Diğer malzemeler kıvama gelinceye kadar karıştırılır.Joga-se entradas adicionais até haver um desempate.
Bütün malzemeler yerlidir.Todos esses resultados são locais.
Refrakter malzemeler, ateşe dayanıklı malzemeler olarak tanımlanır.Barracas modernas podem ser feitas de material resistente ao fogo.
Bu köşkün tüm inşaat malzemeleri Avrupa’dan ithal edilmiştir.O revestimento é do prédio foi importado da Europa.
Koç Grubu'na bağlı yapı malzemeleri satışı yapan firma.Relação de Lojas Subordinadas ao GOER.
Dublörlerin güvenliği için sahne malzemelerinin çoğu süngerden yapıldı.Pela segurança dos dublês, muitos dos objetos foram feitos de borracha.
HeidelbergCement AG, merkezi Almanya olan, yapı malzemeleri ve çimento üreten çok uluslu şirket.HeidelbergCement é uma empresa alemã de cimento e materiais de construção.
Kullanılan malzemeler de farklıdır.As diferenças entre os materiais utilizados variam.
Tamamen Rumen malı malzemelerle inşa edilmiştir.O edifício foi construído inteiramente com materiais de origem romena.
Spor malzemelerinde köpürtülerek de kullanılabilmektedir.É possível alugar equipamentos esportivos.
Bu, bu yeni malzemelerin acil ticari kullanım için bir yol oluşturur."«Novo cartão deve agilizar uso de verba emergencial».
Lisans aynı zamanda sanatsal ve yazılı malzemelere de uygulanabilir.A licença pode ser aplicada a trabalhos escritos e alguns materiais artísticos.
Eskimiş malzemeler ise geri gönderildi.Suas antigas cores foram restabelecidas.
Astronotlara Dünya'dan düzenli olarak ikmâl malzemeleri yollanacaktır.Vanaf de Aarde zouden vervolgens met regelmaat voorraden naar de astronauten worden gestuurd.
İnşaat malzemelerinin büyük bir bölümü Fransa'dan getirildi.De meeste bouwmaterialen werden geïmporteerd uit Frankrijk.
Ve disketler ilk o zamanlar plastik malzemelerden üretilmeye başlandı.De behuizing werd vanaf het begin uit kunststof vervaardigd.
İnşaat malzemeleri buraya taşınır.Verhuizing uit de bebouwde kom.
Çoğu malzemeler kristal yapıya sahip.Veel vaste stoffen hebben een kristalstructuur.
Çünkü ağaç ve balçık yaygın olarak kullanılan malzemelerdi.Hout en holle boomstam was vroeger ook een veel gebruikt materiaal.
Malzemeler iyice karıştırılır.De ingrediënten worden gemixt.
Kullanılan malzemeler de farklıdır.Het gebruikte materieel is uiteenlopend.
Bu köşkün tüm inşaat malzemeleri Avrupa’dan ithal edilmiştir.Vanuit hier worden alle vestigingen in Europa bevoorraad.
O tarihten itibaren, metal yalıtkan geçiş özelliği gösteren malzemeler üzerinde çalışılmıştır.Hier werden dus voorwerpen van edelmetaal getest op zuiverheid.
Ancak, vatandaşlarımız arzu ettikleri takdirde şahsi temizlik malzemelerini yanlarında getirebilirler.De bewoners mochten alleen hun persoonlijke bezittingen meenemen.
Le Coq Sportif; ayakkabı, şort ve tişört başta olmak üzere çeşitli spor malzemeleri üreten Fransız şirket.Le Coq Sportif is een Franse fabrikant van voornamelijk sportschoenen en sportkleding.
Makyaj malzemeleri almayı ve makyaj yapmayı çok seviyor.Zelf draagt hij deze sieraden Tools and toys graag.
Ama, bütün malzemeler süperiletken olamıyor.Het is onmogelijk om alles onder controle te hebben.
Eskimiş malzemeler ise geri gönderildi.Veel oud materiaal werd terzijde gesteld.
Yoğurt, irmik, yumurta, un ana malzemeleridir.Jajem, jajem, jajem moet er zijn.
Amer Sports Oyj, Finlandiya merkezli bir spor malzemeleri üreticisidir.Stöckli Swiss Sports AG is een Zwitsers producent van sportartikelen.
Ahşap malzemeler tek tek elle yapıldı.De meest eenvoudige bogen werden gemaakt uit één stuk hout.
Bina 2002'de büyük bir sel sonucunda zarar gördü ve arşiv malzemelerinin çoğu tahrip oldu.Budynek został zniszczony przez powódź w 2002, a większość materiałów archiwalnych została zniszczona.
Ancak geminin yeni olması bütün sahne malzemelerinin sıfırdan hazırlanması gerektiği anlamına geliyordu.Z punktu widzenia Admiralicji ważne było aby nowe okręty powstały jak najszybciej.
Oradan bebek malzemeleri toplayıp geceleyin hapishaneye geri dönerler.Wieczorami wychodzą z nich do miejsc żerowania, by o poranku powrócić do gniazda.
Ucuz makyaj malzemelerini sevmiyor.Nie lubi makijażu.
Malzemelerin bazıları taşların arasında gizlidir.Niektóre z nich pokryte są kamieniami.
Böyle bir durumda mevcut malzemeler hayat kurtarıcı olabilir.W takich momentach właśnie aktywność członków okazywała się ratunkiem.
Silikanın yaygın olarak kaynağı volkanik malzemelerdir.W ogromnej większości są one pochodzenia wulkanicznego.
Eskimiş malzemeler ise geri gönderildi.Bogate dawniej wyposażenie zostało zniszczone.
Üzeri işlenebilir malzemeleri şekillendirme olarak da tanımlanabilir.Mogą być też wyposażone w tzw. podcinanie.
Bütün malzemeler yerlidir.Okazuje się jednak, że wszystkie miejsca są zarezerwowane.
Uçuş için öncelikli olan malzemelerdendir.En förläggning med huvudsyfte på transportflyget.
Gıda ve inşaat malzemeleri üretimi, doğalgaz önemli ekonomik faaliyetlerdir.Återskogningen och fiskeprojekten har exempelvis visat sig ekonomiskt självförsörjande.
Öyle ki bazılarında egzotik malzemeler (örneğin flamingo) bile vardır.Några få undantag finns - som t.ex. flinta.
Bu gibi durumlarda biyodizelle uyumlu Viton B tipi elastomerik malzemelerin kullanımı önerilmektedir.Antag att personen B i förra exemplet använder ett polärt koordinatsystem.
Ankara başkent olunca, ortaya çıkan yapılaşma ihtiyacını görerek, yapı malzemeleri işine girdi.När Fischer ville expandera, konstruerade han de flesta maskiner själv.
Aynı isim altında farklı soslar, malzemeler katılarak da yapılabilir.Det kan också vara så att identiska eller mycket likartade substanser har sålts under olika namn.
Bu malzemeler içinde Boeing 747 tipi uçağın parçaları da bulunmaktadır.Denna lista visar hur många Boeing 747 varje flygbolag har.
Bu malzemeleri içeren çözeltiler de derişimine göre ısınır.Dessutom är värmeslingor under marken ett krav.
Bu santralin inşası, ASEA adlı elektrik malzemeleri üreten şirketin de kurulmasına neden oldu.Planen var att kraftverket skulle tillverka elektricitet till Electricity Supply Board.
Bazı bakteriler ayrıca genetik malzemelerini hücreler arasında aktarabilirler.Деякі бактерії також можуть переносити генетичний матеріал між клітинами.
İngiltere Oreo web sitesinde, ABD ürününün içeriklerine göre biraz farklı malzemeler listesi verilmektedir.На британському сайті Oreo наводиться список інгредієнтів, кілька відрізняється від американського списку.
Malzemeler yoğrulurak ekmek hamuru kıvamında bir hamur elde edilir.Які в переважній більшості, здобували тут шматок хліба.
Gemide bulunan malzemeler ise Katar tarafından hibe edilmişti.Тільки частина гармат крейсера була заряджена.
Çoğu malzemeler kristal yapıya sahip.Більшість відкладів має кристалічну структуру.
Elmina’ya sahip çıkarak bütün inşaat malzemelerini 10 karavela ve iki yük gemisiyle gönderir.Коулз представив проект корабля з десятьма куполоподібними баштами по дві гармати в кожній.
Kıyı açığı veya kıta sahanlığı üzerindeki çökeller genellikle kırıntı ve döküntü malzemelerinden oluşur.На палубі бака або всередині його зазвичай розташовують якірні й швартовні пристрої.
Bölge mutfağı pek çok pişirme teknikleri ve malzemeler ihtiva eder.Колгосп придбав чимало техніки й інших засобів виробництва.
Malzemeler karıştırılarak harmanlanır.Можна привчити приносити предмети.
Malzemeler iyice karıştırılır.Заготівлі ретельно очищають.