Armstrong malikanesi bomboş.Особняк Армстронгов абсолютно пуст.
Armstrong malikanesinde mi?!Armstrongin talossako?
Armstrong malikanesinde mi?!Dentro da mansão Armstrong?!
Armstrong malikanesinde mi?!¿En la mansión de Armstrong?
Armstrong malikanesinde mi?!I Armstrongs hus?
Armstrong malikanesinde mi?!I Armstrongs hus?
Armstrong malikanesinde mi?!Nella villa degli Armstrong?
Armstrong malikanesinde mi?!W posesji Armstrongów?
Armstrong malikanesinde mi?!Μέσα στην έπαυλη Άρμστρονγκ;
Armstrong malikanesinde mi?!В особняке Армстронгов?!
Bana bir şey olacak olursa, bütün malikaneyi alabilirsin.Hvis der skulle ske mig noget, kan du få hele herregården.
Bana bir şey olacak olursa, bütün malikaneyi alabilirsin.Jeśli coś mi się stanie, może pan zatrzymać ten zamek.
Bana bir şey olacak olursa, bütün malikaneyi alabilirsin.Jos minulle tapahtuisi jotakin, voisit saada koko talon.
Bana bir şey olacak olursa, bütün malikaneyi alabilirsin.Om nåt skulle hända mig kan du få hela herrgården.
Bana bir şey olacak olursa, bütün malikaneyi alabilirsin.Se alguma coisa me acontecesse, eu deixar-te-ia a mansão.
Bana bir şey olacak olursa, bütün malikaneyi alabilirsin.Se dovesse succedermi qualcosa, lascerò a te l'intera villa.
Bana bir şey olacak olursa, bütün malikaneyi alabilirsin.Si me pasara algo, te dejaría la mansión.
Bana bir şey olacak olursa, bütün malikaneyi alabilirsin.Αν θα μου συνέβαινε κάτι, θα σου παραχωρούσα όλη την έπαυλη.
Bana bir şey olacak olursa, bütün malikaneyi alabilirsin.Если со мной что-то случится, я могу отдать в ваше распоряжение весь особняк.
Bunun bir kısmı Kaliforniya'daki malikaneyi almakta kullanıldı. Bunların tamamını kendi adına da yapmadı.Il n'a pas fait tout cela en son nom propre non plus.
Bunun bir kısmı Kaliforniya'daki malikaneyi almakta kullanıldı.그중 일부를 캘리포니아의 대저택을 사는데 사용했죠.
Bunun bir kısmı Kaliforniya'daki malikaneyi almakta kullanıldı.Parte desse dinheiro foi usado para comprar a mansão na Califórnia.
Bunun bir kısmı Kaliforniya'daki malikaneyi almakta kullanıldı.שחלקם שימשו לרכישת האחוזה בקליפורניה.
Bunun bir kısmı Kaliforniya'daki malikaneyi almakta kullanıldı.واستخدمت بعض منها لشراء هذا القصر كاليفورنيا.
Bunun bir kısmı Kaliforniya'daki malikaneyi almakta kullanıldı.オビアン・ジュニアは 全て 自分の名義でやったわけではなく
Büyük bir malikaneniz olduğunu söylemeliyim.Certo che hai una bella villa grande.
Büyük bir malikaneniz olduğunu söylemeliyim.Debo admitir que tiene una mansión muy grande.
Büyük bir malikaneniz olduğunu söylemeliyim.Devo dizer que tens uma mansão enorme.
Büyük bir malikaneniz olduğunu söylemeliyim.Du har en stor herregård.
Büyük bir malikaneniz olduğunu söylemeliyim.Du har en stor herrgård.
Büyük bir malikaneniz olduğunu söylemeliyim.Muszę przyznać, że to duża posiadłość.
Büyük bir malikaneniz olduğunu söylemeliyim.Onpa sinulla komea kartano.
Büyük bir malikaneniz olduğunu söylemeliyim.Ομολογώ ότι είναι μεγάλη η έπαυλη.
Büyük bir malikaneniz olduğunu söylemeliyim.Должен сказать, у вас большой дом.
Evet. Armstrong malikanesi bomboş.Armstrongin talo on tyhjä.
Evet. Armstrong malikanesi bomboş.Ναι, η έπαυλη Άρμστρονγκ είναι τελείως άδεια.
Evet. Malikanenin tamiri bahanesiyle, kilere asker ve silah taşıdık.Med reparationerna som täckmantel flyttade vi dit soldater och vapen.
Evet. Malikanenin tamiri bahanesiyle, kilere asker ve silah taşıdık.Med reparationerne som dække flyttede vi soldater og våben ind.
Evet. Malikanenin tamiri bahanesiyle, kilere asker ve silah taşıdık.Siirsimme sotilaita ja aseita kellariin remontin varjolla.
Evlenen insanlara "biz malikane sahibi bir aileyiz" sözleriyle aşağıladılar.A czarni byli drobnymi, małymi służącymi.
Evlenen insanlara "biz malikane sahibi bir aileyiz" sözleriyle aşağıladılar.Et puis, les noirs étaient comme les serviteurs insignifiants.
Evlenen insanlara "biz malikane sahibi bir aileyiz" sözleriyle aşağıladılar.Y la gente negra eran como sirvientes pequeños, diminutos
Kendisi zengin amcası John Carter tarafından "Hemen gel." yazan bir telgrafla malikanesine çağırılır.Anh được gọi bởi ông chú giàu có John Carter, đến dinh thự của ông với bức điện nói rằng, "Gặp chú ngay."
Kendisi zengin amcası John Carter tarafından "Hemen gel." yazan bir telgrafla malikanesine çağırılır.E ele é chamado pelo seu tio rico, John Carter, à sua mansão através de um telegrama a dizer: "Vem ver-me já".
Kendisi zengin amcası John Carter tarafından "Hemen gel." yazan bir telgrafla malikanesine çağırılır.Er wird von seinem reichen Onkel, John Carter, zu dessen Villa gerufen durch ein Telegramm mit dem Text:
Kendisi zengin amcası John Carter tarafından "Hemen gel." yazan bir telgrafla malikanesine çağırılır.És elhívja a gazdag nagybátyja, John Carter, a villájába egy táviratban, ami így szólt: "Jöjj el azonnal!"
Kendisi zengin amcası John Carter tarafından "Hemen gel." yazan bir telgrafla malikanesine çağırılır.Han kallas till sin rike onkels, John Carters, hus med ett telegram, "Träffa mig genast"
Kendisi zengin amcası John Carter tarafından "Hemen gel." yazan bir telgrafla malikanesine çağırılır.그는 그의 부자 삼촌인, 존 카터에게 의해 "당장 보자" 라고 쓰여진 전보와 함께 호출되어집니다
Kendisi zengin amcası John Carter tarafından "Hemen gel." yazan bir telgrafla malikanesine çağırılır.Su tío adinerado lo llama a su mansión con un telegrama que dice: "Veámonos de inmediato".
Kendisi zengin amcası John Carter tarafından "Hemen gel." yazan bir telgrafla malikanesine çağırılır.Viene convocato dal ricco zio, John Carter, nella sua villa con un telegramma che dice: "Vediamoci subito."
Kendisi zengin amcası John Carter tarafından "Hemen gel." yazan bir telgrafla malikanesine çağırılır.Zostaje wezwany przez swojego bogatego wujka do jego posiadłości telegramem o treści "Przyjedź natychmiast".
Kendisi zengin amcası John Carter tarafından "Hemen gel." yazan bir telgrafla malikanesine çağırılır.Его богатый дядя, Джон Картер, зовёт его в свой особняк телеграммой: "Нужно срочно встретиться".
Kendisi zengin amcası John Carter tarafından "Hemen gel." yazan bir telgrafla malikanesine çağırılır.Той е привикан от богатия си чичо, Джон Картър, в неговото имение с телеграма, гласяща: "Ела веднага."
Kendisi zengin amcası John Carter tarafından "Hemen gel." yazan bir telgrafla malikanesine çağırılır.הדוד העשיר שלו, ג'ון קרטר, מזמן אותו אליו לאחוזה שלו במברק שבו כתוב "פגוש אותי מיד."
Kendisi zengin amcası John Carter tarafından "Hemen gel." yazan bir telgrafla malikanesine çağırılır.وقد تم استدعاؤه من طرف عمه الغني، جون كارتر، إلى قصره ببرقية تقول "قابلني فورا."
Kendisi zengin amcası John Carter tarafından "Hemen gel." yazan bir telgrafla malikanesine çağırılır.彼は大金持ちのおじ ジョン・カーターからの 「すぐきてくれ」という電報で豪邸に呼び寄せられます 訪ねて行ってみると
Küçük Obiang ise kendisine California, Malibu'da... ...30 milyon dolar değerinde bir malikane aldı.그러나 오비앙 2세는 켈리포니아 말리부에 위치한 3천만 달러짜리 대저택을 구입했죠.
Küçük Obiang ise kendisine California, Malibu'da... ...30 milyon dolar değerinde bir malikane aldı.Allora, Obiang junior si compra un palazzo da 30 milioni di dollari a Malibu, in California.
Küçük Obiang ise kendisine California, Malibu'da... ...30 milyon dolar değerinde bir malikane aldı.Așadar, Obiang junior și-a cumpărat o vilă de 30 de milioane de dolari în Malibu, California.
Küçük Obiang ise kendisine California, Malibu'da... ...30 milyon dolar değerinde bir malikane aldı.Así que Obiang hijo se compra una mansión de USD 30 millones en Malibú, California.