Maliyet tahminleri ve analizlerinin yapılması.Uznávání zápočtů a zkoušek .
Daha düşük maliyetle daha yüksek kalite sağlanır.Mívá ovšem vyšší úrokovou sazbu.
ABD'de on günlük tedavisinin maliyeti 16 Dolar civarındadır.Celkové škody ve Spojených státech dosáhly 16 milionů dolarů.
Bunlar düşük üretim maliyeti ve ağırlığı sayesinde olmaktadır.Charakteristická je nízká produktivita i efekt.
Hepatit C’nin hem bireylere hem de topluma olan ekonomik maliyeti önemli ölçüdedir.Costurile economice ale hepatitei C sunt semnificative atât pentru individ cât și pentru societate.
Birleşik Devletler’de tedavinin doğrudan maliyetinin yıllık 1.6 milyar Dolar olduğu tahmin edilmektedir.În Statele Unite, costul direct al tratamentului este estimat la 1,6 miliarde USD anual.
Ekonomik risk beklenenden daha yüksek maliyet ya da beklenenden düşük kâr olarak anlaşılabilmektedir.Riscurile economice pot fi manifestat în mai mici venituri sau cheltuieli mai mari decât era de așteptat.
Risk sıklıkla istenmeyen bir sonucun tahmin edilebilir maliyeti olarak hesaplanmaktadır.Riscul este adesea măsurată ca valoare așteptată de un rezultat nedorit.
Bu yapılan ekonomik her seçimin bir fırsat maliyeti vardır.Orice activitate are un cost de oportunitate.
Ordudaki reform ve getirdiği maliyetler Prusya'da bir anayasal krize sebep oldu.Reformele militare (și finanțarea lor) au cauzat o criză constituțională în Prusia.
Maliyeti ise F-22USV topunun 2/3 ü kadardı.Deasemenea, costul de producție al unui tun ZiS-3 era doar de două treimi din costul unui F-22USV.
İlk hesaplara göre toplam maliyet 4-6 milyar Euro'dur.Conform calculului inițial costurile totale se vor ridica la 4,5 miliarde de euro.
Ayrıca, soğutma maliyetleri de daha az sunucu soğutulduğu için azalır.Trebuie ținut cont și de faptul că prin uscare culorile pierd puțin din intensitate.
Bunların tanesinin maliyeti 42 milyon dolardı.Cheltuielile de producție s-au ridicat la 42 milioane $.
Teknolojinin üretimde kullanılması üretim maliyetini düşürmüştür.A scăzut nivelul tehnologic al producției.
Ancak, ilk yatırım ve bakım maliyetleri çok yüksektir.Dar costul și întreținerea sunt relativ scumpe.
İşletmenin sürekliliği kavramı maliyet esasının temelini oluşturur.Nevoile actuale ale pieței determină valoarea.
Böylece hem maliyeti düşürmüş oldular, hem de üretimde sürekliliği sağladılar.A descurajat importurile care măreau costul în general.
Maliyeti yaklaşık dokuz milyon euro olmuştur.Cheltuielile de producție s-au ridicat la 9 milioane $.
Bu şekilde daha az kaliteli fakat daha düşük maliyet ile ürün elde edilir.Prețuri mai mici și calitate mai bună pentru produse.
Böylece zamandan ve maliyetten tasarruf etmiş olunur.Dar pentru aceasta sunt necesari și timp, și bani.
Maliyet artarken üretim azaldı.În lipsa armamentului producția a fost oprită.
En büyük dezavantajı belirgin maliyetidir.Cea mai gravă pierdere de performanță este exponențială.
Yöntemin en büyük avantajı, uygulamasının basit ve maliyetinin düşük olmasıdır.Principal avantaj al minelor este costul lor scăzut și posibilitatea de a fi ascunse.
Projenin ilk tahmini maliyeti 250 Milyon TL oldu.Acest proiect a fost inițial cotat la 215 milioane lire sterline.
Maliyeti yaklaşık 40milyon avrodur.Cheltuielile de producție s-au ridicat la 94 milioane $.
Au-pair sisteminin en önemli avantajlarından birisi maliyetlerin oldukça düşük olmasıdır.Unul dintre avantajele majore ale boulderingului este cerința relativ mică de echipament.
Toplam maliyeti 130 bin lira oldu.Costurile totale au fost de 1,120 000£.
Bu transferin Fenerbahçe'ye maliyeti ise 15.5 milyon dolar oldu.Astfel Hyundai Accent poate ajunge la 15,345 USD.
Zarar eden maliyet merkeziniz var mı ?Este disponibilă o estimare solidă a costurilor?
Uçağın maliyetinin pahalı olması en önemli dezavantajıdır, bu nedenle üretim sayısı sınırlıdır.Din acest motiv, costul memoriei este ridicat, iar producția este limitată.
Değer= Faydalar – Maliyetler.Acestea sunt: Analiza cost/beneficiu.
Bu türde olanların maliyet yüksekliği sebebiyle üretimi az yapılmaktadır.Acest lucru se datorează costurilor mari implicate de calitate.
ABD'de on günlük tedavisinin maliyeti 16 Dolar civarındadır.În Statele Unite, costul en-gros este de aproximativ US$12 pe lună în 2017.
Dağıtım maliyetleri %40 arttı.Rata pierderilor s-a ridicat astfel la 40%.
Düşük maliyetlidir.Povara prețioasă.
Maliyet merkezi sayınız çok mu fazla yoksa çok mu az ?Am privatizat destul sau prea puțin?
Maliyet, yatırımın süresi boyunca artar; yatırım süresi ne kadar uzunsa maliyet de o kadar büyük olur.Problema care se pune este valoarea acelui venit și în ce măsură siguranța aceasta este pe termen lung.
Stadyumun inşaatının maliyeti yaklaşık 220 milyon İsviçre Frangı'dır.Întreținerea corpului militar în colonii se ridică la 220 000 lire anual.
Maliyet neydi?Care a fost costul?
Hepatit C’nin hem bireylere hem de topluma olan ekonomik maliyeti önemli ölçüdedir.A hepatitis C jelentős gazdasági terhet ró az egyénre és a társadalomra egyaránt.
Birleşik Devletler’de tedavinin doğrudan maliyetinin yıllık 1.6 milyar Dolar olduğu tahmin edilmektedir.Az Egyesült Államokban a kezelés közvetlen költségét évi 1,6 milliárd dollárra becsülik.
Silahın en büyük dezavantajı yüksek üretim maliyetiydi.A fegyver fő hátrányossága a magas gyártási költség volt.
Altıncısı, az masraflı ve maliyet etkin (maliyetine değer) olmalıdır.Hatodszor, legyen olcsó és költséghatékony.
Bunun yıllık maliyeti her bir kullanıcı hesabı için 50 $'dı.Az ára felhasználói fiókonként évente 50 dollár volt.
Bu hastalığın ekonomik maliyetinin yılda 3 milyar Amerikan Doları civarında olduğu tahmin edilmektedir.A betegség gazdasági költségét évi 3 milliárd amerikai dollárra becsülik.
Sonuç olarak Blücher'in Alman hükûmetine toplam maliyeti 28.532.000 Goldmark olmuştu.A Blücher megépítése 28.532.000 márkába került.
Bu nedenle bazı transferlerin maliyeti kesin olarak bilinmemektedir.Az egyes küldetések valós költségeit természetesen nem lehet így kiszámolni.
Hastalığın yaygın olduğu ülkelerde kullanım maliyeti düşüktür.Azokban az országokban, ahol a betegség előfordulása gyakori, a védőoltás költséghatékony megoldásnak tűnik.
İşbirliğinin geliştirme maliyetleri otuz aylık süre zarfında 150.000.000 $ olduğu tahmin edilmiştir.A fejlesztés költségét 150 millió dollárra becsülték több mint harminc hónapos időtartamra.
Maliyet tahminleri ve analizlerinin yapılması.A várható eredmények és költségek elemzése.
Minimum maliyetle maksimum korumayı sağlayan çözüm belirlenir.Magas védekezéssel elérhető a minimális veszteség.
Maliyeti 105,000 altın lirasıydı.Építése 105 000 aranylírába került.
Bu transferin Fenerbahçe'ye maliyeti ise 15.5 milyon dolar oldu.A Brooklyn híd építési költsége 15,5 millió dollár volt.
Toplam kalite yönetiminin bir maliyeti vardır.A rukkoló állja a költségeket.
Britannia Stadium'un toplam maliyeti 14.7milyon sterlin'dir.Építési költsége 14,7 millió font volt.
Proje maliyeti 5.976.765 milyon ₺'dir.A megrendelés leendő értéke 45,7–76,2 millió euró között lesz.
Aracın üretim maliyeti 100.000 $ dı.Az autó ára kb. 100 000 dollár volt.
Bu hataların giderilmesi maliyeti yükseltir.Ezzel a javítás költsége megnő.
Standardizasyonun birim maliyetleri azaltması ürün fiyatlarını da düşürecektir.A régiók autonómiájának csökkentésével sérülne a szubszidiaritás elve.