Ana içeriğe geç
Sözlük

makine ile cümle

makine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bir buhar makinesi onun vasıtasıyla ısının işe dönüştürüldüğü bir makinedir.A steam engine is a machine by means of which heat is transformed into work.
Bir dikiş makinem var ama onu çok nadir kullanıyorum.I have a sewing machine, but I rarely use it.
Bir dikiş makinem var ama onu nadiren kullanırım.I have a sewing machine, but I rarely use it.
Hesap makinesi nedir?What is a calculator?
Bu makinenin birçok anahtar ve düğmeleri vardır.This machine has a lot of switches and buttons.
Tom hesap makinesini almak için çekmeceyi açtı.Tom opened the drawer to get a calculator.
Affedersiniz, çamaşır makinesini nasıl kullanacağımı bana gösterir misiniz?Excuse me, would you show me how to use the washing machine?
Affedersiniz, bana çamaşır makinesinin nasıl kullanacağımı gösterir misiniz?Excuse me, could you show me how to use the washing machine?
Eskiden bu gömlek sana çok yakışırdı ama sanırım kurutma makinesinde çekmiş.That shirt used to look really nice on you, but I think it shrank in the dryer.
Makine çalışıyordu.The engine was running.
Makine yine aynı hatayı yaparsa, firmasına yazın.Write to the manufacturer if the machine develops the same fault again.
Sanırım o zamanda hiçbirimiz zaman makinesine oldukça inanmıyordu.I think that at that time none of us quite believed in the Time Machine.
Zaman Makinem gitti!The Time Machine was gone!
Benim zaman makinem nerede?Where is my time machine?
Makine şimdi senindir.The machine's yours now.
Bilgisayarlar makinedir.Computers are machines.
Bulaşık makinesi çalıştı mı?Did the dishwasher work?
Bulaşık makinesini çalıştırabildin mi?Were you able to get the dishwasher to work?
Bir çamaşır makinesi aldın mı?Did you buy a washing machine?
Çamaşır makinesi bozuldu.The washing machine is broken.
Bu çorapları çamaşır makinesine koy.Put these socks in the washing machine.
Bu makineye bir göz atalım.Let's take a look at this machine.
Bu bir ağır iş makinesidir.This is a heavy-duty machine.
Bu makine sağlam ve emisyonsuzdur.This machine is robust and emission-free.
Bu makine yaklaşık otuz ton ağırlığında.This machine weighs nearly thirty tons.
Makineleri çalıştırmaya devam etmeliyiz.We have to keep the machines working.
Bu makine yirmi yaşından fazladır.This machine is more than twenty years old.
Bu makine çevre dostudur.This machine is environmentally friendly.
Dan makineleri sökülecekleri bir yere gönderdi.Dan sent the machines to a site where they would be dismantled.
Kahve makinesi nerede?Where is the coffee machine?
Eğer bir zaman makinesi yoksa, birinin annesinden daha yaşlı olması imkansızdır.It's impossible for someone to be older than his mother, unless he has a time machine.
Dan yalan makinesi testine girmekte ısrar etti.Dan insisted on taking a lie detector test.
Tom'un hesap makineli bir saati var.Tom has a calculator watch.
Uzaylı, postbiyolojik ve gerçekten gelişmiş bir makinedir.The alien is postbiological and is really an advanced machine.
Dan yalan makinesinden geçemedi.Dan failed the polygraph test.
Dan, yalan makinesi testine girmek istedi.Dan wanted to have a polygraph test.
Çamaşır makinesi hâlâ çalışıyor gibi görünmüyor.The washing machine still doesn't seem to be working.
Çim biçme makineni ödünç alabilir miyim?Could I borrow your lawn mower?
Bu makine ne iş yapar?What does this machine do?
Bu makine neye yarıyor?What does this machine do?
Makineyi ne zaman durduracağımı bilmiyordum.I didn't know what time I stop the machine.
Bir çim biçme makinesi yerine bir tırpan kullanır mısın?Would you use a scythe instead of a lawnmower?
Aperatif makinesi nerede?Where is the snack machine?
Bu bir ölüm makinesi.This is a killing machine.
Meryem, Tom'un cep telefonunu kazara çamaşır makinesine atmış.Mary accidentally put Tom's mobile phone through the wash.
Bizim bir bulaşık makinemiz var.We have a dishwasher.
Makine çalışmayı durdurdu.The machine has stopped functioning.
Makine çalışmayı kesti.The machine stopped functioning.
Tom Mary'ye bir dikiş makinesi satın aldı.Tom bought a sewing machine for Mary.
Büyükannem eskiden dikiş makinesini çok kullanırdı.My grandmother used to use her sewing machine a lot in the past.
Büyükannem daha gençken dikiş makinesini çok kullanırdı.My grandmother used to use her sewing machine a lot when she was younger.
Büyükannem üç yıl öncesine kadar dikiş makinesini çok kullanırdı.My grandmother used to use her sewing machine a lot up until about three years ago.
Bulaşık makinesini boşaltabilir misin?Can you empty the dishwasher?
Tom ekmek kızartma makinesine iki dilim ekmek koydu ve kolu aşağı itti.Tom put two slices of bread into the toaster and pushed down on the lever.
Tom Mary'nin cevaplama makinesine bir mesaj bıraktı.Tom left Mary a message on her answering machine.
Çalı budama makası ve ot biçme makinesi garajdadır.The hedge clippers and weed whacker are in the garage.
Hiçbir makine senin yerini alamaz.No machine could replace you.
Saç kurutma makinesini ödünç alabilir miyim?Can I borrow the hair dryer?
Bir zaman makinen olsa nasıl olacağını düşün.Imagine what it would be like if you had a time machine.
Makine çok miktarda elektrik üretti.The machine generated large amounts of electricity.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod