Ana içeriğe geç
Sözlük

mahmut ile cümle

mahmut kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Evlilikleri : 1.eşi: 1969 yılında Mahmut Tezcan ile evlendi.Kadhafi korán megnősült: 1969-ben feleségül vette Fatiha al-Nuri tanárnőt.
2006 - İran Devlet Başkanı Mahmut Ahmedinejad, uranyum zenginleştirdiklerini açıkladı.2006 – Iranin presidentti Mahmoud Ahmadinejad ilmoitti Iranin rikastaneen onnistuneesti uraania.
Mahmut Sadık, Ekim 1951.Vehmaan sankaripatsas, 1951.
Mahmut Baran, avukat.Παύλος Μελάς, δικηγόρος.
Burada Mahmut ve İsa Bey'le Buluştular.Έτσι, συνάντησε Τον Ιησού και ο Ορέστης.
1842'de II. Mahmut kaleyi yeniden yaptırdı.Το 1842 έγινε αποκατάσταση του πύργου του .
1959 doğumlu Mahmut Baran, 1978 yılında Türkiye'den ayrılarak, Danimarka'nın Kopenhag şehrine göç etmişti.Mahmut Baran forlade Tyrkiet i 1978 og sad på et fly til København.
Köy halkı sütü vermeyince, Er Mahmut Dede yaylaya çıkar.Hvis de ikke bring nok mad, så spiser den gigantiske drage dem.
Mahmut'un ailesinin de bunlarla birlikte gelmiş oldukları düşünülebilir.Trolig har Muhammeds familie tilhørt en av disse.
Mahmutlu Köyü Akseki yöresinin en eski ve en uğrak mahallesidir.På hovedbølet er det eldre og interessant bebyggelse.
Mahmut Gürer 26 Eylül 2007 Çarşamba sayfa 9Dialog Jumat tanggal 26 Sptember 2007
Mahmut Yıldırım'ın izi uzun süredir bulunamadı.Namun, penamaan Awan Magellan tidak begitu meluas sampai waktu yang lama.
Recaizade Mahmut Ekrem'in soyundan gelir.Perintah datang dari Malik Mahmud.
II. Mahmut 36 yaşında ve padişahlığının 13'üncü yılında.Zeng berusia 21 tahun dan Ho berusia 36 tahun.
Genel merkez daha sonra II. Mahmut Türbesi etrafındaki dört katlı bir binaya taşındı.本部はその後マフムト2世廟の周辺にある4階建ての建物へと移った。
Burada Mahmut ve İsa Bey'le Buluştular.主に矢島氏や大宝寺氏と通交した。
2006 - İran Devlet Başkanı Mahmut Ahmedinejad, uranyum zenginleştirdiklerini açıkladı.2006年4月11日、イランのアフマディネジャド大統領は、同国がウラン濃縮に成功したと発表。
Sultan Mahmut 1 Temmuz 1839’da mağlubiyet haberinin İstanbul’a varmasından birkaç gün önce öldü.マフムト2世はこの知らせが届くより前の1839年7月1日に死去した。
Osmanlı Devleti'nde II. Mahmut dönemine kadar eğitim işlerinden sorumlu bir devlet görevlisi bulunmuyordu.彼は事務局長(機関のNo.2)に起用されるまでS.H.I.E.L.D.の存在を知らなかった。
Mahmutpaşa'da bir hırdavatçı dükkanı açtı.他在公园街开设了一家成功的雪茄店。
Mahmut Dağı'ndan Kurudere ve Fertek çayı doğar.出身和成長於山形縣酒田市。
Mahmut ise Yusuf`u hoş karşılamamıştır.그러나 나혜석은 승려가 될 팔자가 아니라며 거절하였다.
Mahmut Baran, avukat.아오야마 켄고 변호사.
Mahmut dayısı Amerika'dan gönderilen para ile tahsil için oraya gider gelir.하우프트먼은 돈을 모아 원양 여객선을 타고 미국으로 밀항했다.
Mahmut Çınar ağanın mahkemeyi etkileyeceği endişesini taşımaktadır.응우옌쑤언오아인(Nguyen Xuan Oanh) 박사는 도이 머이 정책을 입안하는데 큰 영향을 미쳤다.
7. bölümde Mahmut tarafından vuruldu.נרצחה בספר השביעי עם אמיקו.
Mahmut Yıldırım'ın izi uzun süredir bulunamadı.הר פוג'י לא התפרץ מאז.
Mahmut Baran, avukat.Hrvoje Bićanić, odvjetnik.
Mahmut dayısı Amerika'dan gönderilen para ile tahsil için oraya gider gelir.Domačijo dobi sin Janez, ki se zaradi potrebnega denarja za obnovo odpravi v Ameriko.
Ama I. Mahmut, onu sadarete getirmek istemekteydi.Ludvik I. ga ukaže obglaviti.
Mahmut Baksi, 56 yıllık yaşamında 22 kitap kaleme aldı.Ken Follett išleido 29 knygas per paskutinius 35 metus.
