16 Haziran - Milli Güvenlik Konseyi Devlet Güvenlik Mahkemeleri'nin kurulması yasasını onayladı.2月22日——國防部宣布成立戰地政務局。
Mahkemelerde herkes kendi davasını savunurdu.각 그룹은 각자 상대방의 혐의를 부인했다.
Daha önce mahkemeler tarafından verilmiş kararlara uyulmak zorunluluğu yoktur.관세에 대해 군 당국이 이전에 내린 결정에 대한 어떠한 불만도 받아 들여지지 않을 것이다.
Amerika Birleşik Devletleri bölge mahkemeleri, federal hukukla ilgili genel duruşmalara bakan mahkemelerdir.미국 지방법원(The United States district courts)은 미국 연방 법원 제도 하에서 일반 재판을 담당하는 법원이다.
Parlamento, görevi mahkemelerin ve kamu çalışanlarını denetlemek olan bir Ombudsman (Soruşturmacı) seçer.대구지방법원(大邱地方法院)은 민사 및 형사소송을 처리하기 위해 설치된 법원이다.
Aile mahkemesi olmayan yerlerde asliye hukuk mahkemeleri bu mahkemenin görevini de yapar.가정법원이 설치되지 않은 지역에서는 해당 지방법원이 이를 관할한다.
Nazi liderlerinin yargılandığı Nürmberg Mahkemeleri'ni izleyen gazetecilerin arasındaydı.הוא נמנה עם העיתונאים שצפו במהלך משפטי נירנברג כנגד ראשי המשטר הנאצי.
Herta Oberheuser, Nürnberg mahkemeleri'nde Doktorlar davasında yargılanan tek kadın sanıktı.אוברהויזר הייתה האישה היחידה שנתבעה במשפט הרופאים בגרמניה.
1949 - İstiklal Mahkemeleri'ne ilişkin yasa yürürlükten kaldırıldı.החל מ-1949 החלה המפלגה הלאומית ביישום חוקי ההפרדה.
Bu mahkemeler her il merkezinde kurulur.דבר זה נכון בכל שטחי המשפט...
Parlamento, görevi mahkemelerin ve kamu çalışanlarını denetlemek olan bir Ombudsman (Soruşturmacı) seçer.בבית הדין לעבודה ובבית הדין הצבאי יושב בדין שופט משפטן לצד "אנשי השטח" (הקצינים ונציגי העובדים והמעבידים).
1851'de ticaret mahkemeleri kuruldu.ב-1858 נבנה בית משפט.
Nürnberg mahkemelerinde 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı.על פעולותיו אלו נידון במשפטי נירנברג לעשרים שנות מאסר.
Ağrı İsyanı sırasında kurulan İstiklal Mahkemeleri'nde üyelik yaptı.אחר כך כיהן כאב בית הדין בנתניה.
Çin'de yargı görevi, normal halk mahkemelerinden başka, halk uzlaştırma komitelerince yönetilmektedir.בניגוד למשפטי מוסקבה הפקודה התייחסה לאזרחים רגילים.
Kanun gereği, gazeteciler artık Askeri Mahkemelerde yargılanmayacaklar.בעקבות ההחלטה לא הועמדו עוד קטינים לדין בבתי משפט צבאיים.
Devrimci mahkemeler, devrime karşı suçları yargılamak için kurulmuştu.החוק פישט את התהליך המשפטי נגד מי שנתפסו כמתנגדים למהפכה.
Mahkemelerde zabıtlar bu dil ile tutuldu, hatta birtakım gazeteler bu dil ile basıldı.עיתונים ביפנית נאסרו, כמו גם ההוראה בשפה זו.
Aynı şekilde, çeşitli devlet kurumları, birimler ve mahkemeler bitcoin'i farklı şekilde sınıflandırmıştır.Различни правителствени агенции, департаменти и съдилища са класифицирали биткойн по различен начин.
İlk Kongre ülkeyi yargı bölgelerine ayırmış ve her bölge için federal mahkemeler kurmuştur.Първият Конгрес разделя Америка на области и създава съдилища за всяка от тях.
1956 - ABD'de Yüksek Mahkeme, diğer mahkemelerin okullardaki ırk ayrımcılığını yasaklamasını onayladı.През 1954 г. Върховният съд на САЩ осъжда сегрегацията в обществените училища.
Devrim mahkemelerinin kararları kesindir ve temyiz edilemez.Присъдите, дадени в революционните съдилища са окончателни и не могат да бъдат обжалвани.
Nürnberg mahkemelerinde 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı.Осъден е от Международния военен трибунал в Нюрнберг на 20 години затвор.
Ancak idare mahkemelerinin tek hakimle karar verebileceği davalar da vardır.Страна може да има само един съдия.
Tek hakimli mahkemelerdendir.Пие се от същия съд.
İnsan Hakları İngiliz Mahkemeleri ve Avrupa Komisyonu Temyiz başarısız oldu.Процесите се водят в германските съдилища и Европейския съд по правата на човека.
Bu ilke doğrultusunda, yargı gücü Türk milleti adına yalnızca bağımsız mahkemeler tarafından kullanılabilir.Този газ е разрешен за ползване само в Русия от силите на реда.
Üçüncü ve son dönem İstiklâl Mahkemeleri ise 1923 ile 1927 yılları arasında etkin oldu.Третият етап от неговия творчески път обхваща годините от 1920 до 1937.
Cumhurbaşkanı bu mahkemelere hakimler atamakla görevlidir.Президентът назначава съдиите в тези съдилища.
Çinli ve Hintlerin tüm davalarına ise kamu mahkemeleri bakıyor.На европейските съсловия в индийското и китайско общества отговарят кастите.
İlk Püriten Protestan kolonilerinden olan kasaba 1692'de yaşanan Salem cadı mahkemeleri ile ünlüdür.Негов прадядо е участвал като съдия в печално известните процеси срещу вещиците в Салем (1692).
Daha sonra Nürnberg Mahkemelerinde iddia makamının tanığı olarak görev yaptı.Kasnije je sudjelovao na Nürnberškom procesu kao svjedok.
İçtihadîlik sonucu kural tüm mahkemelerde uygulanır.Opća pravna shvaćanja priopćuju se sudovima.
Fakat mali ve finansal zorluklar nedeniyle Kıbrıs mahkemeleri tarafından kapatıldı.Međutim, proces izgradnje je zaustavljen i odgođen zbog financijskih poteškoća.
Olağanüstü halde sıkıyönetim mahkemeleri yoktur.Pravda:V kauze Aupark sa súdy neponáhľajú .
Genel idari yargı düzeninde ilk derece mahkemeleri olarak oluşturulmuştur.Na úroveň okresných súdov sú ako súdy prvého stupňa postavené obvodné súdy.
Mahkemeler hükûmetten ve parlamentodan bağımsızdır.Súdnictvo je nezávislé od výkonnej moci a zákonodarného zboru.
1962'de asılan Eichmann, İsrail mahkemelerince idam cezası verilen tek kişidir.Ani to mu však nepomohlo a v roku 1962 bol najvyšším izraelským súdom odsúdený na trest smrti obesením.
Bu ilke doğrultusunda, yargı gücü Türk milleti adına yalnızca bağımsız mahkemeler tarafından kullanılabilir.V súlade s týmto princípom je súdna moc vykonávaná nezávislými súdmi konajúcimi pre turecký národ.
Her başlık, birinci derece mahkemeler ile yüksek maddeleri bünyesinde barındırır.Každá kategória zahŕňa súdy prvej inštancie a najvyššie súdy.
Yargılama yetkisi mahkemeler tarafından kullanılmaktadır.Sodno oblast izvršujejo sodišča.
Uzun zaman şehir mahkemelerinde yargıçlık yaptı.Nekateri so dolžnost mestnega sodnika opravljali večkrat.
Savaş suçları, Orta Çağdan beri ulusal mahkemeler tarafından cezalandırılabilmiştir.Psi so bili uporabljeni za namene kazenskega pregona vsaj že od srednjega veka dalje.
1962'de asılan Eichmann, İsrail mahkemelerince idam cezası verilen tek kişidir.Do danes Eichmann ostaja edina oseba usmrčena s strani izraelskih oblasti.
Adli yargının "asıl" hukuk mahkemeleri niteliğindedir.Predmet sodbe (A) je tisto, kar se sodi v sodbi.
Mahkemeler hükûmetten ve parlamentodan bağımsızdır.Sodno oblast je neodvisna od zakonodajne in izvršne oblasti.
Mahkemelerinin kararları kesindir ve temyiz edilemez.Sodba je dokončna in se nanjo ni možno pritožiti.
Adli yargı mahkemelerinin yüksek yargı organı Yargıtay'dır.Za pravosodno oblast skrbi Vrhovno sodišče.
İdari yargıda idare mahkemelerinin verdiği kararlara karşı da temyiz mümkündür.Na sodbe patrimonialnih sodišč je bila mogoča tudi pritožba.
Yargılama yetkisi mahkemeler tarafından kullanılmaktadır.Teisminę valdžią įgyvendina teismai.
1956 - ABD'de Yüksek Mahkeme, diğer mahkemelerin okullardaki ırk ayrımcılığını yasaklamasını onayladı.1954 m. JAV Aukščiausiasis teismas nusprendė, kad rasinė segregacija mokyklose yra nekonstitucinė.
Mahkemelerde herkes kendi davasını savunurdu.Miestiečiai nusprendė ginti savo teises teisme.
Binlerce üyesi tutuklandı ve askeri mahkemelerde yargılandılar.Jų lyderiai buvo suimami ir teisiami policijos teismuose.
Yapılan değişiklikle bu türden davalar, belirli ağır ceza mahkemelerinin görev alanına girmiştir.Tokie veiksmai karo meto sąlygomis buvo susiję su sunkių bausmių grėsme.
Mahkemelerinin kararları kesindir ve temyiz edilemez.Rungtynių teisėjo sprendimai yra galutiniai, jų negalima užginčyti.
İstiklâl Mahkemeleri kuruldu.Įsikūrę kolektyviniai sodai.
26 kantonun her birinin kendi yasaları, parlamentoları, hükümetleri ve mahkemeleri vardır.Igal kantonil on oma põhiseadus, seadusandlik võim, valitsus ja kohtud.
Büyücü ve "kurt adam mahkemeleri" bugün bile anlatılmaktadır.Tänapäev "Maarius, maagia ja libahunt Liisi".
13 Mayıs - Sıkıyönetim mahkemelerinde duruşmalar başladı.13. mai – toimus kohtuprotsess Haapsalu kooliõpilaste üle.
Esasen mahkemelerin bağımsızlığı ile yargıçların bağımsızlığı eş anlamlıdır.Ta on nõudnud kohtunike sõltumatuse tagamist kohtunike valimiste kaudu.