Bilimsel mirasýmýzýn tamamýndan mahrumlar.Jsou odříznuti od všech těchto článků.
Bilimsel mirasýmýzýn tamamýndan mahrumlar.Sono esclusi da queste riviste.
Bilimsel mirasýmýzýn tamamýndan mahrumlar.Они заблокированы от всех этих журналах.
Bilimsel mirasýmýzýn tamamýndan mahrumlar.Те са заключени извън достъпа до тези списания.
Bilimsel mirasýmýzýn tamamýndan mahrumlar.إنهم محرومين من كل هذه المجلات
Bize bolluk verecek makineler bize mahrumiyet getirdi. Bilgilimiz bizi alaycı hale getirdi.Masini ce creaza abundenta, ne-au lasat cu dorinta...
Bize bolluk verecek makineler bize mahrumiyet getirdi.Os mecanismos que nos dão abundância, nos deixam em penúria
Bize bolluk verecek makineler bize mahrumiyet getirdi.Wir lassen Maschinen für uns arbeiten und sie denken auch für uns.
Bize bolluk verecek makineler bize mahrumiyet getirdi.Изобилието от блага ни остави незадоволени.
Bize bolluk verecek makineler bize mahrumiyet getirdi.知識は我々を皮肉屋に、 利口さは我々を冷酷で不親切にした。
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.(צחוק) אז זה נהיה די הגיוני
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.لذا يبدو من المنطقي نوعا ما ان نرفض ان نقدم خدمة للمدمنين .
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.A tak je najednou naprosto logické odpírat služby narkomanům.
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.Deci a devenit destul de raţional să negăm consumatorilor accesul la servicii medicale.
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.Dus dan is het opeens heel rationeel om voorzieningen als spuiten te weigeren.
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.Ecco che allora diventa piuttosto logico negare servizi a chi si droga.
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.Entonces se vuelve muy racional negar servicios a los inyectores de droga.
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.Es wird also ganz rational, Injizierenden Dienstleistungen vorzuenthalten.
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.Il devient donc assez rationnel de refuser les aides aux drogués.
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.Jadi ini menjadi cukup masuk akal untuk tidak memberi pelayanan kepada para penyuntik diri.
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.따라서 마약 중독자들에게 서비스를 거부하는 것은 합리적으로 보입니다.
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.Så det blir ganska rationellt att förneka injektionsmissbrukare service.
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.Staje się więc racjonalnym odmówić pomocy wstrzykującym.
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.Tehát egészen racionálisnak tűnik a tűhasználók számára biztosított szolgáltatások megtagadása.
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.Vì vậy nó trở nên khá logic khi từ chối dịch vụ cho dụng cụ tiêm
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.Φαίνεται λοιπόν αρκετά λογικό να αρνούμαστε υπηρεσίες σε όσους κάνουν ενδοφλέβια χρήση.
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.Така че става доста разумно да се лишават наркоманите от услуги.
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.Так что, оказывается, вполне рационально отказывать в помощи наркоманам.
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.否定するのは非常に合理的なこととなるのです さて セックスについて話しましょう
Bu deneyimlere düşmek, veya bu deneyimlerden mahrum kalmak seni yalnız yapar.Ich fühle all die Erfahrungen oder den Mangel an Erfahrungen, die einem einsam machen.
Bu deneyimlere düşmek, veya bu deneyimlerden mahrum kalmak seni yalnız yapar.У меня нет переживаний, или отсутствия переживаний, которые делают тебя одиноким.
Bu hücrelerin tamamen veya neredeyse tamamen oksijenden mahrum kalıp ölmesine kalp krizi denir.Cellen die geen of bijna geen zuurstof meer krijgen en afsterven, dat is een hartaanval.
Bu hücrelerin tamamen veya neredeyse tamamen oksijenden mahrum kalıp ölmesine kalp krizi denir.Процес на напълно или почти напълно лишаване на клетките от кислород се нарича инфаркт, или сърдечен удар.
Bu insanlar 9 ile 14 Mayıs arasında özgürlüklerinden mahrum edildiler.Die Personen wurden zwischen dem 9. und 14. Mai entführt.
Bu insanlar 9 ile 14 Mayıs arasında özgürlüklerinden mahrum edildiler.Estas personas fueron privadas de su libertad del 9 al 14 de mayo.
Bu insanlar 9 ile 14 Mayıs arasında özgürlüklerinden mahrum edildiler.Эти люди были лишены свободы с 9 по 14 мая.
Bu matematik-fobikler, bilimi ve tıbbı sınırsız derecede ihtiyaç duyduğu yetenekten mahrum bırakıyorlar.Acestă fobie de matematică privează ştiinţa şi medicina de numărul incomensurabil de talente de care e nevoie.
Bu matematik-fobikler, bilimi ve tıbbı sınırsız derecede ihtiyaç duyduğu yetenekten mahrum bırakıyorlar.Deze wiskunde-angst ontneemt wetenschap en geneeskunde een onmetelijke hoeveelheid broodnodig talent.
Bu matematik-fobikler, bilimi ve tıbbı sınırsız derecede ihtiyaç duyduğu yetenekten mahrum bırakıyorlar.Diese Mathe-Phobiker entziehen der Wissenschaft und Medizin eine unabsehbare Menge an notwendigem Talent.
Bu matematik-fobikler, bilimi ve tıbbı sınırsız derecede ihtiyaç duyduğu yetenekten mahrum bırakıyorlar.수학에 대한 이런 두려움이 과학계와 의학계로부터 꼭 필요로되는 수많은 젊은이들을 몰아냈습니다.
Bu matematik-fobikler, bilimi ve tıbbı sınırsız derecede ihtiyaç duyduğu yetenekten mahrum bırakıyorlar.Lęk przed matematyką pozbawia naukę i medycynę niezliczonych ilości potrzebnych talentów.
Bu matematik-fobikler, bilimi ve tıbbı sınırsız derecede ihtiyaç duyduğu yetenekten mahrum bırakıyorlar.Эта математикофобия лишает науку и медицину огромного количества так необходимых талантов.
Bu matematik-fobikler, bilimi ve tıbbı sınırsız derecede ihtiyaç duyduğu yetenekten mahrum bırakıyorlar.חוששי המתמטיקה הללו מונעים מהמדע והרפואה כמויות עצומות של כשרון שנזקקים לו נאושות.
Bu matematik-fobikler, bilimi ve tıbbı sınırsız derecede ihtiyaç duyduğu yetenekten mahrum bırakıyorlar.هذا الخوف من الرياضيات يحرم العلوم والصحة من عدد لا يحصى من المواهب التي نحتاجها بيأس.
Bu matematik-fobikler, bilimi ve tıbbı sınırsız derecede ihtiyaç duyduğu yetenekten mahrum bırakıyorlar.数学恐怖症のせいで 科学や医薬が 必要としている人材が不足しています 不安を払しょくする方法は次のとおりです
Bu, ötenaziyi oksijen kaynağından mahrum bırakır.Asta ar tăia sursa de oxigen a eutanasierii.
Bu, ötenaziyi oksijen kaynağından mahrum bırakır.Ça prive l'euthanasie de sa source d'oxygène.
Bu, ötenaziyi oksijen kaynağından mahrum bırakır.Dan heeft euthanasie geen voedingsbodem meer.
Bu, ötenaziyi oksijen kaynağından mahrum bırakır.Det fratager aktiv dødshjælp sin iltforsyning.
Bu, ötenaziyi oksijen kaynağından mahrum bırakır.Điều đó khiến cái chết giải thoát thực hiện bởi bác sỹ không còn được ủng hộ nữa
Bu, ötenaziyi oksijen kaynağından mahrum bırakır.Es entzieht der Sterbehilfe ihre Sauerstoffversorgung.
Bu, ötenaziyi oksijen kaynağından mahrum bırakır.Eso le quita a la eutanasia el suministro de oxígeno.
Bu, ötenaziyi oksijen kaynağından mahrum bırakır.Ez megfosztaná az eutanáziát az oxigén-utánpótlástól.
Bu, ötenaziyi oksijen kaynağından mahrum bırakır.Isto priva a eutanásia da sua bomba de oxigénio.
Bu, ötenaziyi oksijen kaynağından mahrum bırakır.이건 안락사와 다른 문제죠.
Bu, ötenaziyi oksijen kaynağından mahrum bırakır.Pripravuje to eutanáziu o jej zásoby kyslíka.
Bu, ötenaziyi oksijen kaynağından mahrum bırakır.To eutanazii ubírá kyslík.
Bu, ötenaziyi oksijen kaynağından mahrum bırakır.Toglie ossigeno all'eutanasia.
Bu, ötenaziyi oksijen kaynağından mahrum bırakır.To pozbawi eutanazję tlenu.
Bu, ötenaziyi oksijen kaynağından mahrum bırakır.Στερεί το οξυγόνο από την ευθανασία.