mahkemeye ile cümle
mahkemeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Pontius Pilatus bu mahkemeye başkanlık etti.Le pontifex maximus préside cette assemblée.
Bunun yanında hakkında polise ve mahkemeye de şikayetlerde bulunuldu.Elle a aussi déposé une plainte à la police.
Daha sonraki süreçte konu mahkemeye taşındı.Au lieu de cela, il a renvoyé l'affaire à la cour.
Tam bu dönemde yargılanan Slovik, 11 Kasım 1944'te askeri mahkemeye çıkar.Le soldat Slovik fut donc accusé de désertion et traduit en cour martiale le 11 novembre 1944.
Hâkim mahkemeye çıkarılan Nica'nın akıl hastanesine sevk edilmesine karar verir.Elle y sera nommée juge des enfants à la sortie de l'ENM.
O da bu durumu mahkemeye sunmak istedi fakat mahkeme dava sürecine onu katmadı.Il peut rédiger une plaidoirie, mais il sera absent du procès.
Müdahiller, son sözlerini mahkemeye sundu.Ce même tribunal régla les derniers litiges.
Bu yargıçlar kendi aralarında oylama yönetimiyle mahkemeye başkanlık edecek yargıcı da belirlerler.Les juges choisissent entre eux qui sera chief justice.
Ne var ki, isim hakkını kullanabilmek için mahkemeye gitmek zorunda kaldılar.Sin embargo, tuvieron que ir a tribunales para conservar el uso de su nombre.
Warner Bros. mahkemeye onların paylarını ödemeyi teklif etti.Death Row había hecho algunos pagos a él.
Kendisi şüphesiz bir akıl hastası; mahkemeye çıkmaya veya hapis cezasını çekmeye uygun değildir.Está sin duda mentalmente enfermo e incapaz de afrontar un juicio o una condena.
Josephus'a göre bu stratejik bir hataydı; Hirodes onu mahkemeye bile çıkarmadan idam ettirdi.Josefo escribió que este fue el error estratégico de Alejandra, ya que Herodes la ejecutó sin juicio previo.
Aurelian bu düzeni bozmak istemiş ve Felicissimus'u mahkemeye çıkartmıştı.Aureliano quería eliminar esta práctica, y sometió a juicio a Felicísimo.
Hirodes onları tutuklattı, mahkemeye çıkarttı, hükmü verdirdi ve idam ettirdi.Herodes los arrestó, los llevó a juicio y los condenó a muerte.
Cicero'nun Sezar'ın kayınpederini mahkemeye getirmekten korkmuş olması muhtemeldir.Cicerón, sin embargo, no se atrevió a llevar a juicio al suegro de César.
Mahkemeye çıkarılan Uğurlu verdiği ifadeden sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.Dopo essere stati obbligati a giurare fedeltà ad Olid furono rilasciati.
Müdahiller, son sözlerini mahkemeye sundu.Il pubblico ministero interviene con proprie conclusioni.
Abisiyle birlikte mahkemeye çıkan Yaman beraat eder ancak abisi hapse girer.Frank è nella cella col prete, quando entra il procuratore.
İllerde, idari davalara temyizin Yüce İdari Mahkemeye yapılabileceği il idari mahkemelerinde bakılmaktadır.Sulle loro decisioni decide in grado di appello il Tribunale Superiore delle acque pubbliche.
Hâkim mahkemeye çıkarılan Nica'nın akıl hastanesine sevk edilmesine karar verir.Amy riuscirà a far sì che Carl venga processato dal tribunale dei minori.
Beş küçük zenci mahkemeye gitti, Biri idam cezası aldı, kaldı dört.Cinque vennero condannati a morte, quattro all'ergastolo, e il resto in pene più brevi.
Sonunda bir mahkemeye verildi, ancak cezası onaylandı.Il procedimento è stato infine archiviato, ma la compagnia è stata sanzionata.
Mahkemeye dilekçe ile birlikte 25 klasör delil dosyası sunuldu.Bisogna aspettare fino a quando i cinquantadue capi di accusa mi siano comunicati.
Kendisi şüphesiz bir akıl hastası; mahkemeye çıkmaya veya hapis cezasını çekmeye uygun değildir.Без сомнения, он психически болен, не способен предстать перед судом или отбывать наказание.
Wallace Londra’da krala ihanet etmek suçundan mahkemeye çıkar.В Лондоне Уоллеса судят за измену королю.
Gençler 31 Mart günü mahkemeye çıkartıldılar.31 августа их обоих изгнал Парламент.
Bunun sonucunda iki taraf da dava mahkemeye gitmeden anlaştı.Двое других — сорвали судебное заседание, не явившись в суд.
Bir askeri mahkemeye göre suçlu bulundu ve ölüm cezasına çarptırıldı.За это он был предан военному суду и приговорён к смертной казни.
Suçlamarı reddetmelerine rağmen mahkemeye çıkarıldılar.Они отказались представить документы даже по запросу суда.
Facianın ardından geminin komutanı askerî mahkemeye çıkarılarak ihmalden dolayı suçlu bulundu.Вскоре лейтенант предстанет перед военным судом за своё правонарушение.
Üç subay görece düşük suçlardan askerî mahkemeye verilir.Дела рассматриваются минимум тремя лордами по апелляции.
Daha sonra savcılık tarafından ifadesi alınan Karan, tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi.А Фиона, которая подписала завещание в качестве свидетеля, арестована.
Büyük jüri, belgelerin mahkemeye ibraz edilmesini ve tanıkların yeminli ifade vermelerini zorunlu kılabilir.Появление этих свидетелей по мнению осуждённого могло бы повлиять на вердикт присяжных.
İllerde, idari davalara temyizin Yüce İdari Mahkemeye yapılabileceği il idari mahkemelerinde bakılmaktadır.Гордится сыном, ведущим дела в Верховном суде.
Mahkemeye bu belge de sunuldu.وهذا الادعاء أيضاً تم رفضه من قبل المحكمة.
Daha sonra savcılık tarafından ifadesi alınan Uygun, tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi.احتجزت الشرطة حسن الحيوان فورا بعدما برأته المحكمة.
Ancak tutuklanmasından iki gün sonra, daha mahkemeye çıkarılamadan Jack Ruby tarafından vurularak öldürüldü.واتُهم لي هارفي أوزوالد بارتكاب الجريمة، ولكن لم يُحاكم حيث أطلق جاك روبي عليه النار وقتله قبل محاكمته بيومين.
Yusuf, bir kültür adamıydı ve Pers, Türkiye ve Roma'dan şair ve zanaatkarları mahkemeye davet etti.Yusuf era um homem de cultura e convidou poetas e artesãos da Pérsia, Turquia e Roma para a sua corte.
Kendisi şüphesiz bir akıl hastası; mahkemeye çıkmaya veya hapis cezasını çekmeye uygun değildir.Ele é, sem dúvida, mentalmente doente, é incapaz de comparecer perante um tribunal ou de cumprir uma sentença.
Kaliforniya’da yakalanarak mahkemeye çıkartılan Walker, yasadışı savaş suçlusu olan yargılanır.De volta à Califórnia, Walker foi julgado por realizar uma guerra ilegal.
29 Mart 1962’de ise 1179 savaş esiri vatan hainliğinden mahkemeye sevk edilir.Em 29 de março de 1962, 1 179 homens da brigada foram levados a julgamento por traição.
Bu izinsiz ayrılış nedeniyle Las Palmas tarafından mahkemeye verildi.A proposta foi recusada pelo UD Las Palmas.
26 Mayıs 2009’da Ozzy Osbourne, Black Sabbath isminin Tony Iommi’den alınması için mahkemeye dava açtı.Em 2009, Ozzy Osbourne processou Tony Iommi pelo uso da marca Black Sabbath.
Pontius Pilatus bu mahkemeye başkanlık etti.Pergunta Pilatos diante no tribunal.
İstanbul Sıkıyönetim Savcılığı, iddianameyi hazırlayarak mahkemeye sundu.O advogado do ex-prefeito disse que entrariam com recurso.
Mahkemeye çıkartılan İmparator'a ölüm cezası verildi.Foram castigados os que falaram contra do imperador.
Daha sonra savcılık tarafından ifadesi alınan Otyakmaz, tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi.Ao contrário disto, a guerra se deu através de procuração.
Daha sonra Eldtrich isim hakkı konusunda mahkemeye gitti.Selwerd werd later ook de naam van het gerecht in het Gorecht.
Mahkemeye çıkarılan Uğurlu verdiği ifadeden sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.Op belofte van goed gedrag werd hij echter direct na zijn veroordeling vrijgelaten.
Bunun üzerine ABD'den suçlamalara dair ellerindeki bilgilerin mahkemeye gönderilmesi istenmiştir.De opgedane kennis namen zij mee terug naar de Creuse, waar zij die kennis verspreidden.
Mahkemeye çıkarılan dört ODTÜ'lü tutuklanırken gözaltına alınan baskıevi çalışanı ise serbest bırakıldı.Een vierde verdachte die in deze zaak terechtstond, werd vrijgesproken.
Bir gece, rüyasında mahkemeye çıkarılır.Pewnej nocy przez sen wyrywa się jej skarga.
Poe West Point'ten ayrılabilmek için bilerek kendini mahkemeye verdirtti.Poe zdecydował się na opuszczenie West Point przez umyślne dostanie się pod sąd wojskowy.
29 Mart 1962’de ise 1179 savaş esiri vatan hainliğinden mahkemeye sevk edilir.29 marca, 1179 mężczyzn postawiono przed sądem za zdradę.
Üç ay sonra, Papa Joe mahkemeye sevk edilir.Nim rok minie spotkamy się na Sądzie Bożym!
Borçlu borcunu ifâ etmediği takdirde alacaklı mahkemeye ya da icrâya başvurabilir.Wniosek o ogłoszenie upadłości może zgłosić dłużnik lub każdy z jego wierzycieli.
Hirodes onları tutuklattı, mahkemeye çıkarttı, hükmü verdirdi ve idam ettirdi."Lech" stawił się na rozprawę, pozwolił rozbroić i przyjął wyrok.
6 Kasım 2006'da kocası Kevin Federline'den boşanmak için mahkemeye başvurdu.7 listopada 2006 roku Britney Spears złożyła wniosek o rozwód z Federline.
Davacı tarafından mahkemeye sunulan dava dilekçesinde iddiaların yöneltildiği taraftır.Odpowiedź na skargę doręcza się skarżącemu.
Kendisi şüphesiz bir akıl hastası; mahkemeye çıkmaya veya hapis cezasını çekmeye uygun değildir.Han är utan tvekan mentalt sjuk, är oförmögen att framträda i en rättegång och sitta i fängelse.
İlgili Sayfalar