Ana içeriğe geç
Sözlük

maliyet ile cümle

maliyet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Maliyet artarken üretim azaldı.Виробництво зменшувалось швидше ніж зменшувалась енергозатратність.
Hastalığın yaygın olduğu ülkelerde kullanım maliyeti düşüktür.В країнах, де хвороба є поширеною, використання вакцин є економічно ефективним.
Maliyetinin 5-7 milyar dolar olacağı ve 2018 yılında tamamlanacağı öngörülmektedir.Проект обійдеться приблизно в 1,5 мільярда шекелів і, як очікується, буде завершений до кінця 2018 року.
Toplam maliyeti 6,7 milyar dolar.Вартість - 3,6 млрд доларів.
Bu restorasyon maliyetinin yaklaşık 2,9 milyar ruble olduğu belirtilmektedir.Ця заборгованість оцінюється приблизно у ті ж 2,3 млрд рублів.
Maliyeti yaklaşık 96 milyon Eurodur.Вартість реконструкції — 96 млн. гривень.
Doğal olarak bu sistemin çalışma hızı da maliyetleri de çok yüksektir.Також вартість такої системи досить велика.
Binanın yapım maliyeti 7,198,000 İsviçre frangı olmuştur.Вартість будівництва склала 280 000 швейцарських франків.
Bununla beraber maliyetleri çok ucuzdu.Проте був порівняно дешевим.
Arena için yapılan çalışmaların maliyeti 4 milyar İsveç kronu olarak hesaplanıyor.Загальні витрати на НДДКР оцінюються в 4,2 млрд шведських крон.
Yüksek maliyetli ve yüksek kalitede sonuç veren yazıcılar kullanılır.Для цього будуть потрібні потужні й дорогі конденсатори.
Böylece savaşın iç siyasetteki maliyetini en aza indirmek isterler.Таким чином, зводяться до мінімуму в міжнародному плані витрати на боротьбу із забрудненням.
Bütçe dahil fayda ve maliyetlerin finansal analizi.Фінансовий аналіз витрат і доходів, включаючи бюджет.
Sermaye maliyeti, emek maliyeti, kredi maliyeti gibi.Фінанси, грошовий обіг і кредит.
Tezgâh maliyeti çok yüksektir.Сальні залози дуже великі.
Bu hastalığın ekonomik maliyetinin yılda 3 milyar Amerikan Doları civarında olduğu tahmin edilmektedir.Економічна вартість таких процесів була оцінена у трильйони доларів на рік.
Tutundurma faaliyetleri içerisinde en maliyetli ve en etkili olanı reklam çalışmalarıdır.«Виставки — найефективніший і найменш дорогий засіб реклами.
Diğerleri düşük tasarım risklerini ve düşük tasarım maliyetlerini önermişti.План заходів щодо зниження рівня зазначеного ризику та кошторис витрат.
Tom, Mary ve John Partinin maliyetini paylaştılar.Том, Мері та Джон поділили між собою затрати на вечірку.
Bu kalemin maliyeti nedir?Скільки коштує ця ручка?
2 GB ve 4 GB modellerde, SSD imalat maliyetlerini azaltmak için devreye kalıcı olarak lehimlenmiştir.V 2 GB a 4 GB verzi jsou pro snížení nákladů SSD umístěny přímo na základní desce počítače.
Birleşik Devletler’de tedavinin doğrudan maliyetinin yıllık 1.6 milyar Dolar olduğu tahmin edilmektedir.Přímé roční náklady na léčbu se ve Spojených státech odhadují na přibližně 1,6 miliardy amerických dolarů.
Bu hastalığın ekonomik maliyetinin yılda 3 milyar Amerikan Doları civarında olduğu tahmin edilmektedir.Ekonomické náklady na toto onemocnění se odhadují na přibližně 3 miliardy amerických dolarů ročně.
Alımsatım maliyeti veya vergi yoktur.Nechtějí plat ani neplatí daně.
Bunun yıllık maliyeti her bir kullanıcı hesabı için 50 $'dı.Roční cena za uživatelský účet byla stanovena na 50 dolarů.
Maliyeti yaklaşık dokuz milyon euro olmuştur.Desetiměsíční projekt stál přibližně 9 milionů euro.
Bir işletmede en son üretilen birimin maliyetine marjinal maliyet adı verilmektedir.Produkci Hranice práce obstarával posledně jmenovaný.
Geminin yapım çalışmaları maliyet sorunu sebebiyle 1992'de henüz %67 oranında tamamlanmışken durdurulmuştu.Práce na ní byly zastaveny v roce 1992, když byla loď hotova ze 70%.
Müze, Ekim ayında 143 milyon dolarlık bir maliyetle halka açıldı..Soukromé muzeum bylo otevřeno pro veřejnost v říjnu 2014, finanční náklady dosáhly výše 143 miliónů dolarů.
Hastalık yükünün fazla olduğu ülkelerde ise aşılama maliyeti halen daha oldukça yüksek.Ve státech, kde je počet osob s tímto onemocněním nejvyšší, je však vakcína stále příliš drahá.
Hangi maliyet merkezinde rekabet avantajınız var ?Jaká je vaše konkurenční výhoda?.
Bunların tanesinin maliyeti 42 milyon dolardı.Každý z nich stál 14 milionů USD.
Bu özellikleriyle yüksek performans sergilerler ancak maliyetleri de daha yüksektir.Tento fond přináší vyšší výnosy, ale i vyšší rizika.
Düşük maliyet.Nízká cena.
Bir maliyet olup karlılık hesaplamalarında kullanılır.Je používán lacinými typy kalkulaček.
Yani üretim miktarının artmasıyla birim maliyetlerde azalma sağlanabilir.Zjevně s cílem snížení výrobních nákladů.
Bu şekilde daha az kaliteli fakat daha düşük maliyet ile ürün elde edilir.Věří, že tak za nižší cenu dostanou stejnou kvalitu.
Maliyeti düşürmek için roketin ucuz malzemelerden yapılmasını düşünüyordu.Pro snížení nákladů byly použity prvky již existujících raket.
Toplam maliyeti 6,7 milyar dolar.Celková ztráta činila 7,6 mil. dolarů.
Ayrıca konut ve taşıt kredisi masraflarına nazaran, daha düşük maliyetler ile sunuluyor.Nabízí hotovostní i bezhotovostní zápůjčky pro zájemce s nižším příjmem.
Üretim maliyetinin yüksekliği nedeniyle bu silah halen geliştirme aşamasındadır.Z náročnosti na výrobu je odvozena také cena těchto zbraní.
Her biri yaklaşık olarak 375 milyon Amerikan Doları maliyetindedir.Cena byla 375 milionů amerických dolarů.
Şu anki problem fiyat ve altyapı maliyetleri.Problémem byla cena, respektive celkové náklady.
Sulu tarım yapmak isteyen Çiftçilerin yüksek bir maliyete katlanması gerekmektedir.Zboží, kterým chceme manipulovat, by mělo být ve stabilním obalu.
Ancak yüksek maliyeti ile program 2004'te iptal edilmiştir.Tento program byl však v roce 1994 kvůli vysokým nákladům zrušen.
Zaman maliyeti düşüktür: Kullanıcılar tarafından erişimi ve son kullanıcılara ulaştırılması kısa zaman alır.Jejich počet není konečný, rozšiřuje se podle potřeby operátorů a uživatelů.
Maliyeti yaklaşık 5.9 milyon amerikan dolarıdır.Hodnota kontraktu je 5,9 miliardy amerických dolarů.
Bütün bitcoin ağına saldırma maliyeti aylık 1500€ dan düşüktür.Baťův podpůrný fond dále hraběnku podporoval v nesnázích částkou nejméně 500 Korun měsíčně.
Bu ikinci boğazın maliyetini karşılar ve geçer.Výslužné se jim vyplatí a zdvojnásobí.
Bina ya proje hatalarından ya da maliyetinin yüksekliğinden dolayı bitirilemedi.Stavba školy se ale nakonec neuskutečnila, kvůli obavám z vysokých nákladů potřebných na ni.
Bu çalışmaların maliyeti 440 milyon İsviçre frankı olarak duyuruldu.Jeho plat dosahoval až 42 miliónů švýcarských franků ročně.
Sigortalı olduğu için yapım maliyeti sigorta şirketinden alınmıştır.Budovu nyní vlastní a využívá ji ČSOB Pojišťovna.
Organizasyon maliyetlerini min. indirgemek.Snižování nákladů na výrobu.
Stadyumun inşaat maliyeti toplam 640,000,000 Danimarka kronu'dur.Rekonstrukce stála 640 miliónů dánských korun.
Petrol fiyatları gıdaların nakliye ve gıda endüstrisinde maliyet artışlarına neden olmuştur.Zvýšení transportních nákladů se rychle projevilo nárůstem cen potravin a jiných základních komodit.
Geminin inşa maliyeti 200.000 sterlin idi.Výstavba mostu stála 12 tisíc liber.
Fakat, programın maliyeti 600 milyar doları bulmaktaydı.Náklady činily 600 milionů dolarů.
Günümüzde yeni müşteri kazanmanın maliyeti, eldeki müşteriyi tutmaktan daha maliyetlidir.U skoro všech obchodních situací je dražší získat nové zákazníky, než si udržet stávající.
Arena için yapılan çalışmaların maliyeti 4 milyar İsveç kronu olarak hesaplanıyor.Škoda na vybavení haly byla odhadnuta na čtyři tisíce korun.
Tipik olarak işçilik maliyetleri çok yüksektir.Představovalo by to totiž vysoké náklady na pozemní práce.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod