Bu mahsulünü üç katına çıkardı, ailesi için daha fazla yemek ve daha fazla para demek bu.Hij heeft zijn inkomen uit zijn gewassen verdrievoudigd. Meer eten en meer geld voor de familie.
Bu mahsulünü üç katına çıkardı, ailesi için daha fazla yemek ve daha fazla para demek bu.Il a triplé ses rendements, et la famille a désormais plus de nourriture et d'argent.
Bu mahsulünü üç katına çıkardı, ailesi için daha fazla yemek ve daha fazla para demek bu.Sein Ernteertrag hat sich verdreifacht, mehr Nahrungsmittel und mehr Geld für die Familie.
Bu mahsulünü üç katına çıkardı, ailesi için daha fazla yemek ve daha fazla para demek bu.Strojnásobi tak úrodu, čím zvýši príjem potravy a peňazí rodiny.
Bu mahsulünü üç katına çıkardı, ailesi için daha fazla yemek ve daha fazla para demek bu.Trzykrotnie zwiększył wydajność rolnictwa, co oznacza więcej jedzenia i więcej pieniędzy dla rodziny.
Bu mahsulünü üç katına çıkardı, ailesi için daha fazla yemek ve daha fazla para demek bu.Він потроїв свій прибуток від вирощення зерна, і отримав більше їжі і більше грошей для сім'ї.
Bu mahsulünü üç katına çıkardı, ailesi için daha fazla yemek ve daha fazla para demek bu.Его доход с урожая утроился. Больше пропитания для семьи и больше денег.
Bu mahsulünü üç katına çıkardı, ailesi için daha fazla yemek ve daha fazla para demek bu.Той увеличи три пъти доходите си от агрикултура, повече храна за семейството и повече пари за семейството.
Bu mahsulünü üç katına çıkardı, ailesi için daha fazla yemek ve daha fazla para demek bu.הוא שילש את ההכנסה שלו מהיבול, יותר אוכל למשפחה שלו ויותר כסף למשפחה שלו.
Bu mahsulünü üç katına çıkardı, ailesi için daha fazla yemek ve daha fazla para demek bu.طعام أكثر للعائلة, و نقود أكثر للعائلة و أخيراً بيشنو,
Bu mahsulünü üç katına çıkardı, ailesi için daha fazla yemek ve daha fazla para demek bu.家族にもたらされる食料も収入も増えました 最後は
Bu mahsul ve şato aynı atmosferde buluşuyor. Bu durum ürüne karşı kült bir hayran kitlesi yaratmış.Dan bersama-sama, waktu dan tempat pembuatannya mengambil aura ini yang akhirnya dipuja-puja.
Bu mahsul ve şato aynı atmosferde buluşuyor. Bu durum ürüne karşı kült bir hayran kitlesi yaratmış.Mis ensemble, ce millésime et ce château ont acquis une aura qui leur a ensuite donné ce statut un peu culte.
Bu mahsul ve şato aynı atmosferde buluşuyor. Bu durum ürüne karşı kült bir hayran kitlesi yaratmış.Oboje skupaj, letnik in dvorec, je pripomoglo k avri, ki je vinu dala kultno podobo.
Bu mahsul ve şato aynı atmosferde buluşuyor. Bu durum ürüne karşı kült bir hayran kitlesi yaratmış.Og tilsammen, den årgang og at chateau fik denne aura der endte med at have denne kultstatus.
Bu mahsul ve şato aynı atmosferde buluşuyor. Bu durum ürüne karşı kült bir hayran kitlesi yaratmış.Samen vormden dat wijnjaar en dat chateau een aura dat zorgde voor een soort cult-achtige aanhang.
Bu mahsul ve şato aynı atmosferde buluşuyor. Bu durum ürüne karşı kült bir hayran kitlesi yaratmış.Tanto a colheita como o produtor pegaram nessa aura e acabaram por criar esta espécie de culto e fama.
Bu mahsul ve şato aynı atmosferde buluşuyor. Bu durum ürüne karşı kült bir hayran kitlesi yaratmış.Ten rocznik i ten zamek nabrały tej aury tajemniczości, która sprawiła, że wino to stało się kultowe.
Bu mahsul ve şato aynı atmosferde buluşuyor. Bu durum ürüne karşı kült bir hayran kitlesi yaratmış.Tento ročník a toto víno získali společně tuto auru, což vedlo až k tomuto kultu.
Bu mahsul ve şato aynı atmosferde buluşuyor. Bu durum ürüne karşı kült bir hayran kitlesi yaratmış.Совместно - и урожай, и замок создали ауру которая в конце концов породила культ.
Bu mahsul ve şato aynı atmosferde buluşuyor.아주 적절한 시기와 적당한 장소가 합쳐져 만들어졌기 때문에
Bu mahsul ve şato aynı atmosferde buluşuyor.והשילוב שלהם - של הבציר ושל הטירה יצרו את ההילה
Bu mahsul ve şato aynı atmosferde buluşuyor.بما أنه عتيق وفرنسي في نفس الوقت فقد أعطاه ذلك هذه الهالة
Bu mahsul ve şato aynı atmosferde buluşuyor.この崇拝にも似た現象が起こっています
Çifte pişmiş deniz mahsulü...- Arrête ! - Merci, le kimbap était délicieux.
Çifte pişmiş deniz mahsulü...Asta este nu arata bine... Tinerii cu hormoni furios. Ceva să facă fără.
Çifte pişmiş deniz mahsulü...Bila je precej punca.
Çifte pişmiş deniz mahsulü...Bola som príliš veľkorysý? To nevyzerá dobre... Mládež s búrlivým hormónov.
Çifte pişmiş deniz mahsulü...Byla jsem příliš velkorysý? To nevypadá dobře... Mládež s bouřlivým hormonů.
Çifte pişmiş deniz mahsulü...Das ist nicht gut aussehen... Jugendliche mit rasenden Hormonen. Etwas zu verzichten.
Çifte pişmiş deniz mahsulü...Det er ser ikke godt ud... Unge med raser hormoner. Noget at undvære.
Çifte pişmiş deniz mahsulü...Isso é não parece bom... Jovens com hormônios em fúria. Algo fazer sem.
Çifte pişmiş deniz mahsulü... Kimbap varmış burada.Đồ biển...
Çifte pişmiş deniz mahsulü... Kimbap varmış burada.Doble comida de mar...
Çifte pişmiş deniz mahsulü... Kimbap varmış burada.Double portion aux fruits de mer...
Çifte pişmiş deniz mahsulü... Kimbap varmış burada.Double seafood kerang ...
Çifte pişmiş deniz mahsulü... Kimbap varmış burada.Double seafood kerang ...
Çifte pişmiş deniz mahsulü... Kimbap varmış burada.Dubbele korst schaal-en schelpdieren...
Çifte pişmiş deniz mahsulü... Kimbap varmış burada.Dubbel skorpa skaldjur...
Çifte pişmiş deniz mahsulü... Kimbap varmış burada.Mariscos corteza doble...
Çifte pişmiş deniz mahsulü... Kimbap varmış burada.Mořské plody s dvojitou kůrkou...
Çifte pişmiş deniz mahsulü... Kimbap varmış burada.Двойная порция морепродуктов...
Çifte pişmiş deniz mahsulü... Kimbap varmış burada.مأكولات القشرة البحرية المضاعفة
Çifte pişmiş deniz mahsulü...Se ei näytä hyvältä... Nuorten kanssa raivoaa hormonit. Jotain tekemistä ilman.
Çifte pişmiş deniz mahsulü...Tình hình trên sân có vẻ không tốt... Bọn trẻ bây giờ sung sức thật!
Çifte pişmiş deniz mahsulü...To nie wygląda dobrze... Młodzież z szalejących hormonów. Coś zrobić bez.
Çifte pişmiş deniz mahsulü...Voltam túlságosan bőkezű? Ez nem néz ki jól... Fiatalokat tomboló hormonok.
Çifte pişmiş deniz mahsulü...Νέοι με μαίνεται ορμόνες. Κάτι να κάνει χωρίς.
Çifte pişmiş deniz mahsulü...Младежи с бушуващи хормони. Нещо да правя без него. Но, предполагам, че те ще растат от нея.
Çifte pişmiş deniz mahsulü...Хрупкави морски деликатеси...
Çifte pişmiş deniz mahsulü...Це не виглядає добре... Молоді люди з вирують гормони. Щось обійтися.
Çifte pişmiş deniz mahsulü...צעיר עם הורמונים משתוללים. משהו להסתדר בלעדיה.
Çifte pişmiş deniz mahsulü...أطفال بهيجان الهورمونات يجب أن يفعلوا شيء بدون ذلك
Daha fazla mahsulEnemmän energiaa vesivoimalla
Daha fazla mahsulMai mult turism (de vară)
Daha fazla mahsulPovečan obseg
Daha fazla mahsulViac energie vyrobenej z vody
Daha fazla mahsulWyższe plony
Değişken olarak daha fazla mahsul40°Orman yangını tehlikesinde artışAugmentation du risque d‘incendie de
Değişken olarak daha fazla mahsul40°Orman yangını tehlikesinde artışČastejšie riečne povodne v zime40°Vyššia teplota vody smerom na sever Nárast biomasy fytoplanktónu