Ana içeriğe geç
Sözlük

mahrum ile cümle

mahrum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu, ötenaziyi oksijen kaynağından mahrum bırakır.Це позбавить евтаназію кисню.
Bu, ötenaziyi oksijen kaynağından mahrum bırakır.Это перекроет кислород эвтаназии.
Bu, ötenaziyi oksijen kaynağından mahrum bırakır.זה יוציא את האוויר ממפרשי המתת החסד.
Bu, ötenaziyi oksijen kaynağından mahrum bırakır.تحرم القتل الرحيم من مزودات الأكسجين
Bu, ötenaziyi oksijen kaynağından mahrum bırakır.安楽死が必要だという考えを
Bu yüzden çocuk, büyürken ihtiyaç duyulan önemli becerilerden mahrum bırakılıyormuş gibi hisseder.Asa ca se simte izolat și pierde o abilitate cruciala de care are nevoie
Bu yüzden çocuk, büyürken ihtiyaç duyulan önemli becerilerden mahrum bırakılıyormuş gibi hisseder.Jadi dia merasa terpencil dan ditanggalkan Salah satu keterampilan penting yang diperlukan ketika ia tumbuh.
Bu yüzden çocuk, büyürken ihtiyaç duyulan önemli becerilerden mahrum bırakılıyormuş gibi hisseder.그래서 아이는 실망하고 소외됩니다. 우리가 자라면서 배우게 될 이 중요한 과정에서 말이지요.
Bu yüzden çocuk, büyürken ihtiyaç duyulan önemli becerilerden mahrum bırakılıyormuş gibi hisseder.Så han känner sig isolerad och mister en viktig färdighet som är nödvänding när vi växer upp.
Bu yüzden çocuk, büyürken ihtiyaç duyulan önemli becerilerden mahrum bırakılıyormuş gibi hisseder.Si sente isolato e rimane escluso da un'abilità fondamentale durante la crescita di ognuno.
Bu yüzden çocuk, büyürken ihtiyaç duyulan önemli becerilerden mahrum bırakılıyormuş gibi hisseder.Vậy nên nó thấy thật cô đơn và bất lực trước một kỹ năng hết sức cần thiết khi chúng ta trưởng thành
Bu yüzden çocuk, büyürken ihtiyaç duyulan önemli becerilerden mahrum bırakılıyormuş gibi hisseder.Из-за этого он чувствует себя одиноко и упускает важный навык, требуемый в зрелой жизни.
Bu yüzden çocuk, büyürken ihtiyaç duyulan önemli becerilerden mahrum bırakılıyormuş gibi hisseder.Тому він відчуває себе відлюдьком і втрачає надважливі навики,які необхідні нам, дорослим
Bu yüzden çocuk, büyürken ihtiyaç duyulan önemli becerilerden mahrum bırakılıyormuş gibi hisseder.ولذلك يشعر بالانعزال ويخسر مهارة محورية نحتاجها جميعاً مع النمو
CCP vatandaşları seçme hakkından, konuşma ve dini inanç özgürlüğünden mahrum bırakmıştır.El PCCh ha privado a los ciudadanos el derecho a elegir, la libre expresión y creencia religiosa.
CCP vatandaşları seçme hakkından, konuşma ve dini inanç özgürlüğünden mahrum bırakmıştır.O PCC privou cidadãos de seu direito ao voto, liberdade de expressão e crença religiosa.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.Desde recibir una educación, a tener un trabajo, a poder comer helado.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.Du droit à être éduquée, à celui de travailler, à celui de pouvoir même être autorisée à manger une glace.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.교육의 권리, 근로의 권리, 심지어 아이스크림을 먹을 권리도 없었습니다.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.Onderwijs krijgen, werk hebben, de toelating hebben om een ijsje te eten.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.Școlarizarea, angajarea în muncă, să le fie permis să mănânce înghețată.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.Studiare, avere un lavoro e persino avere il permesso di mangiare un gelato.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.Von Bildung über Arbeit bis hin zum Recht, ein Eis essen zu dürfen.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.Από το δικαίωμα στην εκπαίδευση και στην εργασία, μέχρι το δικαίωμα να τρώνε παγωτό.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.Начиная с образования, трудоустройства и заканчивая разрешением есть мороженное.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.От правото на образование, на работа, до правото дори да ядеш сладолед.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.זכות לחינוך, לתעסוקה, ואפילו לאכילת גלידה.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.انطلاقا من امكانية التعليم، لامكانية التوظيف حتى بالسماح لها باكل الايس كريم.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.認められていません タリバン政権下で アイスクリームを食べるのは違法です
Egitim ve saglik hizmetlerinden mahrum edilmeleri.Dan penolakan dibidang pelayanan pendidikan dan kesehatan
Egitim ve saglik hizmetlerinden mahrum edilmeleri.- Reseförbud - Förbud mot utbildning och sjukvård
Egitim ve saglik hizmetlerinden mahrum edilmeleri.Und die Verweigerung der Inanspruchnahme von Bildungs-und Gesundheitsdienstleistungen.
Egitim ve saglik hizmetlerinden mahrum edilmeleri.ومنع التعليم والخدمات الصحية.
Fas istilası tarafından 34 yıllık mahrum bırakılmadan sonra ülkelerini geri almaya çalışan또한 서 사하라의 폴리사리오 전선에 조언을 해주어 34년간의 모로코의 지배로부터의
Fas istilası tarafından 34 yıllık mahrum bırakılmadan sonra ülkelerini geri almaya çalışanWir beraten die Frente Polisario in der westlichen Sahara, die dafür kämpfen, ihr Land von der marokkanischen
Fas istilası tarafından 34 yıllık mahrum bırakılmadan sonra ülkelerini geri almaya çalışanאנחנו מייעצים לחזית הפוליסאריו ממערב הסהרה, אשר נלחמים להחזיר לעצמם את מדינתם משליטה מרוקאית
Fas istilası tarafından 34 yıllık mahrum bırakılmadan sonra ülkelerini geri almaya çalışan彼らは34年間にわたり モロッコを相手に 民族自決の戦いを続けています
Hareket etme kisitlamalari, Egitim ve saglik hizmetlerinden mahrum edilmeleri.Περιοροσμοί στην ελευθερία κίνησης και ΑΡΝΗΣΗ παροχής εκπαίδευσης και υγειονομικών υπηρεσιών.
Hepsinde bilgisayardan mahrum olacaktý. Tek ţart suçlamalarý kabul etmesiydi.И това при условие, че Шварц се признае за виновен в углавно престъпление.
Hepsinde bilgisayardan mahrum olacaktý.Vše bez užívání počítače.
Hepsinde bilgisayardan mahrum olacaktý.وكلها على شرط ألا يستخدم الحاسوب
Hepsinde bilgisayardan mahrum olacaktý.スワーツが重犯罪に対し有罪であることを認める事が条件だった。
Hikayeler mahrum etmek ve kötülemek için kullanıldı,As histórias têm sido usadas para desapropriar e tornar maligno.
Hikayeler mahrum etmek ve kötülemek için kullanıldı,Berättelser har använts för att fördriva och för att skada.
Hikayeler mahrum etmek ve kötülemek için kullanıldı,Cerita telah digunakan untuk mengusir dan memfitnah.
Hikayeler mahrum etmek ve kötülemek için kullanıldı,Có những câu chuyện được dùng để bôi nhọ và phỉ báng
Hikayeler mahrum etmek ve kötülemek için kullanıldı,Geschichten wurden benutzt um zu enteignen und zu verleumden.
Hikayeler mahrum etmek ve kötülemek için kullanıldı,이야기는 사람들을 착취하고 해치기 위해 사용될 수 있지만
Hikayeler mahrum etmek ve kötülemek için kullanıldı,Les histoires ont été utilisées pour déposséder et pour calomnier.
Hikayeler mahrum etmek ve kötülemek için kullanıldı,Le storie sono state usate per espropriare, e per diffamare.
Hikayeler mahrum etmek ve kötülemek için kullanıldı,Poveştile au fost folosite ca să deposedeze şi să rănească.
Hikayeler mahrum etmek ve kötülemek için kullanıldı,Příběhy byly zneužity k pomluvám a uzurpaci.
Hikayeler mahrum etmek ve kötülemek için kullanıldı,Tarinoita on käytetty riistämiseen ja parjaamiseen.
Hikayeler mahrum etmek ve kötülemek için kullanıldı,Történetek, melyeket kisajátítottak és lebecsméreltek.
Hikayeler mahrum etmek ve kötülemek için kullanıldı,Używano ich by odczłowieczać i wzbudzać złość.
Hikayeler mahrum etmek ve kötülemek için kullanıldı,Verhalen zijn gebruikt om te onteigenen en kwaad te doen.
Hikayeler mahrum etmek ve kötülemek için kullanıldı,Zgodbe so uporabljene za razvrednotenje in zavajanje.
Hikayeler mahrum etmek ve kötülemek için kullanıldı,Οι ιστορίες έχουν χρησιμοποιηθεί για να στερήσουν και να βλάψουν.
Hikayeler mahrum etmek ve kötülemek için kullanıldı,Историите са били използвани за прогонване и зловредност.
Hikayeler mahrum etmek ve kötülemek için kullanıldı,Історіями можна обмовити когось чи позбавити достоїнства.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod