mahkemeye ile cümle

mahkemeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Poe West Point'ten ayrılabilmek için bilerek kendini mahkemeye verdirtti.Poe beslöt att lämna West Point genom att med flit bli ställd inför krigsrätt.
Üst mahkemeye giden dava oybirliğiyle (9-0) New York Times lehine sonuçlandı.Man överklagade då till högsta domstolen, vilket även New York Times gjorde.
Pontius Pilatus bu mahkemeye başkanlık etti.Pontius Pilatus utses till prefekt i Judeen.
Sonunda bir mahkemeye verildi, ancak cezası onaylandı.Domslut förlorat men man antar denna dom.
Kendisi şüphesiz bir akıl hastası; mahkemeye çıkmaya veya hapis cezasını çekmeye uygun değildir.Без сумніву, він психічно хворий, не здатний постати перед судом або відбувати покарання.
Wallace Londra’da krala ihanet etmek suçundan mahkemeye çıkar.У Лондоні Воллеса судять за зраду короля.
Daha sonraki süreçte konu mahkemeye taşındı.Згодом справа була передана до суду.
Abisiyle birlikte mahkemeye çıkan Yaman beraat eder ancak abisi hapse girer.До суду викликають Євку Подгайну як свідка, але вона втікає до свого брата.
Konu mahkemeye taşınmıştır.Справу передали в суд.
Sadece yasayı yüksek mahkemeye gönderebilir.Закон може дозволити право передати справу безпосередньо до Верховного суду.
Müdahiller, son sözlerini mahkemeye sundu.Останні доручали йому вести важливі судові справи.
Mahmut tarafından 1837 yılında kurulmuş olan Meclis-i Vâlây-ı Ahkâmı Adliye adındaki yüksek mahkemeye dayanır.Ця організація є установою, яка заклала основи сьогоднішньої Державної ради та Касаційного суду.
Aurelian bu düzeni bozmak istemiş ve Felicissimus'u mahkemeye çıkartmıştı.Aurelianus usiloval o vymýcení těchto nešvarů a předvolal Felicissima k soudu.
Olay mahkemeye yansır.Spor míří k soudu.
Büyük jüri, belgelerin mahkemeye ibraz edilmesini ve tanıkların yeminli ifade vermelerini zorunlu kılabilir.Přísaha měla proběhnout před očima smírčího soudce podepsáním dokumentu o spojenectví.
Bir süre sonra Joanna mahkemeye başvurur ve Bill'in vesayetini üzerine alır.Po 18 měsících se však Joanna vrátí a před soudem se domáhá nároku na Billyho.
Üç ay sonra, Papa Joe mahkemeye sevk edilir.Trei luni mai târziu, Papa Joe este trimis în judecată.
Kaliforniya’da yakalanarak mahkemeye çıkartılan Walker, yasadışı savaş suçlusu olan yargılanır.Reîntors în California, el este judecat sub acuzația de război ilegal.
Mahkemeye çıkanlara çok ağır cezalar verdi.Cum a reușit Najoud să ajungă la tribunal?...
Olay mahkemeye yansır.Aceasta însă fuge la tribunal.
Amerika'da mahkemeye intikal etmiş şiddet eylemlerinin %95'i kadınlara karşıdır.În Mexic 77% dintre cazurile de omor în care victima este o femeie rămân nepedepsite.
Warner Bros. mahkemeye onların paylarını ödemeyi teklif etti.În urma acestui rol, Warner Bros. i-a oferit un contract pe cinci ani.
Üst mahkemeye giden dava oybirliğiyle (9-0) New York Times lehine sonuçlandı.După dizolvarea parlamentului a urmat închiderea ziarului Yeni Gün (Ziua Nouă).
Aynı mahkemeye Amiral Milne de tanık sıfatıyla çağrıldı.De asemenea, Lady Milford Haven a apărut la proces ca martor.
Poe West Point'ten ayrılabilmek için bilerek kendini mahkemeye verdirtti.Poe úgy döntött, hogy hadbíróság elé állíttatja magát és elhagyja West Point-ot.
İstanbul Sıkıyönetim Savcılığı, iddianameyi hazırlayarak mahkemeye sundu.Az Isztambuli Ügyészség viszont ejtette a vádat.
Daha sonraki süreçte konu mahkemeye taşındı.Az ügy később a bíróságon folytatódott.
Bir gece, rüyasında mahkemeye çıkarılır.Egy éjjel azonban álmában elszólja magát a felsége előtt.
Mahkemeye bu belge de sunuldu.A szerződést a bíróságnak is jóvá kellett hagynia.
Beş küçük zenci mahkemeye gitti, Biri idam cezası aldı, kaldı dört.Öt kicsi néger tanulgatja a törvény betűjét, Egyik bíró lesz a végén, s marad, csak négy.
Watergate olarak adlandırılan bu olayda Nixon, mahkemeye çıkmadan istifa etti ve yerine Gerald Ford geçti.Watergate botrány: Nixon lemondott, Gerald Ford került a helyére, de utána nem őket választották meg.
Warner Bros. mahkemeye onların paylarını ödemeyi teklif etti.Garrison beperelte a Warner Bros.-t azért, hogy részesedést kapjon a film bevételeiből.
Mahkemeye çıkartılan İmparator'a ölüm cezası verildi.Távollétében a császári hadbíróság halálra ítélte.
Kendisi şüphesiz bir akıl hastası; mahkemeye çıkmaya veya hapis cezasını çekmeye uygun değildir.Nincs bűnözés és pereskedés, ezért nincs szükség börtönre és bíróságra sem.
İki sene sonra ise Valladolid'de bir mahkemeye transfer oldu.Ekkor két évet egy South Wales-i táborban internálták.
1931 yılında Pulitzer'in mirasçıları gazetenin satışı için mahkemeye başvurdu.Vuonna 1931 Pulitzerin perilliset menivät oikeuteen saadakseen luvan New York Worldin myymiselle.
Warner Bros. mahkemeye onların paylarını ödemeyi teklif etti.Garth Brooks pyrki antamaan hänelle osan maksastaan.
Bunun sonucunda iki taraf da dava mahkemeye gitmeden anlaştı.Tapaus sovittiin kaksi päivää ennen oikeudenkäynnin alkamista.
Brown mahkemeye itiraz etti fakat hiçbir etkisi olmadı.KPL teki ottelusta protestin, mutta sillä ei ollut vaikutusta.
Bu durum Ness’in mahkemeye sunacağı ipuçlarını elinden alır.Hän toivoo saavansa tältä jotain tietoja, jotka auttaisivat Navis'ta hänen oikeudenkäynnissään.
Bir Donanma hakimi komutasındaki dört subay mahkemeye verildi.Varsinaisessa oikeudenkäynnissä tuomittiin yksi rajavartioston aliupseereista.
Facianın ardından geminin komutanı askerî mahkemeye çıkarılarak ihmalden dolayı suçlu bulundu.Ο Κυβερνήτης του πλοίου αθωώθηκε από το πολεμικό συμβούλιο για αυτό το ατύχημα.
Tutuklanarak mahkemeye çıkartıldı ve Ham Şatosu'nda sürekli ikamet cezasına çarptırıldı.Στη δίκη του ενώπιον της Βουλής των Λόρδων καταδικάστηκε και τιμωρήθηκε σε διαρκή φυλάκιση σε κάστρο στο Χαμ.
Genellikle, aynı mahkemeye bağlı noterlikler aynı sınıftan sayılır.Αντικείμενα ομοειδή ανήκουν στην ίδια κλάση.
Savunması için birçok önemli Yahudi ismi mahkemeye davet etti.Έγραψε δε σε πολλές εβραϊκές κοινότητες για να ζητήσει υποστήριξη.
Şeranoğlu daha sonra 17 sayfalık yazılı savunmasını mahkemeye sundu.Senere fandtes et unionsbrev med 17 råders underskrift.
Bunun sonucunda iki taraf da dava mahkemeye gitmeden anlaştı.Problemet blev dog løst mellem de to parter, inden det kom for en domstol.
Poe West Point'ten ayrılabilmek için bilerek kendini mahkemeye verdirtti.Han fik besked på at rapportere direkte til OKW uden om OB West.
Sadece yasayı yüksek mahkemeye gönderebilir.Sagerne kan sendes videre til Storbritanniens Højesteret.
Bir süre sonra Joanna mahkemeye başvurur ve Bill'in vesayetini üzerine alır.Men en dag vender Joanna tilbage og kræver forældremyndigheden ad rettens vej.
Ancak tutuklanmasından iki gün sonra, daha mahkemeye çıkarılamadan Jack Ruby tarafından vurularak öldürüldü.Inden Oswald nåede at komme for retten, blev han to dage efter sin arrest skudt af natklubejeren Jack Ruby.
Piso mahkemeye çıkartıldı ve Tacitus'a göre Tiberius'u da bu işe karıştırmakla tehdit etmişti.Piso ble tiltalt og i henhold til Tacitus, truet til å blande inn Tiberius.
Aurelian bu düzeni bozmak istemiş ve Felicissimus'u mahkemeye çıkartmıştı.Aurelianus aktet å fjerne dette problemet og straffeforfulgte Felicissimus.
Tam bu dönemde yargılanan Slovik, 11 Kasım 1944'te askeri mahkemeye çıkar.Det ble reist krigsrett mot Slovik den 11. november 1944.
İki sene sonra ise Valladolid'de bir mahkemeye transfer oldu.Etter to måneder ble hun likevel flyttet til husarrest i Woodstock Palace.
Üç subay görece düşük suçlardan askerî mahkemeye verilir.På lavere nivå finner man sheriffdomstoler.
Kendisi şüphesiz bir akıl hastası; mahkemeye çıkmaya veya hapis cezasını çekmeye uygun değildir.Tanpa diragukan lagi ia mengidap gangguan kejiwaan dan tak dapat dibawa ke pengadilan atau menjalani hukuman.
Kaliforniya’da yakalanarak mahkemeye çıkartılan Walker, yasadışı savaş suçlusu olan yargılanır.Di California, Walker diadili karena telah melakukan perang ilegal.
MÖ 5 Antipater, Hirodes'i öldürmeyi planladığı suçlamasıyla mahkemeye çıkarıldı.5 SM Antipatros diajukan ke pengadilan dengan tuduhan ingin membunuh Herodes.
II.Dünya Savaşı ve Bolşevik Devrimi konunun mahkemeye yansımasını engelledi.Perang Dunia dan Revolusi Bolshevik membuat ia tidak pernah diajukan ke pengadilan.
İlgili Sayfalar