Malzemeleri Malezya'dan alırız.Ми отримуємо матеріали з Малайзії.
BBC'nin onaylamasıyla, mümkün olduğunca bölümlerin mevcut malzemelerden geri yüklenmesi için çalışılmaktadır.Se svolením BBC je nyní v úsilí obnovit tolik epizod, kolik je možno z existujícího materiálu.
Lisans aynı zamanda sanatsal ve yazılı malzemelere de uygulanabilir.Kromě toho může být licence aplikována také na umělecká díla a psaný materiál.
Adliye'nin var olan jeneratörü devredeyse, bu malzemelerin içeri sokulmasında kimler yardım etmiştir?A když člověk otevře tuto krabici, co je uvnitř?
Üst sınırlardan hem kadınlar hem de erkekler peruk takar, mücevher ve kozmetik malzemeler kullanırlardı.Muži i ženy horních vrstev nosily paruky a šperky.
HCV; sarılma, öpme ya da yeme ve pişirme malzemelerinin paylaşılması gibi gelişigüzel temas yoluyla bulaşmaz.HCV se nešíří příležitostnými dotyky jako je objímání, líbání či půjčování příborů či kuchyňských potřeb.
Kullanılan malzemeler de farklıdır.Jejich výbava je různá.
Son zamanlarında, tanecikli malzemeler ve hafıza objelerinin beyindeki doğası ile ilgili çalışmıştır.V poslední době svého života pracoval na granulárních materiálech a původu objektů v paměti mozku.
Maliyeti düşürmek için roketin ucuz malzemelerden yapılmasını düşünüyordu.Pro snížení nákladů byly použity prvky již existujících raket.
Aslında Romalılar tarafından kullanılan yapı malzemeleriyle hiçbir ilgisi yoktur.S nordickými runami ve skutečnosti nemá nic společného.
Firma ise çalışanlara dağıtılmak üzere, üretim için gerekli olan malzemeleri temin etmekle yükümlüdür.Jediná firma kontroluje zdroje nezbytné pro výrobu.
Oradan bebek malzemeleri toplayıp geceleyin hapishaneye geri dönerler.Ty pak poskládají a v průvodu odnesou na noc uložit.
Dolayısıyla bu malzemeler endüstriyel açıdan değerlidir.Tyto látky mají velký průmyslový význam.
Ama, bütün malzemeler süperiletken olamıyor.Ne všechna ale musí být oplodněná.
Böyle bir durumda mevcut malzemeler hayat kurtarıcı olabilir.Za určitých okolností mohou být užitečnými pomocníky při překonávání těžké životní situace.
Bu malzemelere doğada sık rastlanılır.Tento druh bývá často chován v teráriích.
Oyuncunun malzemeleri forma, şort, çorap ve spor ayakkabısıdır.Echipamentul jucătorului se compune dintr-un tricou, un șort, șosete și pantofi de sport.
Ve disketler ilk o zamanlar plastik malzemelerden üretilmeye başlandı.Primele materiale plastice au fost produse din transformarea materialelor naturale.
Neptün'ün iç katmanları, Uranüs'e benzer şekilde ağırlıklı olarak buz ve kayaç malzemelerden oluşmaktadır.Interiorul lui Neptun, ca și în cazul lui Uranus, este compus în principal din roci și gheață.
Bu köşkün tüm inşaat malzemeleri Avrupa’dan ithal edilmiştir.Tot ce s-a construit în sat se datorează ajutorului european.
İnşaatlarda kullanılan malzemeler üzerine incelemeler yaptı.Acestea au constat în materiale de construcții.
Askeri Malzemeler ise askerlerin ihtiyaç duyduğu malzemeleri kapsamaktadır.Resursele militare necesare sunt furnizate de statele membre.
Arşivin içerdiği koleksiyonun özünü documenta organizasyonunun dosyaları ve malzemelerinden gelmektedir.Localitatea avea deja biserică, lucru, pe care îl aflăm din documente de arhivă.
Bu işlemin gerçekleşebilmesi için malzemelerin bir kısmının bilinçli biçimde ortadan kaldırılması gereklidir.E nevoie ca anumite părți din proiect să fie externalizate?
Bazı bakteriler ayrıca genetik malzemelerini hücreler arasında aktarabilirler.Anumiți viruși introduc de asemenea materialul lor genetic în genom.
Malzemeleri pişirmek içni genellikle soya yağı kullanılır.Uleiul de soia este de obicei folosit pentru a găti ingredientele.
Tabaka oluşmasının sebebi kullanılan malzemelerin göreli yoğunluk farkıdır.S-a pus accent deosebit pe calitatea materialelor utilizate.
Ancak geminin yeni olması bütün sahne malzemelerinin sıfırdan hazırlanması gerektiği anlamına geliyordu.Noutatea vasului însemna că fiecare recuzită trebuia construită de la zero.
Bu malzemeler içinde Boeing 747 tipi uçağın parçaları da bulunmaktadır.Multe linii aeriene au înlocuit și vechile Boeing 727 cu acest model.
(Standart Japoncada Şoyu) Neta: Nigiri’deki üst veya makimono’daki iç malzemeler.Neta: a nigiri feltétje, illetve a makimono tölteléke.
Pepsi Raw: Tamamen doğal malzemelerden yapılmış ve yapay renkleri olmayan kola.Pepsi Raw - Természetes összetevőkből készült üdítőital.
Barikatları oluşturmak için mobilyalar ve diğer büro malzemeleri kullanıldı.A bútorok illesztésére csapszegeket használtak.
Ancak, vatandaşlarımız arzu ettikleri takdirde şahsi temizlik malzemelerini yanlarında getirebilirler.Az iOS készülékek tulajdonosai ezzel a szolgáltatással tudják megkeresni a saját készüléküket.
Hastalığın bulaşmış (kontamine) av malzemeleri ile hastalık yayılabilir.Fertőzési források lehetnek a talajban maradt fertőzött növényi részek.
Akış: Süreçteki verilerin veya malzemelerin hareketi.Tiltott anyagok vagy módszerek birtoklása.
Öngörüler çok küçük malzemelerinin etkin termal iletkenliğini göstermektedir.Már az ősember tudta, hogy az apró szemcséjű anyagoknak dörzsölő hatásuk van.
En yaygın optik malzemeler (cam gibi) izotropik ve sadece bir dalganın polarizasyonu korumaktadır.A leggyakoribb optikai anyagok, például az üveg izotropikus, és a rajta áthaladó fény megőrzi polarizációját.
Ayrıca görevlerden de malzemeler elde edilebilir ve tecrübe puanı kazanılabilir.Be kell még látni, hogy a helyettesítések elvégezhetők, és a főbb tulajdonságok megmaradnak.
İnşaat malzemeleri buraya taşınır.Itt helyezkedtek el a védőépítmények.
2003'te George Lopez adlı dizinin bir bölümünde makyaj malzemeleri satan bir karakteri canlandırdı.2003-ban a "George Lopez"-ben tűnik fel egy szerep erejéig.
Bu malzemeler kişi sayısına göre ayarlanır.Számukat a rendszer erőforrásai határozzák meg.
Malzemelerin bazıları taşların arasında gizlidir.A leletek között találhatóak kőbalták a Kr. e.
Diğer doğal elyaf kumaş malzemeleri yün, bambu ve ağartılmamış kenevirdir.Más természetes alapanyagok lehetnek a gyapjú, a bambusz és a fehérítetlen kender.
Bu yeni malzemeler bu soruna çare olmakta.Ami itt újszerű, az maga az anyag.
Kullanılan malzemeler de farklıdır.Myös käytetyt materiaalit vaihtelevat.
Malzemeler karıştırılarak harmanlanır.Ainekset sekoitetaan.
Bu bağ yapısı nedeniyle bu malzemelerin yarı iletken özellikleri vardır.Alkuaineparista johtuen yhdisteellä esiintyy puolijohteen ominaisuuksia.
Maliyeti azaltmak için kontaklar daha ucuz malzemelerden de yapılabilir.Mukaan liitetään halvempaa tavaraa.
İnşaat malzemelerinin büyük bir bölümü Fransa'dan getirildi.Suuri osa huonekaluista on ostettu Pariisista.
Kullandığımız spor salonunda tadilat vardı, malzemeler geçici olarak oraya kondu.Veneissä esitettiin istumatansseja, joilla aika saatiin kulumaan.
Yemeğin yapımında İspanyol ve sömürge öncesi Meksiko usulü malzemeler ve pişirme yöntemleri kullanılır.Meksikolainen keittiö yhdistää asteekkien ja espanjalaisten vivahteikkaita ruoka-aineita ja ruokakulttuureita.
Gemide bulunan malzemeler ise Katar tarafından hibe edilmişti.Alukset havaittiin kuitenkin jo Kattegatissa.
Seçilen Curriki malzemeleri de devlet eğitim standartlarıdır.Koulutukseltaan Valtasaari on valtiotieteiden lisensiaatti.
Ağaç oyma malzemeleri de Qasgide bulunurdu.Turvepintaisia peltoja myös savetettiin.
11. Delilci: Delil malzemelerini hazırlar.6. Valmistele työpajojen materiaalit.
Çünkü ağaç ve balçık yaygın olarak kullanılan malzemelerdi.Leveitä vöitä ja huiveja käytettiin usein koristeina.
Ancak bu tür malzemelerin bulunamaması durumunda kullanılabilmektedir.Oliota ei kuitenkaan voida identifioida jos sellaista ei olemassa.
Genişletilebilir araçlarda verilen yüklerde aynı malzemeler kullanılmıştır.Kaikissa autoissa käytetään samaa pohjalevyä.
Malzemelere ödemek için paraya ihtiyaçları vardı.He tarvitsevat rahaa aineksien maksamiseen.
Nanobüyüklükteki yapıda malzemeler genellikle eşsiz optik, elektronik ve mekanik özelliklere sahiptir.Τα υλικά με δομή στη νανοκλίμακα έχουν συχνά μοναδικές οπτικές, ηλεκτρονικές ή μηχανικές ιδιότητες.