Hatta bu alıcıları DNA'da şifrelenmiş malzemelerden üretebilirsek, çok daha iyi olur.Det blir ännu bättre, för det visade sig att vi kan tillverka mottagarna i material som är kodade i DNA.
Hatta bu alıcıları DNA'da şifrelenmiş malzemelerden üretebilirsek, çok daha iyi olur.우리가 DNA에 암호화된 물질로 만든 수신기를 제작해 낼 수 있다면 더욱 좋겠죠.
Hatta bu alıcıları DNA'da şifrelenmiş malzemelerden üretebilirsek, çok daha iyi olur.DNAに組み込まれているものから受信機を 作れることが明らかになりました。 つまり、DNAで正しく
Hatta bu alıcıları DNA'da şifrelenmiş malzemelerden üretebilirsek, çok daha iyi olur.Jest jeszcze lepiej, bo okazuje się, że możemy tworzyć nowe odbiorniki z materiałów zakodowanych w DNA.
Hatta bu alıcıları DNA'da şifrelenmiş malzemelerden üretebilirsek, çok daha iyi olur.Более того, мы можем изготовить приемники из материалов, закодированных в ДНК.
Hatta bu alıcıları DNA'da şifrelenmiş malzemelerden üretebilirsek, çok daha iyi olur.וזה עוד משתפר, מאחר ומתברר שאנו מסוגלים לייצר את הקולטים מחומרים שמקודדים בתוך DNA.
Hatta bu alıcıları DNA'da şifrelenmiş malzemelerden üretebilirsek, çok daha iyi olur.إنها تتحسن ، حيث وضح أننا نستطيع عمل أجهزة إستقبال مزيفة من المواد التي لها شفرة الحمض النووي خاصتها.
Hepsi de sıkça bulunan malzemeler.Es sind alles übliche Sorten,
Hepsi de sıkça bulunan malzemeler.Het zijn gewone soorten:
Hepsi de sıkça bulunan malzemeler.모두 일반적인 것 들입니다.
Hepsi de sıkça bulunan malzemeler.São todos chás vulgares:
Hepsi de sıkça bulunan malzemeler. Yasemin çayı, Japon sencha çayı,Ce sont tous des thés communs, thé chinois au jasmin, sencha du Japon,
Hepsi de sıkça bulunan malzemeler. Yasemin çayı, Japon sencha çayı,Chúng đều là những loại phổ thông: trà lài Trung Quốc, trà xanh sencha Nhật,
Hepsi de sıkça bulunan malzemeler. Yasemin çayı, Japon sencha çayı, Earl Grey ve hazırladığımız özel karışım.Mind hétköznapi, a kínai jázmin, a japán sencha, az Earl Grey és egy speciális keverék amit mi készítettünk.
Hepsi de sıkça bulunan malzemeler. Yasemin çayı, Japon sencha çayı,Ne ovat kaikki yleisiä: kiinalaista jasmiinia, japanilaista senchaa,
Hepsi de sıkça bulunan malzemeler. Yasemin çayı, Japon sencha çayı,Sono tutti ben conosciuti, il thè cinese al gelsomino, il thè giapponese sencha,
Hepsi de sıkça bulunan malzemeler. Yasemin çayı, Japon sencha çayı,Son todos los comunes, jazmín chino, sencha japonés,
Hepsi de sıkça bulunan malzemeler. Yasemin çayı, Japon sencha çayı,Toate sunt ceaiuri obişnuite, iasomie chinezească, sencha japonez,
Hepsi de sıkça bulunan malzemeler. Yasemin çayı, Japon sencha çayı,Všechny jsou běžné: čínský jasmín, japonský sencha,
Hepsi de sıkça bulunan malzemeler. Yasemin çayı, Japon sencha çayı,Vsi so precej običajni: kitajski jasminov čaj, japonski sencha,
Hepsi de sıkça bulunan malzemeler. Yasemin çayı, Japon sencha çayı,Wszystkie są popularne, chińska jaśminowa, japońska sencha,
Hepsi de sıkça bulunan malzemeler. Yasemin çayı, Japon sencha çayı,Вони усі популярні: китайський жасмін, японська сенча,
Hepsi de sıkça bulunan malzemeler. Yasemin çayı, Japon sencha çayı,Всичките са популярни, китайски жасминов, японски сенча,
Hepsi de sıkça bulunan malzemeler.Όλα είναι κοινές ποικιλίες,
Hepsi de sıkça bulunan malzemeler.Они самые обычные:
Hepsi de sıkça bulunan malzemeler.כולם מצויים,
Hepsi de sıkça bulunan malzemeler.و كلها أنواع معروفة,
Hepsi de sıkça bulunan malzemeler.ジャスミン茶 煎茶
Her zaman yeni malzemeler, yeni süreğen malzemeler sunabilirsiniz demeyi bırakmak istiyorum.저는 이제 이야기를 마치고자 하는데, 이말이 마지막입니다. 여러분은 항상 새로운 재료, 새로운 지속가능성 있는 재료를 제안할 수 있습니다.
Her zaman yeni malzemeler, yeni süreğen malzemeler sunabilirsiniz demeyi bırakmak istiyorum.אז לסיום ברצוני לומר שאנו תמיד יכולים למצוא חומרים חדשים, חומרים ברי קיימא חדשים,
Her zaman yeni malzemeler, yeni süreğen malzemeler sunabilirsiniz demeyi bırakmak istiyorum.لهذا أريد في النهاية القول أنه يمكنك دائما أن تقترح مواد جديدة، مواد مستدامة جديدة،
Her zaman yeni malzemeler, yeni süreğen malzemeler sunabilirsiniz demeyi bırakmak istiyorum.常に新たな持続可能なものを提案できます しかし忘れないでください 速く動く必要があることを
İkinci aşama karıştırma. Malzemeleri alıyoruz ve karıştırıyoruz.2단계는 혼합입니다. 우리는 재료들을 담고 섞습니다.
İkinci aşama karıştırma. Malzemeleri alıyoruz ve karıştırıyoruz.De tweede stap is het mengen van de ingrediënten.
İkinci aşama karıştırma. Malzemeleri alıyoruz ve karıştırıyoruz.Segunda etapa: mezclado; tomamos los ingredientes y los mezclamos.
İkinci aşama karıştırma. Malzemeleri alıyoruz ve karıştırıyoruz.שלב שני: ערבוב. אנו לוקחים את הרכיבים ומערבבים אותם.
İkinci aşama karıştırma. Malzemeleri alıyoruz ve karıştırıyoruz.المرحلة الثانية هي الخلط .. حيث نعد المكونات ونخلطها
İkinci aşama karıştırma. Malzemeleri alıyoruz ve karıştırıyoruz.グルテンが出るようにします
İlkinde bu malzemeler bulunuyor ikincisinde de tuz yerine şeker var.하나는 보시는 이런 재료들을 사용하는 것이고, 다른 하나는 소금 대신 설탕을 사용하는 것입니다.
İlkinde bu malzemeler bulunuyor ikincisinde de tuz yerine şeker var.la primera tiene estos ingredientes y la segunda tiene azúcar en vez de sal.
İlkinde bu malzemeler bulunuyor ikincisinde de tuz yerine şeker var.Для одного нужно это, а для другого нужен сахар вместо соли.
İlkinde bu malzemeler bulunuyor ikincisinde de tuz yerine şeker var.אחד עם החומרים האלה (בשקף) והשני עם סוכר במקום מלח.
İlkinde bu malzemeler bulunuyor ikincisinde de tuz yerine şeker var.واحدة تحوي هذه المكونات والثانية تحوي السكر بدلاً من الملح
İlkinde bu malzemeler bulunuyor ikincisinde de tuz yerine şeker var.もう1つは塩の代わりに砂糖を入れます 小麦粉粘土はすごいんです いろいろな形にできます
İlkin yarı şeffaf veya ışığı yansıtan malzemeler ilgimi çeker.À l'origine, je suis attirée par les matériaux translucides ou qui réfléchissent la lumière.
İlkin yarı şeffaf veya ışığı yansıtan malzemeler ilgimi çeker.Inicialmente me atraen materiales translúcidos o que reflejan la luz.
İlkin yarı şeffaf veya ışığı yansıtan malzemeler ilgimi çeker.Jeg er tiltrukket af gennemskinnelige eller lysreflekterende materialer.
İlkin yarı şeffaf veya ışığı yansıtan malzemeler ilgimi çeker.Jestem oddana materiałom, które są przeźroczyste lub delikatnie odbijają światło.
İlkin yarı şeffaf veya ışığı yansıtan malzemeler ilgimi çeker.Ursprünglich werde ich von durchscheinendne oder reflektierenden Materialen angezogen.
İnşaatlar için programlanabilir malzemeler geliştirmeyi denemeye kendimizi adadık.A célunk, hogy megpróbáljunk programozható anyagokat kifejleszteni az épített környezet számára.
İnşaatlar için programlanabilir malzemeler geliştirmeyi denemeye kendimizi adadık.Ci occupiamo di sviluppo di materiali programmabili per l'ambiente costruito.
İnşaatlar için programlanabilir malzemeler geliştirmeyi denemeye kendimizi adadık.이것은 환경 건설에 쓰이는 프로그램이 가능한 자기 결합 물질을 만들기 위한 것입니다.
İnşaatlar için programlanabilir malzemeler geliştirmeyi denemeye kendimizi adadık.On se consacre à essayer de développer des matériaux programmables pour le bâtiment.
İnşaatlar için programlanabilir malzemeler geliştirmeyi denemeye kendimizi adadık.Scopul e să realizăm materiale programabile pentru mediul construit.
İnşaatlar için programlanabilir malzemeler geliştirmeyi denemeye kendimizi adadık.Snažíme se zde vytvářet programovatelné materiály, které by sloužily ke stavbě věcí.
İnşaatlar için programlanabilir malzemeler geliştirmeyi denemeye kendimizi adadık.Und wir versuchen hier, programmierbare Materialien für Bauumgebungen zu entwickeln.
İnşaatlar için programlanabilir malzemeler geliştirmeyi denemeye kendimizi adadık.Và chúng tôi sẵn sàng cố gắng để phát triển các vật liệu có thể lập trình được cho môi trường nhân tạo.
İnşaatlar için programlanabilir malzemeler geliştirmeyi denemeye kendimizi adadık.We willen programmeerbare materialen ontwikkelen voor de gebouwde omgeving.
İnşaatlar için programlanabilir malzemeler geliştirmeyi denemeye kendimizi adadık.Y estamos dedicados a intentar desarrollar materiales programables para el ambiente de construcción.
İnşaatlar için programlanabilir malzemeler geliştirmeyi denemeye kendimizi adadık.Και είμαστε αφοσιωμένοι στην προσπάθεια ανάπτυξης προγραμματίσιμων υλικών για το κατασκευαστικό περιβάλλον.