Misafirlerin kullanması için bir saç kurutma makinen var mı?Do you have a hairdryer for guests to use?
Çamaşır makinesi kapalı.The washing machine is on "stop".
Bu çamaşır makinesi çok enerji verimlidir.This washing machine is very energy-efficient.
Bu bulaşık makinesi çok fazla büyük. Tezgahın altına sığmayacak.This dishwasher is too big. It won't fit under the counter.
Bu çamaşır makinesi o kadar sessiz ki onu yatak odana koyabilirsin.This washer is so quiet that you could put it in your bedroom.
Tom ve Mary yüksek verimli üstten yüklemeli bir çamaşır makinesi aldı.Tom and Mary bought a high-efficiency top-loading washer.
Tom yüksek verimli önden yüklemeli bir çamaşır makinesi aldı.Tom bought a high-efficiency front-loading washing machine.
Kompakt çamaşır makineleri boyutlarından dolayı pahalıdır.Compact washing machines are expensive for their size.
Saç kurutma makineni ödünç alabilir miyim?May I borrow the hair dryer?
Maria kendine yeni bir çamaşır makinesi almak istiyor.Maria wants to buy herself a new washing machine.
Çamaşır makinem bozuldu.My washing machine broke.
Dikiş makinesinin fişini taktın mı?Have you plugged in the sewing machine?
Bir kuaförde kendimi para harcamaktan kurtarmak için bir saç kesme makinesi aldım.I got a hair-clipper to save myself from spending money on a hairdresser.
Eğer bulaşık yıkamak için gücün yoksa, bir bulaşık makinesi al.If you haven't the energy to do the washing up, get a dishwasher.
Oğlumun bir makine mühendisi olmasını istiyorum.I want my son to become a mechanical engineer.
Bir zaman makinen olsa hangi zamana gidersin?If you had a time machine, when would you go to?
O, makineyi nasıl çalıştıracağımı bana açıkladı.He explained to me how to operate the machine.
Tom bana makineyi nasıl çalştıracağımı gösterdi.Tom showed me how to operate the machine.
Temiz bardakları onları bulaşık makinesinden çıkararak kirletmek istemiyorum.I don't want to contaminate the clean glasses by taking them out of the dishwasher.
En son ne zaman bir faks makinesi kullandın?When was the last time you used a fax machine?
Tom çamaşır kurutma makinesini açtı ve giysilerini çıkardı.Tom opened the clothes dryer and took out his clothes.
Çantayı çamaşır makinesinde yıkamayın.Do not machine wash the bag.
Sen bir makine mühendisisin ve ben bir yazılım geliştiricisiyimYou are a mechanical engineer and I am a software developer.
Tom kahve makinesini prize taktı.Tom plugged in the coffee maker.
Birisi kurutma makinesinde bıraktıktan sonra çamaşırlarımı çaldı.Someone stole my laundry after I left it in the dryer.
Bu makine bozuk. Lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.This machine is out of order. Please try again later.
O makine bozuk.That machine is out of order.
Makine mühendisliğinde yüksek lisans derecem var.I have a master's degree in mechanical engineering.
Makine mühendisliğinde yüksek lisans diplomam var.I have a master's degree in mechanical engineering.
Tom kar atma makinesiyle araba yolunu tahliye etti.Tom cleared out his driveway with his snow blower.
Ekmek kızartma makinesi yoğun sabahlar sırasında kullanışlıydı.The toaster was useful during busy mornings.
Ona yeni bir dikiş makinesi satın almamız gerek.We should buy her a new sewing machine.
Buz makinesi arızalı.The ice machine is broken.
Tom Mary'ye yeni bir dikiş makinesi aldı ve ona dikiş dikmeyi öğretti.Tom bought Mary a new sewing machine and she taught him how to sew.
Bulaşık makinesinde bir sorun var.Something's wrong with the dishwasher.
Çamaşır makinesinde ne bulduğuma inanmayacaksın.You won't believe what I have found in the washing machine.
O makine ne için?What's that machine for?
Burada biri bu makinenin nasıl çalıştırılacağını biliyor mu?Does anyone here know how to operate this machine?
Tom yalan makinesi testine girmeyi reddetti.Tom refused to take a polygraph test.
Tom'un o kadar dikkati dağılmış ki fotoğraf makinesini otobüste bıraktı.Tom was so distracted that he left his camera on the bus.
Bu makineyi çalıştırmak için özel bir eğitim gerekli değil.No special training is needed to operate this machine.
Gürültülü makine sessizliği bozuyor.The noisy machine disturbs the silence.
Tom bir makinedir.Tom is a machine.
Çamaşır makinesinde bulduğum şeyi tahmin et!Guess what I found in the washing machine!
Eski çamaşır makinenizi kime verdiğinizi bilmek istiyorum.I want to know who you gave your old washing machine to.
Bu çamaşır makinesini nasıl kullanacağımı bilmiyorum.I don't know how to use this washing machine.
Tom, makine mühendisliğinde bir dereceye sahiptir.Tom has a degree in mechanical engineering.
Yeni bir hesap makinesine ihtiyacım var.I need a new calculator.
Tebrikler. Waffle makinesi kazandın!Congratulations! You've won a waffle iron!
Tebrikler. Waffle makinesi kazandınız!Congratulations! You've won a waffle iron!
Çim biçme makinenizi ödünç alabilir miyim?May I borrow your lawnmower?
Çim biçme makinenizi kullanabilir miyim?May I use your lawnmower?
Tom'un bir espresso makinesi var.Tom owns an espresso machine.
Tom makine mühendisliği okumak için Boston'a gitti.Tom went to Boston to study mechanical engineering.
Pilav pişirme makinesi satın almak istiyorum.I want to buy a rice cooker.
Benim bir pilav pişirme makinem yok.I don't have a rice cooker.
Tom çim biçme makinesini nasıl çalıştıracağını bilmiyor.Tom doesn't know how to start a lawn mower.
Sami makineli tüfeği Leyla'nın kafasına nişan aldı.Sami aimed the machine-gun at Layla's head.
Sami yalan makinesi testini geçti ve serbest kaldı.Sami passed the polygraph test and walked free.
Tom bir makine mühendisidir.Tom is a mechanical engineer.