makinesi ile cümle
makinesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bir gün bir pamuk şekeri makinesi satın alacağım.Someday I will buy a cotton candy machine.
Annem benim şanslı numaralarımdansa loto makinesinin keyfi seçimini tercih eder.My mother prefers the arbitrary selection of the lottery machines over my lucky numbers.
Ben tost makinesini tamir etmek zorunda kaldım.I had to fix the toaster.
Masanın üstündeki hesap makinesi benim.The calculator on the table is mine.
Masadaki hesap makinesi benim.The calculator on the table is mine.
Çamaşır makinesi biraz bozuk.The washing machine is somewhat out of order.
Çamaşır makinesi bozuk.The washing machine is out of order.
Satıcı kıyma makinesinin nasıl kullanılacağını gösterdi.The salesman demonstrated how to use the mincer.
Uzun zamandır istediğim fotoğraf makinesi budur.This is the very camera I've wanted for a long time.
Hiçbir şey bir fotokopi makinesinden daha yararlı olamazdı.Nothing could be more useful than a copying machine.
Bu telefon faks makinesine bağlıdır.This telephone is connected to the fax machine.
Onu almadan önce bu elektrikli tıraş makinesini denemeliydim.I should have tried out this electric shaver before buying it.
Bu çamaşır makinesini kullanamazsın.You can't use this washing machine.
Bu çamaşır makinesinde bir sorun var.Something is wrong with this washing machine.
Bu çamaşır makinesini nasıl kullanacağımı bana söyler misin?Could you tell me how to use this washing machine?
Bu hesap makinesinde bir sorun var.Something is wrong with this calculator.
Bu tost makinesinin bir yıl garantisi var.There is a one-year guarantee on this toaster.
Yanına bir fotoğraf makinesi almayı unutma.Don't forget to take a camera with you.
Teyzem bana bir fotoğraf makinesi verdi.My aunt gave me a camera.
Hesap makinesi harika bir icat.The calculator is a wonderful invention.
İlk baskı makinesi Gutenberg tarafından icat edilmiştir.The first printing machine was invented by Gutenberg.
İlk elektrikli hesap makinesi 19.yüzyılın sonlarına doğru ortaya çıktı.The first electric calculator came into existence toward the end of the 19th century.
Sinirlendim ve otomatik satış makinesine tekme attım.I lost my temper and kicked the vending machine.
Yeni bir fotoğraf makinesi almak istiyorum.I want to buy a new camera.
Ben, yeni bir dikiş makinesi satın aldım.I bought a new sewing machine.
Ellerimde bulaşık makinesi deterjanı döküntüsü var.I got a rash on my hands from dishwasher detergent.
Ben yeni bir tıraş makinesi aldım.I bought a new shaver.
Bana çamaşır makinesinin nasıl kullanıldığını söyle.Tell me how to use the washing machine.
Çamaşır makinesinde bir sorun var.Something is wrong with the washing machine.
Çamaşır makinesi harika bir icattır.The washing machine is a wonderful invention.
Onun eski bir kamyoneti ve büyük, hırpalanmış bir biçme makinesi vardı.He had an old pickup truck and a big, battered mower.
O her sabah elektrikli tıraş makinesi ile tıraş olur.He shaves with an electric razor every morning.
Saç kurutma makinesinin nasıl kullanılacağını bana açıkladı.She explained to me how to use the hair drier.
O, tost makinesini tekrar bozdu.She has broken the toaster again.
Onun bir otomatik çamaşır makinesi var.She has an automatic washing machine.
Bu satış makinesi dün gece serseriler tarafından tahrip edildi.This vending machine was destroyed by hoodlums last night.
Ben bu fotoğraf makinesini istiyorum.I want this camera.
Bir Noel hediyesi olarak kendime bu çok hızlı patlamış mısır makinesini aldım.I bought myself this superfast popcorn machine as a Christmas present.
Önceki gün bir fotoğraf makinesi kaybetmiştim.I had lost a camera the previous day.
Fotoğraf makinesini arkadaşına verdi.He gave his camera to his friend.
Kamerayla/fotoğraf makinesiyle ne yaptın?What did you do with the camera?
Japonya'da neredeyse her ailenin bir çamaşır makinesi var.In Japan, practically every family has a washing machine.
Hesap makinesi kullanarak sayıları toplamak kolaydır.It is easy to add numbers using a calculator.
Çim biçme makinesini çalıştırmak için benzin gerekiyor.The lawn mower needs gas to operate.
Mutfakta bir bulaşık makinesi yok.The kitchen lacks a dishwasher.
Annem bana dikiş makinesini verdi.My mother gave me her sewing machine.
Benim hesap makinesindeki piller ölü.The batteries in my calculator are dead.
Saçı uzun olanlar bir saç kurutma makinesine sahiptir.Those who have a long hair own a hairdrier.
Evde bir çamaşır makinesi var mı ?Is there a washing machine in the house?
Bir Noel hediyesi olarak gerçekten hızlı patlamış mısır makinesi satın aldım.I bought the really quick popcorn machine as a Christmas present.
Çamaşır makinesini onarmak mümkün müdür?Is it possible to repair the washing machine?
Pantalonunu çamaşır makinesine atarsan onları senin için yıkarım.If you throw your jeans in the washing machine, I'll wash them for you.
Bir saç kurutma makinesi getirdin mi?Did you bring a hair dryer?
Ben onu satın almadan önce bu elektrikli tıraş makinesini denemeliydim.I should have tried out this electric razor before buying it.
Tom bir çim biçme makinesini bile nasıl başlatacağını bilmiyor.Tom doesn't even know how to start a lawn mower.
Tom fotoğraf makinesini benimki için ödediğimden daha azına satın aldı.Tom bought his camera for less than I paid for mine.
Tom yeni bir fotoğraf makinesi aldı.Tom bought a new camera.
Tom yeni bir fotoğraf makinesi aldı bu yüzden eski olanını sattı.Tom bought a new camera so he sold his old one.
Tom geçen ay yeni bir fotoğraf makinesi aldı.Tom bought a new camera last month.
Tom fotokopi makinesini kullanmak için izin istedi.Tom asked for permission to use the copy machine.
İlgili Sayfalar