Ana içeriğe geç
Sözlük

man ile cümle

man kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bunun mantıksız olduğunu düşünüyorum.I think it's unreasonable.
O benim için mantıklı görünüyor.That seems logical to me.
Başka hiçbir şey mantıklı gelmiyor.Nothing else makes sense.
O gerçekten mantıklı geldi.That really made sense.
Bunun hepsi mantıklı.This all makes sense.
Hiçbir şey mantıklı gelmedi.Nothing made sense.
O mantıklı davranış mı?Is that reasonable behavior?
Bu bütünüyle mantıklı.This is totally reasonable.
Bu hiç mantıklı mı?Does that make any sense at all?
Yaz sıcaklıkları yüksek olduğunda çöl manzaraları karşısında sürüş tehlikeli olabilir.Driving across desert landscapes can be dangerous when the summer temperatures are high.
Harika bir manzara, değil mi?A wonderful view, isn't it?
Tom Mary'ye bir kürk manto aldı.Tom bought Mary a fur coat.
Onu o öneriyi reddetmesi onun için mantıklı olurdu.It would be reasonable for him to reject that proposal.
Mars'ta Manyetik alanlar, onun güney yarımküresinde mantar gibi türemiştir.Magnetic fields on Mars sprout like mushrooms in its southern hemisphere.
Manon diğer kızlar gibi değildir.Manon is not like the other girls.
Tom'un talepleri mantıksız değil.Tom's demands are not unreasonable.
Tüm gerçek şeyler mantıklı değil.Not all real things are logical.
Tom biraz mangalda kaburga yedi.Tom ate some barbecued ribs.
Tom sadece güvensiz bir kontrol manyağı.Tom is just an insecure control freak.
Tamamen mantıksız davranıyorsun.You're being completely irrational.
Tom'un söylediği mantıklı gelmedi.What Tom said didn't make sense.
Tom çok mantıksız davranıyor.Tom is being very unreasonable.
O muhtemelen mantıklı olurdu.That would probably make sense.
Tom'un hipotezi mantıklıdır.Tom's hypothesis is plausible.
Tom mantıksız davranıyor.Tom is being irrational.
Tom mantıklı değil.Tom isn't making sense.
Eğer hava izin verirse, onlar gidecekler ve ormanda mantar toplayacaklar.If the weather permits, they will go and pick mushrooms in the woods.
O zehirli mantarları yedi.He ate poisonous mushrooms.
Mango farklı ülkelerin ulusal meyvesidir.The mango is the national fruit of several countries.
Bu yeni manken.This is the new model.
Aslında bunu daha sonra yapmak çok daha mantıklıydı.Actually, it would be much more sensible to do it later.
Manzara ressamı resme bazı rötuşlar yaptı.The landscape painter made some touch-ups to the painting.
Mülteci krizi Almanya'da siyasi manzarayı sarsabilir.The refugee crisis could shake up the political landscape in Germany.
Mandolinler sebze dilimleme için uygundur.Mandolines are convenient for slicing vegetables.
Tom olağanüstü manzaralı güzel bir yerde yaşadı.Tom lived in a spectacularly beautiful place.
Onun manikürlü tırnaklarını sevdim.I loved her manicured nails.
Benim balkonumdan manzarayı seviyorum.I love the view from my balcony.
O sadece mantıklı değil.That just doesn't make sense.
Manastır Mary'ye keşiş hayatının ona uyduğundan tamamen emin olup olmadığını sordu.The abbess asked Mary if she was completely sure that the monastic life fit her.
Tom'un yüksek manevi standartları var.Tom has high moral standards.
Bir Manhattan daire için ortalama kira yaklaşık aylık 4000 dolardır.The average rent for a Manhattan apartment is about $4,000 a month.
Aziz Benedict ilk manastırı Monte Cassino'nun tepesinde kurdu.St. Benedict established his first monastery on top of Monte Cassino.
O bir mankafa.He's a dunce.
O garip bir manzaraydı.It was a strange sight.
İnsanlar her zaman mantıklı bir biçimde davranmaz.People don't always behave rationally.
İnsanlar her zaman mantıklı değildir.People aren't always rational.
Bu manevra doğaçlamaydı.This maneuver was improvised.
Ben onların manzarasını bozmuyorum.I'm not spoiling their view.
Bu sen yaşlandığında mantıklı olacak.It'll make sense when you're older.
Bu mantar çıkmayı reddediyor.This cork refuses to come out.
Kitap manastıra giren bir kadın hakkındadır.The book is about a woman who enters a convent.
Ben bu manzarayı seviyorum.I like this landscape.
Tom manzara fotoğrafları çekmeyi seviyor; Mary portreleri seviyor.Tom likes to photograph landscapes; Mary prefers portraits.
Artık hiçbir şey mantıklı değil.Nothing makes sense anymore.
Bir şimşek çakması aniden karanlık gece manzarasını aydınlattı.A flash of lightning suddenly lit up the dark nocturnal landscape.
Sollama en tehlikeli manevralardan biridir.Overtaking is one of the most dangerous maneuvers.
Sözleriniz ne kadar mantıklı görünürse görünsün her zaman biri size ters düşecektir.No matter how rational your words may sound, someone will always contradict you.
Bu, mantığa aykırı.It goes against logic.
Bunun mantıklı olup olmadığına bakalım.Let's see if this makes sense.
Bu konuda mantıklı olmaya çalışalım.Let's try to be sensible about this.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
man ile cümle - Sayfa 12 - man kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App