Ana içeriğe geç
Sözlük

makina ile cümle

makina kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Dönme Makinası.Masinkirja paljundus.
Bunlara ek olarak, beklenmedik yıpranmalar için, bütün makinalar her dört yılda bir değiştiriliyor.Et ka see ei ole veel küllalt täpne, taastatakse iga nelja sajandi tagant liigaasta.
Çoğu deşifre makinası Bletchley Park dışında yer alıyordu.Turingil oli Bletchley Parkis ekstsentriku maine.
Daha çok kamera ve fotoğraf makinalarında çok önemli bir etkendir.Neid kasutatakse rohkem siiski videokaamerate ja fotoaparaatide salvestusmeediumina.
İlacın araç ve makina kullanma yeteneği üzerindeki etkileriyle ilgili olarak yapılmış özel bir çalışma yoktur.Puuduvad andmed selle kohta, et Silgard mõjutaks autojuhtimise või masinatega töötamise võimet.
Mühendis ve Makina.Poliitik ja insener.
Leicester makina endüstrisi, fabrika ayakkabılari yapımı ve çorap üretiminde en ileri sanayi şehir oldu.Linn on tuntud sukatööstuse ja sukkade valmistamise masinate tööstuse keskusena.
1895 yılında, Lord Kelvin havadan hafif uçan makinaların imkansız olduğunu söyledi.Em 1895, Lord Kelvin declarou que as máquinas voadoras mais pesadas do que o ar eram impossíveis.
1895 yılında, Lord Kelvin havadan hafif uçan makinaların imkansız olduğunu söyledi.In 1895 beweerde Lord Kelvin dat vliegende machines zwaarder dan lucht onmogelijk waren.
1895 yılında, Lord Kelvin havadan hafif uçan makinaların imkansız olduğunu söyledi.V roce 1895 prohlásil lord Kelvin, že stroje těžší než vzduch nikdy nevzlétnou.
1895 yılında, Lord Kelvin havadan hafif uçan makinaların imkansız olduğunu söyledi.В 1895 лорд Кельвин объявил, что невозможно существование летательного аппарата, тяжелее, чем воздух.
1945'te, savaştan sonra, elektronik bilimi böyle bir makinayı gerçekten deneyip, yapacak kadar ilerlemişti.전쟁이 끝난 1945년에는 이러한 기계를 실제로 만들 수 있는 전자공학이 발달해 있는 시기입니다.
1945'te, savaştan sonra, elektronik bilimi böyle bir makinayı gerçekten deneyip, yapacak kadar ilerlemişti.A w roku 1945, po wojnie, istniała elektronika pozwalająca zbudować taką maszynę.
1945'te, savaştan sonra, elektronik bilimi böyle bir makinayı gerçekten deneyip, yapacak kadar ilerlemişti.Dus juni 1945.
1945'te, savaştan sonra, elektronik bilimi böyle bir makinayı gerçekten deneyip, yapacak kadar ilerlemişti.E nel 1945, dopo la guerra, esisteva l'elettronica per tentare di costruire una macchina del genere.
1945'te, savaştan sonra, elektronik bilimi böyle bir makinayı gerçekten deneyip, yapacak kadar ilerlemişti.Năm 1945, sau chiến tranh, điện tử được ứng dụng vào việc chế tạo một chiếc máy như thế
1945'te, savaştan sonra, elektronik bilimi böyle bir makinayı gerçekten deneyip, yapacak kadar ilerlemişti.Şi 1945, după război, existau electronice pentru chiar a încerca şi construi aşa o maşină.
1945'te, savaştan sonra, elektronik bilimi böyle bir makinayı gerçekten deneyip, yapacak kadar ilerlemişti.А в 1945-м, после войны, уже существовала электроника, необходимая чтобы попробовать построить такую машину.
1945'te, savaştan sonra, elektronik bilimi böyle bir makinayı gerçekten deneyip, yapacak kadar ilerlemişti.А в 1945-му, після війни, вже існувала електроніка, необхідна щоб спробувати побудувати таку машину.
1945'te, savaştan sonra, elektronik bilimi böyle bir makinayı gerçekten deneyip, yapacak kadar ilerlemişti.וב-1945, אחרי המלחמה, כבר הייתה האלקטרוניקה .וניתן היה לנסות ולבנות בפועל מכונה כזו
1945'te, savaştan sonra, elektronik bilimi böyle bir makinayı gerçekten deneyip, yapacak kadar ilerlemişti.و1945، بعد الحرب، الإليكترونيات كانت موجودة لمحاولة بناء مثل هذه الآلة في الواقع
1945'te, savaştan sonra, elektronik bilimi böyle bir makinayı gerçekten deneyip, yapacak kadar ilerlemişti.そのようなマシンの構築に取り組んだのです 1945年の6月、原子爆弾がまだ投下される前に
30 ila 50 harf uzunluğunda küçük DNA parçaları yapan onbinlerce makina var Dünyada.세계에는 30-50자 길이의 DNA를 만드는 기계가 수만대 있지만 이들은 퇴행성 방식을 사용하기 때문에
30 ila 50 harf uzunluğunda küçük DNA parçaları yapan onbinlerce makina var Dünyada.Na świecie istnieją tysiące maszyn produkujących krótkie odcinki DNA długości 30 do 50 liter.
30 ila 50 harf uzunluğunda küçük DNA parçaları yapan onbinlerce makina var Dünyada.Sunt zeci de mii de mașinarii în lume care fac bucăți mici de ADN,
30 ila 50 harf uzunluğunda küçük DNA parçaları yapan onbinlerce makina var Dünyada.В мире есть десятки тысяч машин, которые делают маленькие части ДНК, длиной от 30 до 50 символов.
30 ila 50 harf uzunluğunda küçük DNA parçaları yapan onbinlerce makina var Dünyada.יש עשרות אלפי מכונות ברחבי העולם שיוצרות פיסות דנ"א קטנות באורך 30 עד 50 אותיות,
30 ila 50 harf uzunluğunda küçük DNA parçaları yapan onbinlerce makina var Dünyada.هذه عشرات الآلاف من الآلات حول العالم التي تصنع قطع صغيرة للحمض النووي، طوله 30 إلى 50 حرفاً ،
30 ila 50 harf uzunluğunda küçük DNA parçaları yapan onbinlerce makina var Dünyada.合成する装置が何万台も 存在していますが DNAが変質しやすい関係上、長いDNA断片を合成すればするほど
50 endüstriyel makina bu alanda modern rahatlıkta küçük bir medeniyet yaratmak için yeterli.Je to sada 50tich priemyselných strojov, ktoré je treba na vybudovanie malej civilizácie s moderným pohodlím.
50 endüstriyel makina bu alanda modern rahatlıkta küçük bir medeniyet yaratmak için yeterli.Y los productos se hacen cada vez mejor, todos ganan.
7'nin yerini bulmak istersek, hesap makinasında logaritmasını alırız.7이 어딨는지를 알고자 한다면 다시 로그계산을 해야하죠
7'nin yerini bulmak istersek, hesap makinasında logaritmasını alırız. Hemen hesaplayayım.By dowiedzieć się gdzie znajduje się 7 można znowu obliczyć logarytm zrobię to na kalkulatorze.
7'nin yerini bulmak istersek, hesap makinasında logaritmasını alırız.واذا اردت ايجاد موقع الـ 7 مرة اخرى يمكنك ان تأخذ اللوغارتم
Ama ben cebimden hesap makinamı çıkartıp hesap yapınca, tek gerçek olgu elektronik devreler ve onun davranışı.그러나 주머니에서 계산기를 꺼내 두드리면, 전자 회로와 그 작동만이 본질적인 현상이 됩니다.
Ama ben cebimden hesap makinamı çıkartıp hesap yapınca, tek gerçek olgu elektronik devreler ve onun davranışı.Kun kaivan taskulaskimeni esille ja lasken, ainoa ehdoton ilmiö on elektronipiiri ja sen käyttäytyminen.
Ama ben cebimden hesap makinamı çıkartıp hesap yapınca, tek gerçek olgu elektronik devreler ve onun davranışı.Но когда я пользуюсь карманным калькулятором, единственным реальным явлением является электрический ток.
Ama ben cebimden hesap makinamı çıkartıp hesap yapınca, tek gerçek olgu elektronik devreler ve onun davranışı.لكن عندما أخرج حاسبة جيبي و أعمل الحسبة، الظاهرة الضمنية الوحيدة هي الدارة الإلكترونية و سلوكها
Ama ben cebimden hesap makinamı çıkartıp hesap yapınca, tek gerçek olgu elektronik devreler ve onun davranışı.計算する場合 本質的な事象は 電気回路と その挙動だけです それだけが絶対的な事象で
Ama böyle bir makinanız varsa aynen benim gibi yazabilirsiniz.Dar daca aveti un calculator graphic puteti sa introduceti la fel ca atunci cand il scrieti.
Ama böyle bir makinanız varsa aynen benim gibi yazabilirsiniz.Jeżeli mamy kalkulator graficzny możemy po prostu przepisać w takiej samej postaci w jakiej jest to zapisane.
Ama böyle bir makinanız varsa aynen benim gibi yazabilirsiniz.לכם מחשבון גרפי אפשר פשוט להקליד את זה בדיוק כפי שהייתם כותבים את זה
Ama bu makina kendisinin neye benzediğini bilmiyor.Ale tento stroj nevie, ako vyzerá.
Ama bu makina kendisinin neye benzediğini bilmiyor.Ale tento stroj neví, jak vypadá.
Ama bu makina kendisinin neye benzediğini bilmiyor.Ale to urządzenie jest nieświadome swojej budowy.
Ama bu makina kendisinin neye benzediğini bilmiyor.Dar aceasta masinarie nu stie cum arata.
Ama bu makina kendisinin neye benzediğini bilmiyor.De ez a gép nem tudja, hogy néz ki.
Ama bu makina kendisinin neye benzediğini bilmiyor.Diese Maschine weiß nicht, wie sie aussieht.
Ama bu makina kendisinin neye benzediğini bilmiyor.그러나 이 기계는 자기 자신이 어떤 구조인지
Ama bu makina kendisinin neye benzediğini bilmiyor.Maar deze machine weet niet hoe ze eruitziet.
Ama bu makina kendisinin neye benzediğini bilmiyor.Mais cette machine ne sait pas à quoi elle ressemble.
Ama bu makina kendisinin neye benzediğini bilmiyor.Ma questa macchina non sa a cosa assomiglia.
Ama bu makina kendisinin neye benzediğini bilmiyor.Nhưng nó không hề biết nó trông thế nào.
Ama bu makina kendisinin neye benzediğini bilmiyor.Pero esta máquina no sabe cómo es ella misma.
Ama bu makina kendisinin neye benzediğini bilmiyor.Αλλά αυτή η μηχανή δεν γνωρίζει με τι μοιάζει.
Ama bu makina kendisinin neye benzediğini bilmiyor.Але ця машина не знає, як вона виглядає.
Ama bu makina kendisinin neye benzediğini bilmiyor.Но тази машина не знае как изглежда.
Ama bu makina kendisinin neye benzediğini bilmiyor.Но эта машина понятия не имеет, как она выглядит.
Ama bu makina kendisinin neye benzediğini bilmiyor.אבל המכונה הזו לא יודעת איך היא נראית.
Ama bu makina kendisinin neye benzediğini bilmiyor.ولكن هذه الآلة لا تعرف كيف تبدو
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod