Böyle malzemeler direk buharlaştırılabilirler.חומרים אלה יכולים לגרום להחזרה מלאה בתוכם.
1976 yılında, transgenderist terimi eğitsel malzemelerde TG olarak kısaltıldı.Към 1976 г., „трансджендърист“ се съкращава като ТГ в образователни материали.
Ayrıca ikmal malzemelerinin nakliyatı da hızlanmış olmaktadır.Двойно се увеличават и превозените товари.
Boris Becker, kariyerinin büyük bölümünde Alman markası Puma'nın raketleri ve spor malzemelerini kullandı.Бекер играе през по-голямата част от своята кариера с ракети на немската фирма Puma.
Hamur ve benzeri malzemeler kil animasyonunda sıklıkla kullanılır.Пластилинът и подобни продукти често се използват в пластилиновата анимация.
Havuz duvarlarının yapımında genellikle ahşap malzemeler kullanılmaktadır.До масовото производство на стомана често се използват дървени фермови мостове.
Tekstil, gıda ve inşaat malzemeleri için fabrika vardır.Има заводи за текстилни и хранителни стоки.
Çocuk bezleri bez veya sentetik tek kullanımlık malzemelerden yapılmıştır.Пелените се правят от плат или синтетични материали за еднократна употреба.
Oyuncunun malzemeleri forma, şort, çorap ve spor ayakkabısıdır.Екипите се състоят от фланелка, гащета, чорапи и спортни обувки.
Ana malzemeleri bölgede ekilen arpa maltı, su, şerbetçiotu ve maya olan bir bira ka.„Шуменско“ е лагер бира, основните съставки на която са ечемичен малц, вода, хмел и мая.
Ana maddesi kuşburnu olup diğer malzemeleri ise 11 farklı bitki, limon ve portakaldır.Ostali sastojci su 11 različitih ljekovitih trava, limun i naranča.
Götürülemeyen malzemeler sahilde ateşe verildi.Zapaljena Glavna pošta na Obali.
NATO üyesi ülkeler ürettiği bütün askeri malzemeler de bu standartlara uymak zorundadır.Kasnije su sve grane američke vojske prihvatile ovaj standard kao i NATO.
Bütün malzemeler Azak Kalesi’nde toplandı.Sav materijal dovozio se preko luke u Metkoviću.
Malzemelerinin çoğu Fishing (Balıkçılık) mesleğinden elde edilir.Osim toga, služimo se njima za ribolov (npr.
Tüketilebilir malzemeler ile yakıt vb. limanlardaki tüccarlardan satın alınabilir.Stlačeni vodik može se kupiti od većine trgovaca plinom.
Eylül 1543`te yeni silahlar, giysiler ve diğer malzemeler Peru`dan gelen bir gemiyle bölgeye ulaştı.V septembri 1543 dorazili z Peru na lodi Santiaguillo nové zásoby zbraní, oblečenia a ďalšej výbavy.
Kullanılan malzemeler de farklıdır.Podobné sú aj použité materiály.
Bazen bir kağıt kalem bazen de büyük boyutlu, farklı malzemeler kullanır.Poručík si v každej časti požičiava ceruzku alebo pero, niekedy aj viackrát.
Bu işlemin gerçekleşebilmesi için malzemelerin bir kısmının bilinçli biçimde ortadan kaldırılması gereklidir.Predpokladá sa, že niektoré časti tela môžu byť falošné, aby sa zachovala jeho vystavovateľnosť.
İnşaatlarda kullanılan malzemeler üzerine incelemeler yaptı.V hmotách stavby sa uplatňuje výšková gradácia.
Spor malzemelerinde köpürtülerek de kullanılabilmektedir.Pri športovom využití sa používajú nášľapné pedále.
Ağaç oyma malzemeleri de Qasgide bulunurdu.Spracovanie drevenej hmoty bolo bez zvyšku.
Mikrodalga fırınlarına metal malzemeler koyulmamasının nedeni de bundan kaynaklanmaktadır.V mikrovlnke sa preto nesmú používať kovové predmety.
Bu malzemeler statik dağıtıcı olarak adlandırılır ve 105 ile 1012 ohm-metre aralığında özdirence sahiptir.Ti materiali se imenujejo statični odvodniki in imajo upornost vrednosti v razponu od 105 do 1011 ohm-metrov.
Malzemelerin depoda bekleme süreleri 24 saatten fazladır.Na gradivo shranjeno v skladišču je potrebno počakati 1 dan.
Dolayısıyla bu malzemeler endüstriyel açıdan değerlidir.Zaradi teh lastnosti so zelo uporabne v industriji.
Kompozit hafif malzemeler ve yeni motorlarla uçak 2 ton (4,400 lb) daha fazla yük taşıyabilecek.Tako bodo težki tovorni vlaki (obremenitve do 4000 ton) lahko vozili brez dodatne vleke.
Bu inşaat yapılırken çeşitli malzemeler kullanıldı.Namesto tega je bil med obnovo uporabljen uvožen material.
Plastik malzemeler, günlük yaşamda hemen hemen her yerde kullanılır.Ogljikova vlakna se praktično uporabljajo povsod.
Son kullanma tarihi olan ve tüketilen malzemeleri yenilenmeli ve temiz bir şekilde muhafaza edilmelidir.Take, ki jih gozd lahko hitro in zanesljivo obnovi in odpravi .
