Marcoh, ara,stırma malzemelerinizi görebilir miyim?Må jeg se dit forskningsmateriale, dr. Marcoh?
Marcoh, ara,stırma malzemelerinizi görebilir miyim?Tohtori Marcoh, saanko nähdä tutkimuksenne?
Marcoh, ara,stırma malzemelerinizi görebilir miyim?Δρ Μάρκο, μπορώ να δω τα υλικά της έρευνάς σας;
Marcoh, ara,stırma malzemelerinizi görebilir miyim?Доктор Марко, можно посмотреть на материалы ваших исследований?
Marcoh'un ara,stırma malzemelerinin oldugu Ulusal Merkez Kütüphanesi birinci ,subesinin önünde dikilir.Ed encontra-se diante da Biblioteca Central Nacional, onde estão os materiais de pesquisa de Marcoh.
Marcoh'un ara,stırma malzemelerinin oldugu Ulusal Merkez Kütüphanesi birinci ,subesinin önünde dikilir.- går Ed til Central-bibliotekets første filial, - - hvor Marcohs forskningsmateriale findes.
Marcoh'un ara,stırma malzemelerinin oldugu Ulusal Merkez Kütüphanesi birinci ,subesinin önünde dikilir.-går Ed till Centralbibliotekets första filial- -där Marcohs forskningsmaterial finns.
Marcoh'un ara,stırma malzemelerinin oldugu Ulusal Merkez Kütüphanesi birinci ,subesinin önünde dikilir.-hän lähti Centralin kansalliskirjastoon- -jossa Marcohin aineistoa säilytetään.
Marcoh'un ara,stırma malzemelerinin oldugu Ulusal Merkez Kütüphanesi birinci ,subesinin önünde dikilir.Эд отправляется в первый филиал библиотеки Централа, где находится материал исследований Марко.
Marcoh'un malzemelerini almaya!-Vamos à Central buscar os materiais do Dr. Marcoh!
Marcoh'un malzemelerini almaya!- Vi skal hente dr. Marcohs materiale.
Markete gidip kendi malzemelerini kendi seçip aldı.Cậu ấy đích thân đến chợ để chọn nguyên liệu cho mình.
Markete gidip kendi malzemelerini kendi seçip aldı.Dia pergi ke pasar untuk memilih dan membeli semua bahan sendiri.
Markete gidip kendi malzemelerini kendi seçip aldı.E' andato al mercato per scegliere personalmente i suoi ingredienti.
Markete gidip kendi malzemelerini kendi seçip aldı.Er ist zum Markt, um persönlich seine eigenen Zutaten auszusuchen.
Markete gidip kendi malzemelerini kendi seçip aldı.Han har gått till marknaden för att personligen plocka och välja sina egna ingridienser.
Markete gidip kendi malzemelerini kendi seçip aldı.Hij is naar de markt om persoonlijk zijn eigen ingrediënten te pakken en uit te kiezen.
Markete gidip kendi malzemelerini kendi seçip aldı.Il s'est rendu personnellement au marché pour choisir ses propres ingrédients.
Markete gidip kendi malzemelerini kendi seçip aldı.S-a dus la piata ca sa aleaga personal ingredientele pe care le vrea.
Markete gidip kendi malzemelerini kendi seçip aldı.Πήγε στην αγορά για να επιλέξει και να αγοράσει τα δικά του υλικά.
Markete gidip kendi malzemelerini kendi seçip aldı.Он пошел на рынок, чтобы лично привередливо выбирать его собственные компоненты.
Markete gidip kendi malzemelerini kendi seçip aldı.لقد ذهب إلى السوق ليختار المكونات بنفسه
Markete gidip kendi malzemelerini kendi seçip aldı.意外だわ、ポン・ジュング
Markete vardığımda almam gereken bir sürü başka malzemeleri hatırladımПо пути в магазин я вспомнил, что мне нужно купить еще кое-что
Mayın temizleme malzemelerinden suyu sterilize eden pipetlere kadar herşey vardı.Dar a cuprins de la echipamente complete de deminare la un fel de pai de sterilizat apa.
Mayın temizleme malzemelerinden suyu sterilize eden pipetlere kadar herşey vardı.Elle présentait des pièces telles que cet équipement complet pour déminage ou ces pailles stérilisant l'eau.
Mayın temizleme malzemelerinden suyu sterilize eden pipetlere kadar herşey vardı.모든 광산용 장비를 비롯해서 이런 종류의 물 정화 튜브까지 아우르는
Mayın temizleme malzemelerinden suyu sterilize eden pipetlere kadar herşey vardı.Si andava da equipaggiamenti per lo sminamento a queste cannucce per sterilizzare l'acqua.
Mayın temizleme malzemelerinden suyu sterilize eden pipetlere kadar herşey vardı.Từ các thiết bị khai khoáng đến những ống hút tiệt trùng nước,
Mayın temizleme malzemelerinden suyu sterilize eden pipetlere kadar herşey vardı.Но варираше от такива неща, като пълна екипировка за обезвреждане на мини до тези сламки, стерилизиращи вода.
Mayın temizleme malzemelerinden suyu sterilize eden pipetlere kadar herşey vardı.אבל היא נעה מפריטים כמו מכשור לפינוי מוקשים מלא ועד למעין קשים מטהרי מים,
Mayın temizleme malzemelerinden suyu sterilize eden pipetlere kadar herşey vardı.إلا إنها تراوحت من مواد عدة كالمعدات المتكاملة لإزالة الألغام إلى أنواع من مياه تعقيم القش.
Mayın temizleme malzemelerinden suyu sterilize eden pipetlere kadar herşey vardı.ストロー浄水器まで とても幅広い作品群です ストロー浄水器まで とても幅広い作品群です
Merhaba, makyaj malzemelerini bizde unutmuşsun.Ça fait aussi du bien de ne pas pleurer.
-Merkeze gidiyoruz. Dr. Marcoh'un malzemelerini almaya!-Ήρθε η ώρα; -Πάμε στο Σέντραλ, για να πάρουμε τα υλικά του δρος Μάρκο!
Mesela bu malzemeler yapısal olarak makroskobikler, ama nano ölçekte oluşmuşlar.Částečně je to tím, že tyto materiály mají makroskopickou strukturu, ale jsou vytvářeny nanoskopicky.
Mesela bu malzemeler yapısal olarak makroskobikler, ama nano ölçekte oluşmuşlar.Egyrészről ezek az anyagok felépítésükben makroszkópikusak, de nanoszinten képződnek.
Mesela bu malzemeler yapısal olarak makroskobikler, ama nano ölçekte oluşmuşlar.그 중 몇가지는 이 물질들이 눈에 보이는 구조이지만, 그것들은 나노크기로 형성된다는 것입니다.
Mesela bu malzemeler yapısal olarak makroskobikler, ama nano ölçekte oluşmuşlar.Một phần trong số đó là những vật chất này là những cấu trúc vĩ mô, nhưng chúng được tạo ra ở tầm nano.
Mesela bu malzemeler yapısal olarak makroskobikler, ama nano ölçekte oluşmuşlar.Parte de ello es que estos materiales son macroscópicos en su estructura. pero se forman en una nano-escala
Mesela bu malzemeler yapısal olarak makroskobikler, ama nano ölçekte oluşmuşlar.Sčasti preto, lebo tieto materiály sú štruktúrovo makroskopické, ale vznikajú v nanomierke.
Mesela bu malzemeler yapısal olarak makroskobikler, ama nano ölçekte oluşmuşlar.Sebagian alasannya adalah karena material ini secara struktur makroskopik, tapi mereka dibentuk di skala nano.
Mesela bu malzemeler yapısal olarak makroskobikler, ama nano ölçekte oluşmuşlar.Te materiały są makroskopowe w strukturze ale uformowane w nanoskali.
Mesela bu malzemeler yapısal olarak makroskobikler, ama nano ölçekte oluşmuşlar.Частично потому, что эти материалы имеют макроскопическую структуру, но формируются они на нано-уровне.
Mesela bu malzemeler yapısal olarak makroskobikler, ama nano ölçekte oluşmuşlar.Част от това е, че тези материали са видими с просто око по структура, но те са формирани в наномащаб.
Mesela bu malzemeler yapısal olarak makroskobikler, ama nano ölçekte oluşmuşlar.חלק מזה זה העובדה שהחומרים האלה בעלי מבנה מקרוסקופי, אבל הם נוצרים בקנה מידה ננומטרי.
Mesela bu malzemeler yapısal olarak makroskobikler, ama nano ölçekte oluşmuşlar.جزء منها هي أن هاته المواد بنيات ماكروسكوبية، لكنها تشكل على المستوى النانوي.
Mesela bu malzemeler yapısal olarak makroskobikler, ama nano ölçekte oluşmuşlar.肉眼で見える構造物ですが ナノスケールで 組み立てられています
Metal oglan Marcoh'nun malzemelerini ögrendi.El niño de acero descubrió la existencia del material de Marcoh.
Metal oglan Marcoh'nun malzemelerini ögrendi.Fullmetal-fyren fik nys om Marcohs forskning.
Metal oglan Marcoh'nun malzemelerini ögrendi.Fullmetalpojken fick nys om Marcohs forskning.
Metal oglan Marcoh'nun malzemelerini ögrendi.Il ragazzo d'Acciaio ha saputo degli appunti di Marcoh.
Metal oglan Marcoh'nun malzemelerini ögrendi.O Fullmetal ficou a saber dos materiais do Marcoh.
Metal oglan Marcoh'nun malzemelerini ögrendi.Ten Stalowy dowiedział się o notatkach Marcoh.
Metal oglan Marcoh'nun malzemelerini ögrendi.Teräsalkemistipoika sai tietää Marcohin aineistosta.
Metal oglan Marcoh'nun malzemelerini ögrendi.Ο Μεταλλικός έμαθε για το υλικό του Μάρκο.
Metal oglan Marcoh'nun malzemelerini ögrendi.Стальной мальчишка узнал о материалах Марко.
Mimari; beton, çelik ve toprak malzemelere dayanmaz.A arquitetura não se baseia em betão em aço e nos componentes da terra.
Mimari; beton, çelik ve toprak malzemelere dayanmaz.Arhitectura nu se bazează pe beton şi oţel şi pe elementele solului.
Mimari; beton, çelik ve toprak malzemelere dayanmaz.Az építészet nem a betonon, acélon, s a föld alkotóelemein alapul.