mahkûmlar ile cümle
mahkûmlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu işler, Sonderkommando olarak adlandırılan Yahudi mahkûmlar tarafından yapılırdı.Arbeidet i leiren ble utført av såkalte Sonderkommandoer, spesialavdelinger satt sammen av jødiske fanger.
1913'te Mahkûmların Geçici Tahliye yasası (Kedi ve Fare yasası olarak bilinir) değiştirildi.I 1913 ble den såkalte Cat and Mouse Act vedtatt.
Bütün siyasi mahkûmlar serbest bırakılacaktı.Alle de britiske fangene ble satt fri.
"Van'da mahkumlar firar etti".«Før gikk rebellene i bunad».
Tüm sosyalist partilere ait siyasi mahkûmlar ve işçi sınıfına mensup tüm mahkûmlar serbest bırakılmalıdır.Sjølstyremyndighetene og myndighetene i Gaza må snarest frigi alle politiske fanger.
Flossenbürg'te mahkûmlar 16 büyük ahşap barakalarda kalıyorlardı.De innsatte i Flossenbürg bodde i 16 store trebrakker, og leirens krematorium var i dal rett utenfor leiren.
Mahkûmlar 11 Alman SS görevlisini ve birkaç kamp gardiyanını öldürdü.Para tahanan berhasil membunuh 11 perwira SS Jerman dan sejumlah penjaga kamp.
Açlık grevleri tolere edildi fakat mahkûmlar hastalandıklarında serbest bırakıldılar.Mogok makan ditoleransi tetapi tahanan dibebaskan ketika mereka menjadi sakit.
1955`te baskılar üzerine Batista Moncada baskıncıları da dahil bütün politik mahkûmları serbest bıraktı.Setelah pemilu 1955, Batista membebaskan semua tahanan politik, termasuk penyerbu Moncada.
Bağımsız Cumhuriyet daha sonra cumhuriyetçii kadın mahkûmları serbest bıraktı.Free State kemudian relased para tahanan wanita republik.
Diğer mahkûmlar 1947'de Spandau Hapishanesine nakledildiler.Para terdakwa yang dijatuhi hukuman penjara dikirm ke Penjara Spandau (Spandau Prison) pada tahun 1947.
Bütün siyasi mahkûmlar serbest bırakılacaktı.Semua tahanan politik harus dibebaskan segera.
Protestolar nedeniyle mahkûmların durumları biraz iyileştirildi.Kondisi ini mendorong aksi protes para tawanan.
Gaz odaları, 1920'lerin başında, ABD'de idam mahkûmları için kullanılırdı.Kamar gas menjadi metode eksekusi para terpidana mati di Amerika Serikat pada awal 1920-an.
İnfazlar mahkumlar ayakta ya da otururlarken gerçekleşebilir.Eksekusi juga dapat dilakukan dalam keadaan berdiri atau duduk.
Mahkûmlar, deneylere katılmaya zorlanırdı ve onlar bu deneylere gönüllü olmazlardı.Para tahanan dipaksa untuk berpartisipasi, tidak ada di antara mereka yang bersedia untuk menjadi sukarelawan.
Mahkumlardan dördü jandarma tarafından yakalandı.Empat pelaku pengeroyokan berhasil ditangkap oleh kepolisian.
1863 yılından itibaren de Avrupalı mahkûmlar için hapis yeri olarak kullanılmaya başlanır.Pada akhir tahun 1861, ia diberangkatkan sebagai salah seorang anggota delegasi ke negara-negara Eropa.
Diğer mahkûmlarla temas etmesi önlenmekte ve kendisi ayrı bir yerde tutulmaktaydı.Ia dijadikan tahanan dan dipaksa bertarung dengan tahanan yang lainnya.
1957 yılında bazı mahkûmlar için af çıktı ve nihayet Landsberg Hapishanesi'nden serbest bırakıldı.Năm 1957 đã có một ân xá cho một số tù nhân, và cuối cùng ông ta được thả ra từ Nhà tù Landsberg.
Bütün siyasi mahkûmlar serbest bırakılacaktı.Tất cả những người bị tù đều được thả ra.
Bu birliklere yabancılar ve eski mahkûmlar da alındı.Những nhóm này liên quan đến tù nhân và người già.
Mahkûmların özür dilemesi istenir.Thủ tướng Ôn Gia Bảo xin lỗi dân
Glenn ile Maggie kurtarılır fakat mahkûmlardan biri olan Oscar, çıkan çatışmada öldürülür ve Daryl, yakalanır.Nhóm đã giải cứu được Maggie và Glenn, nhưng Oscar đã bị giết chết và Daryl thì bị bắt.
Zaten mahkûmlardan biri bu esnada duvardan düşerek ölür.誰か1人でも台から落ちた時点で負けとなる。
Mahkûmlardan 74'ü güvenlik güçlerinin yaptığı çalışmalar neticesinde cezaevine geri döndü.捕虜収容所から76名が脱獄に成功。
Bütün siyasi mahkûmlar serbest bırakılacaktı.戦争捕虜は全て解放される。
1955`te baskılar üzerine Batista Moncada baskıncıları da dahil bütün politik mahkûmları serbest bıraktı.1955年の選挙の後、5月にバティスタは恩赦でモンカダ兵営襲撃犯を含む政治犯をすべて解放した。
Birkaç ay sonra mahkûmlar vardiya usulüyle 24 saat çalıştırılmaya başlandı.その後の2時間で、彼女は24年間に及ぶ囚われの生活について語った。
Bu yüzden pek çok kişi ölecektir özellikle de mahkumların tanıdıkları.その結果、人間達の多くが捕虜として囚われる。
Mahkûmlar, deneylere katılmaya zorlanırdı ve onlar bu deneylere gönüllü olmazlardı.収容者は実験に参加することが強要され、自発的な参加はなく、実験に関するインフォームド・コンセント(事前説明)はされていなかった。
Ve mahkûmlar görünüyor garda.看守 刑務所の看守。
Mahkûmların özür dilemesi istenir.被害者らは謝罪を受け入れる。
Diğer siyah ve beyaz mahkûmlar onula uğraşmak isterler.白人も黒人も就職を争ったのである。
Mahkûmlar 11 Alman SS görevlisini ve birkaç kamp gardiyanını öldürdü.犹太囚犯杀死了11名德国纳粹党卫队长官以及一些集中营护卫。
1955`te baskılar üzerine Batista Moncada baskıncıları da dahil bütün politik mahkûmları serbest bıraktı.在1955年,基於群眾壓力,巴蒂斯塔政府釋放了所有古巴的政治犯,其中也包含参与攻打蒙卡達兵營行动的人。
Mahkûmlar çok ağır çalışma koşullarında yol inşaatında çalıştırılmaktadırlar.公路的測量工作在極其艱苦的條件下開展。
Hapishane ele geçirilip mahkûmlar salındı.도시 감옥이 열리고 죄수들이 풀려났다.
Artık mahkûmların takımına koçluk yapacaktır.포로들에 대한 사면이 시행될 것이다.
Ve mahkûmlar görünüyor garda.소방관 및 교도관도 마찬가지이다.
Bu işler, Sonderkommando olarak adlandırılan Yahudi mahkûmlar tarafından yapılırdı.이 모든 작업은 유대인 포로 작업반인 Sonderkommando에 의해 수행되었다.
Mahkûmlar, yıkanmak için kendi hücrelerini terk etmeyi reddedip dışkı ile hücrelerin duvarlarını kapladı.수감자들은 감방에서 나가길 거부하며 감방에서 먹고 싸고 하면서 감방 벽에 배설물을 비롯한 배출물들을 처바르며 시위했다.
Mahkûmların özür dilemesi istenir.대통령 부부는 조의를 표했다.
KK Poljane Kulübün ilk adı ve mahkûmlar Şubat 1953 yılından sonra birçok kez değişti."מועדון הכדורסל פוליין", היה שמו הראשון של המועדון, לפני ששונה פעמים רבות מאז פברואר 1953.
Bu işler, Sonderkommando olarak adlandırılan Yahudi mahkûmlar tarafından yapılırdı.העבודה נעשתה על ידי אסירים יהודים תחת פיקוחם של חיילי הגסטאפו.
Bu mahkumların arasında birçok İsraillinin ölümüne sebep olan kişiler vardı.בין ההרוגים הרבים נמנו שלושה ישראלים.
Ve mahkûmlar görünüyor garda.קולות של אסירים ושל סוהרים.
O, Michael, Lincoln ve diğer mahkûmlar kaçmayı başarırlar.ג'יי, אך מייקל ולינקולן עצמם מצליחים לברוח.
En zor koşullarda yaşayanlar kürek mahkûmlarıydı.תחת שלטונו חוו האסירים זמנים קשים.
Terimin destekçileri siyasi mahkûmları siyasal faaliyetlerden dolayı hapsedilen biri olarak tanımlarlar.פעילי זכויות אדם טענו שהמעצרים נבעו ממניעים פוליטיים.
Zindan, özellikle yer altında mahkumların tutulduğu oda veya hücre.Тъмницата е килия или клетка, в която затворниците се държат предимно под земята.
Mahkûmlar hücrelerinde dışarı yavaş yavaş çıkarlar.Обвиняемият седи кротко в килията си.
Mahkumlardan dördü jandarma tarafından yakalandı.Двама от агентите са заловени от йорданската полиция.
Amacı mahkumları yakalamak değil öldürmektir.Не се подлага на съмнение фактът, че целта е била царят да бъде заловен жив, а не убит.
Baiji Hapishanesi, IŞİD militanları tarafından basıldı ve bütün mahkumlar serbest bırakıldı.Затворът Байджи беше нападнат от бойци на Ислямска държава и затворниците са освободени.
İdam edilecek mahkûmlarının isimleri listesi okunur.Publicirana su imena uhićenika.
Bu mahkûmların yarısından çoğu siyasi mahkûmlardı (özellikle Sovyet, Çek, Hollandalı ve Alman).Viac ako polovicu z nich tvorili politickí väzni (najmä Sovieti, Česi, Holanďania a Nemci).
Protestolar nedeniyle mahkûmların durumları biraz iyileştirildi.Podmienky ostatných väzňov sa tak mierne zlepšili.
Mahkûmlar hücrelerinde dışarı yavaş yavaş çıkarlar.Odsúdenca nechali na kolese pomaly zomrieť.
Mahkumlardan biri idam sehpasının önünden kaçtı.Pri úteku väzni zabili jedného dozorcu.
İlgili Sayfalar