Gelin size... Size şimdi... Grafik çizebilen hesap makinasını açıp sağlamasını yapalım.اسمحوا لي --دعوني ارى اذا بامكاني-- دعوني استخرج آلة التمثيل البياني
Gerçekte, artık timler beyinlerimizi daha çok tim makinaları gibi davranmak için zorluyor.Así que, ahora los temes están forzando nuestros cerebros a convertirse más en máquinas de temes.
Gerçekte, artık timler beyinlerimizi daha çok tim makinaları gibi davranmak için zorluyor.Defapt, temele ne forţează creierele să devină tot mai mult nişte maşini temetice.
Gerçekte, artık timler beyinlerimizi daha çok tim makinaları gibi davranmak için zorluyor.En ce moment, les tèmes sont en train de forcer nos cerveaux à devenir des machines à tèmes.
Gerçekte, artık timler beyinlerimizi daha çok tim makinaları gibi davranmak için zorluyor.Het is zover dat de temen onze breinen beginnen te dwingen om meer als tememachines te werken.
Gerçekte, artık timler beyinlerimizi daha çok tim makinaları gibi davranmak için zorluyor.그래서 사실상, 이제 팀은 우리 뇌가 거의 팀 기계처럼 되도록 몰아가고 있습니다.
Gerçekte, artık timler beyinlerimizi daha çok tim makinaları gibi davranmak için zorluyor.Takže ve skutečnosti teď temy nutí naše mozky, aby se z nich staly spíš temové stroje.
Gerçekte, artık timler beyinlerimizi daha çok tim makinaları gibi davranmak için zorluyor.Tatsächlich zwingen jetzt die Teme unsere Gehirne als Tem-Maschinen zu wirken.
Gerçekte, artık timler beyinlerimizi daha çok tim makinaları gibi davranmak için zorluyor.Úgyhogy igazából mostmár a témek kényszerítik az agyunkat, hogy tém gépekhez hasonlóbb legyen.
Gerçekte, artık timler beyinlerimizi daha çok tim makinaları gibi davranmak için zorluyor.Więc, tak naprawdę, teraz temy zmuszają nasze mózgi by stały się maszynami temowymi.
Gerçekte, artık timler beyinlerimizi daha çok tim makinaları gibi davranmak için zorluyor.Έτσι στην ουσία, τώρα τα τιμίδια πιέζουν τα μυαλά μας να γίνουν περισσότερο μηχανές τιμιδίων.
Gerçekte, artık timler beyinlerimizi daha çok tim makinaları gibi davranmak için zorluyor.Така че всъщност сега темите принуждават мозъците ни да заприличват повече на машини за теми.
Gerçekte, artık timler beyinlerimizi daha çok tim makinaları gibi davranmak için zorluyor.Фактически, сейчас Т-мемы постепенно превращают мозг человека в Т-мем-машину.
Gerçekte, artık timler beyinlerimizi daha çok tim makinaları gibi davranmak için zorluyor.כך שבעצם, עכשיו הטמים כופים על מוחותינו להפוך יותר ויותר למכונות טמים.
Gerçekte, artık timler beyinlerimizi daha çok tim makinaları gibi davranmak için zorluyor.لذلك بالفعل , التيمات الآن تجبر عقولنا لكي تصبح كالآلات التيمية
Gerçekte, artık timler beyinlerimizi daha çok tim makinaları gibi davranmak için zorluyor.テームマシンのようにしようとしているのです 私達の子供は発育が早く 読むのを覚えたり
Grafik çizebilen hesap makinasını açıp sağlamasını yapalım.Facciamo il grafico ... e verifichiamo
Grafik çizebilen hesap makinasını açıp sağlamasını yapalım.Użyję kreatora wykresów i sprawdzę.
HA: Bize makinalı silahları, Kalishnikov, roket atar, el bombası kullanmayı öğretiyorlar.Ci insegnano a usare mitragliatrici, Kalishnikov,
HA: Bize makinalı silahları, Kalishnikov, roket atar, el bombası kullanmayı öğretiyorlar.알리: 그들은 기관총과 칼리쉬니코프(소총의 일종)
HA: Bize makinalı silahları, Kalishnikov, roket atar, el bombası kullanmayı öğretiyorlar.Megtanítják a gépfegyverek használatát, Kalasnyikovot, rakéta kilövőt, gránátokat, bombákat.
HA: Bize makinalı silahları, Kalishnikov, roket atar, el bombası kullanmayı öğretiyorlar.Mereka mengajari kami menggunakan senapan mesin, Kalishnikov, peluncur roket, granat, bom.
HA: Bize makinalı silahları, Kalishnikov, roket atar, el bombası kullanmayı öğretiyorlar.Uczą nas obsługi CKM, kałasznikowów, wyrzutni rakietowych, granatów, bomb.
HA: Bize makinalı silahları, Kalishnikov, roket atar, el bombası kullanmayı öğretiyorlar.-הם מלמדים אותנו להשתמש במקלעים, בקלצ'ניקוב,
HA: Bize makinalı silahları, Kalishnikov, roket atar, el bombası kullanmayı öğretiyorlar.هازرات: إنهم يعلموننا إستخدام البنادق الآلية، الكلاشينكوف،
HA: Bize makinalı silahları, Kalishnikov, roket atar, el bombası kullanmayı öğretiyorlar.手榴弾、爆弾の使い方を教えるけど
Harvard'lı üniversite öğrencileri elektrik şoku üreten bir makinaya bağlanır.Ce qu'ils ont fait, c'est attacher des étudiants de Harvard à un électrochoc.
Harvard'lı üniversite öğrencileri elektrik şoku üreten bir makinaya bağlanır.Conectaron a estudiantes de Harvard a una máquina de descarga eléctrica.
Harvard'lı üniversite öğrencileri elektrik şoku üreten bir makinaya bağlanır.De kopplade upp Harvard-studenter till en maskin som gav elstötar.
Harvard'lı üniversite öğrencileri elektrik şoku üreten bir makinaya bağlanır.Det de gjorde var, at de satte nogle Harvard til en elektrisk shock maskine.
Harvard'lı üniversite öğrencileri elektrik şoku üreten bir makinaya bağlanır.Essi collegarono studenti dell'Università di Harvard a una macchina che provocava scosse elettriche.
Harvard'lı üniversite öğrencileri elektrik şoku üreten bir makinaya bağlanır.Harvardi egyetemistákat kötöttek eletrosokkot adó gépre.
Harvard'lı üniversite öğrencileri elektrik şoku üreten bir makinaya bağlanır.Harvardske študente sta priklopila na napravo za elektrošoke.
Harvard'lı üniversite öğrencileri elektrik şoku üreten bir makinaya bağlanır.He kytkivät Harvardin opiskelijoita sähköshokkilaitteeseen.
Harvard'lı üniversite öğrencileri elektrik şoku üreten bir makinaya bağlanır.Họ lôi cuốn các sinh viên đại học của Havard với một chiếc máy sốc điện.
Harvard'lı üniversite öğrencileri elektrik şoku üreten bir makinaya bağlanır.I-au cuplat pe câțiva dintre studenții de la Harvard la o mașină de șocuri electrice.
Harvard'lı üniversite öğrencileri elektrik şoku üreten bir makinaya bağlanır.그들이 한것은 하버드 대학생들을 전기 충격장치로 유혹한 것입니다
Harvard'lı üniversite öğrencileri elektrik şoku üreten bir makinaya bağlanır.Mereka menyambungkan mahasiswa Harvard ke mesin kejut listrik.
Harvard'lı üniversite öğrencileri elektrik şoku üreten bir makinaya bağlanır.O que eles fizeram foi prender estudantes de Harvard a uma máquina de choques eléctricos.
Harvard'lı üniversite öğrencileri elektrik şoku üreten bir makinaya bağlanır.Podłączyli studentów Harvardu do maszyny wydzielającej wstrząsy elektryczne.
Harvard'lı üniversite öğrencileri elektrik şoku üreten bir makinaya bağlanır.Pripojili harvardských študentov k prístroju vysielajúcemu elektrické šoky.
Harvard'lı üniversite öğrencileri elektrik şoku üreten bir makinaya bağlanır.Sie schlossen Harvard-Studenten an ein Elektroschockgerät an.
Harvard'lı üniversite öğrencileri elektrik şoku üreten bir makinaya bağlanır.Udělali to, že připoutali harvardské studenty na elektrický přístroj dávající šoky.
Harvard'lı üniversite öğrencileri elektrik şoku üreten bir makinaya bağlanır.Ze verbonden Harvard-bachelorstudenten met een elektrische schokmachine.
Harvard'lı üniversite öğrencileri elektrik şoku üreten bir makinaya bağlanır.Συνέδεσαν προπτυχιακούς φοιτητές του Χάρβαρντ μ' ένα μηχάνημα ηλεκτροσόκ.
Harvard'lı üniversite öğrencileri elektrik şoku üreten bir makinaya bağlanır.Вони під'єднали випускників Гарварду до електрошокової установки.
Harvard'lı üniversite öğrencileri elektrik şoku üreten bir makinaya bağlanır.Они подсоединили студентов Гарварда к электрошокеру.
Harvard'lı üniversite öğrencileri elektrik şoku üreten bir makinaya bağlanır.Това, което направили, било да свържат студенти от Харвард към машина с електрически шок.
Harvard'lı üniversite öğrencileri elektrik şoku üreten bir makinaya bağlanır.הם חיברו סטודנטים מהרווארד למכונת מכות חשמליות.
Harvard'lı üniversite öğrencileri elektrik şoku üreten bir makinaya bağlanır.عندما قاموا بوصل طلاب من جامعة هارفر بموصل كهربائي صاعق
Harvard'lı üniversite öğrencileri elektrik şoku üreten bir makinaya bağlanır.ハーバード大の学部生たちにつけ 痛みを伴う一連の電気ショックを与えたのです
Hastanede, tasarladığı MRI makinalarından birini kullanımdayken inceliyordu ve genç bir aile gördü.Dia berada di rumah sakit dan melihat salah satu mesin MRInya digunakan saat dia melihat keluarga muda.
Hastanede, tasarladığı MRI makinalarından birini kullanımdayken inceliyordu ve genç bir aile gördü.Él estaba en el hospital mirando una de esas máquinas en funcionamiento cuando vio a una familia joven.
Hastanede, tasarladığı MRI makinalarından birini kullanımdayken inceliyordu ve genç bir aile gördü.Era all'ospedale per vedere una delle sue macchine per la risonanza quando vide una giovane famigliola.
Hastanede, tasarladığı MRI makinalarından birini kullanımdayken inceliyordu ve genç bir aile gördü.Era în spital privind unul din aparatele sale RMN când a văzut o familie de tineri.
Hastanede, tasarladığı MRI makinalarından birini kullanımdayken inceliyordu ve genç bir aile gördü.Estava no hospital a olhar para uma das suas máquinas de ressonância magnética quando viu uma jovem família.
Hastanede, tasarladığı MRI makinalarından birini kullanımdayken inceliyordu ve genç bir aile gördü.Han var på ett sjukhus och tittade på en av sina magnetkameror när den användes, när han såg en ung familj.
Hastanede, tasarladığı MRI makinalarından birini kullanımdayken inceliyordu ve genç bir aile gördü.그가 병원에 가서 자신이 만든 MRI 기계가 이용되고 있는 것을 볼 기회가 있었어요. 어느 젊은 사람의 가족이 있었는데
Hastanede, tasarladığı MRI makinalarından birini kullanımdayken inceliyordu ve genç bir aile gördü.Raz sa v nemocnici pozeral na jeden z MR prístrojov, ktorý navrhol a stretol tam mladú rodinu.
Hastanede, tasarladığı MRI makinalarından birini kullanımdayken inceliyordu ve genç bir aile gördü.Беше в болницата, разглеждайки една от неговите MRI машини в употреба, когато видя младо семейство.