Ana içeriğe geç
Sözlük

mahmut ile cümle

mahmut kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ama Mahmut ve oğlu zaten oradaydı.그러나마흐모우드씨와 그의 아들은 이미 와있었습니다.
Ama Mahmut ve oğlu zaten oradaydı.Maar Mahmoud en zijn zoon waren er al.
Ama Mahmut ve oğlu zaten oradaydı.Mais Mahmoud et son fils étaient déjà là.
Ama Mahmut ve oğlu zaten oradaydı.Ma Mahmoud e suo figlio erano già là.
Ama Mahmut ve oğlu zaten oradaydı.Nhưng Mahmoud và con trai anh ta đã ở đó từ bao giờ.
Ama Mahmut ve oğlu zaten oradaydı.Αλλά ο Μαχμούτ και ο γιος ήταν ήδη εκεί.
Ama Mahmut ve oğlu zaten oradaydı.Но Махмуд и синът му вече бяха пристигнали.
Ama Mahmut ve oğlu zaten oradaydı.Но Махмуд с сыном уже были там.
Ama Mahmut ve oğlu zaten oradaydı.אך מחמוד ובנו כבר היו שם.
Ama Mahmut ve oğlu zaten oradaydı.لكن محمود وولده كانا هناك بالفعل.
Ama Mahmut ve oğlu zaten oradaydı.彼らだけでなく
Bir hafta sonra, Mahmut üretim bandının en hızlısıydı.Een week later was Mahmoud de snelste van de productielijn.
Bir hafta sonra, Mahmut üretim bandının en hızlısıydı.Eine Woche später war Mahmoud der Schnellste in der Fertigungsstrecke.
Bir hafta sonra, Mahmut üretim bandının en hızlısıydı.O týden později byl Mahmoud z výrobní linky tím nejrychlejším.
Bir hafta sonra, Mahmut üretim bandının en hızlısıydı.O týždeň bol Mahmúd najrýchlejší pracovník výrobnej linky.
Bir hafta sonra, Mahmut üretim bandının en hızlısıydı.Μια βδομάδα αργότερα, ο Μαχμούτ ήταν ο γρηγορότερος στη γραμμή παραγωγής.
Birkaç kere, tam Mahmut ve oğlunun geçtiği noktadan cephe hattını geçtim.Aj ja som niekoľkokrát prekročil frontovú líniu presne v mieste, kadiaľ prechádzal Mahmúd so synom.
Birkaç kere, tam Mahmut ve oğlunun geçtiği noktadan cephe hattını geçtim.Algumas vezes atravessei a linha da frente exatamente no sítio onde Mahmoud e o filho atravessavam.
Birkaç kere, tam Mahmut ve oğlunun geçtiği noktadan cephe hattını geçtim.Algunas veces también lo crucé, por el mismo lugar que Mahmoud y su hijo lo hacían.
Birkaç kere, tam Mahmut ve oğlunun geçtiği noktadan cephe hattını geçtim.Am trecut și eu de câteva ori linia frontului, exact pe acolo pe unde treceau Mahmoud și fiul lui.
Birkaç kere, tam Mahmut ve oğlunun geçtiği noktadan cephe hattını geçtim.Deux ou trois fois j'ai traversé la ligne de front à l'endroit même où Mahmoud et son fils traversaient.
Birkaç kere, tam Mahmut ve oğlunun geçtiği noktadan cephe hattını geçtim.Een paar keer stak ik de frontlinie ook over op de plaats waar Mahmoud en zijn zoon ze overstaken.
Birkaç kere, tam Mahmut ve oğlunun geçtiği noktadan cephe hattını geçtim.Einige Male überquerte ich die Front an derselben Stelle wie Mahmoud und sein Sohn.
Birkaç kere, tam Mahmut ve oğlunun geçtiği noktadan cephe hattını geçtim.Io l'ho attraversata un paio di volte proprio nel punto in cui Mahmoud e suo figlio l'attraversavano.
Birkaç kere, tam Mahmut ve oğlunun geçtiği noktadan cephe hattını geçtim.Kilka razy byłem w tym miejscu, gdzie przechodził Mahmoud i jego syn.
Birkaç kere, tam Mahmut ve oğlunun geçtiği noktadan cephe hattını geçtim.저도 마흐모우드씨와 그의 아들이 건넜던 바로 그 최전선을 두어번 건넌 적이 있습니다.
Birkaç kere, tam Mahmut ve oğlunun geçtiği noktadan cephe hattını geçtim.Néhány alkalommal én is átjöttem a frontvonalon, azon a helyen, ahol Mahmoud és a fia keltek át.
Birkaç kere, tam Mahmut ve oğlunun geçtiği noktadan cephe hattını geçtim.Párkrát jsem frontovou linii překročil v úplně stejném místě jako Mahmoud a jeho syn.
Birkaç kere, tam Mahmut ve oğlunun geçtiği noktadan cephe hattını geçtim.Tôi đã vượt qua chiến tuyến một vài lần cũng ngay tại chỗ mà Mahmoud và con trai vượt qua.
Birkaç kere, tam Mahmut ve oğlunun geçtiği noktadan cephe hattını geçtim.Μερικές φορές πέρασα την πρώτη γραμμή στο ίδιο μέρος που ο Μαχμούτ και ο γιος του την περνούσαν.
Birkaç kere, tam Mahmut ve oğlunun geçtiği noktadan cephe hattını geçtim.Няколко пъти пресякох фронтовата линия на същото място, където Махмуд и синът му.
Birkaç kere, tam Mahmut ve oğlunun geçtiği noktadan cephe hattını geçtim.Раза два и я перешел эту линию в том самом месте, где и Махмуд с сыном.
Birkaç kere, tam Mahmut ve oğlunun geçtiği noktadan cephe hattını geçtim.מספר פעמים חציתי את קו החזית באותו המקום בו מחמוד ובנו היו חוצים.
Birkaç kere, tam Mahmut ve oğlunun geçtiği noktadan cephe hattını geçtim.عبرت مرتين الخط الأمامي في عين المكان الذي كان يعبره محمود وإبنه.
Birkaç kere, tam Mahmut ve oğlunun geçtiği noktadan cephe hattını geçtim.前線をくぐったことがあります それは恐ろしい体験でした
Çok şey öğrendim Necmettin, Mahmut, Rafi gibi insanlardan.Am învățat multe de la oameni ca Najmuddin, ca Mahmoud, ca Rafi.
Çok şey öğrendim Necmettin, Mahmut, Rafi gibi insanlardan.Aprendí muchísimo de personas como Najmuddin, Mahmoud, Rafi.
Çok şey öğrendim Necmettin, Mahmut, Rafi gibi insanlardan.Eu aprendi imenso com pessoas como Najmuddin, Mahmoud, Rafi.
Çok şey öğrendim Necmettin, Mahmut, Rafi gibi insanlardan.Ich habe viel gelernt von Leuten wie Najmuddin, Mahmoud, Rafi.
Çok şey öğrendim Necmettin, Mahmut, Rafi gibi insanlardan.Ik heb veel geleerd van mensen zoals Najmuddin, Mahmoud, Rafi.
Çok şey öğrendim Necmettin, Mahmut, Rafi gibi insanlardan.Io ho imparato molto da persone come Najmuddin, Mahmoud, Rafi.
Çok şey öğrendim Necmettin, Mahmut, Rafi gibi insanlardan.J'ai beaucoup appris de gens comme Najmuddin, Mahmoud, le Rafi.
Çok şey öğrendim Necmettin, Mahmut, Rafi gibi insanlardan.Naučil jsem se mnoho od lidí jako Najmuddin, Mahmoud, Rafi.
Çok şey öğrendim Necmettin, Mahmut, Rafi gibi insanlardan.Sokat tanultam olyan emberektől, mint Najmuddin, Mahmoud, Rafi.
Çok şey öğrendim Necmettin, Mahmut, Rafi gibi insanlardan.Tôi đã học rất nhiều từ những người như Najmuddin, Mahmoud, Rafi.
Çok şey öğrendim Necmettin, Mahmut, Rafi gibi insanlardan.Veľa som sa naučil od ľudí ako Nadžmuddín, Mahmúd, Rafí.
Çok şey öğrendim Necmettin, Mahmut, Rafi gibi insanlardan.Έμαθα πολλά από ανθρώπους όπως ο Ναχμουντίν, ο Μαχμούτ, ο Ράφι.
Çok şey öğrendim Necmettin, Mahmut, Rafi gibi insanlardan.Научих много от хора като Нажмудин, Махмуд, Рафи.
Çok şey öğrendim Necmettin, Mahmut, Rafi gibi insanlardan.Я многому научился у таких как Наджмуддин, Махмуд, Рафи.
Diğer bir yandan, fizyoterapistlerden birisi Mahmut'a bir bacak verilebileceğini söyledi, fakat hemen değil.Een van de fysiotherapeuten meldde dat Mahmoud een kunstbeen kon krijgen, maar niet onmiddellijk.
Diğer bir yandan, fizyoterapistlerden birisi Mahmut'a bir bacak verilebileceğini söyledi, fakat hemen değil.És egyike a terapeutáknak jelentette, hogy Mahmoud kaphat új lábat, de nem azonnal.
Diğer bir yandan, fizyoterapistlerden birisi Mahmut'a bir bacak verilebileceğini söyledi, fakat hemen değil.Jeden fyzioterapeut oznámil, že Mahmúdovi bude možné dať nohu, ale nie okamžite.
Diğer bir yandan, fizyoterapistlerden birisi Mahmut'a bir bacak verilebileceğini söyledi, fakat hemen değil.Również jeden z terapeutów zauważył, że Mahmoud może otrzymać nogę, ale nie od razu.
Diğer bir yandan, fizyoterapistlerden birisi Mahmut'a bir bacak verilebileceğini söyledi, fakat hemen değil.Také jeden z fyzioterapeutů oznámil, že Mahmoudovi můžeme dát nohu, ale ne hned.
Diğer bir yandan, fizyoterapistlerden birisi Mahmut'a bir bacak verilebileceğini söyledi, fakat hemen değil.Um dos fisioterapeutas também informou que o Mahmoud podia receber uma perna, mas não imediatamente.
Diğer bir yandan, fizyoterapistlerden birisi Mahmut'a bir bacak verilebileceğini söyledi, fakat hemen değil.Und einer der Physiotherapeuten berichtete, dass Mahmoud ein Bein bekommen könne, aber nicht sofort.
Diğer bir yandan, fizyoterapistlerden birisi Mahmut'a bir bacak verilebileceğini söyledi, fakat hemen değil.Uno de los fisioterapeutas informó que Mahmoud podría recibir una pierna ortopédica, pero no inmediatamente.
Diğer bir yandan, fizyoterapistlerden birisi Mahmut'a bir bacak verilebileceğini söyledi, fakat hemen değil.Unul dintre fizioterapeuți a spus că Mahmoud ar putea primi o proteză, dar nu imediat.
Diğer bir yandan, fizyoterapistlerden birisi Mahmut'a bir bacak verilebileceğini söyledi, fakat hemen değil.И один из наших врачей-терапевтов сообщил, что Махмуд сможет использовать протез, но не сразу.
Fakat sonunda, büyük gün geldi. Mahmut yeni bacaklarıyla tahliye edilecekti.Наконец, наступил торжественный день. день выписки Махмуда с новыми протезами на ногах.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod