Onlar doğruya karşı birleşiyor, Suçsuzu ölüme mahkûm ediyorlar.Jenž se shlukují proti duši spravedlivého, a krev nevinnou odsuzují?
Onlar doğruya karşı birleşiyor, Suçsuzu ölüme mahkûm ediyorlar.저희가 모여 의인의 영혼을 치려 하며 무죄자를 정죄하여 피를 흘리려 하나
Onlar doğruya karşı birleşiyor, Suçsuzu ölüme mahkûm ediyorlar.Którzy się zbierają przeciwko duszy sprawiedliwego, a krew niewinną potępiają?
Onlar doğruya karşı birleşiyor, Suçsuzu ölüme mahkûm ediyorlar.Mereka bersekongkol melawan orang jujur, dan menghukum mati orang yang tak bersalah
Onlar doğruya karşı birleşiyor, Suçsuzu ölüme mahkûm ediyorlar.Si avventano contro la vita del giusto, e condannano il sangue innocente
Onlar doğruya karşı birleşiyor, Suçsuzu ölüme mahkûm ediyorlar.Sie rüsten sich gegen die Seele des Gerechten und verdammen unschuldig Blut.
Onlar doğruya karşı birleşiyor, Suçsuzu ölüme mahkûm ediyorlar.Tí, ktorí útočia na dušu spravedlivého a odsudzujú nevinnú krv?
Onlar doğruya karşı birleşiyor, Suçsuzu ölüme mahkûm ediyorlar.Αυτοι εφορμωσι κατα της ψυχης του δικαιου και αιμα αθωον καταδικαζουσιν.
Onlar doğruya karşı birleşiyor, Suçsuzu ölüme mahkûm ediyorlar.Те се опълчват против душата на праведния И осъждат невинна кръв.
Onlar doğruya karşı birleşiyor, Suçsuzu ölüme mahkûm ediyorlar.יגודו על נפש צדיק ודם נקי ירשיעו׃
Onlar doğruya karşı birleşiyor, Suçsuzu ölüme mahkûm ediyorlar.يزدحمون على نفس الصدّيق ويحكمون على دم زكي.
Onlar doğruya karşı birleşiyor, Suçsuzu ölüme mahkûm ediyorlar.他 們 大 家 聚 集 攻 擊 義 人 、 將 無 辜 的 人 定 為 死 罪
Onlar doğruya karşı birleşiyor, Suçsuzu ölüme mahkûm ediyorlar.他 們 大家 聚集 攻 擊義人 、 將無 辜 的 人定 為 死罪
Onlar hükmeder, biz onlara mahkumuz.Ellos gobiernan y nosotros estamos bajo su gobierno.
Onlar hükmeder, biz onlara mahkumuz.Wir haben nichts. Sie herrschen, und wir sind unter ihrer
Onlar hükmeder, biz onlara mahkumuz.Они правят и мы подчиняемся их власти.
Orada idam mahkumları da vardı.Der er dødsdømte fanger der.
Orada idam mahkumları da vardı.Det finns dödsdömda fångar där.
Orada idam mahkumları da vardı.Lì condannavano a morte i criminali.
Orada idam mahkumları da vardı.Mieliby tam skazańców.
Orada idam mahkumları da vardı.Seguramente condenarían a criminales allí.
Orada idam mahkumları da vardı.Siellä oli tuomittuja rikollisia.
Orada idam mahkumları da vardı.Também teriam lá criminosos condenados.
Orada idam mahkumları da vardı.Έχουν καταδικασμένους εγκληματίες εκεί.
Orada idam mahkumları da vardı.Там наверняка есть и приговорённые к смерти.
Organize olmayan bir suç, illa suçsa. Yani hepiniz için mi? Sanırım mahkum edileceksiniz.Es crimen desorganizado. -¿Quieres decir que para todos?
Örneğin bir önceki videoda üzerinde konuştuğumuz 'Mahkumlar İkilemi', gerçekten bir oyun.Vězňovo dilema, o kterém jsme mluvili v předchozí lekci, je skutečně hra.
Örneğin bir önceki videoda üzerinde konuştuğumuz 'Mahkumlar İkilemi', gerçekten bir oyun.У дилемі ув'язнених, про яку ми поговорили у попередньому відео, дійсно є гра.
O sırada, İtalya'da cezaevlerindeki siyasi mahkumların haklarını araştırıyordu.Allora si occupava dei diritti dei prigionieri politici nelle carceri italiane.
O sırada, İtalya'da cezaevlerindeki siyasi mahkumların haklarını araştırıyordu.Damals beschäftigte er sich mit den Rechten politischer Gefangener in italienischen Gefängnissen.
O sırada, İtalya'da cezaevlerindeki siyasi mahkumların haklarını araştırıyordu.En ese entonces él protegía los derechos de prisioneros políticos detenidos en cárceles italianas.
O sırada, İtalya'da cezaevlerindeki siyasi mahkumların haklarını araştırıyordu.Han holdte han øje med rettighederne for politiske fangere i italienske fængsler.
O sırada, İtalya'da cezaevlerindeki siyasi mahkumların haklarını araştırıyordu.Il s'occupait alors des droits des prisonniers politiques dans les prisons italiennes.
O sırada, İtalya'da cezaevlerindeki siyasi mahkumların haklarını araştırıyordu.그 당시 그는 이탈리아 교도소에서 정치범의 권리를 조사하고 있었죠.
O sırada, İtalya'da cezaevlerindeki siyasi mahkumların haklarını araştırıyordu.La momentul respectiv el se ocupa de respectarea drepturilor prizonierilor politici din închisorile italiene.
O sırada, İtalya'da cezaevlerindeki siyasi mahkumların haklarını araştırıyordu.Tehdy se zabýval právy politických vězňů v italských věznicích.
O sırada, İtalya'da cezaevlerindeki siyasi mahkumların haklarını araştırıyordu.Zajmował się wówczas prawami więźniów politycznych we włoskich więzieniach.
O sırada, İtalya'da cezaevlerindeki siyasi mahkumların haklarını araştırıyordu.Zaoberal sa vtedy právami politických väzňov v talianskych väzniciach.
O sırada, İtalya'da cezaevlerindeki siyasi mahkumların haklarını araştırıyordu.Εκείνη την εποχή ασχολούνταν με τα δικαιώματα πολιτικών κρατουμένων στις Ιταλικές φυλακές.
O sırada, İtalya'da cezaevlerindeki siyasi mahkumların haklarını araştırıyordu.В то время он занимался правами политических заключенных в Итальянских тюрьмах.
O sırada, İtalya'da cezaevlerindeki siyasi mahkumların haklarını araştırıyordu.В той час він займався правами політичних увязнених в італійських тюрмах.
O sırada, İtalya'da cezaevlerindeki siyasi mahkumların haklarını araştırıyordu.По това време той се грижеше за правата на политическите затворници в италианските затвори.
O sırada, İtalya'da cezaevlerindeki siyasi mahkumların haklarını araştırıyordu.באותה העת הוא עסק בדאגה לזכויות של אסירים פוליטיים בבתי כלא איטלקיים.
O sırada, İtalya'da cezaevlerindeki siyasi mahkumların haklarını araştırıyordu.في ذلك الوقت كان يبحث في حقوق المساجين السياسيين في السجون الإيطالية .
O sırada, İtalya'da cezaevlerindeki siyasi mahkumların haklarını araştırıyordu.政治犯の権利を擁護していて 彼は私に 赤い旅団にインタビューしないかと言いました
Profesor ve mahkum olarak degil, felesefe yapmak icin hazir olan iki beyin olarak.Bukan sebagai profesor dan narapidana, hanya dua pikiran yang siap untuk berfilsafat.
Profesor ve mahkum olarak degil, felesefe yapmak icin hazir olan iki beyin olarak.Ce n'est pas un professeur et un détenu, ce ne sont que deux esprits prêts à philosopher.
Profesor ve mahkum olarak degil, felesefe yapmak icin hazir olan iki beyin olarak.Det är inte professor och fånge, det är bara två sinnen redo för filosofi.
Profesor ve mahkum olarak degil, felesefe yapmak icin hazir olan iki beyin olarak.Det er ikke professor og indsat, det er bare to sind, klar til at bedrive filosofi.
Profesor ve mahkum olarak degil, felesefe yapmak icin hazir olan iki beyin olarak.Đó không còn là giáo sư và tù nhân, đó chỉ là hai trí tuệ sẵn sàng để thực hành triết học.
Profesor ve mahkum olarak degil, felesefe yapmak icin hazir olan iki beyin olarak.Eivät professori ja vanki, on vain kaksi aivoa valmiina pohtimaan filosofiaa.
Profesor ve mahkum olarak degil, felesefe yapmak icin hazir olan iki beyin olarak.교수와 죄수가 아닌 철학을 할 준비가 된 두 지성인이 있던 것입니다
Profesor ve mahkum olarak degil, felesefe yapmak icin hazir olan iki beyin olarak.Não é o professor e o condenado, são só duas mentes prontas a filosofar.
Profesor ve mahkum olarak degil, felesefe yapmak icin hazir olan iki beyin olarak.Nem a professzor és az elítélt, csak két elme, akik készek filozofálni.
Profesor ve mahkum olarak degil, felesefe yapmak icin hazir olan iki beyin olarak.Ne profesor a odsouzený, ale dvě hlavy, které filozofují.
Profesor ve mahkum olarak degil, felesefe yapmak icin hazir olan iki beyin olarak.Nicht Professor und Verurteilter, nur zwei Geister, bereit zu philosophieren.
Profesor ve mahkum olarak degil, felesefe yapmak icin hazir olan iki beyin olarak.Nie ma profesora i więźnia, są dwa umysły gotowe do rozważań nad filozofią.
Profesor ve mahkum olarak degil, felesefe yapmak icin hazir olan iki beyin olarak.Nie profesor a trestanec, len dve mysle, pripravené na filozofovanie.
Profesor ve mahkum olarak degil, felesefe yapmak icin hazir olan iki beyin olarak.Niet de professor en de veroordeelde, gewoon twee geesten die klaar zijn om aan filosofie te doen.
Profesor ve mahkum olarak degil, felesefe yapmak icin hazir olan iki beyin olarak.Nisva profesor in obsojenec, samo dva uma, pripravljena na filozofijo.