Ana içeriğe geç
Sözlük

malikane ile cümle

malikane kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Edebi eserlerinin arasında en tanınmış olanlarından biri Ulloa Malikaneleri'dir (Los pazos de Ulloa) (1886).Najbardziej znaną powieścią autorki jest Dwór w Ulloa (Los pazos de Ulloa)(1886).
Kapkaçırcılar onları Malfoy Malikanesi'ne götürür.Szmalcownicy wyłapali ich i doprowadzili ich dworu Malfoyów.
1539'da manastırlar lağvedilmiştir ve malikane hakkı bir özel aile eline geçmiştir.W 1539 wszystkie pozostałe w Anglii klasztory zostały rozwiązane, a ich mienie przejęła Korona.
III. Leopold ile VI. Leopold'un burada malikaneleri bulunmaktaydı.Både Leopold III och Leopold VI var bosatta i staden.
27 Aralık 1923'te Paris'te Rue Rabelais'teki malikanesinde öldü.Eiffel avled den 27 december 1923 i sitt hem i Rue Rabelais i Paris.
İkinci yol da fabrikalar, kaleler ve malikâneler gibi büyük ve özel müşterilere hizmet sunmaktı.Det andra sättet var att erbjuda hjälp till stora privata kunder, till exempel fabriker, slott och herrgårdar.
Bu malikane toprakları sonraki yüzyılda birkaç defa el değiştirdi.Godset bytte ägare flera gånger under påföljande år.
Malikane usulünde, gelir kaynaklarını işletme hakkı kişilere kayd-ı hayat şartıyla veriliyordu.Villkoret var att de skulle ha full nyttjanderätt till egendomen så länge de levde.
ABD’ye giderek Los Angeles’ta Beverly Hills semtinde bir malikanede yaşamını sürdürdü.Han lämnade New York för Los Angeles — närmare bestämt Beverly Hills där han slog sig ned med sin familj.
Anna Sergeyevna Odintsova – Varlıklı bir dul olan Anna, nihilist arkadaşlarını malikanesinde ağırlamaktadır.Ганна Сергіївна Одинцова — багата вдова, яка приймає друзів-нігілістів у своєму маєтку.
Bu malikane toprakları sonraki yüzyılda birkaç defa el değiştirdi.Ці джерела в минулому столітті пересихали лише кілька разів.
Bir aile malikane evi, mezarlığı ve ulusal anıt olarak kullanımı ile eşsizdir.Це унікальний у своєму використанні палац — як сімейний будинок, мавзолей та національна пам'ятка.
Kapkaçırcılar onları Malfoy Malikanesi'ne götürür.Рідкодуби віднесли до Красилівського району Хмельницької області.
27 Aralık 1923'te Paris'te Rue Rabelais'teki malikanesinde öldü.Zemřel 27. prosince 1923 ve svém panském sídle na Rue Rabelais v Paříži.
Bu aile malikane arazisine 1623'e kadar sahiplik yapmışlardır.Kořeny rodu jsou známy až do roku 1623.
Babası ve altı kız kardeşi ile beraber Aşağı Saksonya'da dedesinin malikânesinde büyüdü.Vyrůstal s matkou a šesti sourozenci v chudých poměrech v Phoenixu.
Uzunca bir süre sonra Prenses'in şehir dışındaki yıkık dökük malikânesine gelirler.Krátce na to si ve městě všimnou princezny Innany.
Much Hoole’daki yerel geleneğe göre Bretherton’daki Bank Hall malikanesinin içindeki Carr House’ta oturuyordu.Conform tradiției locale din Much Hoole, el a trăit la casa Carr, pe moșia Bank Hall, Bretherton.
Malikanenin altındaki gizli Batcave i bulur.Ea cunoaște secretul ascuns în găletușă.
Adı Wolski, Wola'daki malikanesinden gelmektedir.Numele Wolski este derivat de la moșia sa din Wola.
Üçüncü perde, Arkadina ve Trigorin'in gitmeye karar verdikleri gün, malikânenin içinde geçer.Act III Actul III se desfășoară în interiorul moșiei în ziua în care Arkadina și Trigorin au hotărât să plece.
Bu sırada Russell malikanesinde avukatıyla görüşmektedir.Actualmente locuiește la Chișinau unde profesează avocatura.
Fabius şimdi bu malikâneleri, arz edilen fazla tutsak için düşman ordusuna ödemek için sattı.Fabius most eladta ezeket a birtokokat, hogy fizethessen az ellenségnek a foglyokért.
27 Aralık 1923'te Paris'te Rue Rabelais'teki malikanesinde öldü.Az idős férfi 1923. december 27-én hunyt el párizsi, Rabelais utcai palotájában.
Bunlardan çoğu zanaatçı ve büyük malikanelerde hizmetçiydi.A többség az uradalmi majorokban, cselédsorban élt.
1418de şehrin malikanelik hakları "Caraçcıolo Sülalesi"'ne geçti.1418-ban Zalak faluval kapcsolatban "Poss.
Ardından Ra's Al Ghul'un adamları malikaneyi ateşe verir.Al Gharrafben azután a fiúk átesnek a tűzkeresztségen.
Blake Wayne malikanesine gider ve Bruce ile görüşür.Theo ezek után találkozik Bruce Wayne-el, hogy beszéljen vele.
İlk perdenin birkaç gün sonrasında bir öğleden sonra vakti, malikânenin dışında geçer.Még aznap, pár órával korábban az egyik fűtő dezertált.
Bruce, hiç de kibar olmayan bir tavırla konuklarını malikaneden kovar.Se on siis kohtelias tapa pyytää vierasta lähtemään.
Thomas Jefferson, neoklasik tarzda bir malikane olan Monticello'nun inşaatına 1768 yılında başladı.Jefferson aloitti Monticellon rakentamisen vuonna 1768 omistamansa orjatyövoiman avulla.
ABD’ye giderek Los Angeles’ta Beverly Hills semtinde bir malikanede yaşamını sürdürdü.Elämänsä lopulla hän asui Los Angelesin Beverly Hillsissä.
Bu aile malikane arazisine 1623'e kadar sahiplik yapmışlardır.Στη διοίκηση της επαρχίας παρέμεινε έως το 163.
İngiltere'nin en büyük malikane evlerinden biri olan saray 1705-1722 yılları arasında inşa edilmiştir.Είναι μια από τις μεγαλύτερες οικίες στην Αγγλία και κτίστηκε κατά την περίοδο 1705 - 1724.
Malikane Nikolai Volkonskiy'den tek kızı ve Lev Tolstoy'un annesi olan Maria Nikolayevna'ya geçti.Το σπίτι πέρασε από τον Βολκόνσκι στην μοναδική του κόρη, την Μαρία Νικολάγεβνα, τη μητέρα του Τολστόι.
18984'te Moskova'daki kendi malikanesini tasarladı.Το 1894, σχεδίασε τη δική έπαυλή στη Μόσχα.
Fedor von Bock, bir monarşist olarak kaldı ve eski Kaiser'in malikanesine için sık sık ziyaretleri oldu.Bock forblev monarkist og var en hyppig gæst på den tidligere kejsers residens.
Bu dönem de o malikanedeki kilise için pek çok dinsel müzik parçası besteledi.I løbet af ugen tilbydes en række kulturelle arrangementer for menigheden i kirken.
Şehir, 18. yüzyılda Bobrinski Kontu'nun malikânesi olarak kurulmuş olup 18. yüzyılın sonunda sanayileşti.Markedet ble til sist solgt til Baberghs distriktsråd på slutten av 1900-tallet.
Bunlardan çoğu zanaatçı ve büyük malikanelerde hizmetçiydi.De fleste var store, tyngre kjøretøy.
Blake Wayne malikanesine gider ve Bruce ile görüşür.Hovedpersonen Blakey reiser dit for å besøke en syk venninne.
Lord of the Manor (Malikanenin Asil Sahibi) (tarihsiz), özel koleksiyon.Lord of the Manor (tak bertanggal), koleksi pribadi.
Ağacın bulunduğu yer Boscobel Malikanesine çok yakındır.Hotel ini terletak sangat dekat dengan Kebun Raya Bogor.
Malikane sahipleri arasında 1162'de Thomas Becket de bulunmaktaydı.Dia pernah bertemu Thomas Becket sebelum tahun 1162.
Malikanenin aksine ğacın bulunduğu arazi özel mülktür.Sebaliknya dukun justru yang kerasukan.
27 Aralık 1923'te Paris'te Rue Rabelais'teki malikanesinde öldü.Eiffel mất này 27 tháng 12 năm 1923 trong ngôi nhà của ông tại Rue Rabelais ở Paris, Pháp.
İngiltere'nin en büyük malikane evlerinden biri olan saray 1705-1722 yılları arasında inşa edilmiştir.Lâu đài này, một trong những tòa nhà lớn nhất nước Anh, được xây dựng giữa 1705 và khoảng năm 1722.
Fabius şimdi bu malikâneleri, arz edilen fazla tutsak için düşman ordusuna ödemek için sattı.Fabius lúc này bán các điền trang của mình để có tiền trả cho quân địch và nhận lại số tù binh còn lại.
1865'de çok büyük bir malikâne ve Chorkówka Köyü'nü satın aldı.彼は1865年に大きな有地やホルクフカの村を買った。
III. Leopold ile VI. Leopold'un burada malikaneleri bulunmaktaydı.レオポルト3世とレオポルト6世は、この街に住んだ。
İki versiyonda da Gaga ve yanındakiler bir malikanenin çeşitli yerlerinde dans edip para yakıyorlar.両方のバージョンは大邸宅と燃えている金、色々な位置で踊っているガガとダンサーを特徴とする。
18984'te Moskova'daki kendi malikanesini tasarladı.1894年にはモスクワの自邸を設計している。
Ardından Ra's Al Ghul'un adamları malikaneyi ateşe verir.その夜、サー・ユースタスの森が炎につつまれる。
Bruce, hiç de kibar olmayan bir tavırla konuklarını malikaneden kovar.インドラたちは彼を丁寧にもてなし滞りなく送り出した。
Tümenlerinin karargâhı kentin dışında büyük bir malikânedeydi.指揮下の部隊の残りは町の外で宿営した。
Etrafına zenginler büyük malikaneler yaptırdılar.富者は余剰する土地を彼らに与えるべきです。
Onu malikanesindeki her şeyden sorumlu kıldı.萬物都是藉著他受造。
Bunlardan çoğu zanaatçı ve büyük malikanelerde hizmetçiydi.故此大多數的女管家都是出身較好的女僕。
Anna Sergeyevna Odintsova – Varlıklı bir dul olan Anna, nihilist arkadaşlarını malikanesinde ağırlamaktadır.安娜·谢尔盖耶芙娜·奥金左娃(Anna Sergeevna Odintsova):一位富有的寡婦,她用她的遺產來招待那些虛無主義的朋友。
İngiltere'nin en büyük malikane evlerinden biri olan saray 1705-1722 yılları arasında inşa edilmiştir.布伦海姆宫是英國最大的建築之一,建造時間為1705年至1722年之間。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod