İngiltere'nin en büyük malikane evlerinden biri olan saray 1705-1722 yılları arasında inşa edilmiştir.영국에서도 가장 큰 궁전 중 하나로 손꼽히며 1705년에서 1722년 사이에 지어진 것으로 본다.
Lois de Lex'in malikanesine, ne işler döndüğünü öğrenmek için gider.북방에서 돌아온 클레어 일행을 환대하며, 라키에 대한 정보를 가르쳐 준다.
Lord of the Manor (Malikanenin Asil Sahibi) (tarihsiz), özel koleksiyon.Lord of the Manor (לא מתוארך), אוסף פרטי.
Bu malikane toprakları sonraki yüzyılda birkaç defa el değiştirdi.הכפר החליף ידיים וחרב כמה פעמים במאות שלאחר מכן.
Trigorin tekrar gelir ve Arkadina'ya malikânede kalıp kalamayacaklarını sorar.טריגורין שואל את ארקאדינה אם הם יוכלו להישאר באחוזה.
9 gün kraliçe olan "Lady Jane Gray"'in eski malikanesi olan "Bradgate House" kalıntıları bulunur.אחת מבנותיו היא פרנסס ברנדון, אמה של "מלכת תשעת הימים", ליידי ג'יין גריי.
İlk perdenin birkaç gün sonrasında bir öğleden sonra vakti, malikânenin dışında geçer.המערכה השנייה מתרחשת אחר הצהריים מחוץ לאחוזה, כעבור מספר ימים.
18984'te Moskova'daki kendi malikanesini tasarladı.През 1894 г. си проектира собствено имение в Москва.
İkinci eşi ile Almanya, İskoçya ve Fransa'yı gezmiş ve Galler'de bir malikâne alarak restore etmiştir.Заедно с втората си жена пътува до Франция и Германия и си купува имение в Уелс.
Bu malikane hakları sonra "De Lacy" ailesi eline geçmiştir.Този опит също се оказва неуспешен и впоследствие г-жа дьо Мартие предоставя въпросните документи.
1539'da manastırlar lağvedilmiştir ve malikane hakkı bir özel aile eline geçmiştir.През 1536 г. и 1539 г. е проведена секуларизация и манастирските земи преминават в ръцете на аристокрацията.
Bir aile malikane evi, mezarlığı ve ulusal anıt olarak kullanımı ile eşsizdir.Ona je jedinstvena u jedinstvu uporabe kao obiteljska kuća, mauzolej i nacionalni spomenik.
Tommy, Sonny ve adamlarını malikanesinin kapısında karşılar.Tommy na kraju ubije Sonnyja u hodniku njegova imanja.
27 Aralık 1923'te Paris'te Rue Rabelais'teki malikanesinde öldü.Eiffel zomrel 27.12.1923 v jeho sídle v Rue Rabelais v Paríži.
Josephine, Paris yakınlarındaki malikanesine çekildi.Brown se je namreč preselil nasproti Perkinsonove posesti.
1539'da manastırlar lağvedilmiştir ve malikane hakkı bir özel aile eline geçmiştir.Po ukinitvi leta 1539 je samostan in njegova obsežna zemljišča dobila družina Lambart.
Divin kalesi kalıntıları Divin Malikane ev ^ ^ soyisimleriBuvusi Zalvės bažnyčia Zalvės dvaras Zalvės silikatiniai namai
İkinci yol da fabrikalar, kaleler ve malikâneler gibi büyük ve özel müşterilere hizmet sunmaktı.Teine võimalus oli pakkuda abi suurtele eraklientidele nagu näiteks tehased, lossid ja mõisad.
Harry, Ron ve Hermione, Malfoy Malikanesi'nden kaçarken buraya gelmişlerdir.Harry, Ron ja Hermione põgenevad ning varjuvad Blacki pere hüljatud kodus.
Babası ve altı kız kardeşi ile beraber Aşağı Saksonya'da dedesinin malikânesinde büyüdü.Tema ja ta kuus õde-venda kasvasid üles perekonna farmis.
Adresinde belirtilen malikane maketmiş. Akrabası olmadığını söylemeye gerek bile yok.A mansão indicada como lar dele era falsa e escusado será dizer que não há parentes.
Adresinde belirtilen malikane maketmiş. Akrabası olmadığını söylemeye gerek bile yok.Huset på hans adresse var en facade, og der er ingen slægtninge.
Adresinde belirtilen malikane maketmiş. Akrabası olmadığını söylemeye gerek bile yok.Huset på hans adress var en fasad och det finns inga släktingar.
Adresinde belirtilen malikane maketmiş. Akrabası olmadığını söylemeye gerek bile yok.La mansión que aparecía como su casa era falsa y, por supuesto, no tiene familiares.
Adresinde belirtilen malikane maketmiş. Akrabası olmadığını söylemeye gerek bile yok.La villa registrata al suo indirizzo era fittizia, e ovviamente non esiste alcun parente.
Adresinde belirtilen malikane maketmiş. Akrabası olmadığını söylemeye gerek bile yok.Η έπαυλη στη διεύθυνσή του ήταν πλαστή και εννοείται ότι δεν υπάρχουν συγγενείς.
Adresinde belirtilen malikane maketmiş. Akrabası olmadığını söylemeye gerek bile yok.Дом, в котором он якобы жил, не существует, и, разумеется, нет никаких родственников.
Adresinde belirtilen malikane maketmiş.Dworek, który podawał w adresie, to fikcja.
Adresinde belirtilen malikane maketmiş.Osoitteeksi annettu talo ei ollut oikea-
Al Dunlap'ın Florida'daki avcı hayvanlarla dolu büyük malikanesine gittim.Così sono andato alla villa di Al Dunlap in Florida piena di sculture di animali predatori.
Al Dunlap'ın Florida'daki avcı hayvanlarla dolu büyük malikanesine gittim.Dus ging ik naar Al Dunlaps grote herenhuis in Florida, afgeladen vol beelden van roofdieren.
Al Dunlap'ın Florida'daki avcı hayvanlarla dolu büyük malikanesine gittim.Je suis donc allé au grand manoir de Al Dunlap en Floride qui était rempli de sculptures d'animaux prédateurs.
Al Dunlap'ın Florida'daki avcı hayvanlarla dolu büyük malikanesine gittim.그래서 제가 플로리다 저택으로 던랩을 찾아갔죠. 그의 저택은 포악스런 동물들의 조각들로 꽉 차 있었어요.
Al Dunlap'ın Florida'daki avcı hayvanlarla dolu büyük malikanesine gittim.M-am dus la grandioasa lui vilă din Florida plină de sculpturi de animale de pradă.
Al Dunlap'ın Florida'daki avcı hayvanlarla dolu büyük malikanesine gittim.Rezydencja Ala Dunlapa na Florydzie jest pełna rzeźb drapieżnych zwierząt.
Al Dunlap'ın Florida'daki avcı hayvanlarla dolu büyük malikanesine gittim.So ging ich also zu Al Dunlaps riesiger Villa in Florida, die mit Raubtier-Skulpturen gefüllt war.
Al Dunlap'ın Florida'daki avcı hayvanlarla dolu büyük malikanesine gittim.Szóval átmentem Al Dunlap óriási floridai házába tele volt ragadozó állatok szobraival.
Al Dunlap'ın Florida'daki avcı hayvanlarla dolu büyük malikanesine gittim.Tak som išiel do Al Dunlapovho floridského sídla ktoré bolo naplnené sochami predátorských zvierat.
Al Dunlap'ın Florida'daki avcı hayvanlarla dolu büyük malikanesine gittim.Và tôi đến biệt thự hoành tráng tại Florida của Al Dunlap chứa đầy các tượng điêu khắc thú săn mồi.
Al Dunlap'ın Florida'daki avcı hayvanlarla dolu büyük malikanesine gittim.Έτσι πήγα στο μεγαλοπρεπές μέγαρο του Αλ Ντάνλαπ στη Φλόριντα το οποίο κοσμούσαν αγάλματα αρπακτικών ζώων.
Al Dunlap'ın Florida'daki avcı hayvanlarla dolu büyük malikanesine gittim.Отидох до имението на Ал Дънлап във Флорида, което беше пълно със скулптори на хищници.
Al Dunlap'ın Florida'daki avcı hayvanlarla dolu büyük malikanesine gittim.Тож я прибув до величезного маєтку Ела Данлопа у Флориді. Він був заставлений скульптурами хижих тварин.
Al Dunlap'ın Florida'daki avcı hayvanlarla dolu büyük malikanesine gittim.Я приехал к Элу Данлэпу в его гигантский особняк во Флориде, который был заставлен скульптурами хищников.
Al Dunlap'ın Florida'daki avcı hayvanlarla dolu büyük malikanesine gittim.אז נסעתי לאחוזה המפוארת של אל דנלאפ בפלורידה שמלאה בפסלים של חיות טרף.
Al Dunlap'ın Florida'daki avcı hayvanlarla dolu büyük malikanesine gittim.ومن ثم، ذهبت إلى قصر "آل دونلاب" الكبير بفلوريدا الذي كان ممتلئا بمنحوتات لحيوانات مفترسة.
Al Dunlap'ın Florida'daki avcı hayvanlarla dolu büyük malikanesine gittim.いたるところに 捕食動物の彫刻がありました ライオンやトラがありました
Armstrong malikanesi bana miras kalacak, evraklar tamamlanıncaya kadar ölmene izin veremem.Ja dziedziczę dom Armstrongów, więc nie możesz umrzeć przed spisaniem testamentu.
Armstrong malikanesi bana miras kalacak, evraklar tamamlanıncaya kadar ölmene izin veremem.Jag ska ärva Armstrongs hushåll. Du kan inte dö förrän allt är i ordning.
Armstrong malikanesi bana miras kalacak, evraklar tamamlanıncaya kadar ölmene izin veremem.Jeg skal arve Armstrongs hus. Du kan ikke dø, før alt er på plads.
Armstrong malikanesi bana miras kalacak, evraklar tamamlanıncaya kadar ölmene izin veremem.Minä perin Armstrongin omaisuuden. Et voi kuolla ennen papereiden tekemistä.
Armstrong malikanesi bana miras kalacak, evraklar tamamlanıncaya kadar ölmene izin veremem.Nós é que vamos herdar a casa Armstrong, por isso, não podes morrer até a papelada estar toda tratada.
Armstrong malikanesi bana miras kalacak, evraklar tamamlanıncaya kadar ölmene izin veremem.Yo seré quien herede la mansión Armstrong, así que no puedes morirte hasta que todo el papeleo esté hecho.
Armstrong malikanesi bana miras kalacak, evraklar tamamlanıncaya kadar ölmene izin veremem.Εγώ θα κληρονομήσω τον Οίκο των Άρμστρονγκ. Δεν μπορείς να πεθάνεις πριν ετοιμαστούν τα χαρτιά!
Armstrong malikanesi bana miras kalacak, evraklar tamamlanıncaya kadar ölmene izin veremem.Имущество Армстронгов перейдёт ко мне, и я не дам тебе умереть, пока не будут оформлены бумаги.
Armstrong malikanesi bomboş.A propriedade Armstrong está completamente vazia.
Armstrong malikanesi bomboş.Armstrongs hus är helt tomt.
Armstrong malikanesi bomboş.Armstrongs hus er helt tomt.
Armstrong malikanesi bomboş.La mansión Armstrong está completamente vacía.
Armstrong malikanesi bomboş.La villa degli Armstrong è completamente vuota.
Armstrong malikanesi bomboş.Posiadłość Armstrongów jest całkiem pusta.