İnsanları, hayvanları, yağmalanmış bütün malları yanlarına aldılar.tomaram todo o despojo e toda a presa, tanto de homens como de animais;
İnsanları, hayvanları, yağmalanmış bütün malları yanlarına aldılar.Tomaron todo el botín y todo lo capturado, tanto de hombres como de ganado
İnsanları, hayvanları, yağmalanmış bütün malları yanlarına aldılar.Und nahmen allen Raub und alles, was zu nehmen war, Menschen und Vieh,
İnsanları, hayvanları, yağmalanmış bütün malları yanlarına aldılar.Και ελαβον παντα τα λαφυρα και πασαν την λεηλασιαν απο ανθρωπου εως κτηνους.
İnsanları, hayvanları, yağmalanmış bütün malları yanlarına aldılar.И взеха всичките користи и всичкото плячка, и човек и животно.
İnsanları, hayvanları, yağmalanmış bütün malları yanlarına aldılar.и взяли все захваченное и всю добычу, от человека до скота;
İnsanları, hayvanları, yağmalanmış bütün malları yanlarına aldılar.ויקחו את כל השלל ואת כל המלקוח באדם ובבהמה׃
İnsanları, hayvanları, yağmalanmış bütün malları yanlarına aldılar.واخذوا كل الغنيمة وكل النهب من الناس والبهائم
İnsanları, hayvanları, yağmalanmış bütün malları yanlarına aldılar.把 一 切 所 奪 的 、 所 擄 的 、 連 人 帶 牲 畜 都 帶 了 去
İnsanları, hayvanları, yağmalanmış bütün malları yanlarına aldılar.把 一切 所 奪 的 、 所 擄 的 、 連人 帶 牲畜 都 帶 了 去
İnsanlar malların iade edildiğini bilirse, oylarının kritik olmadığını düşünebilir.Ha az emberek megtudnák, hogy a vagyon már átadásra került, elvesztenék motivációjukat a szavazásra.
İnsanlar malların iade edildiğini bilirse, oylarının kritik olmadığını düşünebilir.Si les gens apprennent que les biens ont été restitués,Nils peuvent penser que leur vote n'est plus important.
İnsanlar malların iade edildiğini bilirse, oylarının kritik olmadığını düşünebilir.Αν μάθουν ότι είχε ήδη γίνει, οι πολίτες θα χάνουν τα κίνητρά τους για να δώσουν την ψήφο έγκρισης.
İnsanlar malların iade edildiğini bilirse, oylarının kritik olmadığını düşünebilir.لو علموا ان الامر تم فسيفقد الشعب الرغبة بالتصوية بالموافقة
İsrailliler, RABbin Yeşuya verdiği buyruk uyarınca, kentin yalnız hayvanlarıyla mallarını yağmaladılar.Bare feet og hærfanget i denne by tok Israel for sig selv efter Herrens ord, som han hadde talt til Josva.
İsrailliler, RABbin Yeşuya verdiği buyruk uyarınca, kentin yalnız hayvanlarıyla mallarını yağmaladılar.오직 그 성읍의 가축과 노략한 것은 여호와께서 여호수아에게 명하신 대로 이스라엘이 탈취하였더라
İsrailliler, RABbin Yeşuya verdiği buyruk uyarınca, kentin yalnız hayvanlarıyla mallarını yağmaladılar.Samo živino in plen mesta so si Izraelci razdelili med seboj, po besedi GOSPODOVI, ki jo je zapovedal Jozuetu.
İsrailliler, RABbin Yeşuya verdiği buyruk uyarınca, kentin yalnız hayvanlarıyla mallarını yağmaladılar.רק הבהמה ושלל העיר ההיא בזזו להם ישראל כדבר יהוה אשר צוה את יהושע׃
İsrailliler, RABbin Yeşuya verdiği buyruk uyarınca, kentin yalnız hayvanlarıyla mallarını yağmaladılar.لكن البهائم وغنيمة تلك المدينة نهبها اسرائيل لانفسهم حسب قول الرب الذي امر به يشوع.
İsrailliler, RABbin Yeşuya verdiği buyruk uyarınca, kentin yalnız hayvanlarıyla mallarını yağmaladılar.惟 獨 城 中 的 牲 畜 、 和 財 物 、 以 色 列 人 都 取 為 自 己 的 掠 物 、 是 照 耶 和 華 所 吩 咐 約 書 亞 的 話
İsrailliler, RABbin Yeşuya verdiği buyruk uyarınca, kentin yalnız hayvanlarıyla mallarını yağmaladılar.惟 獨 城中 的 牲畜 、 和 財物 、 以色列人 都 取為 自己 的 掠物 、 是 照 耶和華 所 吩咐 約書亞 的話
İstediğimiz maddi mallar değil.A my nie chcemy rzeczy.
İstediğimiz maddi mallar değil.A to, co doopravdy chceme, nejsou věci.
İstediğimiz maddi mallar değil.Bukan materinya sebetulnya yang kita inginkan.
İstediğimiz maddi mallar değil.Chúng ta không muốn bất cứ thứ vật chất nào cả.
İstediğimiz maddi mallar değil.Det er ikke de materielle goder, vi vil have.
İstediğimiz maddi mallar değil.Det sägs att vi lever i materialistiska tider.
İstediğimiz maddi mallar değil.Emme halua materiaa.
İstediğimiz maddi mallar değil. İstediğimiz ödül aslında.Ce ne sont pas les biens matériels que nous voulons, ce sont les récompenses.
İstediğimiz maddi mallar değil. İstediğimiz ödül aslında.사람들은 물질을 원하는 것이 아니라, 보상 받길 원하는 겁니다.
İstediğimiz maddi mallar değil. İstediğimiz ödül aslında.Non sono i beni materiali che vogliamo, ma le ricompense.
İstediğimiz maddi mallar değil. İstediğimiz ödül aslında.No son los bienes materiales lo que queremos, son las recompensas.
İstediğimiz maddi mallar değil. İstediğimiz ödül aslında.We willen niet de spullen maar de beloning.
İstediğimiz maddi mallar değil. İstediğimiz ödül aslında.Ми хочемо не матеріальних речей, а винагороди.
İstediğimiz maddi mallar değil. İstediğimiz ödül aslında.זה לא החפצים החומריים שאנחנו רוצים. זה התגמול שאנו רוצים.
İstediğimiz maddi mallar değil. İstediğimiz ödül aslında.ما نريده حقا ليس هو السلع المادية انما هو الجوائز المعنوية المرتبطة بها
İstediğimiz maddi mallar değil. İstediğimiz ödül aslında.これは 贅沢品への新しい見方を提供します
İstediğimiz maddi mallar değil.Não queremos bens materiais.
İstediğimiz maddi mallar değil.Nechceme materiálne statky.
İstediğimiz maddi mallar değil.Nem az anyagi javakat akarjuk.
İstediğimiz maddi mallar değil.Nočemo materialnih dobrin.
İstediğimiz maddi mallar değil.Nu ne dorim bunurile materiale.
İstediğimiz maddi mallar değil.Wir wollen nicht die materiellen Güter.
İstediğimiz maddi mallar değil.Δεν είναι τα υλικά αγαθά που μας λείπουν.
İstediğimiz maddi mallar değil.Нам нужны не эти материальные блага.
İstediğimiz maddi mallar değil.Не са материалните блага, това което искаме.
Kamu mallarının teslimi ve insan haklarına saygı için... ...onlara araçlar veriyoruz ve kontrol ediyoruz.Je hoeft me niet te geloven. Je zou me niet moeten geloven. Ga naar de website.
Kamu mallarının teslimi ve insan haklarına saygı için... ...onlara araçlar veriyoruz ve kontrol ediyoruz.인권을 존중하는 공공재를 조달할 수단들을 제공하고 확인을 하고 있습니다.
Kamu mallarının teslimi ve insan haklarına saygı için... ...onlara araçlar veriyoruz ve kontrol ediyoruz.le respect des droits de l'Homme, et nous vérifions. Il n'avez pas à me croire. Vous ne devriez pas.
Kamu mallarının teslimi ve insan haklarına saygı için... ...onlara araçlar veriyoruz ve kontrol ediyoruz.Nu trebuie să mă credeţi. Nu ar trebui să mă credeţi. Vizitaţi site-ul de internet.
Kamu mallarının teslimi ve insan haklarına saygı için... ...onlara araçlar veriyoruz ve kontrol ediyoruz.Respekt für Menschenrechte - zu erbringen, und wir prüfen es.
Kamu mallarının teslimi ve insan haklarına saygı için... ...onlara araçlar veriyoruz ve kontrol ediyoruz.Vocês não têm que acreditar em mim. Não devem acreditar em mim. Vão ao website.
Kamu mallarının teslimi ve insan haklarına saygı için... ...onlara araçlar veriyoruz ve kontrol ediyoruz.כיבוד זכויות האדם-- ואנחנו בודקים. אל תאמינו לי.
Kamu mallarının teslimi ve insan haklarına saygı için... ...onlara araçlar veriyoruz ve kontrol ediyoruz.سنعطيهم الادوات ليستطيعوا تسليم هذه السلع العامة بطريقة تحترم حقوق الإنسان و سنتأكد.
Kamu mallarının teslimi ve insan haklarına saygı için... ...onlara araçlar veriyoruz ve kontrol ediyoruz.生むツールを与え それが上手く作用するかチェックします。 私を信じる必要はありませんし、信じるべきではありません。
MALLARIN SERBEST DOLAŞIMIFRIE VAREBEVÆGELSER
MALLARIN SERBEST DOLAŞIMILIBERA CIRCULAŢIE A MĂRFURILOR
MALLARIN SERBEST DOLAŞIMIPRAVILA O KONKURENCI
MALLARIN SERBEST DOLAŞIMISWOBODNY PRZEPŁYW TOWARÓW
MALLARIN SERBEST DOLAŞIMITAVAROIDEN VAPAA LIIKKUVUUS