefers portraits.
Artık hiçbir şey mantıklı değil.Nothing makes sense anymore.
Bir şimşek çakması aniden karanlık gece manzarasını aydınlattı.A flash of lightning suddenly lit up the dark nocturnal landscape.
Sollama en tehlikeli manevralardan biridir.Overtaking is one of the most dangerous maneuvers.
Sözleriniz ne kadar mantıklı görünürse görünsün her zaman biri size ters düşecektir.No matter how rational your words may sound, someone will always contradict you.
Bu, mantığa aykırı.It goes against logic.
Bunun mantıklı olup olmadığına bakalım.Let's see if this makes sense.
Bu konuda mantıklı olmaya çalışalım.Let's try to be sensible about this.
Bunun mantıklı olduğunu düşünüyorum.I think it's reasonable.
Tom manik depresif.Tom is bipolar.
Ben mangal partileri verebileceğim güzel bir arka bahçe istiyorum.I want a nice backyard where I can have barbecue parties.
Mantı lezzetliydi.The pasty was delicious.
Juno Jüpiter'in yer çekiminin ve manyetik alanlarının haritasını yapacak.Juno will map Jupiter's gravitational and magnetic fields.
Tom bir temizlik manyağı.Tom is a clean freak.
İnsanlar her zaman mantıklı bir biçimde hareket etmezler.People don't always act rationally.
Ben çok iyi Mandarin konuşmuyorum.I don't speak Mandarin very well.
Bu merhem mantarları öldürür.This ointment can kill fungi.
Pantanal'da mangrovlar bol mu?Are mangroves abundant in the Pantanal?
Daniel mangolu kek yapıyor.Daniel is making mango cake.
Daniel mango suyu yapıyor.Daniel is making mango juice.
Bu, mantıklı.This is reasonable.
Ben manipüle edilmem.I can't be manipulated.
Manzara muhteşem.The landscape is magnificent.
Mango getir.Bring mangos.
Çocuklar mantar arıyorlar ve onları eve geri getiriyorlar.The children are looking for mushrooms and bringing them back to the house.
O en mantıklı açıklama.It's the most logical explanation.
Çiftçiler sabanla pirinç tarlalarını sürmek için su mandalarını kullanırlar.The farmers use water buffalos to plow rice fields.
Bu gerçekten mantıklı değil.That doesn't really make sense.
Tom'a hâlâ tam manasıyla güvenmiyorum.I still don't entirely trust Tom.
Ben mantarların tadını severim.I love the taste of mushrooms.
Tom, Burning Man festivaline gitti.Tom went to Burning Man.
Tom bir manyak gibi çalıştı.Tom worked like a maniac.
O sık sık manzara resmi yapar.She often paints landscapes.
O, tüm manzarayı dağın tepesinden görebiliyordu.He could see the entire landscape from the top of the mountain.
Tom Mary'nin manivela ile kapıyı açmasına yardım etti.Tom helped Mary pry open the door.
O benim için mantıklı gelmedi.It didn't make sense to me.
Tom kapıyı manivela ile açtı.Tom pried open the door.
Tom'un söylediği mantıklıydı.What Tom said made sense.
Manuel ateşli silahın 14. yüzyılda ortaya çıktığı düşünülmektedir.It is thought that manual firearms appeared in the 14th century.
Mario mantar yediğinde büyüyor.Mario grows bigger when he eats a mushroom.
Biz sadece mantıklı olmak istiyoruz.We just want to be reasonable.
Bunun mantıklı olmadığını düşünüyoruz.We think this doesn't make sense.
Tom bir mankafa.Tom is a goofball.
Türkçe çok kurallı ve mantığa uygun bir dil.Turkish is a very regular and logical language.
Türkçe çok düzenli ve mantıklı bir dildir.Turkish is a very regular and logical language.
Bu manyak da kim?Who is this maniac?
Ben manyak değilim. Sen manyaksın.I'm not a maniac. You're the maniac.
O bir manyak değil.She's not a maniac.
O bir manyak.She is a maniac.
Yer mantarı çok pahalıdır.Truffles are very expensive.
Bir sepet dolusu mantar hasat etti.He harvested a basketful of mushrooms.
O mantığı anlamıyorum.I don't understand that logic.
O yapmak için çok mantıklı bir argüman.That is a very reasonable argument to make.
O söylemek için çok mantıklı bir şey.That is a very reasonable thing to say.