Ana içeriğe geç
Sözlük

mahkemeler ile cümle

mahkemeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Mahkemelerde görüşlerini savunmuş bir adam.Han har stått i tingsrätten och försvarat sina tanker.
Mahkemelerde görüşlerini savunmuş bir adam.Han har været i retten, for at forsvare sine holdninger.
Mahkemelerde görüşlerini savunmuş bir adam.Hän on ollut käräjillä puolustamassa mielipiteitään.
Mahkemelerde görüşlerini savunmuş bir adam.He estado ante un tribunal, defendiendo sus opiniones.
Mahkemelerde görüşlerini savunmuş bir adam.Hij is bij de rechtbank geweest om zijn meningen te verdedigen.
Mahkemelerde görüşlerini savunmuş bir adam.Il est allé au tribunal pour défendre ses opinions.
Mahkemelerde görüşlerini savunmuş bir adam.그는 법정에서 그의 주장을 고수했지
Mahkemelerde görüşlerini savunmuş bir adam.Megjárta a bíróságot, és kiállt a nézetei mellett.
Mahkemelerde görüşlerini savunmuş bir adam.Δικάστηκε, υπερασπιζόμενος τις απόψεις του.
Mahkemelerde görüşlerini savunmuş bir adam.Бил е в съда, отстоявяйки убежденията си.
Mahkemelerde görüşlerini savunmuş bir adam.Он был в суде, защиту своего мнения.
Mahkemelerde görüşlerini savunmuş bir adam.,הוא היה בבית המשפט .להגן על דעותיו
Mahkemelerde görüşlerini savunmuş bir adam.كان في المحكمة يدافع عن آرائه
Mahkemelerde görüşlerini savunmuş bir adam.兄弟でネオナチの 標的になってるのに...
Mahkemelerden sevk edilen esrar kullanıcıları için uygulanan tek tepki tedavi müdahaleleri değildir.För cannabismissbrukare som remitteras av domstolar förekommer det även andra insatser än behandling.
Mahkemelerden sevk edilen esrar kullanıcıları için uygulanan tek tepki tedavi müdahaleleri değildir.Interventiohoito ei ole ainoa tuomioistuimien hoitoonohjauksen muoto kannabiksen käyttäjille.
Mahkemelerden sevk edilen esrar kullanıcıları için uygulanan tek tepki tedavi müdahaleleri değildir.Sodišča uživalcev konoplje ne pošiljajo samo na zdravstvene intervencije.
Mahkemelerden sevk edilen esrar kullanıcıları için uygulanan tek tepki tedavi müdahaleleri değildir.Voor door rechtbanken doorverwezen cannabisgebruikers worden niet alleen behandelinterventies gemeld.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.Během soudních řízení seděli tiše, občas zamávali na členy rodiny a přátele.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.Cuando eran llevados a juicio, permanecían en silencio, saludando ocasionalmente a familiares y amigos.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.De sad tavse igennem deres retsag, med lejlighedsvise vink til familie og venner.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.Ils restaient en silence pendant leurs procès envoyant parfois un signe à leurs familles et amis.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.재판에서도 조용히 앉아만 있었습니다. 가끔씩 가족과 친구들에게 손을 흔드는 정도였죠.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.Se ne stavano seduti in silenzio ai loro processi, salutando di tanto in tanto con la mano amici e famigliari.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.Sie saßen ihre Prozesse in völligem Stillschweigen ab, und winkten nur ab und zu Familie und Freunden zu.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.Stăteau în linişte de-a lungul proceselor lor făcând cu mâna ocazional familiei și prietenilor.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.V tichosti presedeli súdne konania, občas zamávali rodine a priateľom.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.W trakcie procesów siedzieli w milczeniu, machając czasem do rodziny lub przyjaciół.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.Κάθονταν σιωπηλοί στις δίκες τους, κάνοντας καμιά φορά νοήματα στις οικογένειες και τους φίλους τους.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.Вони мовчки сиділи на своїх судових процесах, зрідка давали про себе знати друзям і близьким.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.Они молча сидели на своих судебных процессах, изредка махая друзьям и близким.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.Те седяха мълчаливо през съдебните процеси, махайки от време на време на семейството и приятелите си.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.הם ישבו בדממה במהלך משפטם, כאשר הם מנופפים לעיתים לחברים ומשפחה.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.إلتزموا الصمت تماما خلال تحركاتهم , مشيرين أحياناً لبعض الأسر و الأصدقاء .
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.時折家族や友人に手を振ります 1993年 彼らは武装闘争に終止符を打つと 宣言しました
Maspero'da olanlar hakkında ordu mahkemeleri tarafından sorgulandırılmadı 9 Ekimجرى استجوابه أمام النيابة العسكرية لما جرى أمام ماسبيرو ٩ أكتوبر
NSA, Başkan Bush, Obama ve gizli mahkemeleri birçok kanunu pek çok Amerikalıyı şaşırtacak şekilde yorumluyor.国家安全局,布什和奥巴马总统以及他们 的秘密法庭 正在以一种会另大多数美国人震惊 的方式解释着很多法律
O çiftçileri yıllarca mahkemelerde süründürürüz.Solche Bauern zerren wir vor Gericht in jahrelangen Prozessen.
O çiftçileri yıllarca mahkemelerde süründürürüz.Soudně svážeme farmáře na roky.
O çiftçileri yıllarca mahkemelerde süründürürüz.Мы много лет будем таскать фермеров по судам.
O kadar iyi bir konuşmaydı ki Atina mahkemeleri onu serbest bıraktı.A fost un discurs atât de măreţ încât curtea ateniană l-a iertat.
O kadar iyi bir konuşmaydı ki Atina mahkemeleri onu serbest bıraktı.Byla to tak dobrá řeč, že ho athénský soud nechal jít.
O kadar iyi bir konuşmaydı ki Atina mahkemeleri onu serbest bıraktı.C'était un discours tellement formidable que le tribunal athénien l'a acquitté.
O kadar iyi bir konuşmaydı ki Atina mahkemeleri onu serbest bıraktı.Die Rede war so großartig, dass die athenischen Gerichte ihn laufen ließen.
O kadar iyi bir konuşmaydı ki Atina mahkemeleri onu serbest bıraktı.Foi um discurso tão bom que os tribunais de Atenas o libertaram.
O kadar iyi bir konuşmaydı ki Atina mahkemeleri onu serbest bıraktı.Fue un discurso tan genial que la corte de justicia ateniense le dejó irse.
O kadar iyi bir konuşmaydı ki Atina mahkemeleri onu serbest bıraktı.Fu un discorso talmente toccante che la corte di giustizia ateniese decise di assolverlo.
O kadar iyi bir konuşmaydı ki Atina mahkemeleri onu serbest bıraktı.Het was een geweldige redevoering waardoor de Atheense rechtbank hem vrijliet.
O kadar iyi bir konuşmaydı ki Atina mahkemeleri onu serbest bıraktı.Mowa była tak wspaniała, że ateński sąd uwolnił Hyperejdesa.
O kadar iyi bir konuşmaydı ki Atina mahkemeleri onu serbest bıraktı.Olyan nagy beszéd volt, hogy az athéni törvényszék elengedte.
O kadar iyi bir konuşmaydı ki Atina mahkemeleri onu serbest bıraktı.Talen var så god, at retten i Athen lod ham slippe uden straf.
O kadar iyi bir konuşmaydı ki Atina mahkemeleri onu serbest bıraktı.Τόσο σπουδαίος λόγος ήταν που το Αθηναϊκό δικαστήριο τον αθώωσε.
O kadar iyi bir konuşmaydı ki Atina mahkemeleri onu serbest bıraktı.Това е била толкова велика реч, че атинския съд го освободил.
O kadar iyi bir konuşmaydı ki Atina mahkemeleri onu serbest bıraktı.Эта речь так потрясла Афинский суд, что Гиперид был освобождён.
Senin sırtına nimetler ışıkları paketi; Mutluluk mahkemeler sana onu en iyi dizi;A csomag áldás fény a te vissza, Happiness bíróságok téged az ő legjobb tömb;
Senin sırtına nimetler ışıkları paketi; Mutluluk mahkemeler sana onu en iyi dizi;Balenie požehnanie svetla na tvojej chrbát, šťastie ťa súdy v jej najlepšom poli;
Senin sırtına nimetler ışıkları paketi; Mutluluk mahkemeler sana onu en iyi dizi;Balení požehnání světla na tvé záda, štěstí tě soudy v jejím nejlepším poli;
Senin sırtına nimetler ışıkları paketi; Mutluluk mahkemeler sana onu en iyi dizi;Een pak van zegeningen lichten over uw rug; Geluk rechtbanken thee in haar beste array;
Senin sırtına nimetler ışıkları paketi; Mutluluk mahkemeler sana onu en iyi dizi;Eine Packung Segen leuchtet auf deinem Rücken; Happiness Gerichte dich in ihren besten array;
Senin sırtına nimetler ışıkları paketi; Mutluluk mahkemeler sana onu en iyi dizi;En pakke med velsignelser lys over din ryg; Lykke domstole dig i hendes bedste række;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod