Ama önce size Yüksek Mahkemeden bahsetmem lazım.Е, първо трябва да ви кажа за Върховния съд.
Ama önce size Yüksek Mahkemeden bahsetmem lazım.ובכן, כדי שאספר לכם תחילה על בית המשפט העליון.
Ama önce size Yüksek Mahkemeden bahsetmem lazım.حسناً، ينبغي أن أخبركم عن المحكمة العليا في البداية.
Ama önce size Yüksek Mahkemeden bahsetmem lazım.最高裁は
Ama Yargıç Russell'ın bir alternatifi vardı. Ve bu da onun özel mahkemede olmasından dolayıydı.De Russel bírónak volt más lehetősége, mivel egy különleges bíróságon elnökölt.
[Anas'in Rüşvetçileri Mahkemede][Anas "corrompe" uomini in tribunale]
[Anas'in Rüşvetçileri Mahkemede] [Anas'in Videosu 15 Kelle Aldı][Anas "Bestikkelses" Mænd i Retten] [15 Hoveder Ruller På Grund Af Anas Bånd]
[Anas'in Rüşvetçileri Mahkemede] [Anas'in Videosu 15 Kelle Aldı][Anas " facet od łapówek" w sądzie] [15 głów poleciało po taśmie Anasa]
[Anas'in Rüşvetçileri Mahkemede] [Anas'in Videosu 15 Kelle Aldı][Anas Những người hối lội ở Toà] [15 Người đứng đầu trong đoạn băng Anas]
[Anas'in Rüşvetçileri Mahkemede] [Anas'in Videosu 15 Kelle Aldı][Anas 'omkoop'-lui voor de rechtbank] [15 koppen rollen door Anastape]
[Anas'in Rüşvetçileri Mahkemede] [Anas'in Videosu 15 Kelle Aldı][Anas ›schmiert‹ im Gerichtssaal] [15 Köpfe rollen nach Anas' Video]
[Anas'in Rüşvetçileri Mahkemede] [Anas'in Videosu 15 Kelle Aldı][Anas "soudoie" les inculpés] [15 têtes tombent après la cassette d'Anas]
[Anas'in Rüşvetçileri Mahkemede] [Anas'in Videosu 15 Kelle Aldı][Анас - "чоловік-хабарник" в суді] [15 голів полетіло через записи Анаса]
[Anas'in Rüşvetçileri Mahkemede] [Anas'in Videosu 15 Kelle Aldı][Правительство взволновано по поводу видео Анаса] ["Взяточник" Анаса предстал перед судом]
[Anas'in Rüşvetçileri Mahkemede][Anas "soborna" hombres en la Corte]
[Anas'in Rüşvetçileri Mahkemede][Anas 'Suborna' Homens no Tribunal]
[Anas'in Rüşvetçileri Mahkemede][법정을 매수한 아나스]
[Anas'in Rüşvetçileri Mahkemede]["Mituiţii" lui Anas în instanţă]
[Anas'in Rüşvetçileri Mahkemede][אנס "שיחד" אדם בבית המשפט]
[Anas'in Rüşvetçileri Mahkemede][المرتشون من أنس في المحكمة]
[Anas'in Rüşvetçileri Mahkemede]「アナスのビデオで 15名の首が飛ぶ」
Askeri mahkemede çalıştığı için askeri olayları araştırmak için elinde her türlü olanak vardı.A ponieważ pracował w biurze sądu wojskowego, miał możliwość wglądu w akta tamtych incydentów.
Askeri mahkemede çalıştığı için askeri olayları araştırmak için elinde her türlü olanak vardı.Han arbejdede på krigsretskontoret - - og kunne undersøge hændelser i militæret.
Askeri mahkemede çalıştığı için askeri olayları araştırmak için elinde her türlü olanak vardı.Han jobbade på krigsrättskontoret- -och kunde kolla upp militära incidenter.
Askeri mahkemede çalıştığı için askeri olayları araştırmak için elinde her türlü olanak vardı.Hän palveli sotaoikeudessa- -ja pystyi tutkimaan tapauksia.
Askeri mahkemede çalıştığı için askeri olayları araştırmak için elinde her türlü olanak vardı.Lui lavorava alla corte marziale, per avere la possibilità di studiare gli incidenti militari.
Askeri mahkemede çalıştığı için askeri olayları araştırmak için elinde her türlü olanak vardı.Αφού υπηρετούσε στο στρατοδικείο, είχε ό,τι χρειαζόταν για να εξετάσει τα περιστατικά.
Askeri mahkemede çalıştığı için askeri olayları araştırmak için elinde her türlü olanak vardı.И раз он служил в военном суде, у него было всё, что нужно, чтобы изучить эти военные инциденты.
Askeri mahkemedeki i,slerim de yıgıldı.A tu w sądzie też nazbierała mi się praca.
Askeri mahkemedeki i,slerim de yıgıldı.E o meu trabalho no tribunal marcial também se acumula.
Askeri mahkemedeki i,slerim de yıgıldı.Jag har även mycket att göra i krigsrätten
Askeri mahkemedeki i,slerim de yıgıldı.Jeg har også travlt i krigsretten.
Askeri mahkemedeki i,slerim de yıgıldı.Mi si sta accumulando anche il lavoro alla corte marziale.
Askeri mahkemedeki i,slerim de yıgıldı.Työni kasaantuvat sotaoikeudessakin.
Askeri mahkemedeki i,slerim de yıgıldı.Y el trabajo en la oficina se me está acumulando.
Askeri mahkemedeki i,slerim de yıgıldı.Έχει μαζευτεί πολλή δουλειά και στο Στρατοδικείο.
Askeri mahkemedeki i,slerim de yıgıldı.И в кабинете у меня тоже накопилось много работы.
Ateş edilen kişi, mahkemedeki kurbandır.당신은 피해자가 법정에서 촬영 한 걸릴.
Ateş edilen kişi, mahkemedeki kurbandır.Man bringt denjenigen vor Gericht der auf die Opfer geschossen hat.
Avukat olmadığı halde, davayı mahkemede ertesi gün kendisi savundu.Anche se non era avvocato, sosteneva il caso da solo in tribunale il giorno successivo.
Avukat olmadığı halde, davayı mahkemede ertesi gün kendisi savundu.Aunque no era abogado, él mismo argumentó el caso en la corte al día siguiente.
Avukat olmadığı halde, davayı mahkemede ertesi gün kendisi savundu.Chociaż nie jest adwokatem, sam przedstawił tę sprawę w sądzie następnego dnia.
Avukat olmadığı halde, davayı mahkemede ertesi gün kendisi savundu.Deși nu era avocat, a doua zi, a susținut singur cazul în instanță.
Avukat olmadığı halde, davayı mahkemede ertesi gün kendisi savundu.Fastän han inte var advokat pläderade han själv fallet i rätten dagen efter.
Avukat olmadığı halde, davayı mahkemede ertesi gün kendisi savundu.Hoewel hij geen advocaat was, bepleitte hij het geval de volgende dag zelf in de rechtbank.
Avukat olmadığı halde, davayı mahkemede ertesi gün kendisi savundu.변호사는 아니셨지만, 다음 날 법정에서 이 사건에 대해
Avukat olmadığı halde, davayı mahkemede ertesi gün kendisi savundu.Meskipun ia bukan pengacara, ia mengajukan sendiri kasus ini ke pengadilan keesokan harinya.
Avukat olmadığı halde, davayı mahkemede ertesi gün kendisi savundu.Obwohl er kein Anwalt ist, verteidigte er am nächsten Tag diesen Fall selbst vor Gericht.
Avukat olmadığı halde, davayı mahkemede ertesi gün kendisi savundu.Παρόλο που δεν ήταν δικηγόρος, υπερασπίστηκε την υπόθεση στο δικαστήριο μόνος του την επόμενη μέρα.
Avukat olmadığı halde, davayı mahkemede ertesi gün kendisi savundu.Въпреки, че не беше адвокат, той на следващия ден защитаваше делото.
Avukat olmadığı halde, davayı mahkemede ertesi gün kendisi savundu.Попри те, що він не був юристом, він сам захищав справу в суді наступного дня.
Avukat olmadığı halde, davayı mahkemede ertesi gün kendisi savundu.Хотя он не был юристом, он сам представлял дело на судебном заседании, состоявшемся на следующий день.
Avukat olmadığı halde, davayı mahkemede ertesi gün kendisi savundu.למרות שהוא לא היה עורך-דין, הוא ייצג בעצמו את התיק
Avukat olmadığı halde, davayı mahkemede ertesi gün kendisi savundu.وهو ليس بمحام، قام بمحاجّة القضية في المحكمة
Avukat olmadığı halde, davayı mahkemede ertesi gün kendisi savundu.翌日 勝訴しました
Bazı kişiler onların mahkemede sorumlu tutulmasını istemekteydi:A algunos les gustaría verlos rendir cuenta en la corte:
Bazı kişiler onların mahkemede sorumlu tutulmasını istemekteydi:Alguns gostariam que fossem responsabilizados na Justiça:
Bazı kişiler onların mahkemede sorumlu tutulmasını istemekteydi:Il y en a qui aimeraient les voir traduits en justice :
-böylelikle mahkemede uyuyakalıyorsun ve fiziksel olarak kendini savunamayacak hale düşüyorsun.-así te duermes en la corte y te vuelves físicamente incapaz de defenderte.
-böylelikle mahkemede uyuyakalıyorsun ve fiziksel olarak kendini savunamayacak hale düşüyorsun.-joten vajoat uneen oikeussalissa tullen ruumiillisesti kyvyttömäksi puolustamaan itseäsi.