Ama O, suçlu işler gibi günahkarlar zihinlerinde mahkum bellek için presler:Ma O, presse a mia memoria fatti come dannati colpevoli di menti peccatori ':
Ama O, suçlu işler gibi günahkarlar zihinlerinde mahkum bellek için presler:Mas ó, ele pressiona a minha memória como atos condenados culpados para as mentes pecadores ':
Ama O, suçlu işler gibi günahkarlar zihinlerinde mahkum bellek için presler:Men O, det pressar på min minne som förbannat sig skyldig gärningar syndare "sinnen:
Ama O, suçlu işler gibi günahkarlar zihinlerinde mahkum bellek için presler:Men O, det presser på min hukommelse som forbandede skyldig gerninger for at syndere 'sind:
Ama O, suçlu işler gibi günahkarlar zihinlerinde mahkum bellek için presler:Mutta O, se painaa Muistaakseni Like kirottu syyllinen tekoja syntisiä mielissä:
Ama O, suçlu işler gibi günahkarlar zihinlerinde mahkum bellek için presler:O ale to lisy na mé paměti jako zatraceně vinni činy mysli hříšníků ":
Ama O, suçlu işler gibi günahkarlar zihinlerinde mahkum bellek için presler:O ale to lisy na mojej pamäti ako sakramentsky vinní činy mysli hriešnikov ":
Ama O, suçlu işler gibi günahkarlar zihinlerinde mahkum bellek için presler:그러나 O, 그 죄인들의 마음에 저주 유죄 행위와 마찬가지로 내 메모리 프레스 :
Ama O, suçlu işler gibi günahkarlar zihinlerinde mahkum bellek için presler:Pero, oh, que presiona a mi memoria, como los hechos condenados culpables de las mentes de los pecadores:
Ama O, suçlu işler gibi günahkarlar zihinlerinde mahkum bellek için presler:Tapi O, ia menekan ke memori saya bersalah Seperti perbuatan terkutuk itu pikiran orang-orang berdosa ':
Ama O, suçlu işler gibi günahkarlar zihinlerinde mahkum bellek için presler:Toda O, to stiskalnice na moj spomin kot preklet kriv dejanj v glavah grešniki ":
Ama O, suçlu işler gibi günahkarlar zihinlerinde mahkum bellek için presler:Αλλά O, πιέζει στη μνήμη μου, όπως και καταδικασμένη ένοχος πράξεων στο μυαλό τους αμαρτωλούς ":
Ama O, suçlu işler gibi günahkarlar zihinlerinde mahkum bellek için presler:Но О, она прижимает к моей памяти, как проклятые дела виновными в умах грешников:
Ama O, suçlu işler gibi günahkarlar zihinlerinde mahkum bellek için presler:Но О, преси за паметта ми Подобно на прокълнатите виновен дела към умовете на грешниците ":
Ama O, suçlu işler gibi günahkarlar zihinlerinde mahkum bellek için presler:אבל הו, זה לוחץ על הזיכרון שלי, כמו מעשים אשם הארור אל המוחות "החוטאים:
Ama O, suçlu işler gibi günahkarlar zihinlerinde mahkum bellek için presler:ولكن يا ، فإنه يضغط على ذاكرتي مثل الأفعال مذنب اللعينة لعقول فاسقين ':
Ama O, suçlu işler gibi günahkarlar zihinlerinde mahkum bellek için presler:"ティバルトは死んで、そして追放ロメオ。'a'は追放、"ことの単語を"追放" という
Ama RAB onu kötünün eline düşürmez, Yargılanırken mahkûm etmez.(36:33) но Господь не отдаст его в руки его и не допустит обвинить его, когда он будет судим.
Ama RAB onu kötünün eline düşürmez, Yargılanırken mahkûm etmez.Aber der HERR läßt ihn nicht in seinen Händen und verdammt ihn nicht, wenn er verurteilt wird.
Ama RAB onu kötünün eline düşürmez, Yargılanırken mahkûm etmez.A GOSPOD ga ne pusti v roki njegovi, tudi ga ne obsodi, ko ga bodo sodili.
Ama RAB onu kötünün eline düşürmez, Yargılanırken mahkûm etmez.Ale Hospodin ho nenechá v ruce jeho, aniž ho dopustí potupiti, když by souzen byl.
Ama RAB onu kötünün eline düşürmez, Yargılanırken mahkûm etmez.Ale Hospodin ho neopustí a neponechá ho v jeho ruke ani ho nedá odsúdiť, keď by bol súdený.
Ama RAB onu kötünün eline düşürmez, Yargılanırken mahkûm etmez.Ale Pan nie zostawi go w ręku jego, i nie potępi go, gdy będzie sądzony.
Ama RAB onu kötünün eline düşürmez, Yargılanırken mahkûm etmez.Dar Domnul nu -l lasă în mînile lui, şi nu -l osîndeşte cînd vine la judecată.
Ama RAB onu kötünün eline düşürmez, Yargılanırken mahkûm etmez.De az Úr nem hagyja azt annak kezében, sem nem kárhoztatja, mikor megítéltetik.
Ama RAB onu kötünün eline düşürmez, Yargılanırken mahkûm etmez.Ðức Giê-hô-va không bỏ người trong tay hắn, Cũng chẳng định tội cho người khi người bị đoán xét.
Ama RAB onu kötünün eline düşürmez, Yargılanırken mahkûm etmez.Ðức_Giê - hô-va không bỏ người trong tay hắn , Cũng chẳng định_tội cho người khi người bị đoán xét .
Ama RAB onu kötünün eline düşürmez, Yargılanırken mahkûm etmez.Herren overlater ham ikke i hans hånd, og fordømmer ham ikke når han blir dømt.
Ama RAB onu kötünün eline düşürmez, Yargılanırken mahkûm etmez.Il Signore non lo abbandona alla sua mano, nel giudizio non lo lascia condannare
Ama RAB onu kötünün eline düşürmez, Yargılanırken mahkûm etmez.Jehovah no lo dejará caer en su mano, ni dejará que lo condenen cuando sea juzgado
Ama RAB onu kötünün eline düşürmez, Yargılanırken mahkûm etmez.여호와는 저를 그 손에 버려두지 아니하시고 재판 때에도 정죄치 아니하시리로다
Ama RAB onu kötünün eline düşürmez, Yargılanırken mahkûm etmez.L`Éternel ne le laisse pas entre ses mains, Et il ne le condamne pas quand il est en jugement.
Ama RAB onu kötünün eline düşürmez, Yargılanırken mahkûm etmez.men, HERREN giver ham ej i hans Hånd og lader ham ikke dømmes for Retten.
Ama RAB onu kötünün eline düşürmez, Yargılanırken mahkûm etmez.men HERREN överlämnar honom icke i hans hand och fördömer honom icke, när han dömes.
Ama RAB onu kötünün eline düşürmez, Yargılanırken mahkûm etmez.Mutta Herra ei jätä häntä hänen käsiinsä eikä tuomitse häntä syylliseksi, kun hänen asiansa on oikeudessa.
Ama RAB onu kötünün eline düşürmez, Yargılanırken mahkûm etmez.O Senhor não o deixará nas mãos dele, nem o condenará quando for julgado.
Ama RAB onu kötünün eline düşürmez, Yargılanırken mahkûm etmez.Tetapi TUHAN tidak membiarkan dia jatuh ke tangan musuh, atau dihukum pada waktu diadili
Ama RAB onu kötünün eline düşürmez, Yargılanırken mahkûm etmez.Ο Κυριος δεν θελει αφησει αυτον εις τας χειρας αυτου, ουδε θελει καταδικασει αυτον οταν κρινη αυτον.
Ama RAB onu kötünün eline düşürmez, Yargılanırken mahkûm etmez.Господ няма да го остави в ръцете му, Нито ще го осъди, когато бъде съден.
Ama RAB onu kötünün eline düşürmez, Yargılanırken mahkûm etmez.יהוה לא יעזבנו בידו ולא ירשיענו בהשפטו׃
Ama RAB onu kötünün eline düşürmez, Yargılanırken mahkûm etmez.الرب لا يتركه في يده ولا يحكم عليه عند محاكمته.
Ama RAB onu kötünün eline düşürmez, Yargılanırken mahkûm etmez.耶 和 華 必 不 撇 他 在 惡 人 手 中 、 當 審 判 的 時 候 、 也 不 定 他 的 罪
Ama RAB onu kötünün eline düşürmez, Yargılanırken mahkûm etmez.耶和華 必 不 撇他 在 惡人 手中 、 當審 判 的 時候 、 也不定 他 的 罪
Amerika'da kendilerini açlıktan ölüme mahkum etmiş kızlara gördüm.이들은 자신들만의 '이상화'된 모습으로 변하려고 몸부림을 치는 것이었습니다.
Amerika'da kendilerini açlıktan ölüme mahkum etmiş kızlara gördüm.במוסדות כדי להראות כמו איזה גרסה אידאלית של עצמן.
Amerika'da kendilerini açlıktan ölüme mahkum etmiş kızlara gördüm.لهدف أن يظهروا في صورة مثالية لأنفسهن
Amerika'da kendilerini açlıktan ölüme mahkum etmiş kızlara gördüm.女性性器を切除し 操作し-
Amerika'yý dünyadaki en yüksek mahkum oranýna sahip bir makina haline getirdi.Stroj, který udělal z Ameriky zemi s nejvyšší mírou uvězněných lidí na světě.
Amerika'yý dünyadaki en yüksek mahkum oranýna sahip bir makina haline getirdi.Une machine qui donne aux USA le taux d'incarcération le plus élevé au monde.
Amerika'yý dünyadaki en yüksek mahkum oranýna sahip bir makina haline getirdi..تلك الآلة جعلت من أمريكا أعلى دولة في نسبة الاحتجاز في العالم
Amerika'yý dünyadaki en yüksek mahkum oranýna sahip bir makina haline getirdi.この国では、恐怖や怒りといった政治判断によって 逮捕することを自身に許してしまっている、
Araştırmacılar, mahkumları evlerinde veya yatakhanelerinde tutuklayarak şaşırttı.Die Wissenschaftler gestatteten, die Gefangenen unerwartet in der Nähe ihrer Wohnungen festnehmen.
Araştırmacılar, mahkumları evlerinde veya yatakhanelerinde tutuklayarak şaşırttı.I ricercatori sorpresero i detenuti arrestandoli a casa loro o nei dormitori.
Araştırmacılar, mahkumları evlerinde veya yatakhanelerinde tutuklayarak şaşırttı.Les chercheurs surprirent les prisonniers et les surveillants dans leur maisons et dortoirs.
Araştırmacılar, mahkumları evlerinde veya yatakhanelerinde tutuklayarak şaşırttı.Los investigadores sorprendieron a los prisioneros arrestándolos en sus casas y dormitorios
Araştırmacılar, mahkumları evlerinde veya yatakhanelerinde tutuklayarak şaşırttı.Para peneliti mengjutkan para tahanan dengan meminta mereka ditangkap di rumah dan asrama mereka.
Araştırmacılar, mahkumları evlerinde veya yatakhanelerinde tutuklayarak şaşırttı.Изследователите изненадали затворниците, като ги арестували в техните жилища и общежития.
Araştırmacılar, mahkumları evlerinde veya yatakhanelerinde tutuklayarak şaşırttı.囚人の気持ちにさせる一つの儀式だ
Artık kapağını kapatıp sinekleri mahkum edebilirsinizИ теперь вы можете просто взять крышку и закрыть их там
Aslinda, sirkler vahsi hayvanlari, ufak kafeslerde izole bir sekilde yasamaya mahkum ediyorlar.במהותם, הקירקסים דנים חיות טבע פראיות ,לגור את שארית חיהן מבודדים ,בכלובים קטנים ושוממים