Ana içeriğe geç
Sözlük

mahkum ile cümle

mahkum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu mahkumlardan birinin hapishanede nasıl hissettiği ile ilgili bir çizim.Так ув'язнені зобразили, що вони відчувають.
Bu mahkumlardan birinin hapishanede nasıl hissettiği ile ilgili bir çizim.כאן אסיר צייר את תחושותיו לגבי הכלא.
Bu mahkumlardan birinin hapishanede nasıl hissettiği ile ilgili bir çizim.هذا رسم لسجين رسم فيها كيف يشعر حيال السجن.
Bu mahkumlardan birinin hapishanede nasıl hissettiği ile ilgili bir çizim.青い服を着ているこの男性
Bu mahkumların çoğu, sırf meraktan, onu dinlemek için müzakereleri izlemeye başladılar.그 얘기 들을 그냥 궁금해 서 하는 데 사용 하는 친구 들.
Bu mahkumların çoğu, sırf meraktan, onu dinlemek için müzakereleri izlemeye başladılar.Οι περισσότεροι έρχονταν από περιέργεια απλώς για να τον ακούσουν να μιλάει.
Bu mahkumların çoğu, sırf meraktan, onu dinlemek için müzakereleri izlemeye başladılar.الأشخاص الذين اعتادوا أن يأتوا لدافع الفضول فقط ليسمعونهم يتحدثون
Bunlar, Butare'de bir hapishanedeki mahkumlarAlso dies hier sind ein paar der Gefängnisinsassen in Butare.
Bunlar, Butare'de bir hapishanedeki mahkumlarAqui temos alguns presidiários numa prisão em Butare.
Bunlar, Butare'de bir hapishanedeki mahkumlarDonc, voici un groupe de détenus dans une prison à Butare.
Bunlar, Butare'de bir hapishanedeki mahkumlarDus hier zien we wat gevangenen van een gevangenis in Butare.
Bunlar, Butare'de bir hapishanedeki mahkumlarE ci sono un mucchio di detenuti in un carcere a Butare.
Bunlar, Butare'de bir hapishanedeki mahkumlarEste es un grupo de internos en una prisión de Butare.
Bunlar, Butare'de bir hapishanedeki mahkumlarIată un grup de pușcăriași dintr-o închisoare din Butare.
Bunlar, Butare'de bir hapishanedeki mahkumlarInilah sekelompok tahanan di sebuah penjara di Butare.
Bunlar, Butare'de bir hapishanedeki mahkumlar여기 보시는 부타레의 한 감옥의 재소자들은
Bunlar, Butare'de bir hapishanedeki mahkumlarTo grupa więźniów w więzieniu w Butare.
Bunlar, Butare'de bir hapishanedeki mahkumlarVậy là có khá nhiều tù nhân ở Butare.
Bunlar, Butare'de bir hapishanedeki mahkumlarV Butare je několik vězňů.
Bunlar, Butare'de bir hapishanedeki mahkumlarΑυτοί είναι μια παρέα κρατουμένων σε μια φυλακή στην Μπουτάρε.
Bunlar, Butare'de bir hapishanedeki mahkumlarВот, значит, группа арестантов в тюрьме в Бутаре.
Bunlar, Butare'de bir hapishanedeki mahkumlarТак от це група ув'язнених у Бутаре.
Bunlar, Butare'de bir hapishanedeki mahkumlarזו קבוצת אסירים בכלא בבוטארה.
Bunlar, Butare'de bir hapishanedeki mahkumlarهؤلاء عدد من السجناء في سجن في بوتاري.
Bunlar, Butare'de bir hapishanedeki mahkumlar囚人の多くが大量虐殺犯です
Bunlar da arabaya hayranlık duyan prangalı mahkumlar.Aceasta e o bandă de tipi admirând maşina.
Bunlar da arabaya hayranlık duyan prangalı mahkumlar.C'è anche una banda di ragazzini che sta ammirando la macchina.
Bunlar da arabaya hayranlık duyan prangalı mahkumlar.Đây là một loạt những anh chàng đang ngưỡng mộ chiếc xe.
Bunlar da arabaya hayranlık duyan prangalı mahkumlar.Dies sind ein paar Jungs, die das Auto bewundern.
Bunlar da arabaya hayranlık duyan prangalı mahkumlar.Dit zijn twee gevangen die de auto bewonderen.
Bunlar da arabaya hayranlık duyan prangalı mahkumlar.Eso es un grupo de gente que admira el coche.
Bunlar da arabaya hayranlık duyan prangalı mahkumlar.이것은 자동차를 감탄하면서 보는 죄수들입니다.
Bunlar da arabaya hayranlık duyan prangalı mahkumlar."tão moderno que faz o amanhã parecer ontem". Este é um grupo de prisioneiros a admirar o carro.
Bunlar da arabaya hayranlık duyan prangalı mahkumlar.Voici une chaîne de forçats en train d'admirer la voiture.
Bunlar da arabaya hayranlık duyan prangalı mahkumlar.Widać wianuszek facetów go podziwiających.
Bunlar da arabaya hayranlık duyan prangalı mahkumlar.А това е група затворници, които се възхищават на колата.
Bunlar da arabaya hayranlık duyan prangalı mahkumlar.Здесь машину окружили парни, чтобы полюбоваться.
Bunlar da arabaya hayranlık duyan prangalı mahkumlar.זוהי שורת אסירים כבולים שמתפעלים מהמכונית.
Bunlar da arabaya hayranlık duyan prangalı mahkumlar.هذه هي عصابة من الرجال أعجبت بالسيارة
Bunlar da arabaya hayranlık duyan prangalı mahkumlar.これは全18ページほどの カタログからとったもので
Bunlar en acil olan vakalardı çünkü buralardaki mahkum infaza en yakın olanlardı.Ce sont les affaires les plus urgentes ; ce sont les gars qui sont le plus près d'être exécutés.
Bunlar en acil olan vakalardı çünkü buralardaki mahkum infaza en yakın olanlardı.Diese Fälle sind am dringlichsten, diese Leute sind ihrer Hinrichtung am nächsten.
Bunlar en acil olan vakalardı çünkü buralardaki mahkum infaza en yakın olanlardı.Đó là những vụ khẩn cấp nhất; của những người gần án tử nhất.
Bunlar en acil olan vakalardı çünkü buralardaki mahkum infaza en yakın olanlardı.Es lógico, son los casos más urgentes, son las personas más cercanas a la ejecución.
Bunlar en acil olan vakalardı çünkü buralardaki mahkum infaza en yakın olanlardı.Kasus-kasus inilah yang paling mendesak, karena merekalah yang akan dieksekusi dalam waktu dekat.
Bunlar en acil olan vakalardı çünkü buralardaki mahkum infaza en yakın olanlardı.그들은 사형 집행이 얼마 안 남은 사람들이니까요.
Bunlar en acil olan vakalardı çünkü buralardaki mahkum infaza en yakın olanlardı.Logisch natuurlijk: dat zijn de meest dringende zaken, van mensen die het dichtst bij hun executie zitten.
Bunlar en acil olan vakalardı çünkü buralardaki mahkum infaza en yakın olanlardı.To sprawy najpilniejsze, tym osobom najbliżej do wykonania wyroku.
Bunlar en acil olan vakalardı çünkü buralardaki mahkum infaza en yakın olanlardı.Αυτές είναι οι πλέον επείγουσες υποθέσεις αυτοί είναι οι άνθρωποι που βρίσκονται πιο κοντά στην εκτέλεση.
Bunlar en acil olan vakalardı çünkü buralardaki mahkum infaza en yakın olanlardı.Авжеж, вони мали рацію - ці справи найтерміновіші, бо таким хлопцям недовго залишалось чекати страти.
Bunlar en acil olan vakalardı çünkü buralardaki mahkum infaza en yakın olanlardı.Те дела — самые неотложные; те парни — ближе всех к казни.
Bunlar en acil olan vakalardı çünkü buralardaki mahkum infaza en yakın olanlardı.Това са случаите, които са най-спешни; това са хората, които са най-близо до екзекутиране.
Bunlar en acil olan vakalardı çünkü buralardaki mahkum infaza en yakın olanlardı.אלו הם האנשים הקרובים ביותר להוצאה להורג.
Bunlar en acil olan vakalardı çünkü buralardaki mahkum infaza en yakın olanlardı.هؤلاء هم الأشخاص اكثر قربًا للإعدام
Bunlar en acil olan vakalardı çünkü buralardaki mahkum infaza en yakın olanlardı.うまく行くと クライアントは 新たな審理を受けることになります
Bunlar para biriminizdir. Başka bir mahkumun hücresini para karşılığı temizlersiniz.Egy másik rab fizet neked, ha mondjuk, kitakarítod a celláját.
Bu noktada imkansızlığını kardeş mahkumiyetinin, "o zaman belki bazı uzlaşma onunla mümkün olacaktır.A húga meggyőződés a lehetetlen ezen a ponton, "akkor talán Néhány kompromisszum lehet vele.
Bu noktada imkansızlığını kardeş mahkumiyetinin, "o zaman belki bazı uzlaşma onunla mümkün olacaktır.이 시점의 불가능의 여동생 신념, "그렇다면 어떤 타협 그와 함께 가능한 것입니다.
Bu noktada imkansızlığını kardeş mahkumiyetinin, "o zaman belki bazı uzlaşma onunla mümkün olacaktır.la sœur conviction de l'impossibilité de ce point ", alors peut-être un compromis serait possible avec lui.
Bu noktada imkansızlığını kardeş mahkumiyetinin, "o zaman belki bazı uzlaşma onunla mümkün olacaktır.אחותו של הרשעה של חוסר האפשרות של נקודה זו, "אז אולי פשרה כלשהי ניתן יהיה איתו.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod