1990ların teknolojik gelişmeleri sebebi ile, Formula 1 de yarışmanın maliyeti önemli ölçüde yükseldi.Vanwege de technologische vooruitgang in de jaren negentig stegen de kosten van de Formule 1 snel.
Müzenin maliyetinin 83-108 milyon euro arasında olacağı tahmin edilmektedir.Het bouwwerk heeft een kostprijs tussen 83 en 108 miljoen euro.
1970'lerde Francisco Mendes yönetiminde Maliye Bakanı oldu.Tijdens de regering van Francisco Mendes, in de jaren zeventig, was Correia minister van Financiën.
Maliyesinin ana gelir kaynağı ise toprak vergisiydi.De belangrijkste inkomstenbron van de staat was de grondbelasting.
Hastalık yükünün fazla olduğu ülkelerde ise aşılama maliyeti halen daha oldukça yüksek.In de landen waar de ziektelast het hoogst is, is het vaccin echter nog te duur.
Yakıt maliyeti sıfırdır.Brandstof kost geld.
Fakat bu seferde devlet maliyesi ile başı derde girdi.Deze keer van het verduisteren van overheidsgelden.
Projenin ilk tahmini maliyeti 250 Milyon TL oldu.De kosten voor de aanleg van het circuit waren aanvankelijk geraamd op 250 miljoen dollar.
Bu faydalar da işletmeye zaman, kalite, maliyet, hız ve kâr olarak geri dönmektedir.Op hun beurt hangen hier weer zaken als klemtoon, ritme en duur van af.
Bu çalışmaların maliyeti 440 milyon İsviçre frankı olarak duyuruldu.De waarde van de order bedroeg 494 miljoen Zwitserse frank.
Burada maliyet önemli bir etkendir.Hierin is zelfeffectiviteit een belangrijke factor.
Düşük yakıt maliyeti.Lagere accijnzen op brandstof.
Böylelikle film en maliyetli siyah beyaz film olma unvanını da kazanmış oldu.Daarmee zou de film lange tijd de duurste zwart-witproductie blijven.
Maliyetinin 5-7 milyar dolar olacağı ve 2018 yılında tamamlanacağı öngörülmektedir.Het moet ongeveer €25 miljoen gaan kosten en in 2016 operationeel zijn.
Alejandro Toledo hükümeti döneminde Ekonomi ve Maliye Bakanı oldu.Lagarde was toen minister van Financiën en Economische Zaken.
Önce "Maliye Varidat Kalemi"nde çalıştı.Dit werkte volgens het principe van variabele dikte.
Maliye Bakanı oldu (1924-1929).Hij beheerde het departement van Financiën (1919-1934).
1912-1915 yılları arasında ve 1922'de tekrar Maliye Bakanı olarak görev yaptı.Van 1912 tot 1915 en in 1922 was hij minister van Financiën.
Robinson sonradan Maliye ve Bölgesel Kalkınma Bakanı olarak görev yaptı.Robinson werd premier en minister van Financiën en Economische Zaken.
Minimum maliyetle maksimum korumayı sağlayan çözüm belirlenir.Tegen minimale kosten maximaal voordeel verlangen.
Böylelikle tahıl üretim maliyeti de artacaktı.Bovendien ging ook de grootte van de oogst achteruit.
Yani işlem maliyetleri ekonomik kurumların bulunması maliyetleridir.Kosten bedrijfseconomische kostenvraagstukken.
Önceden 2009 ve 2013 yılları arasında da Maliye Bakanlığı görevini sürdürmüştür.Tot 2009 was het Ministerie van Financiën nog eigenaar.
Maliye Bakanı için kapalı yer mi olur!Weg met de minister van financiën.
Son senelerde maliyeti, ve sağlık bakımından tercih edilmeye başlanmıştır.Het begrip welzijn wordt gebruikt in plaats van het vroegere veiligheid en gezondheid.
Binanın yapım maliyeti 7,198,000 İsviçre frangı olmuştur.De totale kosten bedroegen circa 7.198.000 Zwitserse frank.
Organizasyon maliyetlerini min. indirgemek.Verlaging van exploitatiekosten.
Alımsatım maliyeti veya vergi yoktur.Geen administratieve of onderhoudskosten.
Bu maliyet ise işletmelere yansıtılımaktadır.Met deze opbrengsten dienen de exploitatiekosten te worden gedekt.
Bu şekilde daha az kaliteli fakat daha düşük maliyet ile ürün elde edilir.Deze laatste procedure is eenvoudiger, maar het product is ook van mindere kwaliteit.
Yine de bu başarıların Kızıl Ordu'ya maliyeti oldukça yüksektir.De tol van de overwinning was hoog voor het Rode Leger.
Maliyet hesabı olarak biraz pahalı bir teknolojik yöntemdir.Nadeel is dat het een vrij dure techniek is.
Bu ayrıca Yeni Zelanda içindeki posta maliyetini yarıya indirdi.De kosten voor het slepen werden voor de helft gedragen door de regering van Nieuw-Zeeland.
Tezgâh maliyeti çok yüksektir.Onderhoudskosten zijn zeer hoog.
1997 ile 2007 yılları arasında Tony Blair'in hükümetinde Maliye Bakanlığı yaptı.In 1997 kwam Labour onder Tony Blair in de regering.
Genişleme gerektiren ekleme daha yüksek bi maliyete sahiptir.Brief 2 gaat om nog veel meer geld.
Ekstranetlerin kullanımı işletmelere aşağıdaki yararları sağlamaktadır: Düşük maliyet.Bij geschikte toepassingen zijn belangrijkste voordelen: Lage kostprijs.
Uçak, Short Skyvan'ın uzatılmış modeli olup nispeten ucuzdu ve düşük bakım maliyetlerine sahipti.Southwest hanteerde een model van lage kosten en goedkope vliegtickets.
Bununla birlikte, 2013'te toplam maliyetin 5 milyar dolara yaklaştığı tahmin edilmektedir.In 2003 werd de totale investering geraamd op zo’n $ 5 miljard.
Sonra maliye işlerinde çalıştı.Vervolgens maakte hij carrière in het financiële bedrijfsleven.
Maliyetleri düşüktür.De lonen zakten.
2011 yılında tekrar Maliye Müfettişliğine atanmıştır.Voor het boekjaar 2011 werd wederom een verlies verwacht.
Emek az ise maliyet az olur ve fiyat az olur.Ook de kwaliteit staat in verhouding met de prijs en is dus slecht.
Aracın üretim maliyeti 100.000 $ dı.De bouw had toen zo'n f 100.000 gekost.
4. Kalitenin ölçümü kalitenin maliyetidir.De vierde graad is een Maleisische toevoeging.
Sulu tarım yapmak isteyen Çiftçilerin yüksek bir maliyete katlanması gerekmektedir.Boeren die wilden overleven moesten efficiënter produceren.
Gölde balık tutma izni maliye tarafından ihale ile balıkçılara verilir.Om te mogen vissen in het meer heeft men een visvergunning nodig.
Çalışma hayatına Maliye Bakanlığı'nda başladı.Hij begon zijn carrière op het ministerie van Financiën.
1996 yılında Maliye Bakanı oldu.In 1992 werd hij minister van Financiën.
Bu misyonun toplam maliyeti yaklaşık olarak 1,3 milyardır.Dit contract heeft voor Van Oord een totale waarde van circa 1,3 miljard euro.
Böylece zamandan ve maliyetten tasarruf etmiş olunur.Men spaart zo verplaatsingstijd en -kosten.
Ayrıca, soğutma maliyetleri de daha az sunucu soğutulduğu için azalır.Dat is bovendien goedkoper, omdat er minder kleureninkt nodig is.
Maliyet merkezi sayınız çok mu fazla yoksa çok mu az ?Te weinig of te snelle werking?
Maliyeti yaklaşık £70 milyon olmuştur.De kostprijs was ongeveer 70 miljoen euro.
Bu, hafif su reaktörü için ilk çekirdeğin maliyetine benzemektedir.Jest to kwota podobna do kosztu pierwszego rdzenia reaktora lekkowodnego.
Birleşik Devletler’de tedavinin doğrudan maliyetinin yıllık 1.6 milyar Dolar olduğu tahmin edilmektedir.Bezpośrednie koszty leczenia szacuje się dla Stanów Zjednoczonych na 1,6 miliarda dolarów rocznie.
Bakım maliyeti ise yıllık olarak kişi başına 1,5 ila 4 Amerikan Dolarıdır ve çoğunlukla dikkate alınmaz.Koszty bieżącej konserwacji wynoszą od 1,5 do 4 USD na osobę rocznie i często nie są brane pod uwagę.
Düşük yakıt maliyeti.Niższe koszty paliwa.
99,1 ton toryumun 30 $/kg seviyesine eklenmesinde sadece 3 milyon dolar ekek maliyet oluşmaktadır.Koszt dodania do soli 99,1 tony paliworodnego toru w cenie $30/kg wymagałby dodatkowo tylko 3 milionów US$.
1906-1911 yılları arasında Maliye Bakanı olarak görev yaptı.W latach 1906-1911 pełnił funkcję ministra finansów.