mahkumiyet ile cümle
mahkumiyet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Tom'un sarhoşken araba sürmekten en az bir mahkumiyeti var.Tom has at least one conviction for drunken driving.
Sanığın önceden hiçbir mahkumiyeti yok.The defendant has no prior convictions.
Tom'un mahkumiyeti temyiz oldu ve kazandı.Tom appealed his conviction and won.
Sami'nin mahkumiyeti onaylandı.Sami's conviction was upheld.
Sami mahkumiyetini bozmak için bir kampanya başlattı.Sami launched a campaign to overturn his conviction.
Sami mahkumiyetini temyiz ediyor.Sami is appealing his conviction.
Sami, mahkumiyetine karşı üç itirazda bulundu. Her biri reddedildi.Sami made three appeals against his conviction. Each one was dismissed.
Barberini Galileo'nun arkadaşı ve hayranı idi ve 1616'da mahkumiyetine karşı çıkmıştı.Barberini was a friend and admirer of Galileo, and had opposed the condemnation of Galileo in 1616.
Mahkûmiyeti sırasında matematiksel fikirlerini geliştirmeye devam etti.During his imprisonment, he continued developing his mathematical ideas.
Sonraki dönemde William Laud'un mahkûmiyet sürecinde de sürece dahil olacaktır.In that capacity he was present during the execution of William Laud.
Ama herhangi bir mahkumiyeti habul etmeyeceğim.But I won't accept a conviction.
Hiç bir şey bana dokunma gibi hissediyorum, "diye, kasvetli mahkumiyet bir ses tonuyla söyledi.I feel as if nothing could ever touch me," he said in a tone of sombre conviction.
Teğmen bu dava sonunda, yedi senelik mahkumiyet cezası aldı.lieutenant went to be tried, the court decided to give him seven years in jail.
Türkiye: Poşu Davası Öğrencisinin Mahkumiyetine Öfke YağdıTurkey: Outrage at Sentencing of Scarf Case Student · Global Voices
Örgüt özellikle üst düzey yolsuzluk davalarında mahkumiyetler görmek istiyor.It particularly wants to see convictions in high profile corruption cases.
Aylar sonra bir temyiz mahkemesi mahkumiyet kararlarını bozdu.An appeals court overturned their convictions several months later.
Karaciç, mahkumiyet alırsa ömür boyu hapis cezasına çarptırılabilir.Karadzic could face a possible life sentence if convicted.
Bu davanın da mahkumiyetle sonuçlanması hükümeti kızdırdı.Now that it too has ended with convictions, the government is angry.
Mao'nun ölümünün ardından, mahkumiyetlerin çoğu 1979'da iptal edildi.After Mao's death, many of the convictions were revoked in 1979.
2012 yılında kasıtlı adam öldürme suçuna ilişkin küresel mahkumiyet oranı yüzde 43'tür.[2]The global conviction rate for the crime of intentional homicide in 2012 was 43 percent.[34]
Uzun yargılama Eylül 1930'da 108 ceza mahkumiyetiyle sona erdi.The lengthy trial ended in September 1930, with 108 criminal convictions.
Çeşitli mahkumiyetlere rağmen, Wilder bu suçlardan hiçbirinden hapse atılmadı. ][3]Despite several convictions, Wilder was never jailed for any of these offenses.[why?][9]
Mahkumiyetler bozulduConvictions quashed
Mahkumiyet ve infazıConviction and execution
Komplo mahkûmiyetiConspiracy conviction
Madde X: Kimse genel bir politika olsa bile, mahkûmiyetinden dolayı dava edilemez.Art. X: Niemand darf wegen seiner Überzeugungen, auch wenn sie grundsätzlicher Art sind, belangt werden.
İbrahim Şahin susurluk davasından mahkûmiyet almıştır.Diese Strafen wurden auch gegen Ibrahim Üzülmez verhängt.
Mahkûmiyet halinde, Başkan görevinden alınmış olur.Wegen der Verhaftung wird sie von ihrem Chef entlassen.
İki yıllık mahkûmiyeti sırasında sağlığı oldukça bozuldu.Son état de santé est devenu particulièrement inquiétant après deux ans de détention.
Hakkında 114 dava aynı zaman diliminde açılmış ve 100 yılı aşan süre mahkûmiyeti gündeme gelmişti.Cependant, ce qui devient connu pour être le procès des 114 se termine avec seulement 10 condamnations.
Yargıç beş yıl mahkûmiyet kararı verir ve Michael'in bu karara memnun olduğu görülür.Michael acepta el castigo de cinco años de cárcel que le da la juez y parece complacido al respecto.
Mahkûmiyeti sırasında matematiksel fikirlerini geliştirmeye devam etti.En la cárcel, continuó desarrollando sus ideas teológicas.
Yargıç beş yıl mahkûmiyet kararı verir ve Michael'in bu karara memnun olduğu görülür.In tribunale, si dichiarerà colpevole e sarà condannato a 5 anni di reclusione.
24 Mayıs 2009'da, 16 yıllık mahkûmiyetin ardından Vikernes şartı tahliye sonucu serbest kaldı.24 мая 2009 года Варг Викернес условно-досрочно вышел из тюрьмы.
Ancak aynı yılın Ekim ayında Askerî Yargıtay mahkûmiyet kararlarını esastan bozdu.Но уже в следующем году князь эту присягу нарушил.
Mahkûmiyet halinde, Başkan görevinden alınmış olur.После чего приходит к выводу арестовать президента.
Böylece mahkûmiyet kararı kesinleşmiştir.Certifica-se de que o condenado está morto.
Suç isnadı sonucunda mahkumiyet veya beraat kararı verilmesi ile son bulur.E justamente estes dados embasam uma sentença condenatória ou absolutória.
Mahkûmiyet halinde, Başkan görevinden alınmış olur.O delegado corre risco de ser exonerado pelo cargo.
Suç isnadı sonucunda mahkumiyet veya beraat kararı verilmesi ile son bulur.Uiteindelijk beslist de rechtbank in een gemotiveerd vonnis of arrest.
Mahkûmiyeti sırasında matematiksel fikirlerini geliştirmeye devam etti.Hij ontwikkelde zijn hoofdrekenmethode tijdens zijn gevangenschap.
Her iki taraf da beş yıl mahkûmiyette karar kılar.Jeśli obaj będą zeznawać, obaj dostaną pięcioletnie wyroki.
Burada mahkûmiyet, ağır ağır ölmekle aynı anlamı taşımaktadır.Z tym że pojmanie do niewoli było niemal równoznaczne ze śmiercią.
Aslan Usoyan ilk mahkumiyetini henüz 19 yaşındayken soygun girişimi sebebiyle almıştır.Sin första egna diktsamling fick han dock vänta till 19 års ålder med att få utgiven.
14 yıllık mahkûmiyetinin ardından 1934'te serbest bırakıldı fakat Fransa'ya dönmesine izin verilmedi.У 1934 році його випустили на волю після 14 років ув'язнення, але йому не дозволили повернутись до Франції.
Ancak aynı yılın Ekim ayında Askerî Yargıtay mahkûmiyet kararlarını esastan bozdu.V červenci téhož roku však hrabě všechny odsouzené podmínečně omilostnil.
Burada mahkûmiyet, ağır ağır ölmekle aynı anlamı taşımaktadır.Tento článek je o smrtelném hříchu ve významu těžký.
Yargılama süreci 18 Kasım 2011 tarihinde mahkûmiyet kararının verilmesiyle sona ermiştir.Disciplinární komise rozhodla o konečném verdiktu 18. srpna 2011.
Barberini Galileo'nun arkadaşı ve hayranı idi ve 1616'da mahkumiyetine karşı çıkmıştı.Barberini era un prieten și admirator al lui Galileo, și se opusese condamnării lui Galileo în 1616.
Her iki taraf da beş yıl mahkûmiyette karar kılar.Dacă amândoi mărturisesc, pe fiecare îl așteaptă o pedeapsă de patru ani.
24 Mayıs 2009'da, 16 yıllık mahkûmiyetin ardından Vikernes şartı tahliye sonucu serbest kaldı.În mai 2009, după 15 ani de detenție, Vikernes a fost eliberat condiționat.
Böylece mahkûmiyet kararı kesinleşmiştir.În rest sentința a rămas neschimbată.
Mahkumiyeti sırasında romanlar yazdı ve John Milton’un Kayıp Cennet eserini Sırp-Hırvatça’ya çevirdi.Az anyagból végül konceptlemez lett, mely John Milton Elveszett paradicsom című művét dolgozza fel.
Yeniden bir mağduriyet ve mahkumiyet yaşamayın.Ne féljetek a szenvedéstől és a haláltól!
Barberini Galileo'nun arkadaşı ve hayranı idi ve 1616'da mahkumiyetine karşı çıkmıştı.Barberini oli Galilein ystävä ja ihailija, ja hän oli myös vastustanut Galilein vuoden 1616 tuomiota.
Yargıtay kararıyla daha sonra mahkûmiyet süresi 11 yıla indirildi.Valituksen jälkeen tuomiota korotettiin yhteentoista vuoteen.
24 Mayıs 2009'da, 16 yıllık mahkûmiyetin ardından Vikernes şartı tahliye sonucu serbest kaldı.Vikernes vapautui ehdonalaiseen 22. toukokuuta 2009 oltuaan vankilassa liki 16 vuotta.
Mahkûmiyet halinde, Başkan görevinden alınmış olur.Ο εκτελεστής είναι δυνατόν να παρατεθεί μετά τον τίτλο.
Mahkûmiyeti sırasında matematiksel fikirlerini geliştirmeye devam etti.I fangenskabet videreudviklede han sine matematiske ideer.
Yargıtay kararıyla daha sonra mahkûmiyet süresi 11 yıla indirildi.Etter at saken ble anket til Høyesterett ble den endelige straffen fastsatt til elleve års fengsel.