Her seferinde mahkemeler "Telif hakkı koruma kanununa ihtiyacınız yok!" diye defalarca tekrarlar.Os tribunais já repetiram muitas vezes: "Vocês não precisam de mais proteção da propriedade intelectual".
Her seferinde mahkemeler "Telif hakkı koruma kanununa ihtiyacınız yok!" diye defalarca tekrarlar.Pengadilan menetapkan berulang ulang, " Anda tidak perlu perlindungan kekayaan intelektual lagi."
Her seferinde mahkemeler "Telif hakkı koruma kanununa ihtiyacınız yok!" diye defalarca tekrarlar.Sądy raz za razem powtarzały: "Nie trzeba zwiększać ochrony własności intelektualnej."
Her seferinde mahkemeler "Telif hakkı koruma kanununa ihtiyacınız yok!" diye defalarca tekrarlar.Tòa án đã nói đi nói lại rằng, "Anh không cần thêm bất cứ quyền sở hữu trý tuệ thêm nữa."
Her seferinde mahkemeler "Telif hakkı koruma kanununa ihtiyacınız yok!" diye defalarca tekrarlar.Τα δικαστήρια έχουν επαναλάβει πολλές φορές: "Δεν χρειάζεστε περισσότερη προστασία πνευματικής ιδιοκτησίας".
Her seferinde mahkemeler "Telif hakkı koruma kanununa ihtiyacınız yok!" diye defalarca tekrarlar."Вы не нуждаетесь в ещё большей защите интеллектуальной собственности".
Her seferinde mahkemeler "Telif hakkı koruma kanununa ihtiyacınız yok!" diye defalarca tekrarlar.Суди багато разів стверджували: "Вам не потрібен ще більший захист інтелектуальної власності".
Her seferinde mahkemeler "Telif hakkı koruma kanununa ihtiyacınız yok!" diye defalarca tekrarlar.Съдилищата са повтаряли отново и отново: "Не ви е нужна повече защита на интелектуална собственост".
Her seferinde mahkemeler "Telif hakkı koruma kanununa ihtiyacınız yok!" diye defalarca tekrarlar.בתי המשפט חוזרים ואומרים, פעם אחר פעם, "אתם לא זקוקים לעוד הגנה על קניין רוחני"
Her seferinde mahkemeler "Telif hakkı koruma kanununa ihtiyacınız yok!" diye defalarca tekrarlar.حيث قالت المحاكم مرارا وتكرار، "لا تحتاجون بعد الآن لحماية الملكية الفكرية."
Her seferinde mahkemeler "Telif hakkı koruma kanununa ihtiyacınız yok!" diye defalarca tekrarlar.裁判所は繰り返し何度も言っています このような模造品を見ると
İflas mahkemeleri tüm mal varlığınıza el koyuyor. - -V konkursu převezme konkursní soud nucenou správu nad všemi vašimi aktivy. ...
İflas mahkemeleri tüm mal varlığınıza el koyuyor. -管理下に置きます。 全ての資産を管理下に置きます。
İkinci bölüm eyalet mahkemeleri önüne çıkarılma olarak da bilinen karışık bir yasal süreçten oluşur.Al doilea capitol e o procedură juridică complexă, un apel pentru habeas corpus.
İkinci bölüm eyalet mahkemeleri önüne çıkarılma olarak da bilinen karışık bir yasal süreçten oluşur.Chương thứ hai kể về một thủ tục pháp lý phức tạp được gọi là kháng cáo toà án bang.
İkinci bölüm eyalet mahkemeleri önüne çıkarılma olarak da bilinen karışık bir yasal süreçten oluşur.Das zweite Kapitel besteht aus einem komplizierten Berufungsverfahren, das "State Habeas Corpus Appeal" heißt.
İkinci bölüm eyalet mahkemeleri önüne çıkarılma olarak da bilinen karışık bir yasal süreçten oluşur.Il secondo capitolo consiste in un procedimento legale molto complesso noto come appello habeas corpus.
İkinci bölüm eyalet mahkemeleri önüne çıkarılma olarak da bilinen karışık bir yasal süreçten oluşur.Rozdział drugi to skomplikowana procedura prawna, apelacja przeciwko legalności aresztowania.
İkinci bölüm eyalet mahkemeleri önüne çıkarılma olarak da bilinen karışık bir yasal süreçten oluşur.Втората глава се състои от сложна правна процедура, известна като щатска молба за хабеас корпус.
İkinci bölüm eyalet mahkemeleri önüne çıkarılma olarak da bilinen karışık bir yasal süreçten oluşur.Другий розділ - це складна юридична процедура, відома під назвою апеляції "габеас корпус" на рівні штату.
İkinci bölüm eyalet mahkemeleri önüne çıkarılma olarak da bilinen karışık bir yasal süreçten oluşur.הפרק השני מורכב מהליך משפטי מורכב הידוע בשם ערעור "הביאס קורפוס" של המדינה (מלטינית - הבאת הגוף).
İkinci bölüm eyalet mahkemeleri önüne çıkarılma olarak da bilinen karışık bir yasal süreçten oluşur.الجزء الثاني يتكون من اجراء قضائي معقد يعرف بـ نداء الدولة للمثول أمام القضاء
İkinci bölüm eyalet mahkemeleri önüne çıkarılma olarak da bilinen karışık bir yasal süreçten oluşur.두번째 장은 주(州) 인권 보호 영장 항소로 알려진 복잡한 법률 절차로 구성됩니다.
İkinci bölüm eyalet mahkemeleri önüne çıkarılma olarak da bilinen karışık bir yasal süreçten oluşur.州の人身保護令状請求というものです 第3章はもっと複雑は法律上の手続きで
İnsanlardan sakının. Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarında kamçılayacaklar.Acautelai-vos dos homens; porque eles vos entregarão aos sinédrios, e vos açoitarão nas suas sinagogas;
İnsanlardan sakının. Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarında kamçılayacaklar.A strzeżcie się ludzi; albowiem was będą wydawać do rady, i w zgromadzeniach swoich was biczować będą.
İnsanlardan sakının. Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarında kamçılayacaklar.Guardaos de los hombres, porque os entregarán a los tribunales y en sus sinagogas os azotarán
İnsanlardan sakının. Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarında kamçılayacaklar.Guardatevi dagli uomini, perché vi consegneranno ai loro tribunali e vi flagelleranno nelle loro sinagoghe
İnsanlardan sakının. Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarında kamçılayacaklar.Hãy coi chừng người ta; vì họ sẽ nộp các ngươi trước tòa án, đánh đòn các ngươi trong nhà hội;
İnsanlardan sakının. Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarında kamçılayacaklar.Hãy coi_chừng người_ta ; vì họ sẽ nộp các ngươi trước tòa_án , đánh_đòn các ngươi trong nhà hội ;
İnsanlardan sakının. Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarında kamçılayacaklar.Kavahtakaa ihmisiä, sillä he vetävät teidät oikeuksiin, ja synagoogissaan he teitä ruoskivat;
İnsanlardan sakının. Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarında kamçılayacaklar.사람들을 삼가라 저희가 너희를 공회에 넘겨 주겠고 저희 회당에서 채찍질하리라
İnsanlardan sakının. Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarında kamçılayacaklar.Maar pas op! Men zal jullie voor de rechtbanken brengen en afranselen in de synagogen.
İnsanlardan sakının. Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarında kamçılayacaklar.Men vokt eder for menneskene! for de skal overgi eder til domstolene og hudstryke eder i sine synagoger;
İnsanlardan sakının. Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarında kamçılayacaklar.Păziţi-vă de oameni; căci vă vor da în judecata soboarelor, şi vă vor bate în sinagogile lor.
İnsanlardan sakının. Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarında kamçılayacaklar.Varujte se pa ljudi, zakaj izročali vas bodo sodiščem in po shodnicah svojih vas bodo bičali.
İnsanlardan sakının. Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarında kamçılayacaklar.Vystříhejtež se pak lidí; nebť vás vydávati budou do sněmů, a v školách svých budou vás bičovati.
İnsanlardan sakının. Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarında kamçılayacaklar.А пазете се от човеците защото ще ви предават на събори, и в синагогите си ще ви бият.
İnsanlardan sakının. Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarında kamçılayacaklar.Остерегайтесь же людей: ибо они будут отдавать вас в судилища и в синагогах своих будут бить вас,
İnsanlardan sakının. Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarında kamçılayacaklar.Та й стережіть ся людей: бо вони видавати муть вас у судові зборища, й в школах своїх бити вас будуть;
İnsanlardan sakının. Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarında kamçılayacaklar.והשמרו לכם מבני האדם כי ימסרו אתכם לסנהדריות ויכו אתכם בשוטים בבתי כנסיותיהם׃
İnsanlardan sakının. Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarında kamçılayacaklar.ولكن احذروا من الناس. لانهم سيسلمونكم الى مجالس وفي مجامعهم يجلدونكم.
İnsanlardan sakının. Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarında kamçılayacaklar.你 們 要 防 備 人 . 因 為 他 們 要 把 你 們 交 給 公 會 、 也 要 在 會 堂 裡 鞭 打 你 們
İnsanlardan sakının. Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarında kamçılayacaklar.你 們要 防備人 . 因為 他 們要 把 你 們交給 公會 、 也 要 在 會堂 裡 鞭打 你 們
İran mahkemelerinin insanlık onuruna aykırı bu tür kararlar vermeye hakları yoktur.La judicatura iraní no tiene derecho a ordenar un castigo que va contra la dignidad humana.
İran mahkemelerinin insanlık onuruna aykırı bu tür kararlar vermeye hakları yoktur.La justice iranienne n'a pas le droit d'ordonner une telle punition qui va à l'encontre de la dignité humaine.
İran mahkemelerinin insanlık onuruna aykırı bu tür kararlar vermeye hakları yoktur.O Judiciário do Irã não tem o direito de determinar tal punição, que vai contra à dignidade humana.
İran mahkemelerinin insanlık onuruna aykırı bu tür kararlar vermeye hakları yoktur.Sądownictwo w Iranie nie ma prawa wyznaczać takich kar, które uwłaczałyby ludzkiej godności.
İran mahkemelerinin insanlık onuruna aykırı bu tür kararlar vermeye hakları yoktur.Η ιρανική δικαιοσύνη δεν έχει το δικαίωμα να επισύρει τέτοια ποινή που αντιτίθεται στην ανθρώπινη αξιοπρέπεια.
İşin özü şu, iflas mahkemelerine gidiyorsunuz.Ale podstatou toho je, že jdete ke konkursním soudům.
Kanun uygulama harcamaları arasında polis, ordu, mahkemeler, hapishaneler, gümrük ve maliye bakanlığı bulunur.Udgifter til retshåndhævelse omfatter udgifter til politi, hær, domstole, fængsler, told- og finanskontrol.
Kanun uygulama harcamaları arasında polis, ordu, mahkemeler, hapishaneler, gümrük ve maliye bakanlığı bulunur.Výdavky na presadzovanie práva zahŕňajú výdavky na políciu, armádu, súdy, väznice, colnice a finančnú políciu.
Mahkemelerde görüşlerini savunmuş bir adam.A ajuns la tribunal şi şi-a apărat convingerile.
Mahkemelerde görüşlerini savunmuş bir adam.Anh ấy bị đưa ra tòa để bảo vệ ý kiến của mình
Mahkemelerde görüşlerini savunmuş bir adam.Anh ấy phải hầu tòa, để bảo vệ quan điểm của mình.
Mahkemelerde görüşlerini savunmuş bir adam.Bronił w sądzie swoich poglądów.
Mahkemelerde görüşlerini savunmuş bir adam.Byl u soudu, aby bránil svoje názory.
Mahkemelerde görüşlerini savunmuş bir adam.Er war vor Gericht, um seine Ansichten zu verteidigen.
Mahkemelerde görüşlerini savunmuş bir adam.E' stato in tribunale a difendere le sue opinioni.
Mahkemelerde görüşlerini savunmuş bir adam.Han har stått i tingsrätten och försvarat sina tanker.