makinesi ile cümle
makinesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Bu fotoğraf makinesi Tom'un en sevdiği.This camera is Tom's favorite.
Tom çamaşır makinesini nasıl kullanacağını Mary'ye gösterdi.Tom showed Mary how to use the washing machine.
Tom kirli elbiselerini çıkardı ve onları çamaşır makinesine attı.Tom stripped off his dirty clothes and threw them into the washing machine.
Animesiz dünya Internet erişimi olmayan bir çamaşır makinesi gibi olurdu.The world without anime would be like a washing machine without Internet-access.
Hiçbir şey bir fotokopi makinesi kadar yararlı değildir.Nothing is as useful as a photocopier.
Tom bulaşıkları duruladı ve onları bulaşık makinesine koydu.Tom rinsed off the plates and put them into the dishwasher.
Tom'un eskiden uyuduğu odada bir dikiş makinesi ve bir ütü masası var.There is a sewing machine and an ironing board in the room where Tom used to sleep.
Fotokopi makinesinin içine birkaç kağıt koy.Put some paper into the copy machine.
Ben yeni bir fotoğraf makinesi satın almayı düşünüyordumI was thinking about buying a new camera.
Kaşallar hala bulaşık makinesinde mi?The sporks are still in the dishwasher?
Bu elektrikli tıraş makinesini onu almadan önce test etmeliydim.I should have tested this electric shaver before buying it.
Mary sınavda hile yapmak için zaman makinesini kullandı.Mary used her time machine to cheat on the exam.
Çamaşır makinesini bozdun.You broke the washing machine.
Dün aldığım fotoğraf makinesi bu.This is the camera I bought yesterday.
Bu otelde faks makinesinin numarası nedir?What's the number of the fax machine in this hotel?
Bir yalan makinesi testi alır mısınız?Would you mind taking a polygraph test?
Çamaşır makinesini onarıyorum.I am repairing the washing machine.
İyi bir dikiş makinesini her yerde bulamayız.We can't find a good sewing machine anywhere.
İyi dikiş makinesini nereye koyduğumu hatırlayamıyorum.I can't remember where I put the good sewing machine.
Çamaşır makinesini tamir ediyorum.I am fixing the washing machine.
O çamaşır makinesini monte ediyor.He assembles washing machines.
Yeni bir çamaşır makinesi aldık.We bought a new washing machine.
Sen hiç bir saç kurutma makinesi ile saçını kuruttun mu?Have you ever dried your hair with a hairdrier?
Bunu hesap makinesi olmadan hesapladığın doğru mu?Is it true that you calculated this without a calculator?
Onun bir bulaşık makinesi var.He owns a dishwasher.
Çamaşır makinesini tamir etmek zorundayım.I have to fix the washing machine.
Annem bana bir dikiş makinesi verdi.My mother gave me a sewing machine.
Tom gömleğini çıkarıp çamaşır makinesine attı.Tom took off his shirt and threw it into the washing machine.
Tom gömleğini çıkarıp yıkama makinesine attı.Tom took off his shirt and threw it into the washing machine.
Parmaklarını kıyma makinesine koyma!Don't put your fingers in the meat grinder!
Bir hesap makinesi ister misin?Do you want a calculator?
Bir hesap makinesi istiyor musun?Do you want a calculator?
İstediğim tek şey bir çamaşır makinesi.All I want is a washing machine.
Bir çamaşır makinesi satın almak istiyorum.I'd like to buy a washing machine.
Onun evinde bir çamaşır makinesi var mı?Is there a washing machine in her house?
O bulaşık makinesini kullanması kolay buluyor musun?Do you find that washing machine easy to use?
Bulaşık makinesi bozuk.The dishwasher's broken.
Çamaşırları çamaşır makinesinden çıkardın mı?Did you take the clothes out of the washing machine?
Elbiselerimi kurutma makinesine koydum.I put my clothes in the dryer.
Hâlâ çamaşır makinesini onarmak zorundayım.I still have to fix the washing machine.
Tom yataktan çarşafları çekti ve onları çamaşır makinesine koydu.Tom took the sheets off the bed and put them into the washing machine.
Tom tost makinesine birkaç dilim ekmek koydu.Tom put a couple of slices of bread into the toaster.
Tom satış makinesinden bir fincan kahve aldı.Tom bought a cup of coffee from a vending machine.
Tom otomatik satış makinesinden bir içki satın aldı.Tom bought a drink from a vending machine.
Birisi çamaşır makinesinin fişini çekti.Someone has unplugged the washing machine.
Alev makinesi taşıyan bir asker gördüm.I saw a soldier carrying a flamethrower.
Tom bir satış makinesi arıyordu.Tom was looking for a vending machine.
Bir hesap makinesi nasıl çalışır?How does a calculator work?
Tom, eski ekmek kızartma makinesini atmayı planlıyor.Tom plans to throw away his old toaster.
Tom kurutma makinesini kapattı.Tom switched off the dryer.
Çamaşır makinesi tuhaf bir ses çıkartıyor.The washing machine is making a strange sound.
Tom elbiselerini çıkardı ve onları çamaşır makinesine koydu.Tom took his clothes off and put them into the washing machine.
Tom çamaşır makinesinin nasıl kullanılacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to use the washing machine.
Lütfen bana iki fotoğraf makinesinden hangisinin daha iyi olduğunu söyle.Please tell me which of the two cameras is better.
Ekmek makinesini çalıştıramıyorum.I can't run the bread machine.
Kahve makinesini kim kırdı?Who broke the coffee machine?
Bir balya makinesi samanı balyalara sıkıştırmak için kullanılır.A baler is used to compress hay into bales.
Hesap makinesi doğru cevabı gösterdi.The calculator showed the correct answer.
Saçımı kurutmak için saç kurutma makinesi kullanırım.I use a blow dryer to dry my hair.
Tom kirli elbiselerini çıkardı ve onları doğrudan çamaşır makinesine koydu.Tom took off his dirty clothes and put them directly into the washing machine.
İlgili Sayfalar