Ana içeriğe geç
Sözlük

malzeme ile cümle

malzeme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Malzemenin fiziksel yüzeyleri ve kenarları vardır.Materjalil on füüsilised pinnad ning servad.
Örneğin, bir grup RNA virüsleri (çiçek virüsü gibi) bu enzimi kullanarak genetik malzemelerini çoğaltırlar.Näiteks mitmed RNA viirused kasutavad seda ensüümi oma genoomi replitseerimiseks.
Evinde çok çeşitli Karanlık Sanatlar Malzemesi vardır.Selles hoones asub palju moodsa kunsti teoseid.
Kerpiç çok eski çağlardan beri yapı malzemesi olarak kullanıla gelmiştir.Lubjakivi on läbi aegade olnud ka kasutusel ehitusmaterjalina.
“Soy bilim, bilgide titizlik gerektirir, çok sayıda malzemenin yığılmasını sabır gerektirir.”"Ja oluline on see, et teil oleks kannatlikkust teha lihtsaid energiaharjutusi."
"Malzeme kusurları".Materjalide kogumik".
Bunda, kullanılan değişik malzemenin de rolü olmalıdır.Adhesioon teiste kasutatavate materjalidega peab olema hea.
Yapıda hakim malzeme kesme taştır.Raad on magistraadi lühem vorm.
Steel House'da ise sadece çelik malzeme kullanmayı tercih etti.Elupaigana eelistab ta stepitasandikke.
Bu malzeme, kendi ağırlığının sekiz katına kadar su emebilir.Vett suudab turbasammal endasse imeda kuni 20 korda rohkem, kui ise kaalub.
Genellikle evinde ağırlık malzemeleri bulunur.Harilikult asub kurn pesas.
Genel malzeme kullanımı, mermer ve kırmızı kum taşı üzerinedir.Viimistluseks kasutati liivakivi, marmorit, puitu ja roostevaba metalli.
Sınıflandırma temel olarak malzemeyi boyutlarına göre ayırma işlemidir.Selles artiklis käsitletakse põhiliselt liigitust töötava aine põhjal.
Duy bir elektrik malzemesidir.Subsideeritud elektrienergia maks.
Bu, bu yeni malzemelerin acil ticari kullanım için bir yol oluşturur."Aga see asendab kindlasti paljude inimeste jaoks sülearvutit."
Kâğıt, günlük yaşantıda önemli yer tutan malzemelerden biridir.Väärtuskasvatus on igapäevatöö oluline osa.
Kritik sıcaklık her malzeme için farklı.Kriitilise punkti parameetrid on iga aine jaoks ainulaadsed.
Yapı Malzemeleri; "Bölüm 2: Taş ve Kayrak"."Klassikokkutulek 2: Pulmad ja matused".
Seramik malzemeler metal ve metal dışı bileşenlerden elde edilen inorganik metalik olmayan malzemelerdir.Keraamilised materjalid on ühendid metallilistest ja mittemetallilistest ühenditest.
Tavuk yumurtası sayısız yemeğin hazırlanmasında malzeme olarak kullanılır.Suurte lindude mune kasutatakse haruldaste toitude valmistamisel.
Spor malzemelerinde köpürtülerek de kullanılabilmektedir.Prügi võivad laiali kanda ka prügiautod.
16. Louis ve eşi Marie-Antoniette Paris'e, tahıl gibi malzemeleri stok edemeyecekleri, yere döndüler.결과적으로 루이 16세와 왕비 마리 앙투아네트는
16. Louis ve eşi Marie-Antoniette Paris'e, tahıl gibi malzemeleri stok edemeyecekleri, yere döndüler.Sie führten dazu, dass Louis XVI und seine Frau, Marie-Antoinette nach
16. Louis ve eşi Marie-Antoniette Paris'e, tahıl gibi malzemeleri stok edemeyecekleri, yere döndüler.ادى ذلك إلى انتقال لويس السادس عشر وزوجته ماري انتونيت
16. Louis ve eşi Marie-Antoniette Paris'e, tahıl gibi malzemeleri stok edemeyecekleri, yere döndüler.パリに戻ることになり、穀物を隠し持つようなことは
1999'da, Türkiye'deki büyük depremde, yerel malzemeler kullanarak bir barınak oluşturmak için oraya gittim.1999-ben, Törökországban nagy földrengés volt, odamentem, hogy helyi anyagokból menedékhelyet építsek.
1999'da, Türkiye'deki büyük depremde, yerel malzemeler kullanarak bir barınak oluşturmak için oraya gittim.1999년 터키에 큰 지진이 있었습니다. 저는 그 지역의 재료로 대피소를 만들기 위하여 그곳에 갔습니다.
1999'da, Türkiye'deki büyük depremde, yerel malzemeler kullanarak bir barınak oluşturmak için oraya gittim.Efter den stora jordbävningen i Turkiet 1999 åkte jag dit och byggde bostäder av lokala material.
1999'da, Türkiye'deki büyük depremde, yerel malzemeler kullanarak bir barınak oluşturmak için oraya gittim.Em 1999, na Turquia, o grande terramoto, fui lá para usar os materiais locais para construir um abrigo.
1999'da, Türkiye'deki büyük depremde, yerel malzemeler kullanarak bir barınak oluşturmak için oraya gittim.En 1999, en Turquía, el gran terremoto, fui ahí para usar el material local para construir un refugio.
1999'da, Türkiye'deki büyük depremde, yerel malzemeler kullanarak bir barınak oluşturmak için oraya gittim.Vào năm 1999, ở Thổ Nhĩ Kỳ, trận động đất lớn, Tôi đến đó, sử dụng vật liệu địa phương để dựng một nơi trú ẩn.
1999'da, Türkiye'deki büyük depremde, yerel malzemeler kullanarak bir barınak oluşturmak için oraya gittim.V roku 1999 bolo v Turecku veľké zemetrasenie, išiel som tam a postavil prístrešok z miestnych materiálov.
1999'da, Türkiye'deki büyük depremde, yerel malzemeler kullanarak bir barınak oluşturmak için oraya gittim.У 1999 році в Туреччині стався сильний землетрус. Я поїхав туди, щоб побудувати укриття з місцевих матеріалів.
1999'da, Türkiye'deki büyük depremde, yerel malzemeler kullanarak bir barınak oluşturmak için oraya gittim.ב-1999, התרחשה רעידת אדמה גדולה בטורקיה, נסעתי לשם והשתמשתי בחומרים מקומיים כדי לבנות מחסות.
1999'da, Türkiye'deki büyük depremde, yerel malzemeler kullanarak bir barınak oluşturmak için oraya gittim.وفي عام 1999، في تركيا حين حدث زلزال كبير، ذهبت إلى هناك و باستخدام المواد المحلية قمت ببناء مخيمات
1999'da, Türkiye'deki büyük depremde, yerel malzemeler kullanarak bir barınak oluşturmak için oraya gittim.現地へ行き 地元の材料を使って 仮設住宅をつくりました 2001年には西インドでも 仮設住宅をつくりました
% 1 yüklenirken bir malzeme satırı bulundu. Geçerli olmasına rağmen tarifi yanlış formatlanmış hale getiriyor.レシピ %1の読み込みで、材料の行が作り方の後に見つかりました。これは有効ではありますが、一般にはレシピのフォーマットが正しくないことを暗示しています。
20 kiloluk malzemen var. 5 kilo daha gerekmez.Ammo, knægt.
20 kiloluk malzemen var. 5 kilo daha gerekmez.Budeš mať so sebou 20 kíl, nepotrebuješ ďalších 5.
20 kiloluk malzemen var. 5 kilo daha gerekmez.Nosíš sebou 50 kilo, nepotřebuješ dalších 12.
20 kiloluk malzemen var. 5 kilo daha gerekmez.سنكون بخير.
20 kiloluk malzemen var.Avem şi aşa 50 Kg de echipament.
20 kiloluk malzemen var.Llevas 23 kg de equipo.
20 kiloluk malzemen var.Ouve bem, Grimes. Levas 20 Kgs de equipamento.
20 kiloluk malzemen var.Tu je okoli 25 kil jekla.
20 kiloluk malzemen var.Εχεις 20 κιλά εξοπλισμό.
20 kiloluk malzemen var.Имаш 50 паунда принадлежности.
'70ler de, ileri görüşlü insanlar yerel malzemelerin değerini anlamaya başladılar.70년대에,앞선 생각을 가진 사람들이 지역에서 나온 재료의 가치를 알아보기 시작했습니다.
'70ler de, ileri görüşlü insanlar yerel malzemelerin değerini anlamaya başladılar.70-luvulle mentäessä paikallisten ainesten arvo alettiin ymmärtää.
'70ler de, ileri görüşlü insanlar yerel malzemelerin değerini anlamaya başladılar.A 1970-es évek felé, az haladóan gondolkozó emberek kezdték felismerni a helyi összetevők értékét.
'70ler de, ileri görüşlü insanlar yerel malzemelerin değerini anlamaya başladılar.Cho đến những năm 70, những người cấp tiến bắt đầu nhận ra giá trị của nguồn nguyên liệu địa phương.
'70ler de, ileri görüşlü insanlar yerel malzemelerin değerini anlamaya başladılar.Dans les années 70, des avant-gardistes ont commencé à reconnaître la valeur des ingrédients locaux.
'70ler de, ileri görüşlü insanlar yerel malzemelerin değerini anlamaya başladılar.Do 70. let si pokrokově smýšlející lidé začali uvědomovat hodnotu místních potravin.
'70ler de, ileri görüşlü insanlar yerel malzemelerin değerini anlamaya başladılar.En los años 70, gente de mente previsora empezó a reconocer el valor de los ingredientes locales.
'70ler de, ileri görüşlü insanlar yerel malzemelerin değerini anlamaya başladılar.In anii '70, oameni cu viziune au inceput sa recunoasca valoarea ingredientelor locale.
'70ler de, ileri görüşlü insanlar yerel malzemelerin değerini anlamaya başladılar.Negli anni '70, le persone più lungimiranti iniziavano a riconoscere il valore degli ingredienti locali.
'70ler de, ileri görüşlü insanlar yerel malzemelerin değerini anlamaya başladılar.Tegen de jaren '70 begonnen vooruitstrevende mensen de waarde van lokale ingrediënten te zien.
'70ler de, ileri görüşlü insanlar yerel malzemelerin değerini anlamaya başladılar.V sedemdesiatych rokoch progresívni ľudia začali rozpoznávať hodnotu miestnych surovín.
'70ler de, ileri görüşlü insanlar yerel malzemelerin değerini anlamaya başladılar.W latach siedemdziesiątych postępowi ludzie zaczęli zdawać sobie sprawę z wartości lokalnych składników.
'70ler de, ileri görüşlü insanlar yerel malzemelerin değerini anlamaya başladılar.Τη δεκαετία του '70, κάποιοι οραματιστές άρχιζαν να αναγνωρίζουν την αξία των τοπικών συστατικών.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod