malların ile cümle
malların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İngiliz mallarını nasıl alabiliriz?How can we buy British goods?
Şirket çeşitli malların ticaretini yapar.The company deals in various goods.
Pazar yabancı malların akınına uğradı.The market was flooded with foreign goods.
O mallarının fiyatını düşürmek zorunda kaldı.He had to reduce the price of his wares.
Onun mallarının yarısı ucuza satıldı.Half her goods were sold cheap.
Malların teslimi fırtına nedeniyle ertelenmişti.The delivery of the goods was delayed due to the storm.
Onlar da İngiliz mallarını almayı reddettiler.They also refused to buy British goods.
Bu vergiler tüm malların fiyatlarını yükseltti.These taxes raised the prices on all goods.
Beklenildiği gibi, ithal malların fiyatı yükseldi.As expected, the price of imported goods rose.
Sen benim mallarını gasp etmek hiçbir yasal hakka sahip değilsin.You have no legal right to seize my property.
Biz gerçek dünyanın malların bir dünyası olduğunu görüyoruz.We see that the real world is becoming a world of merchandise.
Her tüccar mallarını över.Every merchant praises their goods.
Her satıcı mallarından övgü ile bahseder.Every salesman sings the praises of his wares.
Tom tüm mallarını Boston'da sattı.Tom sold all his property in Boston.
Tom tüm mallarını sattı.Tom sold all his property.
Ticaret mallarını bir beldeden bir beldeye taşıyordu.He was carrying trade goods from one town to another.
Irak'taki mallarını sattılar, içimizde onların işleyebileceği toprak yok.They have sold their property in Iraq, they have no land among us that they can cultivate.
Restytucja: Sorunların malların İadesi Polonya (1939-2001).Restytucja: The Problems of Property Restitution in Poland (1939-2001).
O zamandan beri, Ermeni Kırımı sırasında el konulan malların hiçbirinin iadesi yapılmadı.Since then, no restitution of property confiscated during the Armenian Genocide has taken place.
Mallarını korumaya çalışan 12 Yahudi öldürüldü ve birçoğu yaralandı.Twelve Jews who tried to defend their property were killed, and many others were injured.
Valladolid'da kalabalık, Yeni Hristiyanların mallarını yağmaladı.In Valladolid, groups looted the belongings of the New Christians.
Onların mallarına ve evlatlarına ortak ol.They brought with them their wives and children.
2016 yılına kadar, malların üretimiyle uğraşan işçiler için aylık ortalama ücret 424 dolar oldu.By 2016 the average monthly wage for workers engaged in manufacturing goods for export was $424.
Bu çalışmaların sonucunda Asya ticari mallarının 2,5 milyon tondan fazla kısmını taşıdı.It returned over 2.5 million tons of Asian trade goods.
Vasiyetinde mallarının 1/3'ünü Livia'ya geri kalan iki payıda ardılı Tiberius'a bıraktı.In his will, he left one third of his property to Livia, and the other two thirds to Tiberius.
Ardından onları öldürtüp mallarına da el koydu.Then he killed her by stabbing and impaling her with his spear.
1960'lı yıllarda şehir tarımsal malların işlenmesinde uzmanlaşmıştır.In the 1960s, the city specialized in processing agricultural goods.
Babası Marie-Louis Breton, zengin bir mülk sahibinin mallarını yönetiyordu.His father, Marie-Louis Breton, supervised land for a wealthy landowner.
Bu dönemde vasiyetini yazdı ve tüm mallarını eşine bıraktı.In his testament, he gave her all his fortune.
Şiddete de başvurarak zenginlerin mallarına el koyar ve fakirlere dağıtır.He robs the royal wealth and distributes it to the poor.
Savaş suçlularının mallarına el konulması.Defense of war criminals.
Sahibinin ölümü sonrası dul kalan eşi Eliza'nın ailenin mallarını ve kölelerini satmaya başladı.His widow, Eliza, began working to sell the family's slaves.
Malların güvenliği idare memurlarının sorumluluğu altındaydı.The security of the merchandise was guaranteed by the administration officials.
Perakende ticaret, malların doğrudan doğruya tüketicilere satılmasıdır.Project procurement includes supplies sent directly to the installation sites.
Dar anlamda yatırım, yatırım mallarının satın alınması şeklindeki yatırım harcamasıdır.However, this article focuses specifically on investment in financial assets.
Tarımsal malların üretimi, üreticilerin iradelerine tam olarak bağlı değildir.Landscapes are no longer exclusively shaped by the productive claims of agricultural interests.
Ekonomik liberalizm kamu mallarının sağlanması için kamu girişimini destekleyebilir.Marketing can attempt to add value to brands.
Eylülün başlangıcıyla, İngiltere'den gelen malların sayısının artmasıyla sevkiyatlar arttı.Beginning in September, shipments generally increased with the arrival of fall goods from Britain.
Rivayete göre onu ziyaret eden bir adam ona şöyle sormuş: "Senin malların nerede?"But the people close to him were rolling their eyes and saying, 'Are you sure?'
Maxentius bu isyana Alexander'in destekçilerinin mallarını kamulaştırarak misilleme yaptı.Maxentius retaliated with confiscations of the property of alleged supporters of Alexander.
Kamu mallarına ilişkin politikaları tespit etmeye yönelik çalışmalar yapmak.Effective policies ensure that people are held accountable for their actions.
Bu tip malların kara yoluyla ticareti fazladan ve oldukça büyük bir maliyet gerektiriyordu.So the Company was having to transfer its assets in another, more complicated and expensive way.
Mallarını satmak zorunda kaldı.He sold the property.
Bunu takiben imparator, saray dahil mallarına el koymuştur.Following this, his property, including the palace, was confiscated by the emperor.
Hayatını kazanmak üzere pazara mallarını götürüyor.That's right.
Onlar icat etmeye başladılar, şöyle söyleyeyim, malların kitlesel pazarını.They started to invent, let me say, the mass-market of goods.
Çünkü eğer kurları düşük olursa, sattıkları malların ücretleri de düşük oluyor.Because if they put their currency down low, that means their prices on their goods are low.
Tamamen başarısız oldum, ama zamanla, kadınlar mallarını kendi yollarıyla satmayı öğrendiler.Completely failed, but over time, the women learnt to sell on their own way.
Üçüncü örnek olarak, üretim mallarını düşünün.As a third example, consider consumer products.
Park Hae Young mallarını ve değerli eşyalarını nakde dönüştürmüş.Park Hae Young's secretly converted his properties and luxury goods into cash,
"Malların Geri İadesi Belgesi"[Declaration of Return of Assets]
Şimdi ikame malların fiyatları hakkında biraz düşünelim.Now let's think about related goods.
İkame malların fiyatları bu durumda nasıl etkilenir?So what happens with the price of related goods?
Market sahibinin, bana satmış olduğu malların parasını bir şekilde alması lazım.At some point this guy here expects to get his money back for giving me the groceries.
Şimdilik mallarını rehin vermeyi hesaba katmayacağım -His assets-- I won't worry about collateral requirements and all of that right now.
Bence siz de sahip olunmayan malların getirdiği negatif ve riskli durumun farkındasınızdırHe says, I can't handle this anymore.
Malların fiyatları artıyor, enflasyon etkileniyor.Prices of goods go up, inflation is affected.
Mallarını geri kalanımız trickles teoridir.The theory is that their wealth trickles down to the rest of us.
Belki de mallarını 100 Dolar karşılığı ABD'ye satmış olan Çinli bir fabrika sahibidir.Maybe he is a Chinese factory owner who sold his goods in the US for 100 dollars.
Onları malların arasına koy,Put the axes in the merchandise