Ana içeriğe geç
Sözlük

maliye ile cümle

maliye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bunun yıllık maliyeti her bir kullanıcı hesabı için 50 $'dı.Koszt użytkowania aplikacji wynosił 50 dolarów za użytkownika rocznie.
Bu, LFTR yakıt maliyetlerini büyük ölçüde azaltır.Obniży to radykalnie koszty paliwa LFTR.
Maliyeti yaklaşık dokuz milyon euro olmuştur.Kosztowało to 9 milionów euro.
Bu sebeple maliyetleri de yüksektir.Jest to przyczyną ich wysokich kosztów.
Binanın yapım maliyeti 7,198,000 İsviçre frangı olmuştur.Koszty budowy wyniosły 280 000 ówczesnych franków szwajcarskich.
Gelişmekte olan ülkelerde basit bir köy tuvaletinin maliyeti tipik olarak 25 ila 60 Amerikan Dolarıdır.W krajach rozwijających się koszt prostej latryny waha się od 25 do 60 USD.
Havaalanı, bayrak taşıyıcı Kenya Airways ve düşük maliyetli taşıyıcı Fly540'ın merkezidir.Lotnisko jest głównym węzłem Kenya Airways i Fly540.
Bir maliyet olup karlılık hesaplamalarında kullanılır.Wyliczone przy użyciu kalkulatora kosztów.
Hastalık yükünün fazla olduğu ülkelerde ise aşılama maliyeti halen daha oldukça yüksek.Jednak w krajach, w których obciążenie chorobą jest najwyższe, szczepionka jest nadal zbyt droga.
1993'te Maliye Bakanlığı Devlet Hazine ve Borç Bölümü Direktörü oldu.Od 1993 był dyrektorem wydziału ds. skarbu i zadłużenia w ministerstwie finansów.
Bu sistemi kullanmak kullanıcıya bir maliyetle gelebilir.Mogą one przenieść koszt takiej opłaty na użytkowników.
Yenilik (inovasyon) sayesinde maliyetler azalır ve mamul mal fiyatlarında düşüş yaşanır.Koszt – czy wdrażamy zmiany i innowacje taniej od konkurencji?
Bu modemi kullanmak aşırı derecede maliyetlidir.Megabyte başına yaklaşık 5 $ ile 7 $ arasında maliyeti vardır.Wykorzystanie pasma kosztuje pomiędzy $5 i $7 za megabajt.
Üçüncü etabın maliyetinin yaklaşık ₺90 milyon olduğu açıklandı.Całkowity koszt budowy autostrady jest szacowany na 690 milionów euro.
1999 seçimlerinin ardından Maliye Bakanı olmuştur.Po wyborach 1992 r. został finansowym sekretarzem skarbu.
İşçi Partisi'nin kurduğu ilk iki hükümette (1924, 1929-1931) maliye bakanlığını üstlenmiştir.W dwóch pierwszych rządach laburzystowskich (1924, 1929-1931) był przewodniczącym Rady Edukacji.
Maliyetin %67'si federal bütçeden %33'ü de yerel bütçeden karşılanmıştır.W ogólnym rozrachunku rząd federalny zapewnia 33% przychodów budżetowych terytorium.
İvan Kostov 1997 yılında başbakan olduğunda, Maliye Bakan Yardımcısı olarak görev yaptı.W 1997, po objęciu stanowiska premiera przez Iwana Kostowa, został wiceministrem finansów.
Bu şekilde daha az kaliteli fakat daha düşük maliyet ile ürün elde edilir.Wina produkuje się mniej, za to lepszej jakości.
Böylece zamandan ve maliyetten tasarruf etmiş olunur.Skutkuje to oszczędnością czasu i pracy.
Bu maliyetler spermisitleri içermez.Samice nie magazynują spermy.
Bu bağlantıların maliyeti koaksiyal kablo döşeme maliyetinden daha az olabilir.Jest to prawdopodobnie mniej niż wyniósłby koszt konstrukcji.
Bunlar düşük üretim maliyeti ve ağırlığı sayesinde olmaktadır.Wynika to głównie z niskiego kosztu oraz szybkości produkcji.
Test aracının maliyeti vergiler dahil 812 sterlin idi.Cena samochodu testowego po wliczeniu opłat wynosiła 823 funty.
Ömürleri de kendilerine depolanan enerji maliyetindedir.Koszt energii zużytej na potrzeby własne.
Bu tür bir maliyet bedeli, ilk kez John Manyard Smith tarafından matematik terimlerinde tanımlanmıştır.Dwukrotny koszt rozmnażania płciowego po raz pierwszy opisał John Maynard Smith.
Özellikle ithalatın maliyetinde bir artış olmayacaktır.W szczególności nie powoduje przerwy biegu przedawnienia.
Maliyeti yol topolojine göre daha yüksektir.Droga jest czymś wyższym niż sprawiedliwość.
“Sekiz yağlı domuz” maliyeti ise 240 florindi.Dla porównania tona masła kosztowała wtedy 100 guldenów, a 8 tłustych świń 240 guldenów.
Bunun sebebi olarak, yayıncı şirket tarafından yüksek maliyetler gösterilmiştir.Wiązało się to z pozyskaniem dla przedsiębiorstwa ogromnego rozgłosu.
1929'da, o sırada maliye bakanı olan António Oliveira de Salazar'ın yanında çalıştı.W 1927 Carmona mianował Antónia de Oliveirę Salazara ministrem finansów.
Yani işlem maliyetleri ekonomik kurumların bulunması maliyetleridir.Wyjątek stanowią koszty prac rozwojowych.
1995-1997 yılları arasında Dağlık Karabağ Cumhuriyeti Ekonomi Bakanı ve Maliye Bakanlığı görevlerinde bulundu.W latach 1995–1997 był asystentem ministra finansów i gospodarki Górskiego Karabachu.
Sistem maliyeti açısından çok büyük artışa sebep olan bir faktördür.Co stałoby się, gdyby system miał bardzo podwyższony koszt działania?
16 Şubat 2004 tarihinde Başbakan Milo Cukanoviç tarafından Maliye Bakanı olarak atandı.16 lutego 2004 objął stanowisko ministra finansów w rządzie premiera Mila Đukanovicia.
Bu sistemin en büyük sorunlarından biriyse ayrıştırıcı zarın maliyeti ve bakımı.Najbardziej w życiu liczy się dla niego pełny żołądek i pieniądze.
Maliyetinin 5-7 milyar dolar olacağı ve 2018 yılında tamamlanacağı öngörülmektedir.Projekt ma kosztować 11,5 mln euro i ma być zrealizowany do końca 2017 roku.
23 Kasım 2007 tarihinde Maliye Bakanı olarak atandığı Anders Fogh Rasmussen'in üçüncü kabinesinde görev yaptı.23 listopada 2007 objął urząd ministra finansów w III gabinecie premiera Andersa Fogh Rasmussena.
Maliye Müfettişleri Derneği.Audytor kontroli finansowej.
Projenin toplam maliyeti 5-7 milyar dolardır.Planowany budżet misji wynosił od 500-700 mln USD.
Projenin toplam maliyeti 127 milyon Frank oldu.Koszt budowy wyniósł 12,7 miliona Reichsmark.
Geminin inşa maliyeti 200.000 sterlin idi.Koszt budowy okrętu wyniósł 32 000 £.
Her durumda ilave ağırlık, maliyet artışı ve istenmeyen sorunlar oluşturacaktır.Trudności powoduje niedojrzałość kostna i niezakończony wzrost kostny.
Maliyeti çok düşük olan kum torbaları çok büyük tahkimatlar oluşturabilmektedir.Zasoby polskich gazów łupkowych charakteryzują się dość wysoką szacowaną ceną wydobycia.
Kansu Gavri bundan sonra devletin maliye sorunlarına el attı.Więc po kiegoż licha bierze się do finansów!
Karaman Çiftliği arazisi, Cumhuriyet'in ilanından sonra Maliye hazinesine devredildi.Następnie – po likwidacji, w zasobach Agencji Własności Rolnej Skarbu Państwa.
Maliye Bakanlığı.Ministerstwo Finansów. .
Maliyetinin yüksek olması.Stawka jest wysoka.
Bütçe dahil fayda ve maliyetlerin finansal analizi.Deficyty budżetowe i metody ich liczenia. .
Google Cardboard kulaklıkları basitdir, düşük maliyetli bileşenlerden oluşturulmuştur.Gogle wirtualnej rzeczywistości typu Google Cardboard tworzone są z prostych komponentów.
Bunlara paralel olarak Maliye ve Ekonomi Bakanlığı'nda çeşitli görevler üstlenmiştir.Pracował na różnych stanowiskach w Ministerstwie Finansów i Ministerstwie Spraw Gospodarczych.
1945'te ve 1947-1949 yılları arasında Maliye Bakanı oldu.W 1945 i ponownie w latach 1947-1949 sprawował funkcję ministra finansów.
Standardizasyonun birim maliyetleri azaltması ürün fiyatlarını da düşürecektir.Ich obecność obniża też koszt produktu.
Yapı zor ve maliyeti fazla olması nedeni ile pek fazla kullanılmaz.Ze względu na jej budowę i ciężar jest to mało prawdopodobne.
Terminallerin fiyatı ithal mikroçip maliyetine bağlı olarak açıklanmıştır.Należy minimalizować koszty na jakie ich narażamy poprzez lekki layout serwisu.
Maliye bilimi, bir tarafı iktisata bir tarafı da hukuka uzanan disiplinlerarası bir bilim dalıdır.Dyscypliną pokrewną, a zarazem nieco starszą od informatyki prawniczej, jest cybernetyka prawnicza.
Musk'ın amacı insanlı uzay uçuşlarının maliyetini onda birine indirmektir.Celem, który postawił sobie Musk, jest 100-krotne zmniejszenie kosztów lotów w kosmos.
Nişanın yapımı çok maliyetliydi.Jej budowa była bardzo kosztowna.
PHP üzerine inşa edilen facebook'un işlem maliyetlerini azaltmak adına tasarlanmıştır.HipHop został stworzony przez Facebook, w celu zmniejszenia obciążenia serwerów serwisu społecznościowego.
Yaklaşık maliyeti 500.000 dolar idi.Kosztował 500 tysięcy dolarów.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod