makinesi ile cümle
makinesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Birisi kurutma makinesinde bıraktıktan sonra çamaşırlarımı çaldı.Someone stole my laundry after I left it in the dryer.
Tom kar atma makinesiyle araba yolunu tahliye etti.Tom cleared out his driveway with his snow blower.
Ekmek kızartma makinesi yoğun sabahlar sırasında kullanışlıydı.The toaster was useful during busy mornings.
Ona yeni bir dikiş makinesi satın almamız gerek.We should buy her a new sewing machine.
Buz makinesi arızalı.The ice machine is broken.
Tom Mary'ye yeni bir dikiş makinesi aldı ve ona dikiş dikmeyi öğretti.Tom bought Mary a new sewing machine and she taught him how to sew.
Bulaşık makinesinde bir sorun var.Something's wrong with the dishwasher.
Çamaşır makinesinde ne bulduğuma inanmayacaksın.You won't believe what I have found in the washing machine.
Tom yalan makinesi testine girmeyi reddetti.Tom refused to take a polygraph test.
Tom'un o kadar dikkati dağılmış ki fotoğraf makinesini otobüste bıraktı.Tom was so distracted that he left his camera on the bus.
Çamaşır makinesinde bulduğum şeyi tahmin et!Guess what I found in the washing machine!
Bu çamaşır makinesini nasıl kullanacağımı bilmiyorum.I don't know how to use this washing machine.
Yeni bir hesap makinesine ihtiyacım var.I need a new calculator.
Tebrikler. Waffle makinesi kazandın!Congratulations! You've won a waffle iron!
Tebrikler. Waffle makinesi kazandınız!Congratulations! You've won a waffle iron!
Tom'un bir espresso makinesi var.Tom owns an espresso machine.
Pilav pişirme makinesi satın almak istiyorum.I want to buy a rice cooker.
Tom çim biçme makinesini nasıl çalıştıracağını bilmiyor.Tom doesn't know how to start a lawn mower.
Sami yalan makinesi testini geçti ve serbest kaldı.Sami passed the polygraph test and walked free.
Sami'nin bulaşık makinesi çalışmıyordu.Sami's dishwasher wasn't working.
Sami bir yalan makinesi testinden geçti.Sami passed a polygraph test.
Sami, bardaki her açık slot makinesini kırdı ve parayı çaldı.Sami broke open every slot machine in the bar and stole the money.
Çamaşır makinesi tüm zamanların en büyük icatlarından biriydi.The washing machine was one of the greatest inventions of all time.
Tom'un ekmek yapma makinesi var.Tom has a bread machine.
Bu çamaşır makinesini nasıl kullanacağımı sana göstereyim.Let me show you how to use this washing machine.
Bulaşık makinesini çalıştırmamı ister misin?Do you want me to run the dishwasher?
Hesap makinesi kullanmak yasaktır.No calculator is allowed.
Tom taze makarna yapmak için makarna makinesi kullandı.Tom used a pasta machine to make fresh pasta.
Tom 300 dolara bir fotoğraf makinesi aldı.Tom bought a camera for $300.
Tom'un bir zaman makinesi var.Tom has a time machine.
Tom bir zaman makinesi yaptı.Tom built a time machine.
Tom bir zaman makinesi inşa etti.Tom built a time machine.
Tom bir devridaim makinesi icat etti.Tom invented a perpetual motion machine.
Tom'un patlamış mısır makinesi var.Tom has a a popcorn machine.
Tom'un dondurma makinesi var.Tom has an ice cream machine.
Tom fotoğraf makinesini hep yanında taşır.Tom takes his camera everywhere.
Fotokopi makinesine biraz kağıt koy.Put some paper in the copy machine.
Fotokopi makinesine biraz kağıt koyun.Put some paper in the copy machine.
Hoca sınavda hesap makinesi kullanmaya izin veriyor.The teacher lets students use a calculator on the exam.
Tom'un mısır patlatma makinesi var.Tom has a popcorn machine.
Bir yalan makinesini kandırmak oldukça basittir.Fooling a polygraph is pretty simple.
Batı medyası kocaman bir emperyalist ve ırkçı propaganda makinesidir.The Western media are a huge imperialist and racist propaganda machine.
Terzi kırmızı malzemeden yapılmış bir elbise dikmek için dikiş makinesini kullanıyor.The dressmaker is using her sewing machine to sew a dress made from red material.
1904'te Michael Owens otomatik şişe makinesini icat etti.In 1904 Michael Owens invented the automatic bottle machine.
Bloembergen burada ilk NMR makinesini geliştirmek için işe alındı.Bloembergen was hired to develop the first NMR machine.
Benzer bir teknoloji birçok modern su sebilinde ve kahve makinesinde bulunabilir.A similar technology can be found in many modern water dispensers and coffee machines.
Sonlu bir zaman makinesi yapmak için, negatif enerji gerektiğini kanıtlayabilirim.”demiştir.I can prove that to build a finite time machine, you need negative energy."
1890'ların başında New York tren istasyonlarında 4,000'in üzerinde satış makinesi vardı.By the early 1890s there were over 4,000 of its vending machines on New York train stations.
Heike Kamerlingh Onnes onun araştırmaları için bir tane Linde makinesi sattı.Heike Kamerlingh Onnes purchased a Linde machine for his research.
SCP-426: SCP-426, sadece birinci şahıs olarak hitap edilebilen bir tost makinesidir.SCP-426 is a toaster that can only be referred to in the first person.
Genellikle su, espresso makinesi aracılığıyla ısıtılır.Usually the water is also heated by the espresso machine.
Bu gibi deterjanlar bulaşıkları ve bulaşık makinesine zarar verebilir.Such detergents may harm the dishes and the dishwasher.
Bu protokol SGI 4D makinesinde kullanılmıştır.This protocol is similar to the one used in the SGI 4D machine.
1940'larda Sagem, teleks makinesinin üretimi ile telekom pazarına girdi.In the 1940s Sagem moved into the telecoms market with the production of telex machines.
Maria Schmauder'den bir Noel hediyesi ile birlikte bir fotoğraf makinesi aldı.He took a camera with him, a Christmas gift from Maria Schmauder.
Kullanıcılar reklamverenlere mesaj yollayabilir ve bu mesajı kendi faks makinesine iletebilirdi.Users could message advertisers and have that message forwarded to their fax machine.
Calc", Windows Hesap Makinesi'ni açar.For example, "!calc" opens the Windows Calculator.
2001 yılında şirket, Senseo kahve makinesini üretmek için Philips ile işbirliği yaptı.In 2001, the company collaborated with Philips to produce the Senseo coffee maker.
Aynı zamanda saat hesap makinesi de satmaya başladı.It also began selling calculator watches during this time.
Bulaşık makinesini kullanırken, kullanıcı kullanım için özel bir deterjan alır.When using a dishwasher, the user must select a special detergent for its use.
İlgili Sayfalar