Üst sınırlardan hem kadınlar hem de erkekler peruk takar, mücevher ve kozmetik malzemeler kullanırlardı.Ženske in moški iz višjih razredov so nosili lasulje in nakit in se ličili.
Eskimiş malzemeler ise geri gönderildi.Vrnjeno jima je bilo prej zaplenjeno imetje.
Koray kösele, bronz, alçı ve ahşap gibi malzemeler ile çeşitli eserler üretti.Graditelji so delali z različnimi materiali, kot so opeka, kamen in les.
Yeni malzemeler keşfederken daha önce gözlemlenmemiş bir fenomenle karşılaşılabilir.V zaklenjeno temo ni več možno dodajati novih objav.
Değerli malzemelerden yapılan küpeler mücevher kategorisine girerler.Iz drugih krajev izvira zlat nakit.
Ulaşmaya çalıştıkları üç hedef vardı: Rusya’daki askeri malzemelerin Almanya’nın eline geçmesine engel olmak.Ja siekta trijų tikslų: Neleisti karinėms atsargoms patekti į vokiečių rankas.
Bu köşkün tüm inşaat malzemeleri Avrupa’dan ithal edilmiştir.Dėl to šio augalo lapai yra importuojami į Europą.
Biz bu tip malzemelere “metal” diyoruz.Tokį stilių jie vadina „Love Metal“.
Yiyecekler ve malzemeler bölgelere göre farklılık gösterir.Patiekalai ir jų ingredientai skiriasi priklausomai nuo regiono.
Doğada ve doğal malzemelerle eserlerini yaratmakta ve fotoğraflarını çekmektedir.Laisvalaikiu filmuoja ir fotografuoja gamtą.
Sadece bir çocuk evinden düşen malzemelerle yaralanmıştır.Berniukas mirė nuo avarijoje patirtų sužeidimų.
Akış: Süreçteki verilerin veya malzemelerin hareketi.Etapai: Medžiagos paieškos bei kaupimas.
Bu tür malzemelerle uçak Kaunas'a ve 800 km'ye uçabilirdi.Su tokiomis atsargomis lėktuvas galėjo nuskristi į Kauną ir dar 800 km.
Örneğin, bir grup RNA virüsleri (çiçek virüsü gibi) bu enzimi kullanarak genetik malzemelerini çoğaltırlar.Näiteks mitmed RNA viirused kasutavad seda ensüümi oma genoomi replitseerimiseks.
Genellikle evinde ağırlık malzemeleri bulunur.Harilikult asub kurn pesas.
Bu, bu yeni malzemelerin acil ticari kullanım için bir yol oluşturur."Aga see asendab kindlasti paljude inimeste jaoks sülearvutit."
Kâğıt, günlük yaşantıda önemli yer tutan malzemelerden biridir.Väärtuskasvatus on igapäevatöö oluline osa.
Yapı Malzemeleri; "Bölüm 2: Taş ve Kayrak"."Klassikokkutulek 2: Pulmad ja matused".
Seramik malzemeler metal ve metal dışı bileşenlerden elde edilen inorganik metalik olmayan malzemelerdir.Keraamilised materjalid on ühendid metallilistest ja mittemetallilistest ühenditest.
Spor malzemelerinde köpürtülerek de kullanılabilmektedir.Prügi võivad laiali kanda ka prügiautod.
16. Louis ve eşi Marie-Antoniette Paris'e, tahıl gibi malzemeleri stok edemeyecekleri, yere döndüler.결과적으로 루이 16세와 왕비 마리 앙투아네트는
16. Louis ve eşi Marie-Antoniette Paris'e, tahıl gibi malzemeleri stok edemeyecekleri, yere döndüler.Sie führten dazu, dass Louis XVI und seine Frau, Marie-Antoinette nach
16. Louis ve eşi Marie-Antoniette Paris'e, tahıl gibi malzemeleri stok edemeyecekleri, yere döndüler.ادى ذلك إلى انتقال لويس السادس عشر وزوجته ماري انتونيت
16. Louis ve eşi Marie-Antoniette Paris'e, tahıl gibi malzemeleri stok edemeyecekleri, yere döndüler.パリに戻ることになり、穀物を隠し持つようなことは
1999'da, Türkiye'deki büyük depremde, yerel malzemeler kullanarak bir barınak oluşturmak için oraya gittim.1999-ben, Törökországban nagy földrengés volt, odamentem, hogy helyi anyagokból menedékhelyet építsek.
1999'da, Türkiye'deki büyük depremde, yerel malzemeler kullanarak bir barınak oluşturmak için oraya gittim.1999년 터키에 큰 지진이 있었습니다. 저는 그 지역의 재료로 대피소를 만들기 위하여 그곳에 갔습니다.
1999'da, Türkiye'deki büyük depremde, yerel malzemeler kullanarak bir barınak oluşturmak için oraya gittim.Efter den stora jordbävningen i Turkiet 1999 åkte jag dit och byggde bostäder av lokala material.
1999'da, Türkiye'deki büyük depremde, yerel malzemeler kullanarak bir barınak oluşturmak için oraya gittim.Em 1999, na Turquia, o grande terramoto, fui lá para usar os materiais locais para construir um abrigo.
1999'da, Türkiye'deki büyük depremde, yerel malzemeler kullanarak bir barınak oluşturmak için oraya gittim.En 1999, en Turquía, el gran terremoto, fui ahí para usar el material local para construir un refugio.