Oktay Mahmuti, (6 Mart 1968, Üsküp, Makedonya), Türk basketbol antrenörü.Oktay Mahmuti (g. 1968 m. kovo 6 d., Skopjė) – krepšinio treneris, treniruojantis Trevizo „Benetton“ klubą.
9. Hint Seferinde Gazneli Mahmut, 1014 yılında Keşmir'e doğru ilerledi.Vaatamata emotsionaalsetele takistustele kirjutas Mahler 1910. aasta suvel oma kümnendat sümfooniat.
20 Haziran 1978 günü Mahmut ve eşine karşı pasaport rejimine muhalefetten yeni bir ceza davası açıldı.21. mail 1975 algas tema ja teiste Punaarmee Fraktsiooni liikmete vastu uus kohtuprotsess.
Adam, adı Mahmut'tu, ve çocuk,adı Rafi'ydi, gittiler.A férfi, akinek a neve Mahmoud volt, és a gyermek, akié Rafi, elmentek.
Adam, adı Mahmut'tu, ve çocuk,adı Rafi'ydi, gittiler.De man, zijn naam was Mahmoud en het kind, Rafi, vertrokken.
Adam, adı Mahmut'tu, ve çocuk,adı Rafi'ydi, gittiler.Dieser Mann, sein Name war Mahmoud, und das Kind, sein Name war Rafi, gingen.
Adam, adı Mahmut'tu, ve çocuk,adı Rafi'ydi, gittiler.El hombre se llamaba Mahmoud, Y el niño, Rafi. Se fueron.
Adam, adı Mahmut'tu, ve çocuk,adı Rafi'ydi, gittiler.마흐모우드라는 그 남자는 자신의 아들 라피와 떠났습니다.
Adam, adı Mahmut'tu, ve çocuk,adı Rafi'ydi, gittiler.L'homme, son nom était Mahmoud, et l'enfant, qui s'appelait Rafi, sont partis.
Adam, adı Mahmut'tu, ve çocuk,adı Rafi'ydi, gittiler.L'uomo, il cui nome era Mahmoud, e il bambino, Rafi, se ne andarono.
Adam, adı Mahmut'tu, ve çocuk,adı Rafi'ydi, gittiler.Mężczyzna, nazywał się Mahmoud, i jego syn, Rafi, odeszli.
Adam, adı Mahmut'tu, ve çocuk,adı Rafi'ydi, gittiler.Muž, volal sa Mahmúd, a dieťa, ktoré sa volalo Rafí, odišli.
Adam, adı Mahmut'tu, ve çocuk,adı Rafi'ydi, gittiler.Người đàn ông, anh ta tên Mahmoud, và đứa bé tên Rafi, cáo biệt.
Adam, adı Mahmut'tu, ve çocuk,adı Rafi'ydi, gittiler.O homem — chamava-se Mahmoud — e a criança, que se chamava Rafi, partiram.
Adam, adı Mahmut'tu, ve çocuk,adı Rafi'ydi, gittiler.Omul, pe numele lui Mahmoud, și copilul, Rafi, au plecat.
Adam, adı Mahmut'tu, ve çocuk,adı Rafi'ydi, gittiler.Ten muž, jmenoval se Mahmoud, a jeho dítě, Rafi, odešli.
Adam, adı Mahmut'tu, ve çocuk,adı Rafi'ydi, gittiler.Ο άντρας, το όνομα του ήταν Μαχμούτ, και το παιδί, που λεγόταν Ράφι, έφυγαν.
Adam, adı Mahmut'tu, ve çocuk,adı Rafi'ydi, gittiler.Когда Махмуд - так звали мужчину - и его сын, Рафи, были уже далеко позади, я одумался:
Adam, adı Mahmut'tu, ve çocuk,adı Rafi'ydi, gittiler.Мъжът, името му беше Махмуд, и детето, чието име беше Рафи, си тръгнаха.
Adam, adı Mahmut'tu, ve çocuk,adı Rafi'ydi, gittiler.אותו אדם, ששמו מחמוד, והילד, ששמו היה רפי, עזבו.
Adam, adı Mahmut'tu, ve çocuk,adı Rafi'ydi, gittiler.الرجل وإسمه محمود والطفل وإسمه رافع غادرا.
Adam, adı Mahmut'tu, ve çocuk,adı Rafi'ydi, gittiler.その息子のラフィと別れたのです 「ああ なんてことを口走ったのだろう」
Ama Mahmut ve oğlu zaten oradaydı.Aber Mahmoud und sein Sohn waren schon da.
Ama Mahmut ve oğlu zaten oradaydı.Ale Mahmoud a jeho syn už tam byli.
Ama Mahmut ve oğlu zaten oradaydı.Ale Mahmoud i jego syn już byli w środku.
Ama Mahmut ve oğlu zaten oradaydı.Ale Mahmúd so synom tam už boli.
Ama Mahmut ve oğlu zaten oradaydı.Dar Mahmoud și fiul lui erau deja acolo.
Ama Mahmut ve oğlu zaten oradaydı."Dê-lhe algum dinheiro."
Ama Mahmut ve oğlu zaten oradaydı.De Mahmoud és a fia már ott voltak.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod