makinesi ile cümle

makinesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Tom tost makinesinin fişini çekti ve onu bir kutuya koydu.Tom unplugged the toaster and put it in a box.
Yeni bir emniyetli tıraş makinesi aldım.I bought a new safety razor.
Tom'un tost makinesinin fişini zaten çektiğini düşünüyordum.I thought Tom had already unplugged the toaster.
Tom tost makinesinin arkasında yarısı yenmiş bir elma buldu.Tom found a half-eaten apple behind the toaster.
Tom ekmek kızartma makinesine iki parça ekmek koydu.Tom put two pieces of bread in the toaster.
Ne tür bir çiftlik makinesi alman gerekiyor?What kind of farm machinery do you need to buy?
Mary'nin çamaşır makinesi, garantinin bitmesinden bir hafta sonra bozuldu.Mary's washing machine broke down a week after the warranty had run out.
Bizim yeni bir çamaşır makinesi satın almamız gerekir.We need to buy a new washing machine.
Tom aldığıyla aynı ekmek kızartma makinesini satın aldım.I bought the same toaster that Tom bought.
Tom kendi ekmeğini ekmek makinesi ile pişirir.Tom bakes his own bread with a bread machine.
Biz hesaplarımızı yapmak için bir hesap makinesi kullanırız.We use a calculator to do our accounts.
Bu, önden yüklemeli bir çamaşır makinesidir.This is a front-loading washing machine.
Bu, üstten yüklemeli bir çamaşır makinesidir.This is a top-loading washing machine.
Bir buhar makinesi onun vasıtasıyla ısının işe dönüştürüldüğü bir makinedir.A steam engine is a machine by means of which heat is transformed into work.
Hesap makinesi nedir?What is a calculator?
Tom hesap makinesini almak için çekmeceyi açtı.Tom opened the drawer to get a calculator.
Affedersiniz, çamaşır makinesini nasıl kullanacağımı bana gösterir misiniz?Excuse me, would you show me how to use the washing machine?
Affedersiniz, bana çamaşır makinesinin nasıl kullanacağımı gösterir misiniz?Excuse me, could you show me how to use the washing machine?
Eskiden bu gömlek sana çok yakışırdı ama sanırım kurutma makinesinde çekmiş.That shirt used to look really nice on you, but I think it shrank in the dryer.
Sanırım o zamanda hiçbirimiz zaman makinesine oldukça inanmıyordu.I think that at that time none of us quite believed in the Time Machine.
Bulaşık makinesi çalıştı mı?Did the dishwasher work?
Bulaşık makinesini çalıştırabildin mi?Were you able to get the dishwasher to work?
Bir çamaşır makinesi aldın mı?Did you buy a washing machine?
Çamaşır makinesi bozuldu.The washing machine is broken.
Bu çorapları çamaşır makinesine koy.Put these socks in the washing machine.
Bu bir ağır iş makinesidir.This is a heavy-duty machine.
Kahve makinesi nerede?Where is the coffee machine?
Eğer bir zaman makinesi yoksa, birinin annesinden daha yaşlı olması imkansızdır.It's impossible for someone to be older than his mother, unless he has a time machine.
Dan yalan makinesi testine girmekte ısrar etti.Dan insisted on taking a lie detector test.
Dan yalan makinesinden geçemedi.Dan failed the polygraph test.
Dan, yalan makinesi testine girmek istedi.Dan wanted to have a polygraph test.
Çamaşır makinesi hâlâ çalışıyor gibi görünmüyor.The washing machine still doesn't seem to be working.
Bir çim biçme makinesi yerine bir tırpan kullanır mısın?Would you use a scythe instead of a lawnmower?
Aperatif makinesi nerede?Where is the snack machine?
Bu bir ölüm makinesi.This is a killing machine.
Meryem, Tom'un cep telefonunu kazara çamaşır makinesine atmış.Mary accidentally put Tom's mobile phone through the wash.
Tom Mary'ye bir dikiş makinesi satın aldı.Tom bought a sewing machine for Mary.
Büyükannem eskiden dikiş makinesini çok kullanırdı.My grandmother used to use her sewing machine a lot in the past.
Büyükannem daha gençken dikiş makinesini çok kullanırdı.My grandmother used to use her sewing machine a lot when she was younger.
Büyükannem üç yıl öncesine kadar dikiş makinesini çok kullanırdı.My grandmother used to use her sewing machine a lot up until about three years ago.
Bulaşık makinesini boşaltabilir misin?Can you empty the dishwasher?
Tom ekmek kızartma makinesine iki dilim ekmek koydu ve kolu aşağı itti.Tom put two slices of bread into the toaster and pushed down on the lever.
Tom Mary'nin cevaplama makinesine bir mesaj bıraktı.Tom left Mary a message on her answering machine.
Çalı budama makası ve ot biçme makinesi garajdadır.The hedge clippers and weed whacker are in the garage.
Saç kurutma makinesini ödünç alabilir miyim?Can I borrow the hair dryer?
Çamaşır makinesi kapalı.The washing machine is on "stop".
Bu çamaşır makinesi çok enerji verimlidir.This washing machine is very energy-efficient.
Bu bulaşık makinesi çok fazla büyük. Tezgahın altına sığmayacak.This dishwasher is too big. It won't fit under the counter.
Bu çamaşır makinesi o kadar sessiz ki onu yatak odana koyabilirsin.This washer is so quiet that you could put it in your bedroom.
Tom ve Mary yüksek verimli üstten yüklemeli bir çamaşır makinesi aldı.Tom and Mary bought a high-efficiency top-loading washer.
Tom yüksek verimli önden yüklemeli bir çamaşır makinesi aldı.Tom bought a high-efficiency front-loading washing machine.
Maria kendine yeni bir çamaşır makinesi almak istiyor.Maria wants to buy herself a new washing machine.
Dikiş makinesinin fişini taktın mı?Have you plugged in the sewing machine?
Bir kuaförde kendimi para harcamaktan kurtarmak için bir saç kesme makinesi aldım.I got a hair-clipper to save myself from spending money on a hairdresser.
Eğer bulaşık yıkamak için gücün yoksa, bir bulaşık makinesi al.If you haven't the energy to do the washing up, get a dishwasher.
Temiz bardakları onları bulaşık makinesinden çıkararak kirletmek istemiyorum.I don't want to contaminate the clean glasses by taking them out of the dishwasher.
En son ne zaman bir faks makinesi kullandın?When was the last time you used a fax machine?
Tom çamaşır kurutma makinesini açtı ve giysilerini çıkardı.Tom opened the clothes dryer and took out his clothes.
Çantayı çamaşır makinesinde yıkamayın.Do not machine wash the bag.
Tom kahve makinesini prize taktı.Tom plugged in the coffee maker.
İlgili Sayfalar