Ana içeriğe geç
Sözlük

makine ile cümle

makine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom günlerini zaman makinelerini hayal ederek geçirdi.Tom spent his days dreaming about time machines.
Tom günlerini zaman makineleri hakkında hayal ederek geçirdi.Tom spent his days dreaming about time machines.
Sami'nin bulaşık makinesi çalışmıyordu.Sami's dishwasher wasn't working.
Sami bir yalan makinesi testinden geçti.Sami passed a polygraph test.
Sami, bardaki her açık slot makinesini kırdı ve parayı çaldı.Sami broke open every slot machine in the bar and stole the money.
En sevdiğiniz egzersiz makineniz nedir?What's your favorite exercise machine?
Bir hesap makineniz var mı?Do you have a calculator?
Ödünç alabileceğim bir hesap makinen var mı?Do you have a calculator I could borrow?
Ödünç alabileceğim hesap makinen var mı?Do you have a calculator I could borrow?
Hesap makinenizi ödünç alabilir miyim?May I borrow your calculator?
Çamaşır makinesi tüm zamanların en büyük icatlarından biriydi.The washing machine was one of the greatest inventions of all time.
Bir bulaşık makinem var.I have a dishwasher.
Benim bir bulaşık makinem yok.I don't have a dishwasher.
Bir çamaşır makinem yok.I don't have a washing machine.
Çamaşır makinem yok.I don't have a washing machine.
Tom'un ekmek yapma makinesi var.Tom has a bread machine.
Bu çamaşır makinesini nasıl kullanacağımı sana göstereyim.Let me show you how to use this washing machine.
Bulaşık makinesini çalıştırmamı ister misin?Do you want me to run the dishwasher?
Hesap makinesi kullanmak yasaktır.No calculator is allowed.
Tom taze makarna yapmak için makarna makinesi kullandı.Tom used a pasta machine to make fresh pasta.
Tom 300 dolara bir fotoğraf makinesi aldı.Tom bought a camera for $300.
Tom makineyi kapattı.Tom turned off the machine.
Tom'un bir zaman makinesi var.Tom has a time machine.
Tom bir zaman makinesi yaptı.Tom built a time machine.
Tom bir zaman makinesi inşa etti.Tom built a time machine.
Bu benim hesap makinem.This is my calculator.
Bu senin hesap makinen.This is your calculator.
Hesap makineleri matematik sınavında yasaklı mı?Are calculators banned from the math exam?
Tom bir devridaim makinesi icat etti.Tom invented a perpetual motion machine.
Tom'un patlamış mısır makinesi var.Tom has a a popcorn machine.
Tom'un dondurma makinesi var.Tom has an ice cream machine.
Tom makine mühendisliği öğrencisi.Tom is a mechanical engineering student.
Makine çevirileri her zaman doğru sonuç vermez.Machine translations are not always precise.
Bu; makine çevirisi gibi gözüküyor.It looks like a machine translation.
Tom makinenin filmi bitene kadar resim çekti.Tom took pictures until the film ran out.
Tom fotoğraf makinesini hep yanında taşır.Tom takes his camera everywhere.
Fotokopi makinesine biraz kağıt koy.Put some paper in the copy machine.
Fotokopi makinesine biraz kağıt koyun.Put some paper in the copy machine.
Ekmek yapma makinemle ilk buğday ekmeği yapma denemem başarılı sonuç verdi.My first attempt at making wheat bread with my bread machine was a success.
Hoca sınavda hesap makinesi kullanmaya izin veriyor.The teacher lets students use a calculator on the exam.
Tom'un mısır patlatma makinesi var.Tom has a popcorn machine.
Bu makineye avro atılabiliyor mu?Does this machine accept euro coins?
Bu makine madenî euro kabul ediyor mu?Does this machine accept euro coins?
Keşke fotoğraf makinem yanımda olsaydı.I wish I'd had my camera with me.
Bir yalan makinesini kandırmak oldukça basittir.Fooling a polygraph is pretty simple.
Batı medyası kocaman bir emperyalist ve ırkçı propaganda makinesidir.The Western media are a huge imperialist and racist propaganda machine.
Terzi kırmızı malzemeden yapılmış bir elbise dikmek için dikiş makinesini kullanıyor.The dressmaker is using her sewing machine to sew a dress made from red material.
Kuzey Amerika'da, bu makineler tipik olarak süpermarketlerin dışında yer almaktadır.In North America, these machines are typically located outside of supermarkets.
Bütün günümüzü makinelerle geçiriyoruz; bütün gecelerimizi makinelerle.We spend all day with machines; all night with machines.
İlk başta ona “Makine” dedi.At first he called it the "Machine".
1904'te Michael Owens otomatik şişe makinesini icat etti.In 1904 Michael Owens invented the automatic bottle machine.
Japon ve Kuzey Amerika makineleri aynı bölgede çip var.The Japanese and North American machines have the same region chip.
Bu makinelerde, Snow Leopard 16 terabayta kadar RAM-ı destekler.On those machines, Snow Leopard supports up to 16 terabytes of RAM.
Makineler David R. Humble tarafından icat edildi.The machines were invented by David R. Humble.
Bloembergen burada ilk NMR makinesini geliştirmek için işe alındı​​.Bloembergen was hired to develop the first NMR machine.
Bu makineler için Destek Sistemi 7.1.2 ile sonuçlandı.Support for these machines resulted in System 7.1.2.
Franco'nun ailesi yaşam destek makinelerinin desteğini kesmeyi kabul etti.Franco's family agreed to disconnect the life-support machines.
1978 yılında, ilk otomatik makine pamuk şekeri üretiminde kullanıldı.In 1978, the first automated machine was used for the production of cotton candy.
Bu erken makineler, kendi kendine yeterli olacak kadar güvenilir değildi.These early machines were not reliable enough to be self-sufficient.
Benzer bir teknoloji birçok modern su sebilinde ve kahve makinesinde bulunabilir.A similar technology can be found in many modern water dispensers and coffee machines.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod